İKİNCİ MADDE: KÖTÜ SÖZ…

Abone Ol

Çocuklu bir aile kendi aralarında büyük küçük herkes için uygulanmak üzere aile içinde bazı cezalandırma kuralları tespit ediyor: 1)Tablet veya cep telefonunda oyun süresini aşmanın cezası, izleyen haftada hiç oynamamak, 2)Kötü söz söylemenin cezası 2 TL, 3)El yıkamamanın cezası 3 TL, 4)Bir işi ertelemenin cezası önem ve süresine göre 2, 5, 10 TL, 5)Çıkarılan kıyafeti ortalığa bırakmanın cezası 1 TL, 6)Klozet sifonunu çekmemenin cezası 5 TL, 7)Bu para cezalarını üç gün içinde ödememenin cezası 1 TL.

Bu yolla biriken paralarla sembolik te olsa evin ufak tefek ihtiyaçları karşılanıyor. Tabi ki amaç para cezalarını çoğaltmak değil, evin ihtiyaçlarını bu yolla karşılamak hiç değil. Sonuçta çocukların ödediği cezaların kaynağı da tabii ki ebeyenlerin verdiği cep harçlıkları. Asıl amaç, bu yolla disiplinli yaşamayı öğrenmek ve öğretmek.

Siyasetçi ve liderlerinin yukarıdaki yedi maddeden altısı konusundaki davranışlarını bilmiyoruz. Tek bildiğimiz bazılarının ikinci maddeye uymayıp kötü söz söyledikleri…

Kötü söze örnek olarak; alçak, şerefsiz, ahlaksız, adi, bozuntu, siyasi namustan yoksun, yalancı, düzenbaz, dolandırıcı, hırsız, sahtekar gibi sözleri sayabiliriz. Hem de çocuklarımızın, torunlarımızın, aynı zamanda kendi çocuklarının da gözü önünde… Bunların çocuklarımızın, torunlarımızın ağızlarını bozduğunu, kötü örnek olduğunu söylememiz, kabul etmemiz gerekir. Adına, şanına, makamına, partisine bakmadan… Ki böyle devam ederse yapılabilecek Uluslar arası Küfürbaz Toplum Yarışmasında(!) şampiyonluğu diğer ülkelere bırakmayız.

İlk paragraftan esinlenerek bir öneride bulunacağım; 1 Şubat 2016’dan sonra kamuya açık alanlarda veya medyada birbirlerine kötü söz söyleyen siyasetçi ve liderlerin bir ayda kaç defa kötü söz söylemişler ise, talep eden vatandaş başına her kötü söz için 1 lira para cezası tahakkuk ettirerek, bu sözlerin yayınlandığı tarih, yer, saat, yayınlanan medya organının adı ile birlikte kötü sözün ne olduğunu ilgili siyasetçi veya lidere veyahut aidiyet bağı içerisinde bulunduğu kurumun genel merkez veya il-ilçe başkanlıklarına telefonla veya e-maille bildirip banka hesabımıza gönderilmesini isteyelim. Bu paraları daha sonra da Kızılay gibi bir hayır kurumuna bağışlayalım. Veyahut kendisinin doğrudan Kızılay’a bağışlamasını, dekontu da bize göndermesini talep edelim. Tabii ki, aynı kötü söz için her talep eden vatandaş 1 TL hak ederken, sayısı yüz kişi ise toplamda 100, bin kişi ise toplamda 1000 TL’nı; siyasetçi veya liderleri ödemiş olacak. Ne yapalım? Nefsine hakim olsun, hiç te söylemesin.

Cezasını ödemekten kaçınacaklara karşı yaptırımımız ise izleyen seçimde partisine oy vermemek olabilir, medyada paylaşmak olabilir. Gelin böyle bir sivil harekete öncülük edelim, tepkimizi gösterelim. Bu yazıyı ve görüşlerimizi sosyal medyada yayınlayalım. Geri bildirimleri de alalım.

NOT: “Ambulansların diğer yüzü” başlıklı 13.01.2016 tarihli yazımız üzerine İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Emin Taş, yazıda konu edilen hususlara özen gösterileceğini ve gerekli uyarıların yapılacağını bildirdi. Ayrıca Adıyaman 112 Komuta Kontrol Merkezi Başhekimi Dr. Osman Küçükkelepçe ise telefonla arayarak talep ettiğimiz üzere ilgili personeli cezalandırma yoluna gitmeyecekleri taahhüdünde bulunarak uyarmaları için ek bilgi istedi. Sözümüzü yerine getirip ek bilgilerle birlikte görüntü kayıtlarını da whatsApp’la gönderdim, Dr. Taş’a da bilgi verdim. Yakın

ilgilerine teşekkür ederim.Çalışmaları yine objektif bakış açımızla izlemeye devam edeceğiz inşaallah…

{ "vars": { "account": "UA-91479741-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }