Yargucı, yaptığı açıklamada, 15 Temmuz gecesi mecliste gurubu bulunan siyasi partilerin ve tüm halkın, hain kalkışma karşısında durarak bir demokrasi mücadelesi verdiğini, güçlü bir parlamenter sistemin, demokratik, laik, hukuk devletinin ne kadar önemli olduğunu bombalar altında meclisi açık tutarak bir kere daha gösterdiğini vurguladı.

- SİYASİLERE DOKUNULMADI

20 Temmuz OHAL İlanının Türkiye demokrasisi adına kırılma noktası olduğunun altını çizen Yargucı, "İktidar OHAL ilan ederek OHAL’in verdiği yetkilerle yüz binlerce memuru, işçiyi, öğrenciyi, yargı mensubunu, üst düzey bürokratı, silahlı kuvvetler mensubunu, emniyet mensubunu, iş adamını, belediye başkanını, parti genel başkanlarını, milletvekillerini, gazeteciyi, televizyoncuyu, üniversite öğretim görevlilerini,  gazeteleri, televizyonları sırasıyla; ya ihraç etmiş, ya açığa almış, ya kayyum atamış, ya hapse atmış, ya işinden kovdurmuş, ya kapatmış. Kısacası kendisine muhalif kim varsa. İddia edildiği gibi darbe ile ilişiği olan kim varsa adalet önünde yargılanmalı ve suçlu olanlar en ağır cezaya çarptırılmalıdır. Ama nedense müstahdeme kadar uzanan bu kirli ilişki siyasileri teğet geçmiş, hiçbir siyasinin kılına bile dokunulamamıştır. Ya da dokunmak istememişler" dedi.

- 7 AY SONRA YARGILAMA BAŞLADI

Darbe girişiminin ardından 7 ay sonra yargılamanın başladığını aktaran Yargucı, "Hain darbe kalkışması üzerinden yedi ay geçmesine rağmen yargılamalara daha yeni başlanmıştır. Adil yargılama garantisi ve şeffaf bir şekilde yargılamaların yapılmasını sağlamak, birileri her ne kadar (“At izinin İt izine karıştığı”) demesi, bizlerinse duçlu ile mağdur olarak tanımladığı bu grupların “Adil yargılama” ile derhal biri birinden ayırmak iktidarın en temel görevlerinden biridir. 

- "HAYIR" DİYENLERİ SUÇLAMAK İNSAFSIZLIK

Milletin kararının önemli olduğuna işaret eden Yargucı, şöyle devam etti:

"Madem evet diyenleri vatansever, hayır diyenleri terörist olmakla suçlayacaktınız, neden halk oylamasına gidiyoruz? Şimdi şehit olan bir askerin ailesi referandum da "Hayır" diyor diye onun ailesini terörist mi ilan edeceksiniz yada IŞİD mensubu bir kişinin ailesi "evet" dediği için onları kahraman mı ilan edeceksiniz? Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, Yeni Kapıda 'Yargıya, Silahlı kuvvetlere ve camilere siyaset girmesin, girmemeli' dedi, sonra ne oldu; Bir hoca camide Allah’ın evinde "evet" demenin ne kadar önemli olduğuna vurgu yaptı, sonrasında Antalya Cumhuriyet Başsavcıvekili; "Sandıkta ‘hayır’ diyecek olanlar PKK ile aynı muameleyi göze alıyorlar demektir. Küsmece yok.” Dedi, utanmadan, sıkılmadan… “Referandum oylamasında başarısız olursak iç savaşa hazır olun” sözleriyle AKP Manisa İl Başkan Yardımcısı Ozan Erdem de 'Yüce Milletimizin birlik ve beraberliğine kin ve öfke il kastetmiştir. Bu kabul edilemez. Yine “Atatürk olmasaydı diye bir şey yok, keşke olmasaydı diye bir gerçek var artık”. Akp Anamur Gençlik  İlçe Gençlik Kolları Başkanı Hasan Baki'nin bu paylaşımına Gençliğin bu noktaya gelmesine neden olanların oturup düşünmesi gerekir. Bu ve benzeri zihniyetlerin, Türkiye'yi nereye götürmek istediklerinin açık bir işaretidir"

- HALKIN MALI ELİNDEN GİDİYOR

Halkın malının elinden gittiğini savunan Yargucı, "Halkın malı olan Ziraat bankası, Halk bankası, Türk Telekom, PTT, Türk Hava Yolları, Milli Piyango, Borsa İstanbul, BOTAŞ, Türkiye Petrolleri, Turksat, Çaykur ve Eti Maden İşletmeleri, yine OHAL yetkileri ile bir gecede Varlık fonu diye bir fona devredildi ve Sayıştay ve meclis denetiminden çıkarıldı. Artık millet adına kimse oradaki paraların nereye harcandığını ne yapıldığını öğrenemez. Unutma! Ey halkım bütün bu kurumlar 94 yıldır sizindi. Ama şimdi değil" ifadelerini kullandı.

- ÖRTÜLÜ ÖDENEK GÜNLÜK: 5 TRİLYON 460 MİLYAR

Ödenekleri de eleştiren Yargucı, şunları söyledi:

"Cumhurbaşkanı ve Başbakanın Ocak Ayı Örtülü Ödenek Harcamaları: 163 Trilyon 800 Milyar. Örtülü Ödenekten Harcanan Para Günlük: 5 Trilyon 460 Milyar. Hukuki ve vicdani izaha muhtaç bu durumu nasıl açıklayacaksınız? Garip gurebanın ve tüyü bitmemiş yetimin hakkını hesapsız bir şekilde harcamak bir tarafta, diğer tarafta ise çocuğunu meyve ister diye, manavın önünde ceketinin altına saklayarak geçiren namuslu bir baba… Ve çöpten topladığı ekmeği çocuğuna yedirirken hıçkırıklarla ağlayan babanın, gözyaşlarını silen evladın ah-ı, buna sebep olanların boynundadır"

- NE İSTEDİLER DE YAPAMADILAR

15 yıldan beri ülkeyi iktidarın yönettiğini hatırlatan Yargucı, "15 yıldır iktidar olan akp hükümetleri; istikrar adına, barış adına, kalkınma adına, adalet adına hangi yasaları çıkarmak istediler de çıkaramadılar. Ya da istikrar için bu kadar elzem olan bu sistem neden 2019 da devreye giriyor. Yine Başkanlık gelince istikrar olur diyenler, 15 yıldır bu ülkeyi biz mi yönetiyoruz? Önümüzde yığınla yapısal sorunlar varken, ekonomi çökmüş durumdayken, iç ve dış sorunlar içinden çıkılamaz hale gelmişken, ülkeyi bir rejim tartışması içerisine çeken AKP yüce milletimize kötülük yapmaktadır. Tarafsızlık yemini etmiş ve anayasal sınırlarında kalması gereken Cumhurun başı henüz partili Cumhurbaşkanı sistemi kabul edilmeden alanlarda taraflı bir şekilde kampanyalar yürütüyor, hem Cumhurbaşkanlığı, hem başbakanlık yani devletin tüm imkanlarının seferber edildiği, neredeyse medyanın bütün tarafgirliği ile taraf olduğu, OHAL’in bütün yetkileri ile gidilen bu oylama da onların hesap edemediği bizlerin ise en büyük dayanağı olan “Büyük milletimizin vicdanı ve sağduyusu”. Bizim nazarımızda halkın verdiği her karar değerlidir. İktidar tarafından bilinçli ve kasıtlı olarak mecliste tartıştırılmayan anayasa maddelerini halkımızın dikkatlice okuyup ona göre karar vermesi tek ricamdır. Israrla 16 Nisan'da yapılacak halk oylamasını siyasi bir parti yarışına evirmeye çalışan iktidara karşılık, bizim savunduğumuz tek bir gerekçe ile dur diyeceğiz. “Mevzu bahis vatansa gerisi teferruattır”. Vatan, bayrak ve hürriyet için yitip giden vatan evlatlarına karşı bu bizim namus borcumuzdur." şeklinde konuştu.

Kaynak : PHA
Muhabir: Adıyaman Haber