ABD’NİN DEMOKRASİ SÖYLEMİ!

Abone Ol

Bugün dünyada “özgürlük” ve “demokrasi” söylemleriyle yürütülen müdahalelere baktığımızda şu soruyu sormak zorundayız: Amerika hangi ülkeye gerçek anlamda özgürlük götürdü? Eğer amaç gerçekten insan hakları ve demokrasi olsaydı, yanı başımızdaki Irak’ta milyonlarca insanın hayatı altüst olur muydu? Kadınlar, çocuklar, siviller “özgürlük” şemsiyesi altında yaşamlarını yitirir miydi?

2003’te Amerika Birleşik Devletleri öncülüğünde başlatılan Irak işgali, kitle imha silahları iddiasıyla meşrulaştırılmaya çalışıldı. Ancak bugün herkes biliyor ki o silahlar bulunamadı. Geriye yıkılmış şehirler, parçalanmış bir toplum ve yıllarca süren istikrarsızlık kaldı. Bu tablo, “demokrasi ihracı” söyleminin ardındaki gerçek niyetlerin sorgulanmasına neden oldu. Irak, dünyanın en büyük petrol rezervlerinden birine sahipti. Enerji kaynakları ve petrol jeopolitiği, bu müdahalenin arka planındaki en önemli unsurlardan biri olarak hep tartışıldı. Emperyalizm çoğu zaman ideallerle değil, çıkarlarla hareket eder.

Türkiye ise o dönemde tarihi bir sınav verdi. 1 Mart 2003’te TBMM’de oylanan ve kamuoyunda “1 Mart Tezkeresi” olarak bilinen önerge reddedildi. Bu karar, Türkiye’nin savaşa doğrudan taraf olmamasını sağladı ve siyasi tarihimizde önemli bir dönüm noktası olarak yerini aldı. O gün sergilenen duruş, milli iradenin ve sağduyunun bir göstergesiydi.

Bugün yine kritik bir coğrafyada, hassas bir dönemdeyiz. Bölgemizde İran başta olmak üzere yaşanabilecek her gerilim, doğrudan bizi etkileme potansiyeline sahiptir. Bu nedenle Türkiye’nin akılcı, etkin ve barışçıl bir dış politika yürütmesi hayati önem taşımaktadır.

Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözü bugün her zamankinden daha anlamlıdır:
“Zorunlu olmadıkça savaş bir cinayettir.”

Gerçek güç, savaşmakta değil; savaşı engelleyebilmekte saklıdır. Türkiye’nin çıkarı, başka ülkelerin planlarına eklemlenmekte değil; kendi bağımsız politik çizgisini korumakta ve bölgede barışın savunucusu olmaktır. Çünkü tarih göstermiştir ki emperyal güçler gelir, hesaplarını yapar ve gider; geride ise acıyı bölge halkları çeker.

Bu yüzden bugün en çok ihtiyacımız olan şey sağduyu, milli birlik ve barış eksenli güçlü bir diplomasi anlayışıdır. ABD’ nin demokrasi söyleminin altında ne yattığını çok iyi biliyoruz.
Aman dikkat demokrasi geliyor!…

{ "vars": { "account": "UA-91479741-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }