19 Aralık 2014 Cuma 11:59
633 Okunma
Hizmet Kolu Toplu Sözleşmesinde Bakan Çelik`le Uzlaştık Uzlaşının Arkasında Durmasını Bekliyoruz


Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, hizmet kolu toplu sözleşmesi konusunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik`le uzlaştıklarını, Bakan Çelik`ten uzlaşının arkasında durmasını beklediklerini söyledi.

HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş`u ziyaretinde basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Ahmet Gündoğdu, toplu sözleşme yasasında yapılacak değişikliğe yönelik açıklamalarda bulundu. 

 

HİZMET KOLU TOPLU SENDİKACILIĞINI ÖNEMSİYORUZ

Sendikacılığın hizmet kolu sendikacılığı esasında olduğunu söyleyen Ahmet Gündoğdu, bu konuda daha önce uzlaşma olmasına karşın TBMM`ye sevk edilecek yasa tasarısında hizmet kollarının olmayıp, sadece konfederasyonların görüşeceğine yönelik söylemlerin bulunduğunu belirterek kendilerinin hizmet kolu toplu sözleşmesinden yana olduklarını ifade etti.

Yetkili sendikanın, kendisine verilen yetkiye dayanarak kamu çalışanlarının sorunlarını çözmesine yönelik toplu sözleşme yapmasını istediklerini dile getiren Gündoğdu, "Kamu görevlileri hakem kurulunun yapısı oluşturulurken, toplu sözleşme masasının yapısı oluşturulurken, eşit şartlarda mı olsun? Bu nasıl olacak? Memur-Sen`in üye sayısı 515 bin, Kamu-Sen`in 390 bin, KESK`in üye sayısı ise 230 bin. O zaman Kamu Görevlileri Hakem Kurulu`yla, toplu sözleşmedeki kamu heyetine de muhalefet partilerinden temsilci isteyelim. Peki, bu olur mu; olmaz. Burada arkadaşlarımızın yanılgısı, geçmişte savundukları şeyi unutuyorlar. Memurun verdiği yetkiyi tartışmaya açıyorlar; açamazlar. Bugün yetki Memur-Sen`de, dün Kamu-Sen`deydi, yarın da başkasında olabilir. İlkeli olunması lazım. İlkeli olmak da Resmi Gazete`nin ilan ettiği sayıya itiraz etmiyorsanız, bu sayıyı hazmetmek demektir. Bunu tartışmaya açtırmayız. Ama, biz yine diyoruz ki, şu anda 4 Memur-Sen, 2 Kamu-Sen 1 KESK`ten oluşsun, tekliflerini masaya getirsinler, ancak unutmasınlar ki, bunun işçi sendikacılığında karşılığı yok. ILO`da karşılığı yok. Dünyada ve Türkiye`de benzeri olmayan böyle bir kurguya biz razı olmuşken, bunun istismar edilmesi de çok sağlıklı durmuyor" şeklinde konuştu.

 

DEMOKRASİYİ, RESMİ GAZETE`Yİ HAZMETMEK LAZIM

Diğer konfederasyonların, toplu sözleşme masasında kabul etmedikleri hususlar için itiraz hakkı istediklerinin hatırlatılması üzerine de Gündoğdu, şunları söyledi: "Bugün millet iktidar hakkını kime vermiş, Ak Parti`ye. Peki, iktidar yanlış yaparsa diye iktidarın hakkını muhalefete devretme diye bir düzenleme var mı? Yok. İktidar yanlış yaparsa muhalefet bu yanlışı deşifre ederek bir sonraki seçimde iktidar olur. Söz sahibi Memur-Sen değil, yetkili konfederasyon. Tıpkı dün Kamu-Sen`in söz sahibi olduğu gibi. Bugün yetkili konfederasyon Memur-Sen. Memur-Sen yanlış yaparsa, memur hesabı görür. Toplu sözleşme masasında imza atma yetkisi kimin; Memur-Sen`in. İmzayı Memur-Sen atar. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu`na itiraz etme yetkisi KESK`in, Kamu-Sen`in olursa bunun adı toplu sözleşme olur mu? Toplu sözleşme, ILO`nun `taraf` ilkesi gereğidir. Taraf, yetkili sendikadır. Yetkili sendika uzlaşamazsa yine taraf müracaat eder. Demokrasiyi de Resmi Gazete`yi de hazmetmek lazım."

Hazırlanan taslakta hizmet kolu toplu sözleşmesinin kaldırıldığı yönünde duyum aldıklarını söyleyen bir basın mensubunun sorusunu da cevaplandıran Ahmet Gündoğdu, hizmet kolu toplu sözleşmesinde, hizmet kolunun imza yetkisi ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu`na müracaat etme yetkisinin olmak zorunda olduğunu vurguladı. Gündoğdu, "Hizmet kolunun imza yetkisinin kaldırılıp, sadece konfederasyonlara bağlanırsa bu sağlıklı bir sonuç olmaz. Biz bu konuda sayın bakanla uzlaştık. Konfederasyonlar yüzdelik zam, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, taban aylığı, doğum yardımı, 4/C`lilerin statüsü gibi genel konuları biz belirleyeceğiz. Hizmet kollarındaki, sadece kendilerini ilgilendiren döner sermaye, ek ders ücreti gibi konular, hizmet kolunun konusudur. Dünyada karşılığı olmayan bir şey ihsas etmek yerine, dünyada karşılığı olduğu şekilde yapılması gerekiyor. Sayın Bakana çağrımız uzlaşının arkasında durmasıdır." dedi.

 

MEYDANLARA ÇAĞRI VAR, BUNUN HAKKINI VERİRİZ

Taleplerinin karşılanmaması, hükümetin kendi istediği şekilde çalışmaları sürdürmesi halinde, tepkilerinin ne olacağının sorulması üzerine de Gündoğdu, "Yasayı da konuşuruz, ancak biz belirleriz derlerse, toplu sözleşmeyi de kendileri yaparlar. Sorun şu sanırım; referandumda yüzde 58 `evet` çıkınca, anayasanın 53 ve 128. maddelerindeki değişikliği hazmedemeyen bakanlar var. `Biz bu kadar oy aldık, nasıl olur da, memur maaşlarını toplu sözleşme masası belirler, nasıl olur da uzlaşılamazsa Kamu Görevlileri Hakem Kurulu`nun kararı bağlayıcı olur` diyen bir hazımsızlık sorunu var. Bu, hem diğer konfederasyonlarda, hem bazı bakanlarda var. Bunun başka tanımı yok, o bakanlara tavsiyem demokrasiyi hazmetmeleridir. Biz, 200 bin sözleşmeliyi kadrolu yapmak için çalışırken, aynı bakanlar aynı şekilde ayak diriyordu, ama sonunda oldu. `İş güvencesi olan memura toplu sözleşme hakkı mı verilir?` diyordu, başbakan yardımcısı. Söke söke aldık. Geç olabilir ama güç olmayacak. Bu da Memur-Sen`in altına imza attığı bir zafer olacak. Diyalogla çözüm yolunu önemsiyoruz. Ancak son süreçteki ek ödemeleri düzenleyen KHK, yasaya bakış, uzlaşılan konularda geri adım atılması, alanlara çağrıdır. Bu davetin hakkını vereceğimizden kimsenin endişesi olmasın" şeklinde konuştu.

TOPLU SÖZLEŞME YASASININ BİR AN ÖNCE ÇIKMASINI BEKLİYORUZ

Ziyarette, bir basın mensubunun `Toplu sözleşme yasası ne zaman çıkacak, şu anki haline tepkiniz ne şekilde, diğer konfederasyonlardan farklı bir tepkiniz olacak mı` şeklindeki sorusunu cevaplandıran Gündoğdu, her konfederasyonun tepkisinin farklı olduğunu, kendi yaklaşımlarının da diğerlerinden farklı olmasının normal olduğunu söyledi. Gündoğdu, "Diğer arkadaşlarımız, 10 yıldır var olan, üye sayısı çok olanın önde olduğu sistemi, bugün kendileri önde olamadıkları için, `geçmişi unutalım` diyorlar. Bunun resmi muhatabı, Resmi Gazete`dir, işçi sendikacılığındaki uygulamadır, ILO`dur. Biz nisbi temsil olarak, üye sayısı oranında oturulmasına, taleplerin masaya taşınması açısından `evet` dedik. Ancak burada konfederasyonlarla ilgili değil, yasanın çıkmasıyla ilgili bir sorun var. Genelkurmay, Emniyet, Köşk ve TBMM`nin sivil memurlarının örgütlenme hakkı, halen hiçbir taslakta yer almıyor. İkinci husus ise Kamu Görevlileri Hakem Kurulu`nun yapısına yönelik konu. Bu heyetin başkanının yüksek yargıdan olmasına yönelik teklifimize karşın, Bakanlığın belirleyeceği bir bürokrattan yargı üyelerinin olmasına kadar ciddiyetten uzak öneriler sunuluyor." şeklinde konuştu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.