KURBAN DEĞİL, ÖNCE NEFSİNİ KES

Abone Ol

Kurban aslında sadece bir ibadet değil, insanın vicdanıyla yüzleşmesidir. Bayram sabahı kesilen şey sadece bir hayvan olmamalı; insan biraz da içindeki kötülüğü, kibri, hırsı ve merhametsizliği kesebilmeli.

Bugün birçok kişi kurbanın şekliyle ilgileniyor ama özünü kaçırıyor. Oysa mesele sadece ne kestiğin değil, hayatında neleri bırakabildiğindir.

Haram yemeye devam edip, kul hakkını görmezden gelip, insanları diliyle, düşüncesiyle ya da kimliğiyle ayırıp sonra “ibadet ettim” demek vicdanı tam olarak rahatlatmıyor. Çünkü ibadetin değeri biraz da insanın hayatına ne kattığıyla ölçülür.

Bir yandan kurban keserken diğer yandan bir cana eziyet etmek, bir insanın kalbini kırmak, adaletsiz davranmak; bayramın ruhuyla pek bağdaşmıyor. Çünkü kurban dediğin şey biraz merhamet, biraz paylaşmak, biraz da insan olmayı hatırlamak demek.

Belki de bugün en çok kesmemiz gereken şey öfkemiz, kibirimiz ve bencilliğimizdir. İnsanların hakkını yiyen düzeni, ayrımcılığı, vicdansızlığı bırakmadan kesilen kurban sadece sofraya gelen etten ibaret kalıyor.

Çünkü Allah’a ulaşan ne kandır ne et… Asıl ulaşan şey insanın niyeti, vicdanı ve samimiyetidir.

Kurbanınız makbul, bayramınız mübarek olsun.

{ "vars": { "account": "UA-91479741-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }