‘Her yılbaşında HAYTAP’ın çıkardığı masa takvimini alırdım. Bu sene ara ara bulamadım. Neden? Çünkü sokak hayvanları katledildiği için fotoğrafı çekilecek hayvan kalmadı ki sokakta. Şimdilik bu konular beni aşıyor,”diye başladım yazıma. Bunların benim senaryom olabileceği ise çok sonra geldi aklıma. Nitekim takvim çıkmış, sadece benim her yıl aldığım yerlerde satılmıyormuş. Durum bu kadar vahim. Yazıp çiziyorum ve oynuyorum. Allahtan şimdi olduğu gibi bazen yanılsama olduğunu fark ediyorum.
Çözüm kısmında ne yapabilirim dedim ve karşıma Nesin Yayınevi’nin “Ressamın Dünyası “ adını verdiği masa takvimi çıktı, ben de aldım. Yeni araştırma alanlarımdan biri resim olunca fiyatı dışında kararsızlık yaşamadım. Sonra da değer dedim kendimce. Çünkü tablolar çok hoşuma gitti. Gücüm ve istekliliğim yeterse ay ay paylaşacağım sizlerle ayrıntıları. Tabii olmazsa olmazımız ne? Kendi üzerimizden olacağı için anılar ve tespitler gırla gidecek.
Takvimdeki Ocak ayında koca bir sehpa, sehpanın üstünde koca koca çiçekler ve kocaman dişi bir kedi ön planda. Arkadakadınlı erkekli kalabalık aristokratlar sınıfından insanlar var. Sanırım bar gibi bir yerdeler. Çünkü içki şişesi de görünüyor. Yapay zekânın verdiği bilgiler şöyle ayrıntılardan yola çıkarak:
Ressam& Akım Çağrışımı
Bu resim şunları çağrıştırıyor:
Edouard Manet / Degas çevresi
• Kalabalık, iyi giyimli aristokrat topluluk
• Salon atmosferi
• Sehpa, çiçekler, iç mekân
• Resimde “bakış” ve “ön plan“ vurgusu
Belle Epoque (19.yy sonu- 20.yy başı)
*Kadınlı erkekli zarif sosyete
*Hafif teatral duruşlar
*Gündelik ama seçkin bir an
Vallahi bir de ayın niyeti çıktı ki ortaya, bana teşekkür etmekten başka şey kalmıyor. Niyet metni şöyle:
“Gürültünün içinde kendimi kaybetmeden var olmayı seçiyorum. Herkes rolünü oynarken ben merkezimde kalıyorum. Bana ait olmayan yükleri masada bırakıyor, sezgimi rehber, sınırlarımı dost ediniyorum. Bu ay acele etmiyorum; doğru bakış beni zaten buluyor.”
Bu güzel niyeti de aldım kabul ettim ve Ocak ayı ilerliyor. Biraz önce yeni bir eğitime kayıt oldum. Fakat eğitimin gecesi ile koro gecesi kesişti bu sefer. O yüzden koroyu bırakmaya karar verdim. Henüz hocama söylemedim ama Allahtan kayıt yaptırırken önceliğimin masal anlatıcılığı ile ilgili olduğunu belirtmiştim. Her zamanki anlayışına güveniyorum. Neyse kizamanlama tam denk geldi. Konser yenice verildiğinden bir sonraki için yolun başındaydık. Yeni repertuarda parçalar Sezen Aksu ağırlıklıydı. Benim içime işleyen birkaç dizeyle de koroya sevgilerimle veda edeyim o zaman:
“Ne kadar az yol almışım
Ne kadar az yolun başındaymışım meğer
Elimde yalandan kocaman rengârenk
Geçici oyuncak zaferler
Ne kadar az yolun başındaymışım meğer
Elimde yalandan kocaman rengârenk
Geçici oyuncak zaferler “
Evet, şiir diliyle böyle karşılık buldu duygularım. Masal diliyle de olsa olsa derim ki:
“ Az gittim uz gittim. Bir de dönüp arkama baktım ki bir arpa boyu yol gitmişim.”
Teşekkürler hayat, yeni yıla girmeme eşlik ettiğin için. Teşekkürler hayat resimle ve şiirle barışmama aracı olan fırsatlar yarattığın için. Sevgilerimle...