Gündem

Metiner’den “Şiddetsiz Türkiye” Süreci Açıklaması: Demokratikleşme Vurgusu

Mehmet Metiner, “şiddetsiz Türkiye” sürecine ilişkin açıklamasında silah bırakmanın tek başına yeterli olmadığını belirtti.

Abone Ol

DEMBİR-DER Genel Başkanı ve önceki dönem milletvekillerinden Mehmet Metiner, derneğin olağan genel kurulunda yaptığı konuşmada “şiddetsiz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Metiner, sürecin yalnızca güvenlik perspektifiyle ele alınmasının yeterli olmadığını ifade ederek, çözüm için farklı adımların birlikte yürütülmesi gerektiğini dile getirdi. Konuşmasında, geçmişte uygulanan politikaların çeşitli sonuçlar doğurduğunu belirten Metiner, yeni dönemde daha kapsamlı bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini söyledi. Sürecin iki yönlü ilerlemesi gerektiğini ifade eden Metiner, silahların bırakılması ile birlikte demokratikleşme adımlarının da eş zamanlı olarak hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

'Salt Güvenlikçi Bakış Açısı Acılı Bir Geçmiş Bıraktı'

Metiner, kalıcı çözüm için dağa yönelimi ortadan kaldıracak politikaların geliştirilmesi gerektiğini dile getirerek, 'PKK yalnızca bir güvenlik sorunu değildir. Salt güvenlikçi bakış açısı bize acılı bir geçmiş bıraktı. Paranoyalar bıraktı. Artık daha acılı bir geleceğimizin olmasını istemiyoruz. Geçmişin paranoyalarının önümüzü kesmesini ve geleceğimizi karartmasını istemiyoruz. Dağa giden yolları tamamen kapatmak ve dağı bir cazibe merkezi olmaktan çıkartmak, asıl kalıcı çözüm için yapılması gerekendir. Bunun için demokratikleşme olmazsa olmaz bir öneme sahiptir' dedi.

' 'Silah Biterse Sorun Biter' Anlayışı Yanlıştır'

Konuşmasında, silahların bırakılmasının tek başına sorunu çözmeyeceğini vurgulayan Metiner, 'PKK kendini feshettiğinde veya silahlarını bıraktığında sorun tümden çözülmüş olur anlayışı yanlıştır. Şayet 'Silah biterse sorun biter!' anlayışı esas alınırsa, Türkiye Yüzyılı için gerekli olan devletle ve toplumla bütünleşmeyi sağlayacak kazanımcı siyasalar ve köklü demokratik adımlar hayata geçirilmezse, sorun başka bir düzeyde devam eder. Unutmayalım asla: Sürecin iki ayağı vardır. Biri silahların bırakılması, öteki demokrasinin derinleştirilmesi' ifadelerine yer verdi.

'Silah Bırakmanın Şartı Olmaz'

Metiner, silah bırakmanın herhangi bir şarta bağlanmaması gerektiğini ifade ederek, 'Silah bırakmanın şartı olmaz. Demokratikleşme silah bırakmanın şartı olarak ileri sürülemez. Silahın demokratikleşme hamlelerinin önünü tıkadığı doğrudur. O yüzden demokratikleşme olsun isteniyorsa silahların koşulsuz bir biçimde terk edilmesi hayati önemdedir. Tam tersi de doğrudur: Demokratikleşme adımları silahı çözüm olmaktan çıkartır, dağa giden yolları tıkar ve dağdan inişleri mümkün hale getirir' dedi.

'Toplumsal Tabanı Kazanmak Gerekir'

Sorunun çözümünde toplumsal tabanın önemine işaret eden Metiner, 'Bu kısır döngüyü kırmanın tam vaktidir. Karşınızda silah bırakma iradesi gösteren bir örgüt var ise, o örgütü var kılan sosyolojiyi kazanmak için demokratik reformlar hem hayati önem taşır hem de örgütün silah bırakma iradesini kuvveden fiile çıkartır. Hiçbir örgüt kendi toplumsal tabanına rağmen hareket edemez. Bu kritik eşik, siyasal aklın gereklerine uygun bir anlayışla ve karşılıklı güven teatisi yoluyla mutlaka aşılmalıdır ki tarihi fırsat heba olmasın' dedi.

Kaynak : PERRE

{ "vars": { "account": "UA-91479741-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }