MADIMAK’IN ATEŞİ HÂLÂ SÖNMEDİ!

Abone Ol

Takvimler 2 Temmuz 1993'ü gösterdiğinde Sivas'ta yalnızca bir otel yanmadı; insanlık, vicdan ve Cumhuriyet'in aydınlanma birikimi de hedef alındı. Madımak Oteli'nde yaşamını yitiren 33 aydın, sanatçı ve düşünce insanı ile 2 otel çalışanı, karanlığa teslim olmadıkları için bugün hâlâ milyonların vicdanında yaşamaktadır.

Madımak Katliamı, gericiliğin, fanatizmin ve nefret siyasetinin nelere yol açabileceğini gösteren en acı olaylardan biridir. İnsanları düşünceleri, inançları ya da yaşam biçimleri nedeniyle hedef alan anlayış, yalnızca o günkü canları değil, Türkiye'nin demokratik geleceğini de yaralamıştır.

Aradan geçen yıllara rağmen Madımak'ın acısı dinmedi. Çünkü adaletin tam anlamıyla sağlandığına ilişkin toplumsal vicdanı tatmin eden bir duygu oluşmadı. Oysa gerçek bir demokrasi, geçmişin acılarıyla cesaretle yüzleşebilen toplumların eseridir. Unutmak değil; hatırlamak, hesap vermek ve bir daha yaşanmaması için mücadele etmektir.

Bugün laikliği savunmak, yalnızca bir anayasal ilkeyi savunmak değildir. Laiklik; herkesin inancını özgürce yaşayabildiği, kimsenin inancından ya da kimliğinden dolayı ötekileştirilmediği eşit yurttaşlık düzeninin güvencesidir. Demokrasi ise ancak özgür düşüncenin, sanatın, bilimin ve eleştirel aklın korkmadan var olabildiği bir ülkede yaşayabilir.

Madımak'ta yitirdiğimiz canların anısına sahip çıkmak; emeğin sömürülmediği, hukukun üstün olduğu, özgürlüklerin güvence altında bulunduğu, barışın ve kardeşliğin egemen olduğu bir Türkiye mücadelesine sahip çıkmaktır. Cumhuriyet'in aydınlanma değerlerini, sosyal adaleti ve halkın eşitlik talebini savunmak, geçmişe olduğu kadar geleceğe de borcumuzdur.

Madımak'ın ateşi, vicdan sahibi insanların yüreğinde hâlâ yanıyor. O ateşi söndürecek olan ise kin değil; adalet, demokrasi, laiklik, eşitlik ve insan haklarına bağlılıktır.

Sivas Madımak Katliamı'nda yaşamını yitiren tüm canları saygıyla anıyor, onların düşlediği özgür, laik, demokratik ve adil Türkiye idealini yaşatmanın ortak sorumluluğumuz olduğunu bir kez daha hatırlatıyorum. Ve unutulmamalıdır ki insanlık suçunun zaman aşımı olmaz!…

{ "vars": { "account": "UA-91479741-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }