Değerli Yol Arkadaşlarım,
Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset, koltuk için yapılmaz.
CHP’de siyaset; bedel ödemeyi göze alanların işidir.
Bu partinin oylarıyla seçilip, sonra başka adreslere göz kırpmak ahlaki değildir.
Bu tutum sadece partiye değil, oy veren seçmene ihanettir.
Bunun adı siyaset değil, fırsatçılıktır. Elbette insanlar istedikleri siyasi partide siyaset yapabilir. Ama seçildikleri partinin seçmelerine, iradesine saygı duymak zorundadır.
CHP’de siyaset yapmak zordur.
Çünkü burada duruş gerekir.
İlke gerekir.
Cesaret gerekir.
Emeğiniz görmezden gelinebilir.
Yıllarca sahada çalışırsınız, yok sayılabilirsiniz.
Ama şunu herkes bilmelidir:
Bu parti, kişisel hesaplarla değil; örgütlü mücadeleyle ayakta durur.
Ben bireysel çıkarların değil, toplumsal çıkarların tarafındayım.
Ve bunu açıkça söylüyorum.
Yaşananlar bize bir kez daha göstermiştir ki;
Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurtuluşu ön seçimdir.
Neden Ön Seçim?
Çünkü ön seçim;
Örgütün iradesidir.
Üyenin sözüdür.
CHP’nin vicdanıdır.
Gücünü üyeden, halktan almayan hiçbir yapı başarılı olamaz.
Adaylar masa başında değil,
genel merkez koridorlarında değil,
üyenin önünde belirlenmelidir.
Ben yukarıdan dayatılan siyaseti kabul etmiyorum.
Ben, örgütün iradesinin yok sayılmasına razı değilim.
Yıllardır sahada olan,
örgütle omuz omuza yürüyen,
halktan kopmayan,
kadınların eşit temsili için mücadele eden biri olarak söylüyorum:
Kadınlar İçin;
Siyasette kadının adı çoğu zaman yok.
Ama sahada kadınlar var.
Kapı kapı gezen kadınlar var.
Seçimi sırtlayan kadınlar var.
Bu emek görmezden gelinemez.
Bu düzen böyle devam edemez.
Bu mücadele sadece benim değil;
yıllardır yok sayılan, ötelenen, ama vazgeçmeyen tüm kadınların mücadelesidir.
Kadınları vitrine koyan değil,
karar mekanizmalarına sokan bir siyaset istiyoruz.
Ve bunu talep etmiyoruz; hak olarak görüyoruz.
Örgüt İçin;
Benim siyaset anlayışım nettir:
İlçe örgütü yok sayılamaz.
Mahalle emekçisi harcanamaz.
Gençlik susturulamaz.
Üye bu partinin figüranı değildir.
Üye bu partinin sahibidir.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar yürüyüşü,
üyenin iradesiyle mümkündür.
Üyeyi dışlayan hiçbir anlayış bu partiyi iktidara taşıyamaz.
Milletvekili adaylarını üyeler belirlemelidir.
Bu konuda geri adım yoktur.
Bu bir kişisel talep değil,
CHP’nin geleceğine dair bir zorunluluktur.
Çoğulcu demokrasi lüks değil, mecburiyettir.
Ortak akıl olmadan başarı olmaz.
Buradan açık çağrımdır:
Gelin, Adıyaman’da ön seçime gidelim.
Gelin, bu partiyi yeniden üyeyle buluşturalım.
Gelin, CHP’yi korkmadan, çekinmeden büyütelim.
Bu mücadele bitmedi.
Bu mücadele yeni başlıyor.
#CHP #ÖNSEÇİM