banner127

Evet, yazık oldu…

Ya da böylece bir hayal daha bitti, bir umut daha tükendi desek yeridir…

Mevzu Hizmetiçi Eğitim Enstitüsü.

Hani şu Adıyaman’a yapılan, açıldı açılacak derken birden uçup kaybolan, daha sonra da sesi Şanlıurfa’dan gelen yatırım vardı ya, işte o…

Enstitünün Milli Eğitim Bakanlığı onayı ile Şanlıurfa’ya verildiğini öğrendik…

Bu konu ile birçok yazı yazdım, paylaşımlar yapıp görüşmelerde bulunduk. Duyarlı az sayıdaki arkadaşlardan da yazan, görüşen, sorgulayanlar oldu. Adıyaman’a gerçekten çok ama çok faydası olacaktı.

Olmadı.

Sesimizi, sözümüzü duyuramadık işte…

Duymadılar…

Belki de umursamadılar…

Hatta belki de kasıtlı yaptılar…

Hizmetiçi Eğitim Enstitüsü Bakanlık oluru ile Şanlıurfa’ya verilmişti. Bunu Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürünün sosyal paylaşımında öğreniyoruz.Korktuğumuz olmuş ve Adıyaman kaybetmişti, yazık oldu.

Yaklaşık bir yıl önce konu ile ilgili yazdığım yazılardan birinde şu cümleyi özellikle kurmuştum:

Bu arada yakın bir zamanda komşu illerimizden birinde açıldığını duyarsanız şaşırmayın, komşuya bizim hediyemizdir.

Ne diyelim, komşumuza hayırlı olsun…

Çok şey yazmak gerekiyor ama… Ne fayda…

Bir ses “kimler sebep oldu bildiğin isimleri yaz” diyor ama bir diğer ses “boş ver faydası olmaz” diyor.

Gerçekten de olmaz. Birçok şeyde olduğu gibi yine yanlarına kâr kalacaktır. Emin olun içlerinde en ufak bir pişmanlık duymadıkları gibi sevinmiş, rahatlamışlardır. Süreci takip edenler zaten bunların bir kısmını biliyordur. Belki ileride…

Şimdilik şu kadarını bilin, ismi geçenlerden biri de ilimizde önceki dönemlerde Milli Eğitim Müdürlüğü yapmış bir kişiymiş. Tamam, onu anladık diyelim, elin yabancısı, Adıyaman umurunda olmaz. Ama ya onun saz arkadaşları? Yani içimizdeki İrlandalılar?..

Basit ve şahsi hesaplar, çıkarlar, çekişmeler, meseleler, hasutluk, ayak oyunları peşinde koşup, sevmedikleri ve istemedikleri kişilerin dediği olmasın da isterse memleket yansın derdinde olanlar… Kör, sağır, basiret ve ferasetten yoksunlar…

Neyse boş verin…

Ne diyordu KâhtalıMıçı, 1 Aralık adlı şiirde;

Zurnacı çal, davulcu vur gardaş... Çalgurban çal, dik hava olsun...

Bir yandan da kınalar yakılsın...

Memleket sevdalılarının” çok olduğu memlekette bu haberden sonra yeri göğü inletirler sanıyorduk ama sinek vızıltısı kadar bile ses çıkmadı… Bu bile “neden böyle oldu?” sorusuna cevaptır bence.

Bir avuç insandık, gücümüzün yettiğince, dilimizin döndüğünce çabalamıştık. Memleketimizin faydasına olduğuna inanmıştık, hatta emindik… Olmadı işte!

Oldurmadılar…

İçim acıyor, gücüme gidiyor…

Vicdanım rahat ama gönlüm razı değil işte…

Sahi Niğde hangi taraftaydı?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Abdulkadir Kılınç 2020-12-21 20:01:18

Muazzam yazmışsınız sorunuza gelince BOR'dan sora geir hoca sevgi ve saygılarımla..

Misafir Avatar
Sinan 2020-12-21 20:43:49 @Abdulkadir Kılınç

EyvAllah, çok teşekkürler...

Beğenmedim! (0)
Avatar
Ramazan Karahan 2020-12-21 20:18:11

Hocam bize dışarıdan bir fayda gelmiyor maalesef. Ancak asıl sıkıntımız içimizden olanlarında şehrimizin garibanlığını-muhtaçlığını görmemeleri, yahut ses çıkarmamaları.

Misafir Avatar
Sinan 2020-12-21 20:44:13 @Ramazan Karahan

Maalesef...

Beğenmedim! (0)