Miadını Dolduran Siyaset mi, Yoksa Değişim Zamanı mı?

Abone Ol

Demokrasi, hiçbir ismin vazgeçilmez olmadığı bir yönetim biçimidir. Sandığın en önemli mesajı da budur. Bugün iktidarda olan yarın muhalefette olabilir; dün muhalefette olan ise milletin iradesiyle ülkeyi yönetebilir. Esas olan kişiler değil, milletin iradesidir.

Bugün Türkiye'nin en büyük gündemi ne dış politikadaki söylemler ne de liderlik tartışmalarıdır. Sokaktaki vatandaşın gündemi geçimdir. Emeklinin gündemi maaşıdır. Memurun gündemi alım gücüdür. Asgari ücretlinin gündemi ay sonunu getirebilmektir. Çiftçinin gündemi üretim maliyetleri, esnafın gündemi ise ayakta kalma mücadelesidir.

Özellikle dar gelirli vatandaşlar ve emekliler, son yıllarda artan hayat pahalılığı karşısında ciddi bir ekonomik baskı hissetmektedir. Maaşlara yapılan artışlar çoğu zaman enflasyonun gerisinde kaldığı düşüncesiyle eleştirilmekte, temel ihtiyaçlara gelen zamlar vatandaşın bütçesini zorlamaktadır. Vergiler, cezalar ve sürekli yükselen yaşam maliyetleri toplumun geniş kesimlerinde rahatsızlık oluşturmaktadır.

Bir ülkenin gerçek gücü, sadece uluslararası arenada anlatılan başarı hikâyeleriyle değil; kendi vatandaşının refahı, huzuru ve geleceğe güvenle bakabilmesiyle ölçülür. Dünya çapında saygınlık elbette önemlidir. Ancak mutfakta yangın varsa, vatandaş pazara file dolduramıyorsa, emekli ilacını almakta zorlanıyorsa bu sorunların çözümü öncelikli olmalıdır.

Türkiye, tek bir lidere mahkûm değildir. Bu millet tarih boyunca pek çok devlet adamı yetiştirmiştir. Adnan Menderes, Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Alparslan Türkeş, Necmettin Erbakan ve daha birçok siyasetçi farklı dönemlerde milletin desteğiyle ülke yönetiminde söz sahibi olmuştur. Her dönem kendi liderini ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle "alternatif yok" anlayışı, demokratik kültürle bağdaşmaz. Demokrasi alternatif üretme rejimidir.

Hiçbir siyasi kadro sonsuza kadar görev yapmaz. Önemli olan görev süresinin uzunluğu değil, milletin beklentilerine ne kadar cevap verebildiğidir. İktidarlar da muhalefetler de millet için vardır. Vatandaşın yaşam standardını yükseltemeyen, ekonomik sıkıntıları gideremeyen her yönetim doğal olarak eleştirilir. Bu eleştiriler demokrasinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Toplumun beklentisi kutuplaşma değil, çözüm üreten bir siyaset anlayışıdır. İnsanlar kavga değil huzur, slogan değil refah, vaat değil sonuç görmek istemektedir.

Son sözü yine millet söyleyecektir. Demokrasi bunu gerektirir. Sandık günü geldiğinde vatandaş; kimliğine, inancına, siyasi görüşüne bakmaksızın vicdanıyla kararını verecektir. Milletin iradesi her şeyin üzerindedir. Değişim gerekiyorsa onu da millet yapacaktır; devam kararı verilecekse ona da yine millet karar verecektir. Çünkü demokrasilerde asıl güç siyasetçiler değil, millettir.

Mehmet Elçi

{ "vars": { "account": "UA-91479741-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }