UNUTTUK…

Ne çabuk unuttuk…

Abone Ol

İnsanca yaşamanın bir lütuf değil, en temel hakkımız olduğunu unuttuk.
Üniversite bitiren, hatta iki üniversite diplomasına sahip gençlerin iş bulamadığını unuttuk. Geleceğe umutla bakması gereken gençlerimizin umutsuzluğunu, kaygılarını ve sessiz çığlıklarını görmez olduk.
Her gün bir kadın cinayeti haberiyle sarsılan bir ülkede yaşıyoruz. Bir zamanlar vicdanımızı ayağa kaldıran bu acılar artık birkaç gün konuşulup unutuluyor. Oysa her kaybedilen hayat, toplum olarak vicdanımızdan eksilen bir parçadır.
Tarımın geldiği noktayı konuşmuyoruz. Hayvancılık can çekişiyor. Bir zamanlar kendi kendine yeten köylerde bile insanlar süt, yoğurt ve diğer hayvansal ürünlere ulaşmakta zorlanıyor. Üretenin üretmekten vazgeçtiği, tüketenin ise temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı bir düzeni kanıksamaya başladık.
Tam da istenen bu değil miydi? Asıl sorunları unutmamız…
Oysa konuşmamız gerekenler çok açık: Bir babanın evine onuruyla ekmek götürebilmesi… Bir annenin çocuklarının geleceği için kaygılanmaması… Gençlerin diplomalarını bavullarına koyup yurt dışına gitmeyi tek umut olarak görmemesi…
Teknolojide, bilimde ve eğitimde dünyanın ön sıralarında olmayı hedeflemek neden hayal olsun? Yılda bir kez ailesiyle tatile çıkabilmek neden lüks sayılsın? Kişi başına düşen gelirin neden bu kadar düşük olduğunu sorgulamak neden rahatsızlık uyandırsın?
Ay sonunu getiremeyen emekliyi kim konuşuyor? Geçim derdiyle boğuşan asgari ücretliyi, küçük esnafı, çiftçiyi, iş arayan genci kim gerçekten dinliyor?
Sorunlarımızı unuttukça çözümler de bizden uzaklaşıyor. Gündem değişiyor, tartışmalar değişiyor ama hayatın gerçekleri değişmiyor.
“Böyle gelmiş, böyle gitmesin” diyoruz. Ancak bunun gerçekleşmesi için önce unutmamamız gerekiyor. Çünkü unutulan her sorun, büyüyerek geri dönüyor.
Toplumların en büyük kaybı yalnızca ekonomik sıkıntılar değildir; en büyük kayıp, sorgulama iradesini ve ortak vicdanını yitirmesidir.
Ve ne yazık ki…
Atı alan çoktan Üsküdar’ı geçti demek yerine, belki de kendimize şu soruyu sormanın zamanı geldi:
Gerçekten neyi konuşmamız, neyi hatırlamamız ve nasıl bir gelecek istediğimize karar vermemiz gerekmiyor mu?

{ "vars": { "account": "UA-91479741-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }