Sokaktaki insanlar arasında Suriyelilere bakışında farklılıklar söz konusu.
Farklıların olması da gayet normal, ama “merhametin bu kadarı da çok fazla” diyen kesim çok olunca, haliyle insan düşünmeden edemiyor.
İnsanlar, “biz onlara kucak açtık, onlara acıdık, acıyoruz, üzülüyoruz, onlara elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyoruz, ancak karşılığında bunları mı göreceğiz?” diyerek, yaralama, gasp, öldürme gibi konularda sitemlerini, kırgınlık ve kızgınlıklarını yüksek sesle dile getiriyorlar.
Hani kısmen de haksız değiller yani!
Belki olanlar, münferit hadiseler olarak değerlendirilebilir.
Sayıları yüzbinlerle ifade edilen evsiz, barksız yurtsuz, parasız-pulsuz insanların barındığı ve çalışmak zorunda oldukları bir yerde, böylesine bazı olaylar tezahür etmesi beklenebilir.
Ancak önemli olan, kendilerine her konuda yardımcı olan insanların bakış açılarını ve yardımsever duygularını zedeleyecek şekilde kin ve nefret besleyecekleri hadislerden uzak kalmalılar.
Kendilerine tanınmış olan imkânları hiçe sayarak, eline fırsat geçtiğinde, size en feci bir şekilde kötülük yapacak, kadar gözü dönmüş, vicdansız, merhametsiz ve kadir kıymet bilmede, acımasız bir şekilde, insanların yaşam tarzlarına musallat olmak doğru bir şey değildir. Ancak bazılarının böyle olması, hepsinin aynı olduğu anlamına gelmez.
Memleketimizin birçok yerinde, ölümlere kadar giden bir takım münferit olaylar olmaktadır.
Elbette kurunun içinde yaş olanlar da yanmaktadır. Yani iyiler elbette çoktur. Bunları o kendini bilmezlerin içerisinde değerlendirmek yanlış olur kanaatindeyim. Belki bir yerde toplanmış olsalar, sadece problem çıkardıkları yerle sınırlı kalabilecekler, ancak görünen o ki, yurdun dört bir yanında bu çığırından çıkmış, ahlaki değerleri olmaz hale geldiler. Gündelik yaşamlarını birilerini kandırarak, suiistimal ederek, kimilerini de birkaç kuruş uğruna bıçaklayarak, hatta öldürerek aramızda, halen ellerini kollarını sallayarak, bizlerden daha üst bir kimliklermiş gibi caka satarak, caddeleri, parkları istila etmiş gibi hareket ediyorlar..
Çoğu yerlerde, çimlerde, ulu orta yerlerde uzanmış, yan gelmiş yatıyorlar. Ellerinde çerez, kola destursuz etrafa saçarak, bağırarak, müzik çalarak, utanmadan, sıkılmadan kahkaha, naralar atıyorlar…
Bu işin böyle devam etmesi çok zor görünüyor. Bir yerlerde tıkanıp kalacaktır.
Bazıları gruplar halinde gezip tozarken, birçok olumsuzlukların müsebbibi oluyorlar.
İster istemez, kendini bilmez, her rezilliği ve kepazeliği yapacak huy ve karakterde olan bazı kişilerin yaptıkları münferit olaylarla, Suriyelilerin tamamına mal etmek akıl karı olmasa gerek. Elbette içlerinde iyi insanlar da vardır. Güney ve Güneydoğu hatta diğer birçok ilde kayıt dışı olarak insanların arasında yerini olan bazı gençler, yaptıklarıyla memlekette çok derin yaralar açıyorlar. Ahlaki bazı değerler yitirilmeye başlandı. Evlilik müesseseleri tehlikeye girdi. Kim kimin nesidir, kolay tespit edilemediğinden, ilişkilerin gelişi güzel olduğu söylenmektedir.
Toplum, hırsızlık, fuhuş, hastalıklar, gerginlik, güvensizlik, dilencilik, gammazlama, şantaj vb. çirkinlik ve çirkef durumlarla karşı karşıya kalmaktadır
Bir türden olanların önüne geçilemiyor.
Suç işliyorlar ceza yok, adam öldürüyorlar kimlikleri yok.
Araçlarla kaza yapıyorlar plakaları yok.
Dilencilikte yakalanıyorlar, verilecek müeyyideler yok.
Her gün sayıları artmaktadır.
Sonunun nereye varacağı, âdeta bir muamma.
İyi niyetler, yardımsever duygular baltanıyor.
Artık insanlar, bazıları yüzünden tamamına farklı gözlerle bakmaya başladı.
Hâlbuki birkaç Suriyelinin yüzünden, bütün Suriyeliler aynı kategoriye konulup, suçlu sayılamaz.
Bazıları, ufak ufak başlayan kıvılcımlarla, büyük olaylara zemin hazırlıyor gibi.
Belki şimdi savaş var, güvenli bir ortam yok diye kalıyorlar; ama yarın savaş biter, huzurlu bir ortam oluşursa, gidecekler mi?.. O da belli değil.
Belki zamanla vatandaşlık alacaklar, belki namusuyla çalışacaklar, ama bazıları da bu zaaftan faydalanacaklar ve birtakım olaylarla nemalanma yoluna gidecekler. Belki de toplumsal bir infiale sebep olacakladır. Bir an önce buna bir önlem alınması ve çözümler bulunması gerekir.
İleride telâfisi güç sorunlarla karşı karşıya kalabiliriz.
Nereye kadar bu böyle devam edecek.
Sahi, ne olacak bu işin sonu?..
Kerim BAYDAK
kbaydak61-artan@hotmail.com