Kentimiz Kendimiz

Abone Ol

Mübarek Ramazan ayının son günlerini idrak ederken, kalbimizdeki iyilik ve merhametin, amelimizdeki itaat ve ibadetin artarak diğer aylara, bütün bir ömrümüze sirayet etmesini, yapılan dua ve ibadetlerin de kabul edilmesini yürekten diliyorum.

El insaf!

Hem kendimize hem birbirimize hem de başkalarına karşı tavır düşüncelerimizi ifade ederken en azından “insaf” ölçülerini mutlaka gözetmemiz gerekir.

Aynı zamanda toplumumuzun huzur ve selameti için çok önemli olan bu anlayış bizleri önyargılardan ve ön kabullerden de korur. Genellikle de merhamet kelimesi ile yan yana kullanılır.

Bu yüzden eskiler “el insaf” sözünü sık sık kullanırdı.

Devlet Hastahanesi hemen ve mutlaka yapılmalı

Turgut Reis Mahallesindeki Eski Devlet Hastanesi yıkılalı muhtemelen 4 yıl oldu. O günden beri yerine yapılacak yeni bir hastahanenin beklentisi ve tesellisi içerisindeyiz. Normal şartlarda acil ihtiyaç olan hastahanenin pandemi sürecinde katlanarak daha da ihtiyaç haline gelmesi olayı çok önemli hale getirmektedir. Bu arada 150 yataklı diye konuşulan bu hastahanenin yatak sayısının mutlaka arttırılması gerekir. Her şehirde birçok hastahanenin hatta şehir hastanelerinin olduğu düşünülürse bu talebin haklı ve yerinde olduğu anlaşılır.

Sürekli gündeme gelen bu ihtiyaç, geçtiğimiz günlerde iki vekilimizi neredeyse karşı karşıya getirdi.

Bu vesile ile süreç hızlanır belki.

Ortak paydamız Adıyaman olduktan sonra, Adıyaman’ın iyiliği ve güzelliği için gerekirse tartışılmalı.

Sonuçta ikisi de Adıyaman’ın milletvekili.

Bu tartışmanın şehrimizin yararına olacağı kanaatindeyiz.

Hatta sadece bu hastahanenin yapılması ile de yetinilmemeli. En azından Altınşehir Mahallesine yani Eğir Çayı’nın batı tarafındaki bölgeye de bir hastahane yapılmalı.

Şehrin tarihine bigâne kalmak

Çok ama çok uzun zamandır ilgisiz ve bakımsız kalan Tarihi Çarşımızda son yıllarda bir hareketlilik yaşanmakta. Bundan yıllar önce Demirci Pazarına inen sokağa uzay çatı denen bir şey yapılmıştı. Mekâna ve dokuya uymayan, tuhaf ve alakasız bu yapı hala anlamsızlığını korumaktadır. Bu arada bu yapı da dokuya uygun hale getirilmeli.

Aslında Ulumoğlu Türküsüne dönen yerlerimizden biri de bu çarşı.

Burası ile alakalı birçok kez dile getirdiğimiz bir konu daha var ki, tam fecaat ve hatta trajikomik.

Onca sokaktan biri olan, halı, kilim, yolluk, oturulacak vb. şeyler satılan Oturakçı Pazarının adını siz tutun bütün çarşı için kullanın.

Tuz Hanındalar ama Oturakçı Pazarı diyorlar. Demirci Pazarındalar ama Oturakçı Pazarı diyorlar. Tüccar Pazarındalar, Boyakçı (Boyacı-kumaş ve iplik boyayan esnaf) Pazarındalar ama Oturakçı Pazarı diyorlar.

Bunu defalarca gündeme getirdik, yazdık, çizdik, söyledik, yüzlerine ifade ettik…

Ama özellikle de şehrin üst düzey yöneticileri nedense ısrarla tüm çarşıya Oturakçı Pazarı diyor, demeye devam ediyor.

Buna şehre, tarihine ve değerlerine bigâne kalmak demezler de ne derler?

Yoksa kasten mi böyle yapılıyor?

Tuz Hanı meselesinde ise sözün bittiği yerdeyiz. Çok şey söylendiği için başka söze gerek yok. Keşke proje ilk hali ile gerçekleşseydi.

Spekülasyon

Halkın, konuya ya da şehre ilgi duyan, gönül veren dolayısıyla da kendilerince topluma ve şehre daha iyisini isteyenler, eleştiri, tespit ve görüşlerini ifade eden, kamuoyu ile paylaşanlar için “spekülasyon” ifadesini kullanmak doğru bir ifade değil.

Varsa art niyetliler, varsa spekülatörler, varsa maksadı bağcı dövmek olanlar, ayıklanmalı. Sapla saman ayrılmalı.

TDK sözlüğünde “Vurgunculuk, saptırma ve kurgu” anlamına gelen bu sözü kullananlar ya sözcüğün gerçek anlamını bilmiyor ya da birileri onları yanıltıyor.

Sehven söylendiği düşünülse de kabul edilebilir bir şey değil.

Emin olun spekülasyon, manipülasyon gibi kelimeler bu gündeme, bu ortama uymuyor.

Millet Bahçesi

Şehrimize ayrı bir hava, ayrı bir güzellik katacak olan Millet Bahçesi çalışmalarını görmek şehir adına mutluluk verici.

Aynı zamanda şehrin girişindeki, (ki başka girişi yok) çirkin görüntünün ortadan kalkması demek olan bu çalışmanın insanlarımızın yaşam kalitesini arttırmaya katkı sunacaktır.

Başta siyasilerimiz ve idarecilerimiz olmak üzere katkısı ve emeği olan herkese minnettar ve müteşekkiriz.

İnşallah ortaya şehre değer katan bir Millet Bahçesi olur. Şehrimizin ve insanlarımızın buna ihtiyacı var.

Bayramlık

Bu vesile ile Mübarek Ramazan Bayramınızı tebrik eder, ümmetimiz için, insanlık için, ülkemiz ve şehrimiz için hayırlara vesile olmasını, bayram tadında bir bayram olmasını, bu yazımı da bayram şekeri olarak kabul etmenizi dilerim.

Son söz olarak derdimizin üzüm yemek olduğunu da ifade edelim. Çünkü kentimiz demek kendimiz demektir.

Kalın sağlıcakla.