|
Terör, açlık ve cahilliğin etkisiyle perişan olmuş Çoluk-çocuk, genç-ihtiyar soluğu gurbet ellerde almış Patates, pamuk, fındık ve kayısı toplayarak geçimini bulmuş Sağlığında ve hastalığında sahipsiz kalmış Ve göz göre göre ölüm döşeğinde uykuya dalmış Toprağım insanlarına Allah’tan rahmet diliyor Manevi huzurlarında saygıyla eğiliyorum ….. Ali YAŞAR / ADIYAMAN Kuş olur da uçar kirvem Gurbet ele göçer kirvem Irgat yürek can çekişir Ardından yas saçar kirvem Behey Brem… Yiğit Kirvem… Allah’ını sevem… Hali vaktin helak, varlığın yok olmuş… Nutkun kuru, kanın çekilmiş… Kırış kırış alnın, saçların dökülmüş… İçine göçmüş karnın, ihtiyar belin bükülmüş… Özün mahcup, gözlerin yerde… İyi kötüye mağlup, zulüm perde perde… Deli hoyrat estikçe yeller, kan kustukça diller solmuşsun, kol kanat salmışsın zalim derde… Keyfe keder vurulmuşsun vahh! Çifteli hedef olmuşsun namerde… Şahdamarına kurşun sıkılmış… Kaç yıl… Kaçıncı yüzyıl… Sabrına sirayet, uykuya aç dalmışsın… Nasıl dayanmışsın nasıl… Bir damla suya hasret, bir lokma aşa muhtaç kalmışsın… Koynuna yılanlar sokulmuş… Nemrutun laneti, İbrahim’in akıbeti mi karayazın… Et meşin kemik odun, ciğerin alev alev yakılmış… De ki; o kadar mı kolay, bu denli mi ucuz yaşam… “Kader” denmiş içinden çıkılmış… Doğrusu… Ne desen boş, ne yapsan baş ağrısı… Ettiğin lâf ağzına tıkılmış… Yat kösü vurulan tekme tokat, savrulan küfürler kalk borusu… Sürünen kıçına tenekeler takılmış… Göğün bulut, dağın haydut… Toprağın barut barut… El kıymetini ne bilsin oy, ne anlasın garip halinden… Elbet can çekişirsin ırgat yürek, birgün elbet helalleşirsin gurbet elinden… Omuzlarda sılaya yetişirsin tabut tabut… Hayata tutunan köklerin sökülmüş… Ecelin nefesi, ensende ılgıt ılgıt… Yer yer uzun hava, ekseri ağıt… Ah! Gülmedi dünyada yüzün, Duacıyım Yaradana, bari ahirette gülücükler dağıt… Başucuna mezar taşın dikilmiş… |