“Cenab-ı Allah ilmi okuyana, makam ve mevkii dilediğine verir” babındaki halk arasındaki söylem nükteli olduğu kadar okkalı ve yerinde bir söz.
Bunun en büyük örneği; hak etmediğin halde senin o makamda bulunuyor olmandır azizim!
Kayda değer mürekkep yalamamış olmana rağmen, yıllardır önemli bir makamda bulunuyorsun!..
Meşgul etmiş olduğun o koltuk, normalde kendini ilme verip diz çürütenlerin olması gerekirken, hasbelkader sen orada bulunuyor hem de yıllardan buyana meşgul ediyorsun!..
O makamın hakkını bihakkın veremediğin, o koltuğu layıkıyla dolduramadığın, o konumu yeterince temsil edemediğin adalet anlayışından da belli azizim!
Orayı layıkıyla temsil edemediğin gibi, himayendeki emekçilerin de tümüne aynı yaklaşımı göstermemekle adaletsizliğini ifşa ediyorsun!..
Kimisine canciğer oluyor, kimisine de eski hükümet komiserleri gibi kaşını çatarak, nurdan nasiplenmemiş yüzünü buruşturarak türlü menfiliklerle itham ediyorsun!..
Daha da önemlisi; emek sarf etmeyeni, beceri adına en ufak bir efor göstermeyeni Karunlaştırıyorsun, öbür yandan çalışanın, didinenin, gayret gösterenin hakkını vermediğin gibi, çenesi düşük koca karılar gibi dır dır ederek azmini kırıyorsun!..
Yapmış olduğun o talihsiz söylem ve eylemlerin adaletsizliğin ve zulmün dik alasıdır azizim!..
Tarihin derin dehlizlerine göz atarsan zalimlerin ve zulümlerin payidar olmadığını rahatlıkla görebilirsin ama nerede sende o bakma ve anlama kabiliyeti!..
Benden sana tavsiyem; adaletsizlikle cüruflaşan söylem ve eylemlerini nihayete erdir. Nihayete erdir ki işgal etmiş olduğun o makamdan bir gün ayrılınca şu gök kubbede senin adına hoş bir seda kalsın. Esamen hayırla yâd edilsin. Toplum içine girebilme meziyetin bulunsun…
Yok, eğer böyle devam eder, türlü olumsuzluklara düçar olmaya devam edersen, o koltuktan düştüğün gün, kuyruğuna teneke bağlanarak sokak sokak kovalanan kaybetmiş muhtarın zelil durumuna düşmüş olursun!..
Bilal KARADAĞ bkaratag02@hotmail.com