banner129
banner127

Geçmişini bilmeyen, geleceğine yön veremez  diyor büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve yine diyor ki,  " Zafer; zafer benimdir " diyebilenlerindir.

Başarı ise ' başaracağım' diye  başlayarak sonunda 'başardım' diyebilenindir. Sözleriyle bir ülkenin esaretten kurtuluş yolunu ne güzel ifade etmiştir.

30 Ağustos Zaferi, Emperyalizme karşı verilen bağımsızlık mücadelesinin ve aynı zamada da Cumhuriyet' in kuruluş yolunda  atılan en büyük adımlardan biridir.

Varlığımızı ve  özgürlüğümüzü dünyaya  ispatlayan bu büyük zafer, büyük bir onurla kutlanmalıdır.

Herşeyden önce özgürlüğümüzü borçlu olduğumuz bin bir zorluklarla, yokluklarla ülkemizi kuranlara ve kurucusu olan başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına minnet duygumuz asla bitmeyecektir.

30 AĞUSTOS'U UNUTTURMAYACAĞIZ!...

 Türkiye'ye altın harflerle tarihin  şanlı bir "Kurtuluş" mücadelesini yazanları görmeyenlere inat, Çanakkale Zaferi "deyip Atatürk 'ü yok sayanlara inat; ülkenin kurucu ve kurtarıcı liderini  ihanetle suçlayanlar, lanet okuyanlar, geçmişini yok sayarak, bu ülkeye en büyük ihaneti yapanlara inat 30 Ağustos'u, Atatürk 'ün ilke ve devrimlerini unutturmayacağız!...

Hatırlayın, Kurtuluş Savaşı mücadelesi sürerken de, Cumhuriyet kurulurken de, emperyelizmin kölesi olanlar, Anadolu'da direniş hareketini başlatan Mustafa Kemal Atatürk 'ün sırtından hep   hançerlerini eksik etmediler. O gün de  Atatürk'ü hainlikle suçladılar, kendisiyle ilgili ölüm fetvaları yayımladılar, diğer taraftan da emperyalistlerle çıkar uğruna her türlü işbirliği yaparak halkı Kuva-yi Milliye'ye karşı kışkırttılar. 

Tüm bunları yaparken dün de  "Dini" kullandılar, bugün de!...

Tarih tekerrürden ibarettir sözü tekrar etmek anlamına gelir. Oysa tarihte yapılan hatalardan ders alınmalıdır. O günden bugüne  "Din" kisvesi adı altında gezenler, dini siyasete alet edenlerin , tarikatlar, cemaatlerle ülkeyi neredeyse bir uçurumun eşiğine getirenlerin, o günkü Kurtuluş mücadelesini sekteye uğratmak için her şeyi yapanlardan ne farkı var?....

30 Ağustos, emperyalizme ve yerli işbirlikçilerine karşı, mücadeleye inanan bir avuç memleket sevdalılarıyla yola çıkmış, Kuvâ-yi Milliye ruhuyla zafere inanan ve başaran Mustafa Kemal Atatürk olduğunu çocuklarımıza hiç üşenmeden anlatmalıyız. 

Kurtuluş Savaşı kazanılmasaydı şu an nasıl bir ülkede yaşardık? sorusunun cevabına her vatanseverin vereceği cevap, esaretin  gölgesinde, vatansız, topraksız yaşardık olmalıdır!... Tabi buna yaşamak denilirse!...

Sakarya, Büyük Taarruz ve Başkomutan Meydan Muharebesi ile bu topraklar yeniden vatan yapılmıştır. Bugün bu topraklarda hür, özgür ve bağımsız olarak bütün kazanımlarımız ile yaşamamızı 30 Ağustos’a borçlu olduğumuzu unutmayalım!...

 30 Ağustos, Halkının onurlu yaşama mücadelesi için bağımsızlık meşalesini yakanlar, canını feda edenler, varını yoğunu ve bütün gücünü ortaya koyarak kurtuluş mücadelesi ile düşman kuvvetlerini tamamen ülkeden çıkararak vatanını kurtaran zaferin adıdır.

Bağımsızlığımızın müjdeleyecisi olan  30 Ağustos Zafer Bayramı 'nın 98. yıldönümünde Başkomutanımız, Ulu Önder  Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını ve istiklal savaşının tüm kahramanlarını  bir kez daha rahmet ve şükranla anıyorum. 28.08.2020

Fatma Ulubey

#30AğustosZaferBayramı

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Fatma Ulubey 2020-08-29 14:50:46

Çok teşekkür ederim Murat Bey,selam ve saygılarımla

Avatar
Murat Sever 2020-08-29 09:41:09

Günün anlam ve önemini çok güzel anlatmışsınız tebrikler Fatma hanım

Avatar
Sinan 2020-09-02 22:58:07

Milli Mücadelenin önderi Mustafa Kemal Paşa, Millî Mücadelede en önemli unsurlardan birinin din adamları olduğunu gördüğünden daha ilk günden Anadoluda tanınmış din adamlarını ısrarla Ankaraya çağırtmış, onların da görüşlerinden istifade ederek mücadeleye başlamıştır. Din adamlarının halk üzerindeki tesir ve telkin gücünün olması, din adamlarının desteğinin vazgeçilmez olduğunu açıkça göstermiştir.
Mehmet Akif İstiklal Marşımızda da yer verdiği gibi vatanın savunulmasını, ülkenin tam bağımsızlığını bir iman meselesi olarak ele alır.
Hülasa, Milli Mücadele sürecinde Anadolu insanının gerek toparlanması, gerek tek vücut olması ve gerek canın ile malı ile mücadele ederken, Dini Mübin için, özgürlük için, bağımsızlık için şehit ya da gazi olmayı ve Allahın rızasını hedeflemiştir.
Milli Mücadele ruhunun ekseninde din ve iman vardır.
Ayrıca hiç kimse 30 Ağustos'u ne de Atatürkü unutturamaz, bu millet unutmaz.
Hoşgörünüze inanarak bu katkıyı sunmak istedim.
Teşekkürle, kaleminize sağlık.