Ak Parti’nin kuruluşundan buyana partide aktif rol alan iki önemli aktör, hep istedikleri gibi atını oynatmayı başardı.
Bunlardan birisi Dengir Fırat, bir diğeri Mehmet Erdoğan.
Erdoğan milletvekili olarak yerini bugüne dek hep korudu, Fırat genel başkan yardımcılığı konumuna kadar yükseldi.
Yalnız her başlangıcın bir sonu olduğu gibi, söz konusu siyasetçilerin de Ak Parti’de sonu geldi…
Dışarıdan göründüğü kadarıyla Dengir Fırat, bundan bir süre önce Kılçdaroğlu ile girmiş olduğu düelloda kaybetmiş görünüyordu.
Hâsılı, düellonun akabinde günümüze dek peyderpey partiden diskalifiye edildiği bilinen bir gerçektir.
Önce kendisine milletvekilliği verilmeyerek birazcık saf dışı bırakıldı. Akabinde 30 Mart’ta yapılan yerel yönetimler seçimleri sürecinde, amcazadesine adaylık verilmeyerek, Ak Parti’den tamamen uzaklaştırıldığı resmedildi.
Bilindiği üzere, yıllarca Adıyaman’da Mahmut Nedim Bilgiç’in engeline takılan Fırat, Milli Görüş saflarına katılarak meclise girmiş, daha sonra Ak Parti’ye geçerek, önemli bir konuma gelmişti.
Oysa bugün Ak Parti’de, Fırat ailesinin esemesi bile kalmamış oldu.
Mehmet Erdoğan’a gelince:
Erdoğan öteden beri Milli Görüş camiasındaydı. Ak Parti’nin kurulmasıyla birlikte o da Ak Parti’ye geçti ve milletvekili olarak bugüne kadar yerini hep korudu. Bununla birlikte Besni ve Tut ilçelerinde de önemli derecede söz sahibiydi.
Söylentilere göre; Mehmet Erdoğan, 2009 seçimlerinde Ak Parti’nin Besni Belediye Başkan Adayı olan İbrahim Öztürk’e karşı, CHP’nin adayı Fahri Serter’e çalışmıştı.
30 Mart seçimleri sürecinde ise İbrahim Öztürk’e adaylık verilmemesi için direnmiş, en nihayetinde Öztürk’ü saf dışı bırakmayı başarmıştı.
Öztürk ise, hiç vakit kaybetmeden hemen Saadet Partisi’nden aday oldu ve 30 Mart akşamı Besni’de zaferini ilan etmiş oldu.
Bu aşamadan sonra anlaşılan o ki; Öztürk’ün adaylığına karşı çıkan Mehmet Erdoğan da Ak Parti’den yavaş yavaş dışlanacaktır…
Ne diyelim, siyasetin kuralı budur: Oyunun kuralına göre oynamayanları affetmiyor, değirmen misali öğütüyor işte.
Bilal KARADAĞ