Kendime Doğru

Abone Ol

İnsan bazen kendinden uzaklaşmak için susar. Sonra bir gün, sustuğu yerde kendine rastlar.

Bugün Cuma.

Belki de yeniden başlamak, yeniden dönmek, yeniden kendine yaklaşmak için güzel bir gün…

Hayat acımasız ve yorucu. Bazen kendini çaresiz hissedersin. Ne yapacağını, nereye gideceğini bilemezsin. Sonra hiç beklemediğin bir anda bir kapı açılır.

Benim kapım, tasavvuf âlimleriyle hayata yeniden dönmek oldu.

Tasavvufta şöyle bir söyleyiş vardır; kalbin seni yönlendirir, özüne dön, arayıştan vazgeçme… Bir yerde okumuştum; insanın karşısına çıkan hiçbir şey tesadüf değildir. Her karşılaşma, aslında önümüzde açılan bir yol ayrımıdır. O yolun iyi mi kötü mü olduğunu her zaman bilemeyiz. İşte tam da orada, Yaradan'ın bize verdiği irade gücüyle seçimlerimizi yapar ve hayatımızı şekillendiririz.

Bazen bir iyileşme döneminden geçersin. Bazen bir ilaca ihtiyaç duyarsın. Benim en değerli ilaçlarımdan biri, geceleri sessizliğin içinde geçirdiğim tasavvuf saatlerim oldu.

Abdülkadir Geylânî (k.s.), Muhyiddin İbnü'l-Arabî (k.s.), İmam Gazâlî (r.h.) ve daha nice gönül insanının sohbetleri, sözleri ve öğütleriyle kendime yeniden umut aşıladım. Her gece başka bir cümlede durdum, başka bir sözde kendime rastladım. Bazen bir kelime düşündürdü, bazen tek bir cümle günlerce benimle yürüdü.

Belki de öze dönmek denilen o sırlı kapı, tam da burada açılıyor.

İnsan kendinden uzaklaştıkça yoruluyor. Kendine döndükçe hafifliyor.

Ve galiba benim yeniden yazmaya başlamam da bu gecelerin sessizliğinde oldu.

Artık okurla buluşmuş, raflarda yerini almış olan Lâmekân da işte biraz bu gecelerin, bu arayışın ve bu içsel yolculuğun ürünü.

Belki farkında olmadan, geceleri dinlediğim o sohbetlerde kendime sorduğum sorular; romanın sayfalarında başka hayatlara, başka zamanlara dönüştü. İnsan nedir? Nereye aittir? Geçmişinden kaçabilir mi? İnsan gerçekten bir yere sığar mı?

Bazen bir âlimin sözü, bazen gecenin sessizliği, bazen de içimde cevabını aradığım bir soru, Lâmekân'ın satır aralarına sızdı.

Bu yüzden Lâmekân benim için yalnızca bir roman değil.

Biraz arayış.

Biraz yolculuk.

Biraz da insanın kendi içine yaptığı o uzun dönüş.

Şimdi bu sayfada sesimi yeniden çıkaracağım.

Geçen zaman içinde ben de yoğruldum. Bazı şeyleri kaybettim, bazılarını yeniden buldum. Sustuklarım oldu, öğrendiklerim oldu. Hayatın bana öğrettikleriyle, gecelerin sessizliğinde dinlediklerimle biraz daha değiştim.

Piştim mi, bilmiyorum.

Ama biliyorum ki artık aynı İlknur değilim.

Şimdi, içimden geçenleri yeniden yazmaya geliyorum.

Belki bu kez, kendimden değil; kendime doğru yazacağım.

Bugünün Cuması, hepimize gönlümüzün kapısını aralayacak bir iyilik, içimize düşecek bir huzur ve kendimize dönecek bir yol nasip etsin.

Hayırlı Cumalar…

{ "vars": { "account": "UA-91479741-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }