27 Ağustos 2014 Çarşamba 23:44
551 Okunma
MÜSİAD Adıyaman Şube Başkanı Dağtekin:“Adıyaman Gelişmiş İller Arasında Kalmış Bir İl”


MÜSİAD Adıyaman Şube Başkanı Dağtekin:

“Adıyaman Gelişmiş İller Arasında Kalmış Bir İl”

 

Adıyaman’da yayım yapan haftalık Demokrat Gazetesine açıklamalarda bulunan MÜSİAD Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Dağtekin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Adıyaman’da haftalık olarak yayım yapan Demokrat Gazeteye röportaj veren MÜSİAD Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Dağtekin, Adıyaman’ın gelişmiş iller arasında kaldığını ve bunun dezavantajını çok ciddi şekilde hissettiğini dile getirdi.

Gazetede yayımlanan röportaj şöyle:

Demokrat Gazetesi: İlk günden beri hayal eder ve hayallerimizi gerçekleştirmek için çalışırız. Bu süreçte bir misyon yükleniriz, o misyon aynı zamanda vizyonumuzu da belirler. Mehmet Dağtekin, azim ve kararlılıkla yaşamına birçok şeyi katarak, hem kendini hem de toplumun gelişimine katkı sağlayan toplumun kapı önderlerinden bir tanesi, Dağtekin ile kendisini, toplumu, ekonomiyi ve Adıyaman’ı konuştuk. Öğretmen,  esnaf, Sendikacı, Siyaset ve şimdi sanayici… Toplumsal alana dair üretimler gerçekleştirmişsiniz. Bu yol hikayenizi bizimle paylaşır mısınız?

Mehmet Dağtekin: Ben, Mehmet Dağtekin 1962 yılında Adıyaman’ın merkeze bağlı Harun köyünde dünyaya geldim. İlkokulu kendi köyümde, ortaokul ve liseyi Adıyaman İmam Hatip Lisesinde tamamladım. Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni 1984 yılında bitirdim. 1985 yılında Keçiborlu İmam Hatip Lisesi’nde meslek dersleri öğretmeni olarak göreve başladım. 1988 yılında Adıyaman Lisesine tayin olundum.  22 yıl aralıksız Adıyaman Lisesinde öğretmenlik yaptım. Bu dönemde birçok farklı çalışmalar da yaptım. Milli Gençlik Vakfı’nda ders halkaları oluşturdum. Ulu Camide Müftülüğün izniyle Cuma Vaazları vermeye başladım. Öğretmenler vakfını kurduk, başkan yardımcılığını yaptım. 1993 yılında Eğitim-Birsen, 1995 yılında Memur-Sen’i ve Memur-Sen’in diğer üç kolunu kurarak 93-2003 arası on yıl başkanlığını yaptım. Bu süreçte yaptığım sendikal çalışmayla; Türkiye’ni en çok tabana yayılına sendikası unvanını aldık. 2003’te bıraktığım zaman Adıyaman delege sayısı 14’tü İstanbul delege sayısı da 14’tü. Yani İstanbul’un 65 bin öğretmeni vardı, bizim de 6 bin öğretmenimiz vardı. Biz onların 65 bin öğretmenine denk üye yapmıştık. Böyle bir başarı elde ettik. Türkiye’nin ilk kongresini yapan ilk il de yine Adıyaman Eğitim-Birsen, Türkiye için bir rol ve model oldu. 10 yıl görev yaptıktan sonra, ben Adıyaman’ın teklifi olarak arkadaşlarımızla birlikte, bir başkan ve başkan yardımcıları 3 dönemden fazla görev yapmamalı diye tüzüğümüzde yer almalı diye teklifte bulunmuştum. Teklifimiz kabul edildi. Ben de bunu önce kendi hayatım için uygulayayım dedim ve ayrıldım. O zaman yerel seçimlerde başlamıştı,  Adıyaman uygun görürse, Adıyaman Belediye Başkanlığına talibim dedim.  2003 yılında Adıyaman Belediyesine 20 arkadaşla birlikte ilk üçe girdik. O zaman öyle bir eleme vardı. Ben, Abuzer Aslantürk, Necip Büyükaslan beyler, tabi kısmet Necip Beyinmiş…

Emin Çil ile birlikte ÇİLDAĞ A.Ş’yi kurduk 24 yıllık bir ortaklığı da bu güne kadar getirdik. 2010 yılında Mondi’nin Türkiye’de en çok parekende satan dördüncü il olduk. Böyle bir başarıyla yolumuza devam ediyoruz. Tabi ki başarıyı kendimizden ibaret görmedik, çevremizle birlikte bir uyumu ortaya koyduk. dolayısyla çevreniz sizinle birlikte kurumu bir yerlere getiriyor, siz de bir yerlere gelmiş oluyorsunuz. Derseniz ben yaparım, bencillik hiçbir yerde yoktur, birlikte yapılır, beraber yapılır. Ben emekli olduktan 2-3 ay sonraydı; bir arkadaş İstanbul da aradı: ben, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) genel başkan yardımcısıyım, sizin emekli olduğunuzu Memur-Senden öğrendik.  İstanbul Memur-Sen sizin başarılarınızda söz etti. Adıyaman’da, MÜSİAD için en uygun kişi olduğunuzu söylediler. Adıyaman’da MÜSİAD’nin olmaması büyük bir eksikliktir, bu eksikliğin giderilmesi konusunda sizden çalışma bekliyoruz dediler.

Demokrat Gazetesi: Adıyaman’da MÜSİAD şubesi ne zaman açıldı?

Mehmet Dağtekin: MÜSİAD 1990 yılında kurulmuş, 22 yıllık hikayesi olan bu dernek, Adıyaman’da maalesef bu güne kadar kurumamış, aslında genel başkanımızla bir görüşmemizde, başbakan beni iki defa uyardı; dedi ki, “Adıyaman’da MÜSİAD’nin olamayışı büyük bir eksikliktir dedi. Adıyaman’da Potansiyel var, siz nasıl orada MÜSİAD’ni kuramadınız dedi.” Benden önce birkaç arkadaşa teklifte bulunulmuş, onların çalışma yapmaları istenmiş, ama bu çalışma bir türlü neticelenmemiş. Aslında kuruluşlarda kendinizi merkeze koymanız yanlıştır. Diyeceksinizi ki biz bunu oluşturacağız. Ben Memur-Sen deneyimimde, dedim ki Adıyaman’da bu yapıyı temsil edecek yiğitle var, ben onlara ulaşmamalıyım, kavuşmalıyım diye düşündüm. Ve hedef koyduğum şeye ulaştım, çünkü sorunun tespitin yaptım, yol ve yöntemleri belirledin mi,  artık hedef ulaşmak için bir engel kalamıyor.  Adıyaman’da MÜSİAD’ni kuruluş çalışmalarını başlatırken de aynı yöntemle çalıştım. Öncelikle Adıyaman’da saygın işadamlarına gittim tek tek ziyaret ettim. Dedim ki, Adıyaman’da MÜSİAD ihtiyacı var eğer siz kabul ederseniz beraber Adıyaman’da MÜSİAD şubesi açmak istiyorum dedim. Yaklaşık on iş adımıyla oturup dernek çalışmaları yaptık. Çalışmalar sonucunda bu on arkadaşla birlikte genel merkeze temsilcilik için başvuruda bulunduk. Hemen temsilciliğimizi aldık, dernek tabelamızı astıktan sonra da genel merkez dedi ki, kısa sürede böyle bir çalışama yaptıysanız 10 kişi, siz 52 kişiyi de bulursunuz. Biz bu şubeyi açmak istiyoruz dediler. Bu süre zarfında bir takım sorunlar yaşadık ama nisan ayının başında 52 kişilik bir guruba ulaşmış bir şekilde, MÜSİD şubemizi Sayın Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ve Adıyaman milletvekillerimizde Ahmet Aydın ve Mehmet Erdoğan, Murtaza Yetiş, Çorum Milletvekili Murat Yıldırım, Mersin Milletvekili Ahmet Tevfik Uzun, Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan, İlimizin Mülki idare amirlerinin yanı sıra birçok davetlinin katıldığı, görkemli bir törenle 34. şubemizi açtık.

Demokrat Gazetesi: MÜSİAD olarak Adıyaman’a dair neler yapıyorsunuz? Çalışmalarınız ve projeleriniz hakkında bilgi verir misiniz? Adıyaman’a baktığımızda birçok anlamda sorunlu bir kent, ulaşım, hammadde gibi… Yatırımcı için bunlar önemli koşullar, bu sıkıntıların giderilmesi konusunda bir çalışmanız var mı?

Mehmet Dağtekin: MÜSİAD’ni Adıyaman’da açarken hedefimiz, gelişmiş iller arasında mağdur kalmış Adıyaman’ı, bu aradan çıkarmaktı. GAP projesi hazırlandığında Fırat’ın bereketli suları bizim altımızda kalan o Mezopotamya Ovasını sulayacaktı, bereketini oraya saçacaktı. Oranın üretimleri de sanayi bereketi olarak bize akacaktı. Biz de işlenecekti. Sanayisi bizde olacaktı. Sanki böyle bir proje vardı, kurgulanmıştı. Maalesef bu böyle olmadı. Sanayisi de bize gelmedi. Adıyaman bir karşılık bulamadı.

Ben MÜSİAD ekibinin bu konuda bir enerjisinin bir potansiyelinin olduğunu gördüm. Bu arkadaşlarımızla birlikte, Adıyaman sanayisine odaklı neler yapabiliriz? Diye üzerinde kafa yorduk. Öncelikle kent kurumlarıyla bir işbirliğinin kurulması için, birlikte çalışalım, bir şeyle ortaya koyalım diye, ilk toplantılarda itibaren bu denmeye başlandı. Biz de bununla ilgili ne yapabiliriz diye düşünürken, bu 52 arkadaştan 30 arkadaş dedi ki; “Adıyaman’ın ana yolunda her gün yüzlerce tır mermer taşıyor, bu mermere bizim müdahale etmemiz gerekiyor dediler.” Bunun üzerine bir şirket kurduk, Organize Sanayi Bölgesinde bir arsa satın aldık. Bu arsa üzerinde mermer işleme fabrikasını kurmak istiyoruz. Adıyaman’da Mermer Organize Sanayinin temelini atmak istiyoruz. Biz orada bu fabrikayı kuracağız.

Aslı olan Afyon’da, Muğla’da, Elazığ’da mermer ile ilgili nasıl ki kurumlar oluşmuşsa, ses çıkmışsa; Adıyaman’da mademki dünya mermer rezervinin yüzde 4 Adıyaman’daysa, mademki kaliteli bir mermerimiz bulunmaktadır. O zaman bu konuda geç kalmadan bir çalışmanın yapılması gerekiyor. Burada asıl amacımız, bu topraklarda çıkartılan bu kaynağın başka yerlere işletilerek taşınmasıdır. Bu zenginlik burada işlendiği taktirde, bir pazar oluşacak, bir çok insanımız iş sahibi olacak vs. Bununla ilgili bir hedef koyduk bunu kısa zaman içinde geçekleştirmeyi düşünüyoruz.

Ardında, sanayici iş adamı arkadaşlarımızın her birinin kendi işlerini, iyi bir yere getirmesi ile ilgili de biz sektörlerimizi oluşturduk. Beş tane sektör kurulu şu anda oluşmuş durumda,  şu anda 8 komisyonumuz faaliyetlerini sürdürüyor.

