Son yıllarda belli aralıklarla açıklanan teşvik paketleri, her nedense Adıyaman’a pek yaramadı.
Her açıklanan pakette, bir türlü kentimiz hak ettiği konumda değerlendirilmedi.
Hak ettiği yerde olmayınca da, doğal olarak yatırımcılar için cazibe merkezi haline gelemedi ve her geçen gün sanayi yerinde saydı.
2012 yılının sonunda 5084 sayılı teşvik yasasının da sona ermesiyle birlikte, işler tamamen kesatlaştı.
Yılbaşından buyana 5084 sayılı yasanın süresi sözde uzatılacak deniliyor, ama her nedense bir türlü söylemden öteye gidilmiyor.
Sanayiciler haklı olarak şunu söylüyor: “Yanı başımızdaki Şanlıurfa’ya yatırım yapmak daha avantajlı, öyleyse Adıyaman’a ne diye işyeri kuralım?”
Aslında haklılar da: Bir sanayici için en cazip yer nereyse, oraya odaklanır.
Daha çok teşvikin sağlandığı ve sıkıntılardan emin olunduğu bir belde varken, hem de bu cazip şartların oluştuğu belde yanı başınızdaysa kim olsa Şanlıurfa’yı Adıyaman’a tercih eder, yadırgamamak lazım onları.
Adıyaman Organize Sanayi Bölgesi (OSB)’nin sözde dar olduğu söyleniyor, genişletilmesi için gerekli adımların atıldığına vurgu yapılıyor ama ne gerek var genişletmeye!
Söylentilere göre; OSB’deki mevcut fabrikaların birçoğunda, işçilerin bir bir işine son veriliyor. Her geçen gün istihdam alanları daralıyor.  
Bir kısım işyeri büyük puntolarla kapısına “kiralık,” bir kısmı ise “satılık” yazısı asmış.
Harbiden OSB’nin durumu iyi değil, eğer bir çözüm bulunamazsa, kentimizin sırtına yapıştırılmış olan ırgatlık yaftası ilelebet devam edecek.
Umarım birileri bu elim gidişatın tekerine takoz koyar. Dilerim bir babayiğit kentimizin yazgısını tersyüz etme girişiminde bulunur, aksi halde bu hamur daha çok su çeker.   
Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle…  
 
 
      Bilal KARADAĞ