Yahudi Irkçılığı (6)

Abone Ol

Yahudi teolojisi İsrâiloğullarını seçilmiş ırk olarak görür. Her ne kadar daha çok Amerika Birleşik Devletleri’ndeki modern Yahudiler arasında liberal bir kanat, Yahudi ırkından olmayanların da ihtida yoluyla Yahudiliğe girmesine yol açılması gerektiğini savunuyorsa da hâkim anlayışa göre söz konusu dine ihtida yoluyla girmek mümkün değildir. Çünkü Frederick A. Herzberg’in de dediği gibi “Yahudilik mühtedi kabul etmez” kuralı Yahudilikte geçerli olan kuraldır.

Bu anlayış, Yahudilerin “Goyim” dedikleri Yahudi olmayanlarla ilişkilerine de yansımıştır. Yahudi olmayanlarla ilişkileri düzenleyen özel hukuk kuralları vardır. Meselâ erkek veya kadın bir goyimle evlenmek yasaktır, onların mülkiyet hakları Yahudilerinkinden farklıdır. Yahudiler arasında faiz uygulaması yasak olduğu halde goyimlerden faiz almak câizdir.[1]

Yahudilerin elinde bulunan tahrif edilmiş Tevrat’a göre Yahudiler, Nuh Tufanından sonra Nûh’un üç oğlundan türemiştir (Tekvîn, 5/32; 9/18; 10/32). Hâm babasına karşı bir saygısızlığından dolayı onun lânetine uğramış ve onun nesli Sâm ile Yâfes’in nesline köle olmaya mahkûm edilmiştir. (Tekvîn, 9/19-27) En üstün ırk ise Sam’ın soyundan gelenler olmuştur.

“Rab yer üzerinde olan bütün kavimlerden üstün olarak kendisine has bir kavim olmak üzere” İsrâiloğulları’nı seçmiş (Tesniye, 14/12), bu suretle onlar “Allah’ın Kavmi” olmuşlardır. (Levililer, 26/12; Çıkış, 19/5-6).

“Ve onlardan nefret ettim. Fakat size dedim: Siz onların topraklarını miras alacaksınız... Ve bana mukaddes olacaksınız...” (Levililer, 20/24-26).

“İşte şimdi bildim ki bütün dünyada Allah yoktur, ancak İsrail’de vardır” (II. Krallar, 5/20).

Ayrıca (Tesniye, 23/20; Mezmurlar, 67/6; II. Samuel, 22/44-48) da Yahudi ırkının en üst ırk olduğunu belirten bölümlerdir.

Yahudiler Muharref Tevrat’ın bu hükümlerinden kendilerinin diğer milletleri ve kavimleri yönetme hakkına sahip olduklarına inanır, bunu savunur ve uygulamaya çalışırlar. Nitekim XIX. Yüzyıldan itibaren birçok büyük devleti sermayeleriyle yönettikleri inkâr edilemez bir gerçektir.

Fransız Yahudi Filozof Andre Neher,[2] “İsrail ilahi tarihin yeryüzündeki en üstün alametidir. İsrail dünyanın ekseni, can damarı merkezi ve kalbidir” diyerek ırkçı faşist düşüncelerini yazmaktan çekinmemiştir.[3]

“Bütün göklerin altında olan kavimler üzerine bugün senin dehşetini ve korkunu koymaya çalışacağım, onlar senin haberini işitecekler ve senin yüzünden titreyip kıvranacaklar” (Tesniye, 2/25).[4]

Bir not:

Diyarbakır, Çermikli bir Kürt olan ve Selanik’te Türkçülükle ilgili mecmua bastırıp dağıtarak Osmanlılarda Türkçülük hareketlerini başlatan, M. Ziya Gökalp’in hocası Emile Durkheim’in ve birlikte dergi çıkardıkları ortağı Moiz Kohen Tekinalp’in Yahudi olmaları tesadüf olmasa gerektir.

 

[1] R. Şentürk, Kadir Canatan,TDV. İslam Ansiklopedisi, 19. Cilt S. 124 .

[2] D: 1914 Fransa, Ö: 1988 Kudüs.

[3] Roger Garaudi, İsrail Mitler ve Rerör, Terc. Cemal Aydın, Pınar yayınları, İst.1996, s. 26. Bkz. Ramazan Yazçiçek a.g.e.

[4] R. Şentürk, Kadir Canatan, a.g.e.