Örgütlü çalışmak…

Evet, öyle olunca, kümeleşen bir iş adamaları grubumuz olur. Tekstilde kümeleşme olur. Gıda sanayisinde kümeleşme olur. O zaman bakarsın ki, gözler, dikkatler hep Adıyaman’a çevrilmiş. Ve Adıyaman’ın sanayicisinde de sanayisinde de gözle görülür ciddi bir varlık ortaya konabilir. Mesele, mermer sürekli dışarı gidiyor. Eğer bu mermer dışarı gidiyorsa tren yolunun Adıyaman’a gelmesi hakkımızdır dedik. Mademki 30-40 yıllık bir rezerv var Adıyaman’da, bu da böyle gidecek o zaman tren yolunu biz talep ediyoruz. Nisisipi Köprüsü’nün yanında o projeyle birleştirilip doğuya açılan tren yolumuz olmalıdır. Gerekçemiz de mermerimizdir. Ardında inşallah GAP’ın sanayisi olacak olan GAP’ın sanayi ili olacak olan Adıyaman’ın, Adıyaman’da üretilecek olan sanayi tekrar doğumuza ve sonraki ülkelere buradan gidilmesiyle ilgili projedir. Bunu daha büyük düşünerek, ele alınması gerektiği kanaatine vardık, biz böyle düşünüyoruz MÜSİAD olarak bunu da raporlarımızda dile getirdik. Bu raporlarımızı da Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere, ekonomi ile ilgili bakanlarımıza, 4 ilin MÜSİAD başkanlarını genel merkezimiz Ankara’ya davet etmişti; Ankara, Kayseri, Adıyaman ve Denizli, ekonomi ile ilgili bakanlarımızla görüşürken de bu taleplerimizi aynı şekilde illettik sayın bakanlarımızdan şunu memnuniyetle gördük, hep olumlu tepkiler aldık. Bizim, siyasetçilerle bir hedefe odaklanıp birlikte çözüm, bir sekretarya oluşturulup Adıyaman’ın sorunlarını sadece bir tarafa yığıp evet siyaset beceremedi, bürokrasi beceremedi, sivil toplum ne yaptı ki deme yerine, bunların hepsinden bir ekip oluşturularak, basını da bu işin ana merkezine alarak…

Demokrat Gazetesi: Adıyaman AKP iktidarları döneminde hak ettiğini alabildi mi?

Mehmet Dağtekin: Yani, iş adamlarımızın arada kalmış olması, birtakım sıkıntıları beraberinde getiriyor. Siz Adıyaman’ı 5. bölge Urfa’yı 6. bölge yaparsanız, Osmaniye’yi 5. bölge, Adıyaman’ı 5. bölge yaparsanız… Bir bakıyorsunuz ki özelikle yatırımda eğer Güneydoğu’daki diğer illerle sadece iyi itaatkar vatandaş özeliğinizden dolayı, bir sonraki bölüme tabi tutuluyorsanız, bana göre Adıyaman’a pozitif ayırımcılık, yapılmalıydı, artı bir hak verilmeliydi. Madem ki, yüzde 95’i Kürt, madem ki, ayırımcılık bir yapı burada söz konusu değil, mademki insanlar burada itaatkar, mademki, vatanını, insanlarını, milletini savunan bir yapı Adıyaman’da var, bunlar taktir edilmeli, tebrik edilmeli, bunlara ödül verilmeli. Benim kanaatime göre bizim yönetici arkadaşlarımız bu konuda farklı bakıyorlar, ben bu işe farklı bakıyorum. Onlar bize büyük ödül verildi diyorlar, ben diyorum ki hayır. Biz daha çok pozitif ayırımcılığa tabi tutulmalıydık, Adıyaman, AK Parti hükümetleri döneminde 10 yıldır sürekli artan bir oy potansiyeliyle destelemektedir. Tam almamız gereken hakkımızın alınmasıyla ilgili el birliğiyle çalışmamız lazım. Ve durum da müsait, Sayın Başbakanız; Grup Başkan Vekilliğini, kendi vekilliğini Adıyaman’ımıza verecek kadar, sempatiyle bakıyor, o zaman biz isteme ve bunu ele geçirmeyle ilgili bir eksik yanımız var.

Demokrat Gazetesi: Adıyaman, dışarıda çok huzurlu bir kent olduğu algısı yaratılmış, bir taraftan da işsizlik, yoksulluk oranları yüksek. Bir taraftan dışarıya mevsimlik işçi gönderen bir kent, bu durumu nasıl yorumluyorsunuz, bu fotoğrafı değiştirmek için neler yapmak gerekiyor?

Mehmet Dağtekin: Irgat toplumu bize yakışmıyor. Irgatlaşan bir toplum, şehirli, şehirleşme, Medine, medeni, medenileşme; Medine aslında Peygamber Efendimizin Yesribe koyduğu addır. Yani o kültürü bir türlü yakalayamaz, yakalaması da mümkün değildir. Bu nasıl olur; bu, Mermer Organizesini kurduğumuz zaman, bu giden 150 tıra mermerlerin en az yarısını Adıyaman’da işletelim dediğim, Adıyamanlı gençlerimizin çok ciddi bir rakamı mermercilikte iş imkanına kavuşmuş olacaktır. Mermer ustası olacak, mermer ustaları bizde yetişmiş olacaktır. Yani her birimiz yeni sahalar keşf ederek, mutlaka çalışmayı ortaya koymamız lazım.

Irgat toplumu bize yakışmıyor. Yine tarımı en öne almıştık. Bu kararda olmamız lazım, bizim arazilerimiz çok verimli çok mümbit. İşte Koçali Barajı, işte Çetintepe Barajı, Gömikan barajı tüm bu barajların hiçbiri maalesef yıllardır, bizim ömrümüz bitiyor, nesil bitiyor, çocuktuk 50 yaşımıza geldik, bu laflar edilirdi. Bu sözü edilen barajların ihalesi verildi, sözleri edilirdi ama bir mesafe kaydedilmedi. Halen bunlar konuşuluyor. Bizim kanayan yerlerde sürekli sivil toplum ve basın siyaseti zorlayacak, siyaset; üst yönetimi zorlayacak ve Adıyaman’a bu konuda yatırımlar cazip bir şekilde gelecek. Yoksa koca bir Türkiye’dir, koca bir coğrafyadır, bu Türkiye coğrafyasında, eğer ağlamasak,  eğer ciddi bir şekilde organize olmasak bize ekmek düşmez.  Eğer bu sözün ettiğimiz projeler gerçekleştirilirse; herkes kendi tarlasında çalışır ırgatlaşma da bitmiş olur.

Demokrat Gazetesi: Adıyaman’daki diğer sivil toplum kurumlarıyla nasıl bir işbirliği içerisindesiniz?

Mehmet Dağtekin: Başbakan yardımcısını buraya davet ettik. TÜMSİAD Başkanımızı ASGİAD Başkanımızı aradım dedim ki; “sayın başkanlarım, ben bir dosya hazırlamışım, başbakan yarımcımıza sunacağız, Adıyaman sorunlarını kendimizce tespit ettik bir dosya hazırladık, sizinde bu konuda yaptığınız çalışmalar vardır, bu sorunları bir hamurlayalım, bir araya getirelim. Bir ortak dosya yapıp hepimizi imzalayalım. Bu çalışma Adıyaman’daki iş dünyası derneklerinin ortak bir çalışması olsun dedim.” Yani ticaretle uğraşan bütün sivil toplum kurumlarımızın tespit ettiği sorunlar nelerdir diye tespit ettik ve dosyanın içerisine koyduk, arkadaşlarımızın kurumlarını da orada zikr ettik biz böyle bir faaliyette bulunduk. Biz bunun devamlı olmasını arzu ediyoruz. Bu her sahada olabilmelidir. Mesela, haklarla ilgili sendikalarla böyle bir çalışma yapılır. Yine sivil toplum örgütlerinin diğer kesimleriyle yapılır.  Adıyamanlılar Vakfı, “Adıyaman’da Kalkınma Sempozyumu” yaptı aslında tarafların en aktifi bizler olmalıyız. Arkadaşlar çok güzel bir faaliyette bulunmuşlar, bizler de gidip bu çalışmaya nasıl bir katkı sunabiliriz diye, fikir yürüttük, bunu yaparak birbirimizle çekişmeleri vs bir kenara bırakıp birbirimizle kardeşçe, aynı hedefe odaklanarak Adıyaman’ın ileriye gitmesiyle ilgili ortak neler yapabiliriz, odaklanmalıyız. Bunun yapılması içinde her platformda bunu dile getiriyoruz ve biz buna varız diyoruz.

Demokrat Gazetesi: Türkiye’nin gündemine baktığımızda; komşu ülkelerin durumu, içerde kürt sorunu endeksli çatışmalar… Gündeme dair düşüncelerinizi bizimle paylaşır mısınız?

Mehmet Dağtekin: Kürtler, bu coğrafyanın en dindar insanlarıdır. Bana göre doğum olacağı zaman; sancılar en yükseğe en yükseğe çıkar. En karanlık an ışığın geleceği andır. Karanlık ardında ışık geliyor. Ben diyorum ki islam dünyası, aslında emperyalist batı sömürgesi mantığıyla onların direktifleriyle, istekleriyle maalesef 20. yüzyıl öyle yönetildi gitti. Belli diktatörler bu islam aleminde cetvelle çizilen belli yerlerin başına getirilerek, İslam alemine bir dizayn etme süreci başlatıldı. Ama İslam alemi kendi öz değerlerinden uzaklaştıkça çatlakta büyümeye başladı. Şimdi ki mücadele İslam alemi kendi öz değerlerine dönmek ve barışmak istiyor. Yeniden inancını da gündemine koymak istiyor. Bence sıkıntı burada, Batı emperyalizmi bunu istemiyor. Özelikle İsrail uyanmamızı, bizim kendimize gelmemizi istemiyor. Değerlerimizle bağlanmamızı pek istemiyor. Bu ciddi bir sıkıntıdır. Bu da inşallah bir an önce bitecektir.

Kürt meselesinde de aynı sorun var, yani kürtler, bu coğrafyanın en dindar insanlarıdır. Ama dikkat edin Kürtlerin kurtuluşu adına hareket etmek isteyenler, Kürtlerin bu inanç değerlerini bir tarafa bırakmayı, bu inanç değerlerini önemsememeyi kendilerine bir hedef olarak koymuşlar. Bir alışma da ortaya koymuşlar bir yerlere de gelmişler. Ama bir türlü, bu kürtler, bu kürdün kalbine, asıl merkezine inme konusunda başarılı olamamışlardır. Ben diyorum ki bu coğrafyanın her bir insanı, kendi kültürünü değerlerini, geçmişini tekrar görmek istiyor, yaşamak istiyor. Bunu sadece islam boyutuyla da demiyorum. Bireyin inandığı değerler doğrultusunda hür olmasını, özgür olmasını, bu özgürlüğünü doya doya yaşamasını istiyorum.

Bu coğrafya insanın ekseriyetten Müslüman olduğu için ben böyle bir değerlendirme yapıyorum. Ama herkes bu konuda rahatsız bu konuda sıkıntılı ve özgürlük ve hürriyet istiyor. İnşallah bu özgürlüğü, bu hürriyeti biz doya doya kendimiz yaşarız. Kimin hakkı var ise bu hak devlet tarafından verilirli eksiksizce, bu örnek yapı bütün İslam alemine örnek olarak devam eder ve hep beraber bu kandan gözyaşından, insanların ölümünden kurtulmuş oluruz.

Biz bu köklü medeniyeti hep beraber kurmuşuz, buradaki,  Türkü’yle, Ermeni’siyle ve Kürdü ile birlikte, yani biz iç içeyiz… Türkiye olarak biz birlikteyiz, beraberiz. O zaman tarih boyunca bir medeniyet ortaya koyup başarılı olduğumuz gibi bu gün de sorunlarımızı konuşarak tekrar başarılı olmamamız konusunda bir gerekçe yoktur. Başaracağız yeter ki başarılı olacağımıza inanalım diye düşünüyorum.

Demokrat Gazetesi: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Mehmet Dağtekin: Ben Adıyaman Demokrat gazetesine başarılar diliyorum. Adı çok güzel demokratlığı eyvallah Adıyaman’ı eyvallah ekip hakeza yine öyle, ayda bir böyle bir gazeteyi Adıyaman gündemine sokmuş olmaları; beni çok duygulandırdı, sevindirdi. Ben arzu ediyorum ki geçmişi olan değerlerimizi her boyutuyla yaşatalım, burada da bir çağrışım var bir yerlere o çağrışımlara biz de eyvallah diyoruz, tebrik ediyoruz, başarılar diliyoruz.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.