Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ile İstanbul'da düzenlediği ortak basın toplantısında kapsamlı açıklamalarda bulundu.
Anahtar Parti İstanbul İl Başkanlığı'nda gerçekleştirilen görüşmenin ardından konuşan Ağıralioğlu, Türkiye'nin mevcut yönetim anlayışına ilişkin eleştirilerde bulunarak, ülkenin sahip olduğu potansiyelin yeterince değerlendirilemediğini ifade etti. Türkiye'nin daha güçlü bir yönetim kapasitesiyle buluşması gerektiğini belirten Ağıralioğlu, seçmenin iradesine bağlı olarak bir değişim sürecinin gerekli olduğunu söyledi.
Ağıralioğlu, erken seçim ve ara seçim tartışmalarına değinerek, 'Erken seçim, ara seçim diye konuşulan her şeyin aslında merkezinde; memleketin büyük potansiyelinin, yaşadıklarımızdan çok daha fazlasını memlekete yaşatabilme imkanının doğru kullanılamadığına dair bir düşüncemiz var' dedi.
Türkiye'nin karşı karşıya olduğu sorunların kaçınılmaz olmadığını vurgulayan Ağıralioğlu, 'Biz muhalefet partileriyiz. Muhalefette olanlar için itiraz, 'daha iyisi mümkündür'e kuruludur. Yani bizim iktidara itirazımız; Türkiye gibi büyük bir ülkenin maruz kaldığı sorunların kader olmadığına, bu sorunları yaşamaya mecbur edilmediğimize ve bu yönetim savrulmasının yerine ne yaptığını bilen, ülkenin büyük potansiyeline yürüyebilen bir siyasetin ülkeyi ayağa kaldıracağına dair inancımızdır' ifadelerini kullandı.
Küresel gelişmelerin Türkiye üzerindeki etkilerine de değinen Ağıralioğlu, dünyanın içinde bulunduğu belirsizlik ortamına dikkat çekerek, 'Etrafımızdaki savaşın, daralan çemberin, dünyanın içine girdiği büyük savrulmanın, kaosun, kural tanımazlığın, keyfiliğin ve denetimsizliğin; Amerika'dan dünyayı huzursuz eden 'istediğimi yaparım' hevesinin bedelinin Türk ekonomisine ne olduğunu da istişare ettik' dedi.
Siyasi ittifaklara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ağıralioğlu, geçmiş süreçlerin dikkatle incelendiğini belirterek, 'Biz Millet İttifakı'nın masa sürecini, Cumhur İttifakı'nın bu süreci ittifaklarla nasıl yönettiğini dikkatle izledik. Dolayısıyla şöyle bir hassasiyetimiz var: Ne kurulacaksa masaya değil, önce milletin kalbine kurulmalıdır' ifadelerini kullandı.
Toplumun mevcut yüklerine işaret eden Ağıralioğlu, 'Milletin kalbinde şu anda hangi yük varsa o yükün kaldırılması gerekir. Anahtar Parti geçmiş muhasebesini doğru yaptı. Şu an memleketimiz büyük bir yükün altında. Sadece Türkiye'deki siyasi iktidarı kastederek söylemiyorum. Bölgesel yük var. Dünyanın içine düştüğü hukuk tanımazlığın oluşturduğu büyük bir güvenlik yükü var' ifadelerini kullandı.
Konuşmasında siyasi rekabetin ötesinde bir sorumluluk üstlendiklerini belirten Ağıralioğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
'Biz artık bir parti olmanın ötesinde; bir memleketi muhafaza etmenin, bir devleti koruyabilmenin, bir cumhuriyeti yaşatabilmenin, 86 milyonluk milleti ayağa kaldırabilmenin mesuliyet hattındayız. Rekabet edeceğiz ama artık bu rekabeti aşmış durumdayız. İktidarı, rekabet edilebilir bir sınırda görmüyoruz. Bu anlamda iktidar, bizim muhatap bile olmamamız gereken bir savrulmanın içinde.'
İktidara yönelik eleştirilerini sürdüren Ağıralioğlu, 'Dolayısıyla anlıyoruz ki biz; iktidara artık söz söyleme eşiklerini bile geçtik. Şimdi artık iktidara değil, millete konuşuyoruz. Şimdi artık seçimi, sandığı, oyu değil; ondan çok daha aşkın bir şekilde devleti, milleti, cumhuriyeti, her şeyi muhafaza etmeliyiz. Çocuklarımızı muhafaza etmeliyiz' ifadelerine yer verdi.
Ağıralioğlu, siyasi hedeflerine ilişkin olarak da, 'Bu yüzden neyi koruyacağımızı milletle paylaşacağız. Biz neyi koruyacağız? Biz milletimize diyeceğiz ki: Sizin daha iyi yaşamanız için neyi korumamız gerektiğini biliyoruz. Bunları korumak için ne gerekiyorsa yapacağız. Bu nedenle siyasi rekabetin çok ötesinde, çok daha mühim sorunlarla karşı karşıyayız' ifadelerini kullandı.
Kurumsal yapının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Ağıralioğlu, 'Bize güçlü liderlerden çok, güçlü kurumsal yapılar lazımdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, güçlü kurumsal yapısıyla ayağa kalkmalıdır. Devlet, kurumsal yapılarıyla milletin hizmetinde olmalıdır. Bir kişi gelince abat, bir kişi gidince berbat olduğumuz bu sistemden kurtulmalıyız' dedi.
Yerel yönetimlere ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Ağıralioğlu, seçim sonuçlarına saygı gösterilmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
'Sayın Özel bir sürecin içinde. Hem tarafı hem öznesi hem de mağduru. Bursa Belediyesi sürecinde de söyledim. Bazı belediyelerin devir tesliminde de söyledim. İktidarı uyarmak zorundayım. İktidarın sıkça kullandığı bir ifade vardır: 'Millet iradesine saygı.' Şimdi bir yargı sürecinin ardından oluşan boşlukları kullanarak, sandıkta kazanamadığınız belediyeleri belediye meclislerindeki çoğunlukla almaya çalışmak millet iradesine saygısızlıktır.'
Ağıralioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Varlığınızı millet iradesine borçluysanız, millet iradesine hürmetsizlik edemezsiniz. Cumhurbaşkanı, sadece partisinin genel başkanı değil; millete ait bir makamın temsilcisidir. Biz Sayın Cumhurbaşkanı'nı bu meselede parti genel başkanı gibi değil, cumhurbaşkanı olarak görmek isteriz. Memleketi cepheleştiren değil, birleştiren bir tutum bekleriz. 'Millet kime oy verdiyse belediye onlara teslim edilmelidir' demek, millet iradesine saygının gereğidir. Bugün millet iradesini tanımamak, yarın hesabı sorulacak bir leke olur.'
Özgür Özel: 'Anahtar Parti'ye başarı diliyoruz'
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise açıklamasında programın daha önce Ankara'da planlandığını ancak Hüsamettin Cindoruk'un vefatı nedeniyle İstanbul'da gerçekleştirildiğini belirtti. Özel, 'Bugün Sayın Genel Başkanımızın da ifade ettiği gibi Ankara'da Anahtar Parti Genel Merkezi'nde kendilerini ziyaret etmeyi planlamıştık. Ancak Hüsamettin Cindoruk'un vefatı ve törenin İstanbul'da olması dolayısıyla programımızı burada gerçekleştirdik. Bu vesileyle Anahtar Parti İstanbul İl Başkanlığı'na hayırlı, uğurlu olsun. Teşkilatla tanışma imkanı bulduk. Anahtar Parti'ye Türkiye genelinde olduğu gibi İstanbul'da da başarılar diliyoruz' ifadelerini kullandı.
Kaynak : PERRE