Gün Ensar Olma Günüdür

Abone Ol

 

Savaşların acımasızlıklarına düçar olan mağdurlara kucak açmak hem inancımızın, hem de insanlığın bir gereğidir.
            Geriye dönüp baktığımızda gerek ecdadımızın, gerekse insan olma vasfı taşıyanların her zaman mazlum ve mağdurların yanında yer aldığını görebilmekteyiz.
            İslam güneşinin ufukta belirmesiyle birlikte deliren Mekkeli müşrikler, Müslümanlara karşı en acımasız yüzünü gösterirken, o mağdur ve mazlum Müslümanlara Habeş Meliki Necaşi kucak açmış, himaye etmişti.
            Müslümanların kendilerine teslim edilmesine karşılık türlü vaatlerde bulunan Mekkeli müşrikleri, huzurundan kovan Necaşi; gayrimüslimdi.
            Bu manzaradan anlaşılan; yüreğinde zerre-i miskal dahi sevgi ve şefkat bulunan her insanın, mağdur ve mazlumların safında yer alması insan olmanın bir gereğidir.
Eğer öyle olmasaydı Müslüman olmayan Necaşi, müşrikleri huzurundan kovmaz, bilakis en ala ilgi ve alakayla şereflendirirdi.  
Muhacirlere kucak açan Medineli Ensarların örnek davranışları ise, anlatmakla bitecek gibi değil. Onlar, bütün dünyalıklarını gözünü bile kırpmadan Muhacirlerin önüne sermekle, insanlık tarihinin gurur abidesi olmuşlardı.
Bizim de yapmamız gereken şudur: Suriye’deki iç savaştan dolayı yerini yurdunu terk ederek, ülkemize gelip sığınan o per perişan insanlara şefkat ve muhabbetle kucak açmak, en güzel insanlık örneğini göstermektir.
Oysa biz bunu yapamıyoruz…
Son günlerde Reyhanlı’da yaşananları duyarken adeta kahroluyoruz. Star Gazetesi Yazarı Hakan Albayrak şunu iddia ediyor:
“Reyhanlı’daki patlamayla birlikte Suriyeli mülteciler saldırıya uğradı, kafaları taşla ezilip öldürüldü! İlçede yaşanan olumsuzluklar nedeniyle mülteciler Suriye’ye geri dönüyorlar!”
Akif’in dediği gibi; “Bu ne şiddet, bu ne celal?”
Bu gözü dönmüşlükle, hasımvari tavırlarla insanlık olgusundan fersah fersah uzaklaşmakla ecdadımızın kemiklerini sızlatıyorsunuz. Niçin birer Ensar ya da Necaşi olamıyoruz?
Çanakkale şehitliğinde Türkiyeli Mehmet ile Suriyeli Hüseyin yan yana yatıyor. Türkiyeli Mehmet ile Makedonyalı, Üsküplü, Filistinli, Libyalı ve daha nice Müslüman ülkenin Mehmetleri yan yana yatıyor. Onlar, yedi düvele karşı omuz omuza savışmış, şehit düşmüşler.
Onlar, Hz. Peygamber Efendimiz (sav)’in “Müslümanlar kardeştir” düsturuna uyum sağlamak adına dünyanın farklı coğrafyalarından gelerek, “Çanakkale Geçilmez” destanını yazarken, bizim de bugün Suriyelilere kucak açıp, birer Ensar olmamız gerekir ki, hiç değilse ahde vefa gösterdiğimiz bilinsin.
Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle…
{ "vars": { "account": "UA-91479741-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }