Adıyaman Saadet Partisi İl Başkanı Haşim Asnuk, hobi bahçeleri ve bağ evleri üzerinden oluşturulan gündemin çiftçinin, üreticinin ve depremzede vatandaşların gerçek sorunlarını örtemeyeceğini söyledi. Asnuk, artan gübre ve mazot maliyetleri, sulama sorunları, tütün ve badem üreticisinin yaşadığı sıkıntılar ile deprem sonrası vatandaşların nefes alabileceği alan ihtiyacına dikkat çekti.
Başkan Asnuk, oluşturulan gündemin vatandaşın gerçek sorunlarını gizleyemeyeceğini belirterek, 'Yıllık rekoltesi yaklaşık 30 bin ton olan bademde, üreticiler destek göremediği için yüzlerce dönüm bahçe kesilmiştir' dedi.
'Çiftçinin Gündemi Maliyetler ve Üretim Sorunları'
Adıyaman'da çiftçinin temel gündeminin artan gübre fiyatları, mazot maliyetleri, sulama sorunları ve üretimde yaşanan zorluklar olduğunu belirten Başkan Haşim Asnuk, 'Üretici, tarlasını ekemez, ektiğinden karşılık alamaz hale gelmiştir. Adıyaman'ın can damarı olan tütün üreticisi yıllardır yasaklar ve kısıtlamalarla karşı karşıya bırakılmış, emeğinin karşılığını alamaz duruma düşürülmüştür' dedi.
'Hobi Bahçeleri Sosyal Ve Psikolojik Bir İhtiyaç'
Deprem sonrası süreçte vatandaşların nefes alabileceği, huzur bulabileceği alanlara ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Başkan Asnuk, 'Bağ evleri ve küçük ölçekli hobi bahçeleri, birçok aile için sadece bir uğraş değil; aynı zamanda psikolojik olarak toparlanmanın ve yeniden hayata tutunmanın önemli bir vesilesi haline gelmiştir' değerlendirmesinde bulundu.
Başkan Haşim Asnuk, açıklamasının tamamında şu ifadelere yer verdi:
'Anadolu'nun gündemiyle iktidarın gündemi bugün bir kez daha örtüşmemektedir. Vatandaşımızın gerçek sorunları her geçen gün derinleşirken, iktidarın bu sorunları görmezden gelerek farklı başlıklar üzerinden gündem oluşturmaya çalıştığı açıkça ortadadır.
Adıyaman'da çiftçimizin gündeminde; artan gübre fiyatları, mazot maliyetleri, sulama sorunları ve üretimde yaşanan zorluklar vardır. Üretici, tarlasını ekemez, ektiğinden karşılık alamaz hale gelmiştir. Adıyaman'ın can damarı olan tütün üreticisi yıllardır yasaklar ve kısıtlamalarla karşı karşıya bırakılmış, emeğinin karşılığını alamaz duruma düşürülmüştür. Adıyaman'ın önemli değerlerinden biri olan ve yıllık rekoltenin yaklaşık otuz bin ton olan badem üreticileri ise yeterli destekten mahrum bırakıldıkları için yüzlerce dönüm badem bahçeleri kesilmiştir.
Deprem sonrası süreçte ise vatandaşımızın en temel ihtiyaçlarından biri nefes alabileceği, huzur bulabileceği alanlar olmuştur. Bu noktada bağ evleri ve küçük ölçekli hobi bahçeleri, birçok aile için sadece bir uğraş değil; aynı zamanda psikolojik olarak toparlanmanın ve yeniden hayata tutunmanın önemli bir vesilesi haline gelmiştir.
Son yıllarda yaşanan hızlı ve kontrolsüz gelişmeler, ne yazık ki insanımızı topraktan uzaklaştırmış, üretim kültürümüzü zayıflatmıştır. Oysa küçük ölçekli hobi bahçeleri ve bağ evleri; vatandaşımızın yeniden toprakla bağ kurmasına, kendi emeğiyle üretim yapmasına, küçük bostanlar ve seralar oluşturarak üretim bilincini canlı tutmasına imkan sağlamaktadır. Bu alanlar aynı zamanda çocuklarımızın toprağı tanıdığı, üretimin değerini öğrendiği ve zirai hafızanın gelecek nesillere aktarıldığı önemli birer yaşam alanıdır. Bununla birlikte, bağ evi ve hobi bahçelerinin bu yönünü de unutmamak gerekir. Dolayısıyla bu tür uygulamalar, yasaklanması gereken bir sorun değil; doğru planlama ile desteklenmesi gereken sosyal ve ekonomik bir kazanımdır. Buna rağmen iktidarın 'hobi bahçeleri' ve bağ evleri üzerinden bir tartışma yürütmesi, meselenin özünden ne kadar uzaklaşıldığını göstermektedir.
Elbette tarım arazilerinin korunması gereklidir. Ancak bu konuda samimi olunmalıdır. Eğer gerçekten amaç tarımı, toprağı ve üretimi korumaksa; Adıyaman'da tarım alanlarını tehdit eden plansız yapılaşmalara, kontrolsüz uygulamalara ve üretimi zayıflatan politikalara karşı da aynı hassasiyet gösterilmelidir.
Deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde tarım arazilerinin imara açılması gündeme gelirken sessiz kalınması, bugün bağ evleri ve hobi bahçeleri üzerinden verilen mesajlarla açık bir çelişki oluşturmaktadır. Vatandaşın kendi imkânlarıyla oluşturduğu küçük alanlar hedef alınırken, büyük ölçekte doğaya ve tarıma zarar verebilecek uygulamalara göz yumulması kabul edilemez.
Adıyamanlı hemşehrilerimizin beklentisi; günü kurtaran tartışmalar değil, üretimi destekleyen, çiftçiyi koruyan ve geçim sıkıntısına çözüm üreten politikalardır. Tütünden bademe nardan üzüme kadar bu şehrin emeğini ve alın terini yok sayan anlayış kabul edilemez.
Adıyaman Saadet Partisi İl Başkanlığı olarak çağrımız nettir:
İktidar, gündem değiştirme çabalarını bırakmalı, çiftçinin, üreticinin ve deprem sonrası hayata tutunmaya çalışan vatandaşlarımızın gerçek sorunlarına çözüm üretmelidir.
Topraktan koparılan bir toplumun geleceği olmaz, biz bu bağı yeniden kurmanın mücadelesini veriyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.'
Kaynak : PERRE
Adıyamanlılar Net