MAYMUNUN ELİ İNSANIN BEYNİ !

Abone Ol
Asya'da maymun yakalamak için kullanılan bir çeşit tuzak vardır. Bir hindistan cevizi oyulur ve iple bir ağaca veya yerdeki bir kazığa bağlanır. Hindistan cevizinin altına ince bir yarık açılır ve oradan içine tatlı bir yiyecek konulur. Bu yarık maymunun elini açıkken sokacağı genişliktedir, bir şeyi avucuna alıp elini yumruk yaptığında elini dışarı çıkaramaz. Maymun, tatlının kokusunu alr, yiyeceği yakalamak için elini içeri sokar ve yiyeceği kavrar, ama yiyecek elindeyken elini dışarı çıkarması imkansızdır. Sıkıca yumruk yapılmış el, bu yarıktan dışarı çıkmaz. Avcılar geldiğinde, maymun çılgına döner ama kaçamaz.
Eğitim seviyesi ve coğrafyanın verdiği özellikler nedeniyle yaşam tarzını “kutsanan liderlere” ipotek ettirenlerin günümüz siyasetini belirleyen eğilimleri nedeniyle, anayasal hakların belli bir düşünce yapısına göre konumlandırılması, “devlet aidiyeti” noktasında sorunlar yaratıyor! Farklı aidiyetlerin “AYNI” renge boyanma girişimleri, düşünce farklılıkların terörize edilip, kitlelere tahakküm etme cüretleri cesaret buldukça maymun iştahlı bireyler yaratılmış, iktidarlar ise bu kullanışlı maşalar vasıtasıyla güçlerinin sınırlarını arttırmıştır.
Toplumdaki güdümlü bireylerin “AÇ” yanlarına yapılan rötuşlarla oluşturulan hegemonya nedeniyle, feodal toplum etiketli bireylerin düşünceden bağımsız davranış hareketleri durağan haldeyken, iktidar için sürekli bir hareket alanı sağlamış, günün koşullarıyla uyumlu yeni stratejiler geliştirilmiş ve sürekli gelecekte yaşatılan bir kitlenin avantajlarıyla “daimi iktidar olmanın yolu” din soslu şükürcü kitlelerin motivasyonuna endekslenmiştir. İktidarın havuzuna atılan bireylerin haklarından vazgeçip, güç odaklarının “EMİR ERİ” olma tutumları, ruhlarına ve fikirlerine vurulan prangalar nedeniyle özünden kopup, yarı ilahlaştırılmış muktedirlere kul olma bağımlılığı oligarkları cesaretlendirmiş, nihayetinde tuzağa düşmüş çaresiz av statüsünü normalleştirmiştir.
Toplum olarak sanayi devrimini es geçmiş, günün koşullarına uymayan davranış biçimlerimiz, yarı köle anlayışlarının esaretine alınmamızı kolaylaştırmıştır. Esaret topraklarına kök salmanıza sebep olan içimizdeki sürüye dahil olma ve gücün tahakkümüne girme bağımlılığımız, zihnimizi oligarklara tapulamış, özgürlüklerden kaçar hale getirmiştir. Özgür dünyanın silikleşen adımlarını takip eden yaşam şeklimizle, maymun iştahlı kast sistemi yaratıcılarının din argümanıyla kitleleri yetinir düzeyde tutması, aynı zihinsel döngüde patinaj yapmayı ortaya çıkarmış, gelişen dünya karşısında debelenme moduna hapsetmiştir.
Bilgi çağında ilerleyen medeniyetlerin müşterisi ve bir çok anlamda hizmetçisi olan ülkelerin gelişim adına gösterdikleri motivasyon, ironik neticelerle bezenmiş durumda! Maymunların dış dünyadan habersiz, her şeye malzeme yapıldığı şu süreçte insanların mecazi maymunlaşma yolunda ilerlemeleri ibret verici! Maymun çiçeğinin dünyayı korkuttuğu şu kaotik dönemde zihinsel karantinaların mutasyon hali varyantlar geliştirdikçe, insanlığın zihninde esaret filizleri kök salmakta muktedirler türemekte ve dikta ruhlu yönetimlerin yolu açılmaktadır
Şu halde maymunu tutsak eden hiç bir şey yoktu! Onu sadece kendi bağımlılığının gücü tutsak etmiştir. Yapması gereken tek şey elini açıp yiyeceği bırakmaktı. Ama zihninde aç gözlülüğü o kadar güçlüdür ki bu tuzaktan kurtulan maymun çok nadir görülür. Bizi tuzağa düşüren ve orada kalmamıza neden olan şey, arzularımız ve zihnimizde güç sahiplerine bağımlı oluşumuzdur. Din soslu vatan edebiyatlarıyla bireyleri tutsak eden, gün geçtikçe iktidarları için her yolu mübah gören muktedirlerin, bizi maymuna çevirdiği şu anlamsız döngüde zihnimizdeki kelepçelerden kurtulmak anayasal görev olmalı! Maymunun eliyle insanın beyninin birbirine çok şey anlattığı ironik benzerliğin ders verici yönü vurgulanmalı, köleleştiren süreçlerin kökeni hangi düzen kurucularının tezgahından çıktığı belirlenmelidir. Yaşamak istiyorsak tabi!
DİPNOT:
Adamın biri bilge bir kral olmakla ün salmış kralın yanına gider. Krala şunu sorar, "Efendim söyleyin bana hayatta özgürlük var mıdır?"
Kral "Elbette," der. "Kaç bacağın var senin?" Adam soruya şaşırarak "iki efendim," der. Kral "Pekala, tek bacağının üstünde durabilir misin?" "Elbette" diye cevap verir adam. Kral "O halde hangi bacağın üstünde duracağına karar ver." Adam biraz düşünür ve sol bacağı üstünde durmaya karar verir, ''Tamam,'' der kral "Şimdi de öteki bacağını kaldır." Adam şaşırır "Bu imkansız kralım," der.
"Gördün mü," der kral, "Özgürlük budur. Sadece ilk kararı almakta özgürsün. Ondan sonrasında değil!
Gücümüzün sınırları dahilinde özgürlüğümüze sahip çıkalım!