Güncel

Eğitim-Sen Adıyaman Şubesi: 'Sendikal faaliyetlerimizi engellemeye kimsenin hakkı yok'

ADIYAMAN (PERRE) - Şeriban ÖZÇAKMAK - Adıyaman Belören İlkokulu'nda sendikal faaliyet yürüten Eğitim-Sen yöneticilerine yönelik müdahalelere yönelik açıklamalarda değerlendiren Eğitim-Sen Adıyaman Şube Başkanı Zeynal Polat, 'Biz kişilerle değil, hukuksuzluklarla mücadele ederiz. Sendikal faaliyetler anayasal haktır' dedi.

Abone Ol

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Adıyaman Şubesi, okul idaresinin sendikal faaliyetlerine müdahale ettiği iddialarına yanıt verdi. Açıklamada, sendikanın hukuksuzluk ve usulsüzlüklere karşı tavrının net olduğu, hiçbir kişiyi veya sendikayı hedef almadığı ifade edildi. Ayrıca Gölbaşı ilçesindeki hukuksuzluk iddialarının İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne iletildiği ve sürecin şeffaf yürütülmesinin talep edildiği bildirildi. Şube adına açıklama yapan Eğitim-Sen Adıyaman Şube Başkanı Zeynal Polat, çalışmaların anayasa ve yasalar çerçevesinde yürütüldüğünü vurguladı.

'Bu Dil Sendikal Rekabetin Değil, Kutuplaştırmanın Dilidir'

Polat, Belören İlkokulu'nda eğitim emekçileriyle yürütülen görüşmeler sırasında, idarenin 'işiniz bitti, burayı terk edin, gitmezseniz jandarmayı çağırırım' ifadeleri kullandığını belirterek, 'Daha da vahim olan, sendikal görüşme sırasında müdür yardımcısı tarafından kapalı kapılar ardında kayıt alındığı yönündeki iddialardır. Bu durum hem etik değildir hem de hukuki açıdan tartışmalıdır. Asıl tartışılması gereken bu ihlal iken, yaşananların çarpıtılarak sendikamızın hedef haline getirilmesi doğru değildir. Biz bugüne kadar hiçbir sendikayı hedef almadık, hiçbir yöneticiyi sendikal kimliği üzerinden değerlendirmedik. Ancak bazı açıklamalar üzerinden Eğitim Sen'e yönelik karalama ve itibarsızlaştırma dili kullanılmaktadır. Bu dil sendikal rekabetin değil, kutuplaştırmanın dilidir' dedi.

Polat, açıklamasının tamamında şu ifadelere yer verdi:

'Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Adıyaman Şubesi olarak, son günlerde kamuoyuna yansıyan ve sendikamızı hedef alan açıklamalar üzerine gerçekleri kamuoyuyla paylaşma gereği doğmuştur. Öncelikle bilinmelidir ki; Eğitim Sen olarak yürüttüğümüz tüm çalışmalar, Anayasa ve yasalarla güvence altına alınmış sendikal faaliyetler kapsamında, açık, şeffaf ve meşru bir zeminde gerçekleştirilmektedir. Hiçbir şekilde kurum düzenini bozma, propaganda dayatma ya da algı oluşturma gibi ithamları kabul etmiyoruz.

Belören İlkokulu'nda gerçekleştirdiğimiz ziyaret, okul idaresine bilgi verilerek ve teneffüs saatinde eğitim emekçileri ve eğitimin sorunlarını konuşurken gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma kesinlikle teneffüs süresi içinde yapılmıştır. Teneffüs bitiminde okul müdürü öğretmenlerin derse gitmesini istemiş, ardından sendika yöneticilerine yönelik 'işiniz bitti, burayı terk edin, sizi okulda görmek istemiyorum, gitmezseniz jandarmayı çağırırım' şeklinde ifadeler kullanmıştır. Bu yaklaşım, sendikal faaliyete müdahale niteliğinde olup tarafımızca tehdit olarak değerlendirilmiştir.

Daha da vahim olan, sendikal görüşme sırasında müdür yardımcısı tarafından kapalı kapılar ardında kayıt alındığı yönündeki iddialardır. Bu durum hem etik değildir hem de hukuki açıdan tartışmalıdır. Asıl tartışılması gereken bu ihlal iken, yaşananların çarpıtılarak sendikamızın hedef haline getirilmesi doğru değildir.

Biz bugüne kadar hiçbir sendikayı hedef almadık, hiçbir yöneticiyi sendikal kimliği üzerinden değerlendirmedik. Ancak bazı açıklamalar üzerinden Eğitim Sen'e yönelik karalama ve itibarsızlaştırma dili kullanılmaktadır. Bu dil sendikal rekabetin değil, kutuplaştırmanın dilidir.

Ayrıca Gölbaşı ilçemizde bir okulda yaşanan hukuksuzluk iddialarına ilişkin olarak sendikamız tarafından İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne resmi yazı yazılmış, sürecin sağlıklı, tarafsız ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi talebimiz açık bir şekilde iletilmiştir. Bizim yaptığımız kimseyi hedef göstermek değil, kamu adına sorumluluğumuzu yerine getirmektir.

Buradan bir kez daha açıkça ifade ediyoruz: Okullarda yaşanan hukuksuzluklara, usulsüzlüklere ve kamu zararına yol açabilecek uygulamalara karşı tavrımız nettir. Bu tavır herhangi bir kişiyle ya da sendikayla ilgili değil; tamamen hukuk, kamu yararı ve eğitim kurumlarının sağlıklı işlemesi ile ilgilidir.

Sürekli hükümet ve Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileriyle yan yana olanlar, bizi siyasi bağlantı iddiaları ile itham etmektedir. Bu iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bir milletvekilinin konuyu gündeme taşıması, sendikamızın yönlendirmesiyle olmamıştır. Buna rağmen bu durum üzerinden sendikamızın hedef gösterilmesi iyi niyetli değildir.

Sendikal faaliyet yürütmek anayasal bir haktır.

Sendikal faaliyetlerin engellenmesi, kamu görevlilerinin sendikal çalışmalar nedeniyle baskı görmesi ya da tehdit edilmesi hem Anayasa'ya hem de 4688 sayılı yasaya aykırıdır. Yaşanan olaylarla ilgili idari ve hukuki başvurular yapılmış olup sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildiririz. Amacımız hiçbir kişiyi hedef göstermek değil, hukuk içinde sürecin aydınlatılmasını sağlamaktır.

Okullarda yaşanan gerçek sorunlara, eğitim emekçilerinin ekonomik, özlük ve çalışma koşullarına dair sorunlarına karşı yıllardır sessiz kalanların, bugün dönüp Eğitim Sen'i eleştirmesi manidardır. Eğitimde yaşanan eşitsizlikler, öğretmen açığı, liyakat sorunu, angarya işler ve eğitim emekçilerinin geçim sıkıntısı konusunda tek bir söz söylemeyenlerin, hukuksuzluklar gündeme gelince sendikamızı hedef alması kabul edilemez.

Belören İlkokulu'nda yaşanan sürece öğretmenler de şahittir. Buna rağmen sürekli 'her şey kayıt altında' denilerek bir durum meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır. Buradan açıkça soruyoruz: Kendi üyesinin kapalı bir ortamda, sendikal bir görüşmeyi habersiz şekilde kayıt altına almasına ses çıkaramayanlar, bu durumu mu savunmaktadır? Eğer 'her şey kayıt altında' diyorsanız, o zaman iddia edilen şekilde kayıt alınmasını da doğru buluyor musunuz? Bu yöntemi meşru görüyor musunuz?

Biz bu yazıları yazarken hiçbir kişiyi hedef göstermedik. Ancak bunun üzerinden Eğitim Sen'i hedef göstermek, sendikamıza yönelik ithamlarda bulunmak kimsenin haddi değildir.

Eğitim Sen'in geçmişi ortadadır. Eğitim Sen bugüne kadar hiçbir zaman haksızlıklarla, usulsüzlüklerle, yolsuzluklarla yan yana gelmemiştir, gelmeyecektir. Bizim tarafımız bellidir: Hukuktan yana, emekten yana, kamusal eğitimden yana, şeffaflıktan ve adaletten yana olmaya devam edeceğiz.

Herkes şunu bilmelidir ki:

Biz kişilerle değil, yanlış uygulamalarla mücadele ederiz.

Biz sendikalarla değil, hukuksuzluklarla mücadele ederiz.

Biz koltukları değil, kamusal eğitimi savunuruz.

Eğitim Sen Adıyaman Şubesi olarak duruşumuz nettir. Sendikal faaliyetlerimizi, hukuki ve demokratik haklarımız çerçevesinde sürdürmeye, eğitim emekçilerinin ve kamusal eğitimin yanında olmaya devam edeceğiz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.'

Kaynak : PERRE

{ "vars": { "account": "UA-91479741-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }