Güncel

Özgür Özel'den erken seçim çağrısı: 'Daha fazla kaçmadan sandığı getirin'

ÇORUM (PERRE) - Şeriban ÖZÇAKMAK - Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Çorum'da düzenlenen 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinginde yaptığı konuşmada adalet, demokrasi, ekonomi ve erken seçim çağrısı yaptı.

Abone Ol

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Çorum'da 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitingine katıldı. Özel, miting alanında yaptığı konuşmada Çorum'un tarihine ve direncine vurgu yaptı. Özel, Çorum'daki mitingde, iktidarın sandıktan kaçtığını belirterek, 'İktidarınız tükenmiştir. Enerjiniz kalmamıştır. Erdoğan'a sesleniyorum: Adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum. Hodri meydan' dedi.

'Çorum Tarihinin En Büyük Mitingindeyiz'

Miting alanına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, iktidarın alan kısıtlaması yaptığını öne sürerek, 'Erdoğan'ın toplayamadığı kalabalığın üç katını toplayarak, Çorum tarihinin en büyük mitinginde buradayız. Varsa dron şöyle bir gitsin bakalım. Bitiyor mu bu bulvar, bitiyor mu bu meydan? Helal olsun Çorum'a' diye konuştu.

'Rakibini Hapse Attıran Siyaset Tükenmiştir'

Demokrasi vurgusu yapan Özel, seçim sonuçlarına saygı konusuna dikkat çekerek, 'Biz demokrasi fikrine inanmış insanlarız. Kazanırsak gelir yönetiriz. Kaybedersek çekiliriz. Millet kimi istiyorsa ona saygı duyarız. Çorum'un merkez belediye başkanına da diğer ilçelerdeki AK Parti'den, MHP'den seçilmiş belediye başkanlarına, yönetimlerine de başarılar diledik ve dileriz. Çorum'un çok sorunları var. Çözmek için gayret gösterirlerse destekleriz. Siyaset kazanana saygı duyma, millete saygı duyma, milletin tercihine saygı duyma işidir. Milletin seçtiğine direnmek, milletin seçtiğine bakıp da 'Sen buraya nereden geldin?' demek, 'Sen yönetme, yerine benim atadığım yönetsin' demek demokratlık değildir. Bir siyasinin, bir siyasi partinin, bir siyasi yapının ya da bir siyasetçinin demokrat olduğu seçimi kazandığı akşam belli olmaz. O akşam demokrasi nutukları atmak, milleti takdir etmek, milli iradenin önünde saygı ile eğilmek kolay. Önemli olan kaybettiğinde ne yaptığın? İşte Türkiye'ye Cumhuriyet'i getiren, sonra çok partili rejimi getiren, sandığı getiren, milletin verdiği göreve razı olan, icabında 47 yıl ikinci parti kalan ama millete saygısını kaybetmeyen siyasetin adı Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Kendi seçilince millete methiyeler düzen, 'Milli irade, milli irade' diyen, ama bir kez ikinci parti olunca darbeye kalkışan, kayyım atayan, iftira eden ve rakibini hapse attıran siyasetin adı da tükenmiş Adalet ve Kalkınma Partisi siyasetidir. Tükenmiş Erdoğan'ın siyasetidir' dedi.

'Çorum Aciz ve İş Bilmez Bir Yönetimle Karşı Karşıya'

'Yeni Çevre Yolu'nu istiyoruz, duymazdan geliyorlar. Sekiz yıldır devlet hastanesi kapalı. Uzman doktor yok, aylarca sıra bekleniyor' ifadelerini kullanan Özel, turizm ve ulaşım eksikliklerini de eleştirdi. Özel, Yeni Çevre Yolu'nu istiyoruz, bunu duymazdan geliyorlar. İskilip - Tosya yolunu söz verip verip, yerine getirmiyorlar. Sekiz yıldır buranın devlet hastanesi kapalı. Üniversite Hastanesi'ndeki branşlarda uzmanlar yetersiz. Sıra çok, aylarca sıra bekleniyor. Bazı uzmanlıklar için ilaç yazdırmaya ta Ankara'ya gidiliyor. Bu sorunların tamamını görüyoruz. Hititlerin başkenti bu kentte turizmin canlanması için basit adımlar atılacak. Ama Boğazkale'ye, yani biri kalkıp Hattuşa'ya gidecek olsa Çorum'dan otobüs yok. Bu kadar aciz, bu kadar utanmaz, bu kadar iş bilmez, bu kadar boşvermiş bir yönetimle karşı karşıyayız. Ama buradan müjdeler olsun ki şunu söylüyorum. Gün gelecek, hem de öyle çok uzun zaman değil, bu kardeşiniz tekrar burada olacak. Seçim için olacak, erken seçim için olacak, Çorum sandığın ucundan tutacak, bunların yakasını bırakmayacak. Size söz veriyorum, bir devri kapatıp bir devri açacağız. Hazır mısınız? Bakan evlatlarının devri bitecek, bu vatan evlatlarının devri başlayacak' ifadelerine yer verdi.

'Pijamayı Çıkaranlar Tarih Yazar'

Mitinge katılım çağrısına vurgu yapan Özel, meydandaki kalabalığa seslenerek, 'Bugün burada evde oturup da tasalananlar yok. Bugün burada çağrımıza uyanlar, pijamayı çıkaranlar, kumandayı atanlar, en önde de olsa en arkada da olsa Türkiye'ye Çorum'dan bu fotoğrafı çektirip dosta güven, olmayana kaygı vermeye gelenler var. Bu meydanın her bir metrekaresini selamlıyorum. Bilhassa o en arkada sesimi duymasa da bu görevi yapmaya gelmiş o kahramana sesleniyorum. Sen kurtaracaksın ülkeye, sen kurtaracaksın. Meydanın önünden ta orada, artık bu iki otobüsün sesinin varamadığı yerde elinde bayrağıyla selam duranlara selam olsun. Kuvvetli bir alkış yolluyoruz meydanın en ucuna. O pijama nereden çıktı? 'Pijamayı çıkar' dedim de buraya mı getirdiniz? 'Pijamayı çıkar' dedim, çıkarmış. Çubuğa geçirmiş, pijamayı da getirmiş. Amcam sen normalde pijamayla oturuyordun, ben böyle söyleyince çıkarıp geldin mi? Helal olsun sana. Ellerinden öpüyorum. Yanındaki de yengemin pijamasını mı? Evde de birbirinize pek yakışmışsınız. Allah ayırmasın, Allah bir yastıkta kocatsın. Ellerinizden öpüyorum. Buradan söylüyorum; pijamayı çıkarıp, kumandayı bırakıp, buralara gelirsen. Önde - arkada demeden nereden yol verildiyse oradan gidersen, bu fotoğrafı gösterirsen bir başka evde oturan senden cesaret alacak. Senden umudu kalmamış birisi umut bulacak. Ne zaman ki herkes sokakta ve meydanda olacak; işte o gün seni sömüren, hakkını yiyen, maaşına zam, ürününe fiyat vermeyenler iktidarı kaybedecekler. AK Parti'nin kara düzeni gidecek, yerine halkın iktidarı gelecek' ifadelerini kullandı.

'Yoksulluk Sınırı 102 Bin Liraya Çıktı'

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, emekli ve asgari ücretlilerin yaşadığı geçim sıkıntısına dikkat çekerek, 'Öyle ya emeklinin 20 bin lira, asgari ücretlinin 28 bin lira almasının utancı içindeyiz. Türkiye'de çiftçilerin ortalama geliri 19 bin 700 lira olmuş. Bundan birileri utanmıyor ama biz bunun utancı içindeyiz. Bugün açlık sınırı 31 bin lira olarak açıklandı. Bugün yoksulluk sınırı ilk kez üç haneli rakamlar çıktı, 102 bin lira olarak açıklandı. Bugün maalesef beş emekli bir araya gelse, beşi maaşını birine verse o kişiyi yoksulluktan çıkaramıyorlar. Meydandaki emeklerin bir göreyim ellerini. Bu emeklilerin beşi bir araya gelse bir zengin etmiyorlar. Yine üç emekli birleşse iki emekliyi açlıktan kurtaramıyor. İşte böyle büyük bir haksızlıkla karşı karşıyayız. Buradan emeklilere sesleniyorum. Özellikle de buradan geçmişte AK Parti'ye oy vermiş emeklilere sesleniyorum. Bu iktidar geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün gelinen noktada 1,5 çeyrek altın alıyor. 8 çeyrek altından 1,5 çeyrek altına... Buradan asgari ücretlilere hatırlatıyorum. AK Parti geldiğinde asgari ücret 7 çeyrek altın alıyordu. Bugün sadece 2 çeyrek altın alabiliyor. Hal böyle olunca bu büyük sömürü, bu büyük haksızlık. Ama bir yandan da anlaşalım. Bugün bir tane çeyrek altın alsan, cebine koysan, evine varsan. Baktın ki düşmüş. İnsan deli çıkmaz mı? Bayılan, hasta mı var? Covid'i hatırlıyor musunuz? Çok fenaydı. Çok kayıplarımız oldu. Allah rahmet eylesin. O gün Covid'de hepimiz canımızla uğraşırken bu sağlıkçılar koşturuyordu. Yandan bakana el sallamıyorum. Meydanı dolduran el sallıyorum. Kim yandan izliyorsa vallahi bu meydandan korkanın hoşuna gidiyor. 'Oh be' diyor, '85 bin kişi. Bunlar da gideydi olurdu 100 bin kişi' diyor. Vallahi de billahi de birbirimizi idare etme değil, mücadele etme zamandayız. O arkadakinin hakkını yedirmem. Bundan sonra da mitinge gelince kolay yerden, yan, beleş tepeden izlemek yok. Bu meydanda emeklisi, emekçisi, asgari ücretlisi, çiftçisi, esnafı ne için duruyor? Hep beraber kurtulmak için değil mi? 'Kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber, ya hiçbirimiz' dedi.

'Erken Seçim Sandığını Getirin'

Konuşmasının sonunda erken seçim çağrısı yapan Özel, iktidara seslenerek, 'Ben bir bahçıvanın torunuyum. Emekli öğretmenlerin çocuğuyum. Benim amacım bu ülkede yoksulların evlatlarının hayata farkı kapatamayacakları kadar geriden başlamamasıdır. Eğitimde fırsat eşitliğidir. Çocuğun yatağı aç girmemesi, okulu aç gitmemesidir. Okulda çocuğun birinin beslenme çantasında muz, mandalina çıkarken diğerinin kuru ekmeğe bakmamasıdır. Zenginin çocuğu kana kana su içerken yoksulun çocuğunun tuvalet çeşmesine ağzını dayamamasıdır. İşte bu yüzden bizim yürüyüşümüz sarayda oturmanın değil, milleti refaha kavuşturmanın yürüyüşüdür. Ekrem İmamoğlu kolları kendi zengin olsun diye değil, yoksulun çocuğu da huzur bulsun diye sıvamaktadır. Bunun için Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir an önce erken seçim talebi vardır. Karşımızda kendisine ve yaşına bir şey demem ama şunu hatırlatırım. Sayın Erdoğan ben yaştaydı. O gün de Necmettin Erbakan, 70 yaşındaydı. Ona diyordu ki kendi sesi var, 'Yaş 70, iş bitmiş' diyordu Erbakan için. O gün Ecevit 74 yaşındaydı. Ecevit hastalandığında ona şifa dilemek yerine diyordu ki 'Bırak be adam, ne zaman bırakacaksın, o ölünce mi bırakacaksın?' Bizim siyasetimizde yaşla dalga geçmek yok. Bizim siyasetimizde başbakan yürüyemiyorsa, ayağı sürtüyorsa onunla alay etmek yok. Bizim siyasetimizde yaşa da makama da saygı var. Ama bu ülkede bu iktidardan yılmış 10 milyonlar var. Yoksullar, işçiler, emekçiler ve emekliler var. Bunun için Erdoğan'a söylüyorum. İktidarınız tükenmiştir. Enerjiniz kalmamıştır. Bu ülkeye umut olamıyorsunuz. Bunun için daha fazla kaçmadan seçim sandığını getirip bakın, Çorum ne söylüyor? 'Ey Erdoğan, adayı bırak, sandığı getir. Adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum.' Hodri meydan. Çorum'dan yükselen bu ses... Artık kimse Erdoğan'dan da onun iktidarından da ne zam ne de kendisinin sesini duymasını bekliyor. Erdoğan'dan istenen şey artık zam değil, sandıktır. Sandığı istiyor musunuz? Bakın bu sandığı kaybedeceklerini bildikleri için sandıktan kaçıyorlar' dedi.

Kaynak : PERRE

{ "vars": { "account": "UA-91479741-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }