Ahval-i Pür Melalimiz

Abone Ol

                 Geçtiğimiz günlerde, İş-Kur Adıyaman İl Müdürlüğü tarafından 341 iş yerinde yapılan denetimlerde eleman ihtiyacı olduğu tespit edildiğine dair gazetelerde haber yapılmıştı.

Haberde, Adıyaman genelinde istihdamlı iş yerlerinde yüzde 8,5’inde 6 bin 238 kişilik açık iş olduğu belirtilmişti.

                Aslında işsizlik oranının yüzde 10’un üzerinde seyrettiği ülkemizde ve ilimizde toplum açısından önemli bir sorun olarak karşımızda duruyor.   

                Türkiye’deki işsizlik sorununu tetikleyen birçok neden var elbet. Lakin en önemli nedenlerden birisi; geçmişte başlayan milli eğitimdeki kesintisiz eğitim sürecidir.

                Örneğin, kesintisiz eğitimin olmadığı yıllarda, ilk 5 yıl temel eğitimini tamamlayan öğrencilerin kimisi duruma göre eğitim hayatına devam eder, kimisi de okumaya meyilli olmadığından ötürü çeşitli mesleklere yönlendirilirdi.

                1990’ların sonlarında yasalaşan kesintisiz eğitimle birlikte meslek liselerin önü kesilmekle birlikte, gençlerin meslek hayatı akamete uğratıldı ve böylece küçük işletme sahipleri de çırak bulamıyor olmanın sıkıntısıyla karşı karşıya bırakıldı.

                Bu nedenle küçük ölçekli esnaflar günbegün çıraksızlıktan iş yapamaz duruma gelince, bir bir kepenk kapatmak durumunda kaldı.

                Ayakta kalanlar ise, kalifiye eleman bulamadığı için, doğal olarak kendi başlarına işlerini yürütmenin çabasına girdi.

                 Bu münasebetle özellikle küçük ölçekli işletmecilere darbe vurulmuş olmakla beraber, işsizlik rakamları da artmaya başlamış oldu.      

                Adıyaman özeline gelince, Organize Sanayi Bölgesi’nde zar zor ayakta durabilen birkaç işletme var. Onlar da işçilerin SGK primini bile ödemekte zorlandıklarını söylüyor.

                 Çünkü geri kalmış illerin ve bölgelerin kalkınması amacıyla sanayi yatırımlarına yönelik zaman zaman açılan teşvik paketlerinde Adıyaman sürekli es geçildi.

                Hak ettiği konumda değerlendirilmedi. Hep daha zengin illerle aynı kategoride değerlendirildi. Dolayısıyla söz konusu teşviklerden yeterince yararlanamadı.

                Zaten şehrimizde sulu tarım hemen hemen yok denilecek kadar az. Demiryolu da yok ki sanayici ürettiğini daha ucuza dışarıya taşıyabilsin.

                 Bütün bu olumsuzluklar şehrimizin hem küçük, hem de büyük ölçekli işletmelerini menfi manada etkilemiş oldu.        

                Durum böyle olunca artık ne küçük ölçekli esnaflarımız eleman arayışına girdi, ne de sanayicilerimiz işçi aramaya meyletti. Kısacası, kendi yağında kavrulmaya çalıştılar.   

                Anlayacağınız, var olan işyerleri, yetersiz eleman potansiyeliyle bir şekilde çarkı döndürmeye gayret ediyor.

                 Hal böyle olunca, İş-Kur yetkililerinin belirttiği gibi, istihdamlı işyerlerinde işçi açığı belirmeye başlamış oldu.    

                Diyeceğim o ki; işsizliğin arttığı ve gün geçtikçe yükselen istihdam açığının konuşulduğu, hatta ırgatlığın revaçta olduğu ilimizin ahval-i pür melali budur. Kime ne diyelim, kime ne söyleyelim?  

                Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle…

               

                  Bilal KARADAĞ

        bkaratag02@hotmail.com