Şubat Ayı

Abone Ol

Merhaba yeni laptopum, seni alacağım derken hasta oldum yataklara düştüm. Vallahi abartı filan değil. Ne zor şeymiş değişim diye bir kez daha bana hatırlattı. On sekiz yıldır bir takoz gibi yanımda taşıdığım laptopuma elveda deme vakti geldi. En azından bundan sonraki yazılarımı buradan yazacağım kesin. Gerisini sonra düşünürüz.

Girişi yazdım ve bir kenara bıraktım yazıyı. Haftalar sonra kendimi biraz toparlayınca taksit taksit yazıyorum. Böyle gidiyor yalnızca bugün için yazı maceram. Buna da şükür. Üzerimde öyle bir ağırlık var ki canım hiçbir şey yapmak istemiyor. O yüzden olduğu kadar deyip yola devam ediyorum kendi dünyamın masal kahramanı olarak. Bakalım ne maceralar beni bekliyor. Malumunuz, astroloji yorumları özellikle Şubat ayı için hiç de iç açıcı değil.

Şubat ayı demişken asıl konumuz masa takvimindeki resme gelsin söz. Bu ayki resimde, ön planda kocaman, ahşap ve beyaza boyanmış bir masa var. Masanın üzerinde boy boy üç kâse dolusu elma duruyor. Kâselerin dışında da masaya yayılmış elmalar var. Elmalar sarı kırmızı tonlarında canlı canlı al beni ye dercesine. Masanın bir ucunda da sürahi mi yoksa vazo mu olduğu pek anlaşılamayan toprak rengi bir cisim görünüyor. Masanın aynı köşesinde ayakta duran, şapkalı bir erkek çocuk var. Bir kolu sandalyeye dayalı, bakışları yere yönelmiş, yüzü gölgeli. Daha fazla da yazasım gelmedi. Bu kadar bilgi yeter sanırım yapay zekânın yorumlaması için.

Gelelim yoruma o zaman:

Bu resim; modern sonrası-Figüratif anlatım ama klasik realizm değil. Etkilendiği damarlar:

*Geç Dönem Cezanne- kâseler, masa, meyve kompozisyonu

*Giorgio Morandi- vazo/ sürahi belirsizliği, nesnenin kimliğinin silinmesi

*Edward Hopper ( ruhsal olarak)- figürlerin yalnız ama dramatik olmayan hali

Ekol olarak:

*Duygusal Figüratif Modernizm

*Hafif varoluşçu resim

Ne değil?

*Empresyonizm değil (an değil, hâl)

*Sürrealizm değil (bilinçaltı uçmuyor, bastırılıyor)

* Natürmort değil (insan gölgesiyle kırılıyor)

Bu resim için şubat ayı neden doğru ay?

*Toprak uyanır ama üstü hâlâ soğuktur.

*Elma hâlâ durur ama dalda değildir.

*İnsan içinden geçer, dışarı çıkmaz.

Bu tablo bir geçiş ayı resmi. Ne kış manzarası ne bahar müjdecisi.

Dedik ve bu ayın da hakkını verdik. Bu ay itibariyle Roza’nın yeni bir eğitimine başladık. Roza bizim grup için bir şiir yazmış ve paylaşabileceğimizi söyledi. Öyleyse hazır yavaş yavaş şiire ısınmaya başlamışken gelin bu şiirle Şubat ayının bize güzellikler getirmesine niyet edelim:

“Bu yolculuğa çıkarken;

Yoldan keyif almak için

Neyi bırakmalıysan,

Kolaylıkla bırakasın.

Yolda neye ihtiyacın olacaksa;

İhtiyaçlarını her an duyasın, karşılayasın.

Yol arkadaşlarınla hemdem olasın.

Geçeceğiniz yollarda

Eşsiz manzaralar sizi karşılasın.

Geçtiğiniz yollarda

Bin türlü duygunun rengi kalsın,

Hikâyeleriniz kendini bulsun,

Birbirine karışsın,

Yeni hikâyeler doğursun.

Roza Erdem

{ "vars": { "account": "UA-91479741-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }