Çimenden yayınladığı mesajında şu ifadeleri kullandı;
'Altı Şubat 2023... Saatler 04.17'yi gösterdiğinde, sadece toprak değil, hayatlar da sarsıldı. Ardı ardına gelen şiddetli sarsıntılarla, bir 'asrın felaketi' on bir ili yerle bir etti, binlerce canı aldı, yüzbinlerce insanı bir anda evsiz, yurtsuz, kimsesiz bıraktı. Üzerinden üç yıl geçmesine rağmen, o gece açılan yara öyle derin ki, zamanın bile kolay kolay saramayacağı kadar büyük. Bugün, enkazlar kalktı, hasarlı binalar genel olarak yenilendi veya yenileniyor. Devletimiz, bu büyük acının karşısında güçlü duruşuyla halkının yanında oldu ve olmaya devam ediyor. Binlerce yeni deprem konutunun inşası, kentsel dönüşüm hamleleri ve STK'larında katkısı dahil her türlü maddi-manevi destekle, yaralar sarılmaya, hayatlar yeniden kurulmaya çalışılıyor. Ancak, inşa edilen her yeni tuğlanın altında, kaybedilen bir canın, sönen bir hayatın hüznü yatıyor. Maddi kayıplar telafi edilmeye çalışılsa da, manevi yıkımın enkazı hâlâ çok ağır. Depremzedelerimizin her biri, ayrı bir hikâyenin, ayrı bir trajedinin kahramanı... ya da mağduru. Eşini, evladını, anasını, babasını kaybedenler, her sabah aynı acıyla uyanıyor. Bir ses, bir koku, bir tarih, ansızın gözlerinin önüne getiriyor kaybettiklerini. Onlar için hayat, 'o günden önce' ve 'o günden sonra' diye ikiye ayrıldı. Psikolojik destek, zaman, sevgi her şeyden önemli onlar için. 'Elini, kolunu, bacağını bıraktığım enkaz' diyenler, sadece fiziksel bir uzuvlarını değil, hayallerini, işlerini, bağımsızlıklarını da kaybetti. Onların mücadelesi, her gün yeniden başlıyor. Ulaşılabilir şehirler, uygun iş imkanları ve sosyal hayata tam katılım en büyük ihtiyaçları. Esnafımız, iş insanlarımız, bir gecede hem işyerlerini hem de müşteri potansiyelini kaybetti. Krediler, destekler yetişmeye çalışsa da, nüfusun azaldığı, ekonomik hareketliliğin sekteye uğradığı bu şehirlerde ticareti 'rayına oturtmak' büyük bir sabır ve mücadele gerektiriyor. Onlar, sadece kendi geçimlerini değil, şehrin can damarlarını da yeniden inşa ediyor. Evet, acı uzun süre daha dinmeyecek. Kayıplarımız asla unutulmayacak. Ancak, bu toprakların insanı, acıyı da kaderi de yüreğinde taşımasını bilir. Bugün, Hatay'da, Kahramanmaraş'ta, Adıyaman'da, diğer tüm deprem illerimizde, bir yandan gözyaşı dökülürken, bir yandan da yeni bir hayat için direniş sürüyor. Bu sözler, sadece bir hatırlatma değil, bir ses olma çabasıdır. Yaralı yüreklere, 'Sizi duyuyoruz' deme niyetidir. Tek bir vatandaşımız kendisini 'kimsesiz' hissetmemeli. Devletin kurumları, sivil toplum örgütleri ve milletçe birbirimize kenetlenmemiz, bu uzun ve zorlu iyileşme yolculuğundaki en büyük gücümüz.Asrın felaketinin ardından, geride kalan her bir hayat, bir kahramanlık hikâyesi yazıyor. Acımız ortak, direncimiz ortak, geleceğe dair umudumuz da ortak olmaya devam edecek. Çünkü biz, enkazın altından çıkarak 'yeniden' demesini bilen bir milletiz.Bu yazı, annesini, babasını kaybeden çocuğun, evladının mezarı başında ağlayan ananın, tezgâhını yeniden kurmaya çalışan esnafın, bir kolunu kaybedip diğeriyle hayata tutunan gencin ve tüm depremzedelerimizin sesidir. Unutmadık, unutmayacağız. Yanınızdayız.'
Kaynak : PERRE