Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri (TÜRKYED) Genel Başkanı Nihat
Çelik, “22 Mart Dünya Su Günü” münasebetiyle yaptığı açıklamada son birkaç yılda iklim
değişikliklerinden kaynaklanan kuraklık ve yağışlardaki azalmanın tarımsal üretimi tehdit ettiğini ve
mevcut su rezervlerinde artış olmamasına rağmen sulanan tarım alanların artması nedeniyle tarımsal
sulamada sıkıntılar yaşanmaya başladığını söyledi.
Genel Başkan Çelik, kuraklığın yoğun olarak hissedildiği bazı illerde su tüketimi yüksek olan ürünlerin
yetiştirildiğine dikkat çekerek “Yerüstü su kaynakları çok yetersiz olduğu için sulamada kullanılan
suyun %80’inden fazlası yeraltı kaynaklarından karşılanmaktadır. Bu durum hem su kalitesinin
düşmesine hem de su miktarının azalmasına sebep olmaktadır. Bu konuda gerekli önlemler
alınmazsa, yakın bir zamanda yeraltı su kaynaklarının tamamen tükenme riski bulunmaktadır.
Dolayısıyla ruhsatsız kuyuların kayıt altına alınıp, ruhsatlı ruhsatsız tüm kuyulara sayaç takılması
sağlanmalıdır. Ayrıca ruhsatsız su kuyusu açanlara ve sondaj yapanlara caydırıcı cezalar
uygulanmalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
Sulu tarım yapılan alanlarda vahşi sulama yöntemlerinin kullanıldığına işaret eden Çelik “Vahşi sulama
önümüzdeki yıllar için toprak varlığımızı tehdit etmekte olup, toprağın verimli kısımlarının akarsulara
karışması ve taşınmasına sebep olmaktadır. Dolayısıyla üreticilerimizin vahşi sulama yönteminden
modern sulama sistemlere geçişini hızlandıracak ve oluşacak olan maliyetlerini karşılama anlamında
DSİ tarafından projeler, şartlı desteklemeler ve teşvikler hayata geçirilmelidir.” dedi.
Diğer yandan bazı illerde sulama kanallarının büyük bir kısmının tahrip olması nedeniyle sulu tarım
yapılamadığını belirten Çelik, tahrip olmuş mevcut kanallar ile yeni yapılacak kanallar yerine kapalı
sulama sistemlerinin kurulması durumunda sulama randımanı, ürün verimliliği ve ürün çeşitliliğinin
artacağını ayrıca yem bitkileri üretim alanının genişleyecek olması nedeniyle kaliteli kaba yem
ihtiyacının azalacağını ve üretim sezonu içerisinde ikinci ürün elde etme şansının yükseleceğini
kaydetti.
Çelik, değişen iklim şartlarına çiftçilerin adaptasyonunun sağlanması için kuraklığa ve susuzluğa
dayanıklı geliştirilen ve geliştirilecek olan çeşitlerin ekimini yaygınlaştırmanın gereğine vurgu yaparak
“Özellikle iklim kaymalarından kaynaklı ekim ve dikim tarihlerinin güncellenerek bu konuda çiftçiler
eğitilmelidir. Ekili ve dikili ürünlerin su ihtiyacına göre su kotası sistemi getirilmelidir. Bunun yanında
çiftçilerin ürettiği ürüne göre sulama programı oluşturularak bu programa uymaları için gerekli
önlemler ve tedbirler alınmalıdır.” dedi.
Öte yandan mevcutta bulunan ve kullanılamayan su kaynaklarının etkin ve verimli kullanılabilmesi için
DSİ tarafından gerçekleştirilen toplulaştırma çalışmalarının sulama projeleriyle birlikte yürütülmesinin
doğru bir yaklaşım olacağını ifade eden Çelik, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından sulamanın
elektrik enerjisiyle yapıldığı bölgelerde Güneş Enerji Sistemleri Kurularak (GES) enerji maliyetlerinin
düşürülebileceğini ayrıca su kullanım hizmet bedellerinin devlet tarafından desteklenmesi gerektiğini
sözlerine ekledi.