*** Haydudun Hedefindeki Tiren Türkiye ***

Hayatı haydutluk üzerine kurulu olan Bandit Usa, enayilerden arakladığı 20 Trilyon doları aşkın borçla geleceğini düellolar ve eğlence saloonlarında harcayıp tüketmiş, hâlen çalıp çırptıklarıyla da uzatmaları yaşamaktadır. Bu arada, paralı olanlarını gözünden kaçırmadığı tirenlere karşı da soygun ve talan hesapları yapmayı sürdürmektedir. Fas’tan Moğolistan’a kadar tüm tirenleri soyup yeniden modifiye etme hesapları gütmektedir…

Tek başına haydutluk yapmak, üstesinden gelemiyeceği tepki ve isyanlara neden olabileceği için de yanına daltonları almış ve beşli çeteyi oluşturmuşlardır. Enayi mangaları, gurka ve palikaryalara kuyruk olan paryalarla birlikte sayıları 200’e varan Birleşmiş Haydutlar Teşkilatı ortaya çıkmıştır. “Bütün haydutlar eşittir, bâzı haydutlar daha da eşittir” hesâbı, aktif haydutluk hakkı ise sadece baş haydut Usa ve Daltonlardadır. Usa’nın arkasına gizlenen akıl hocası asıl haydut ise Musa’nın mirasçısı olduklarını söyleyenlerdir. Özellikle enerji (petrol, doğalgaz vs) zengini veya hayduttan habersiz makas değiştiren tirenler hedeftedir…

Modifiye ettiği tirenleri daha kullanışlı hâle getirebilmek ve yeni ray hatları döşemek için de marabalarına binlerce tırlık malzeme yığmaktadır. İstediği tirenleri kafa kafaya çarpıştırmaktan da acâyip keyif almaktadır… Bizim tirenin de hedefte olduğunu cümle âlemle birlikte makinistimiz de bilmekte ve “Dünya beşten büyüktür! Dünya sâdece Haydut Usa’dan ibâret değildir! İstediğimiz rayda ilerler, gerektiği makasta değişiklik yaparız! Kimsenin babasının uşağı değiliz! Racon kesilecekse biz keseriz! Kendi göbeğimizi kendimiz kesmesini, göbeğinden işeyenlere de haddini bildirmesini biliriz!...” gibi haklı haykırışlarda bulunmaktadır. Bütün bu uyarıları kâle almayıp duymazdan gelerek arka ayağıyla kulağını kaşımayı sürdürüp bildiğini okumaya devam eden Usa’nın değnekçilerinden (köpekdövenlerinden) ise alaysı gülüşler eşliğinde “Hariçten gazel okuyor! Hep aynı gazeller!” şeklinde sesler çıkmaktadır. Bizimkini “Yanıbaşında duran etkili bir çomağı yok” diye hafife almakta, daltonlardan âcil ve etkili çomak edinmesine de karşı çıkmaktadırlar…

Öte yandan Haydut Usa’nın çok kâle aldığı, onun posta koymalarına seyirci kaldığı ve onu görünce kuyruğu kıvırıp çomağını da sakladığı biri vardır. “Kimmiş lan bu?” diye dönüp baktığınızda, hakîkâten Kim’miş, yâni, Kim Jong Un… Usa onu görünce çomağını saklıyor çünkü aynısından onda da var! Hâl böyle olunca da Kim’in dayılarına sızlanmakta buluyor çareyi; “Şuna bir şeyler yapın, kulağını filan çekin!” gibisinden… Dalton dayıları da zâten bu durumdan ziyadesiyle keyif almakta ve hoşaf soğutma yöntemlerine başvurmaktadırlar. Bir yandan “yav he he!” diye dudak bükerken, diğer yandan “Merak etme sen! Toprak olur taş olur, yolunda yoldaş olur…” diye Ferdi Âbi’den şarkı patlatmaktadırlar… Bu aralar “böyle başa böyle tarak” misâli, yüzümü güldüren işte bu Kim! Onu görünce gülmek zorunda olduğumu düşünüyorum. Seviyorum keratayı! Çünkü; nefret ettiğiniz sineklerle baş edemiyorsanız, örümcekleri sevmek zorundasınızJ

Pakistan tireni gibi denetiminden kaçırıp nükleer çomağa sahip olmalarını engelleyemediklerinin iflah olmalarını da istemeyen Usa, mezhep çatışmalarını körükleyerek bir türlü rayına oturup ilerleyememesi için uğraşmaktadır. Patlattığı tirenlerin makinistlerini kendi halklarına linç ettirmeye de pek bayılır. Saddam’ı terliklerle dövdürürken, Arap dünyasının yüz akı Kaddafi’yi çomakla makadından katlettirirken keyiften ağzı kulaklarına varmaktadır… Talan yaptığı yerlerde yanlışlık yapıp durmayı da pek sevmektedir. Hastaneleri, okulları, sığınaklardaki sivilleri, ekmek kuyruğundaki aç insanları yanlışlıkla vurup katleder ve hiç hesap verme gereği de duymaz… Haydut Usa, “haydut devlet” îlan ettiği 7 ülkeden 33 kat daha fazla haydutluk harcaması yapmaktadır. Kullandığı silahlar da, marabalarına hibe ettikleri de borçtandır; başkalarının kesesinden ödenenle ağalık yapılmaktadır, 20 Trilyon doları aşkın bir meblağdır bu! Peki bu borç sahiplerine geri ödenecek midir? Elbette ki hayır! Alacaklılara “verin bi bakıym şu senetlere” denilip alınacak ve bi çakmak çalınıp yakılacaktır! E, eşkıya kânunu bu! Ona borç veren enayiler düşünsün!...


Filozof Torlakon diyor ki;

Aptallık, sâdece ölümle doyurulabilen bir açlık çeşididir.

Asalaklar, kendilerini taşıyanların kanlarını emerek teşekkür ederler.

Aptallığın zirvesi, başkalarının başlarından attığı bitleri alıp kendi başına koymaktır…

Evet… Hedefteki tiren bizim tiren… Bizim makinisti adam gibi denetleme çapından yoksun olan şapşallar, bu günlerde “Bizim tirende altın kaçakçısı vaaar!” diye ortalığı velveleye vermekteler. Haydut gelip de bizim tireni patlattığında, kendilerini makinist yapma beklentileri varmış… Bu durum, işgâl yıllarında düşmana kılavuzluk ederek; hangi evde Kuvâ-yi Milliyeci var, kimin karısı-kızı güzel, kimde altın filan var diye gösteren aşağılık yaratıkları getiriyor gözler önüne. Ve, kurtuluşun ardından at arabalarına bağlanarak bacaklarından ikiye ayrılmalarını… Pire için yorgan, birey için vatan yakmaya çalışanların; siyâsî veya şahsî dâvâlarını vatan dâvâsından ayıramayanların bacaklarını…

“Kendi aklına hâkim olamayanlar, başkalarının aklına mahkûm olurlar.

Kendi gerçeklerini haykıramayanlar, başkalarının iftirâlarında boğulurlar.

Kendi yurduna sahip çıkamayanlar; Vatan! Bayrak! Namus! diye ağlar dururlar.”(Torlakon öğretisi)

ESEN KALSIN KAVİM KARDAŞ…

Kaynak: http://www.torlakon.com/haberdetay.asp?ID=487
https://twitter.com/torlakon
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.