Adıyaman Kent Konseyi Yürütme Kurulu, İsrail parlamentosu Knesset'in Filistinli esir ve mahkumları hedef alan idam cezası yasasını kabul etmesine tepki göstermek amacıyla Kent Meydanı'nda basın açıklaması düzenledi. Konsey adına açıklamayı yapan Adıyaman Kent Konseyi Başkanı Dr. Erdoğan Altunbaş, söz konusu kararın insanlık tarihine kara bir leke olarak geçtiğini belirtti.
'Hukuk Değil, İnfaz Fermanı'
Dr. Altunbaş, kabul edilen düzenlemenin evrensel hukuk ilkelerini ve uluslararası sözleşmeleri açıkça ihlal ettiğini ifade ederek, 'Bu karar bir devlet refleksi değil, bir terör organizasyonu hamlesidir. Sadece belirli bir milleti hedef alan bu yasa, açık bir ırkçılık ve apartheid uygulamasıdır' dedi.
Filistin halkının kendi topraklarını savunduğunu vurgulayan Dr. Altunbaş, bu kişilerin hukuksuz mahkemelerde yargılanarak ölüme mahkum edilmesinin kabul edilemez olduğunu kaydetti.
Dr. Altunbaş, açıklamasının tamamında şu ifadelere yer verdi:
'İsrail parlamentosu Knesset'in, yalnızca Filistinli esir ve mahkumları hedef alan 'idam cezası' yasasını kabul etmesi, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Adıyaman Kent Konseyi olarak, işgal altındaki topraklarda sürdürülen sistematik zulmün 'hukuk' kılıfıyla bir soykırım mekanizmasına dönüştürülmesini lanetliyoruz. Bu karar bir devlet refleksi değil, bir terör organizasyonu hamlesidir.
Hukuk Değil, İnfaz Fermanı!
Kabul edilen bu düzenleme; evrensel hukuk ilkelerini, Dördüncü Cenevre Sözleşmesi'ni ve temel insan haklarını açıkça yok saymaktadır. Sadece belirli bir milleti hedef alan bu yasa, açık bir ırkçılık ve apartheid uygulamasıdır. Kendi topraklarını savunan insanları hukuksuz mahkemelerde ölüme mahkûm etmek, Siyonizmin Filistin halkını yok etme stratejisinin kanlı bir ilanıdır.
Zindanlarda idam sehpaları kurulurken, bir yandan da kurulan 'sözde uzlaşma masaları' tam bir diplomatik aldatmacadır. Bu sahte barış tiyatrosu sahnelenirken; İran'ın Minab kentindeki bir kız ilkokulunun bombalanması sonucu 175 evladımızın katledilmesi, bu masanın aslında bir 'katliam perdesi' olduğunu kanıtlamıştır.
Soruyoruz: Masada barış konuşulurken, 175 kız çocuğunu paramparça etmek hangi kitaba, hangi vicdana sığar?
Epstein dosyalarıyla dünyayı saran pedofilik ve sapkın ağların ifşa olduğu bir dönemde, doğrudan kız çocuklarının hedef alınması tesadüf değildir. Kendi kirli ideolojilerini örtbas etmek isteyen bu zihniyet, suçüstü yakalanmıştır. Siyonizmin masası, mazlumun kanını daha rahat akıtmak için kurulan bir pusudur.
Tüm dünya devletlerini ve insan hakları örgütlerini bu barbarca kararlara karşı somut adımlar atmaya çağırıyoruz. Bu mesele artık ahlaki ve medeni bir turnusol kağıdıdır. Sessiz kalmak, bu hukuksuz infazlara ve çocuk katliamlarına ortak olmaktır.
Sonuç Olarak Haykırıyoruz:
Filistin'de idam sehpası kuranlar, okul sıralarını mezarlığa çevirenler, döktükleri kanda boğulacaktır! İşgali meşrulaştırmaya çalışan hiçbir adım, vicdan sahibi kitleler nezdinde karşılık bulmayacaktır. Adalet ve insanlık onuru için mücadelemizi her platformda sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.'
Kaynak : PERRE