İnsanlar bir arada yaşarlar.
Bir arada yaşamanın bir takım kural ve kaideleri vardır.
Toplumun deneyerek, yaşayarak ortaya koyduğu bu kurallara uymaksa, toplumuz oluşturan bireylerin asli görevleri arasında sayılmaktadır.
Yazılı kurallar, sözlü kurallar, vb.
Hangisi olursa olsun, ortaya konulan bu kurallar, hiç şüphe yok ki bir arada yaşamanın en önemli özellikleridir.
Toplumda problem ve sıkıntılar baş göstermişse, insanların söz konusu bu kurallara uymadığındandır.
Yazı veya sözlü olsun, her ikisi de birbirini tamamlayıcı unsurlardır.
Sosyal yaşantımızın her alanında meydana gelen kargaşa ve karmaşalar, bu kurallara uymama neticesinde, yaşantımız büyük sıkıntı, acı ve ıstıraplar içerisinde geçiyor.
Örneğin, şehrin trafiğindeki keşmekeş…
Kaldırımların esnaflar tarafından işgal edilmesi…
Gelir seviyesi düşük olanların arabalara sahip olması…
Araç parkında kural tanımazlık…
Kural tanımazlık, şehirlerde daha çok görülmektedir.
Kural tanımazlığı şehrimize uyarladığımızda, gerçekten cadde ve sokaklarda, özellikle şehir trafiğinde bir keşmekeş söz konusudur.
Sanki insanlar, kural tanımazlıkta yarışıyor gibiler.
Hükümet Konağı’ndan Heykel’e, Vali Konağına kadar, Saat Kulesi’nden Emniyet’e, Erdem Caddesi’nden, Sıratut’a kadar olan arayollar, ve sokaklar da dâhil olmak üzere, kuralsız araç parklarının önü bir türlü alınamıyor. Herkes canının istediği şekilde araçlarını park ediyor.
Egzozu delinmiş motorların trafikte cirit atmaları, insanları rahatsız ve huzursuz ediyor.
Trafik ekiplerinin ikazlarına, kural ve kaidelerine uyma önerilerine pek de aldırış edilmiyor.
Kimi zaman da yapılan uyarılara büyük tepkiler gösterilerek, özellikle motorcuların motorlarını yakmaya kadar götürebilen tepkiler ortaya konuluyor.
Trafik ekiplerinin şehir merkezindeki belirli yerlerde trafiğe yön vermeleri bile, trafikteki keşmekeşin sona ermesine yetmiyor.
Otoparkların az olmasına rağmen, mevcut küçük otoparklara da sürücüler araçlarını bırakmıyorlar. Hal böyle olunca, caddeler-sokaklar çift yönlü olarak araç park etmelerine sahne olmaktadır.
Şehir merkezindeki bazı caddeler trafiğe kapatılmadığı ya da bazı caddeler tek yön yapılmadığı sürece, görünen o ki her gün araç miktarının artış gösterdiği Adıyaman da trafik bir türlü rahatlığa kavuşmayacaktır. Cadde ve sokaklardaki trafik kargaşası, trafik kural ve kaidelerine uyulmadığı sürece, aracı olan herkes kafasının estiği şekilde yolları işgal edecek ve trafiği kilitleyecektir.
Sürücülerin araçlarını rastgele park etmemeleri konusunda gerekli uyarılar ve işlemler yapılarak, telkinler yapılması gerekmektedir.
Vatandaşın rahatı ve huzuru düşünülüyorsa, öncelikle bütün ülke genelinde uyulması zorunlu olan kural ve kanunların uygulanması gerekir.
Düzensiz araç parklarının yanı sıra, yayaların da kurallara uymamaları ile esnafların eşyalarını gelişigüzel kaldırımlara dizerek, işgal etmeleri de eklenince; artık Adıyaman trafiği bir keşmekeş haline gelmektedir.
Görünen o ki Adıyaman Cadde ve sokakları, mevcut araçların trafik yükünü kaldıramamaktadır. Yetkililerin bir an önce buna bir çözün bulmaları gerekiyor.
Kerim BAYDAK
kbaydak61-artan@hotmail.com