Güncel

Adıyaman'da Emek ve Demokrasi Platformu'ndan İsrail'e tepki: 'İdam kararları yaşam hakkının açık ihlalidir' - Videolu Haber

ADIYAMAN (PERRE) - Şeriban ÖZÇAKMAK - Adıyaman Emek ve Demokrasi Platformu, İsrail Meclisi'nde kabul edilen Filistinlilere yönelik idam cezası düzenlemesini 'yaşam hakkının açık ihlali' olarak nitelendirerek uluslararası toplumu acil ve somut adımlar atmaya çağırdı.

Abone Ol

Adıyaman Emek ve Demokrasi Platformu, Mimar Sinan Kültür Parkı Güney Kapısı'nda düzenlediği basın açıklamasıyla İsrail Meclisi'nde kabul edilen ve yalnızca Filistinlilere uygulanması öngörülen idam cezası düzenlemesine tepki gösterdi. Açıklamada, 'Kadınları, çocukları, sağlık çalışanlarını ve gazetecileri hedef alan saldırılar dünyanın gözü önünde sürerken uluslararası güvenlik mekanizmaları sessiz kalmaktadır' ifadeleri kullanıldı.

'Bu karar yaşam hakkının açık ihlalidir'

Platform adına açıklamayı İHD Adıyaman Şube Başkanı Av. Bülent Çınar yaptı. Başkan Çınar, kabul edilen düzenlemenin uluslararası hukuk, insan hakları hukuku ve insancıl hukukun temel normlarına açıkça aykırı olduğunu vurgulayarak, 'Bu düzenleme, İsrail'in izlediği soykırım politikasına sözde yasal bir kılıf oluşturma ve apartheid rejimini pekiştirme amacı taşımaktadır' ifadelerini kullandı.

Başkan Çınar, açıklamasının tamamında şu ifadelere yer verdi:

'İsrail, Filistinlilere yönelik politika ve uygulamaları ile uluslararası hukuk, insan hakları hukuku ve insancıl hukuk gibi küresel düzeyde uluslararası aktörlerin tamamı için bağlayıcı olan normları ihlal etmeye devam etmektedir.

İsrail, ağır insan hakları ihlalleri ile uluslararası normatif düzenlemeleri erozyona uğratmakta ve sadece bölge düzeyinde değil, uluslararası düzeyde barış ve güvenliği tehdit etmektedir.

Filistin halkına karşı yıllardır uyguladığı sistematik insan hakları ihlalleri ile uluslararası topluma açıkça meydan okuyan ve cezasız kalan eylemlerinden güç alan İsrail, ulusal hukuk sisteminde yeni ihlaller için zemin hazırlamaktadır.

İsrail Meclisi (Knesset) hukuka aykırı kararlarına bir yenisini ekleyerek yalnızca Filistinlilere uygulanması öngörülen idam cezası düzenlemesini kabul etmiştir.

Bu düzenleme, İsrail'in izlediği soykırım politikasına sözde yasal bir kılıf oluşturma ve apartheid rejimini pekiştirme amacı taşımaktadır.

Aynı zamanda etnik kimliğe dayalı olarak belirli bir grubu hedef almak suretiyle, Filistin halkına karşı sistematik bir ırk ayrımcılığı politikası yürüttüğünü açıkça ortaya koymaktadır.

İsrail'in kuruluşundan beri uyguladığı politikalara aşina olanlar açısından böyle bir karar şaşırtıcı değildir.

İsrail özellikle 7 Ekim 2026 sonrasında başka herhangi bir devletin uygulamayı düşünemeyeceği nitelikte, ilkel ve zalimce uygulamalarına her geçen gün bir yenisini eklemektedir.

2026 verilerine göre 350'si çocuk, 84'ü kadın olmak üzere 9 bin 800 civarında Filistinli esir İsrail hapishanelerinde tutulmaktadır.

Başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere sivilleri, sağlık ve yardım görevlileri ile gazetecileri hedef gözeterek öldüren, BM'ye ait araçları ve binaları, okul, ibadethane, hastane ve ambulansları hedef alan, sivil altyapıyı yok eden, açlığı bir soykırım aracı olarak kullanan, en yetkili ağızlardan uluslararası hukuku bağlayıcı olarak görmediğini ifade ederken dünyanın gözleri önünde gerçekleştirdiği soykırımı teopolitik gerekçelerle meşrulaştıran İsrail'in bu eylemlerine karşı uluslararası güvenlik mekanizmaları ile birçok devlet sessiz kalmaktadır.

İsrail'de getirilen 'idam yasası' yıllardır İran'da uygulanmaktadır. 28 Şubat 2026 tarihinde ABD-İsrail tarafından İran'a yönelik başlatılan, uluslararası savaş hukukuna açıkça aykırı olan, saldırıların ardından ise İran'da süregelen idam uygulamalarında da artış yaşandığı raporlanmaktadır.

Geçtiğimiz günlerde İran'da, insan hakları örgütleri ve haber ajansları; çok sayıda mahpusun bulundukları hapishanelerden alınarak askeri birimlerin bulunduğu yerlere götürüldüğünü ve bu kişilerin akıbetlerine ilişkin bilgi alınamadığını bildirmektedir.

Dünya genelinde 100'den fazla ülke idam cezasını kaldırmış olsa da, yaklaşık 55 ülke (özellikle Çin, İran, Suudi Arabistan, ABD, Irak, Mısır, Somali, Güney Sudan ve Vietnam gibi ülkeler) idamı ceza sisteminde bulundurmaktadır.

İsrail Meclisi'nin aldığı, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen, idam kararını ve birçok ülkedeki idam uygulamalarını şiddetle kınıyor ve işgal altındaki Filistin topraklarında devam eden uluslararası hukuk ihlallerinin derhâl sona erdirilmesi gerektiğini vurguluyoruz.

İsrail'in ırkçı ve hukuksuz uygulamaları ve İsrail Parlamentosu'nda kabul edilen idam cezası yasası ile İran'da ve birçok ülkede artış gösteren idam uygulamaları, savaş hukuku, insan hakları ve uluslararası sözleşmelere açıkça aykırı olduğundan, insan hakları örgütlerini bu süreçte aktif rol almaya ve gerekli girişimlerde bulunmaya, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm uluslararası toplumu somut ve etkili adımlar atmaya davet ediyoruz. İnsan hakları örgütlerini ise bu süreçte aktif rol almaya ve gerekli girişimlerde bulunmaya çağırıyoruz.'

Kaynak : PERRE

{ "vars": { "account": "UA-91479741-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }