Güneydoğu Torosların güneyinde yer alan ve uzun yıllar Malatya iline bağlı kadim bir ilçe konumunda olan Adıyaman’ımız, 1954 yılında il olur olmasına da…
Bazen keşke hala Malatya’ya bağlı kalsaydık diye hayıflanmıyor, keşke ilçe olmaya devam etseydik, il olmaya ne gerek vardı diye söylenmiyor değiliz…
Söylenmekte, hayıflanmakta haklıyız da. Çünkü beş büyük şehrin artasında sıkışıp kalmış, yeterince hizmet alamamış sıradan bir Anadolu şehridir Adıyaman.
Doğal olarak her şehrin gelişmesinin, büyümesinin, daha çok yaşanabilir bir yerleşim birimi haline gelmesinin birçok nedenlerinden birisi de ulaşımdır.
Yani bir il’in kara, deniz hava, demiryolu gibi çağın gereklerine uygun ulaşım ağları varsa ve en etkin şekilde toplumun hizmetine sunuluyorsa o il’in gelişmesi, büyümesi, büyük şehir konumuna gelmesi kendiliğinden olmaktadır.
Çağımızın olmazsa olmazlarından olan, özellikle ecdadımız Osmanlı döneminde “yol medeniyettir” diye tabir edilen ulaşım ağını Adıyaman yeterince geliştiremedi diye, bugün büyük şehirlerin arasında sıkışıp kalmaktadır.
Geçtiğimiz gün bir vesileyle Şanlıurfa’ya gitmiştim. Birkaç gün öncesinde Gaziantep’e düştü yolum…
Her iki il’in karayolu ağının çağın gereklerine uygun, iki gidişli iki gelişli durumunu görünce, yani duble yol olarak tabir edilen şekliyle gözlemleyince Adıyaman’ımızın yollarını film şeridi gibi gözlerimin önünden geçirdim ve bir Adıyamanlı olarak utandım!..
Şanlıurfa’dan Adıyaman il sınırına, Gaziantep’ten Adıyaman il sınırına dek bütün yollar bölünmüş yol, lakin söz konusu şehirlerin ulaşımını sağlayan il sınırlarımız içindeki yollar birçok noktada hala eskiden kalma bir gidişli, bir gelişli…
Yetkililere sorarsanız şunu diyeceklerdir: Çalışmalar devam ediyor, bölünmüş yolar yapılıyor, ulaşım alanında yatırımlar sürüyor…
İyi de, hangi çağda yaşıyoruz?
Çevremizdeki illerde ulaşım ağları bu kadar gelişmişken, bölünmüş yollarla, köprülerle, modern kavşaklarla ulaşım alanında muazzam yatırımlar yapılmışken neden Adıyaman’da hala demode olmuş, günümüz trafiğinin doğasına uymayan ilkel yollarla ulaşım sağlanıyor?
Cumhuriyet tarihi boyunca hep iktidar partilerine büyük oranda destek veren Adıyaman’ın kaderi böyle olmamalıydı…
40 yıldır ülkemizde devam eden terör olaylarına asla pirim vermeyen, farklı etnik yapıların, değişik mezheplerin iç içe yaşadığı ve buna rağmen “huzurun başkenti” olarak tabir edilen Adıyaman’a, bu makûs talih reva görülmemeliydi.
Burada anlatmak istediğim sadece ilimizin ulaşımı. Bunun yanı sıra hangi konuya neşter vuracak olursanız hep benzer sorunlarla karşılaşırsınız.
Bundan dolayıdır ki; keşke Malatya’ya bağlı bir ilçe olarak kalsaydık diye içimizden geçiriyor, bu nedenle sızlanıp duruyoruz.
Bu bakımdan çevremizde bulunan illerin hizmetlerini, gelişmişliklerini, modern yaşamlarını görünce bir Adıyamanlı olarak utanıyoruz!
Bilmem anlatabildim mi?
Bilal KARADAĞ