Türkiye Cumhuriyeti, 29 Ekim 1923 tarihinde halk egemenliğine dayalı olarak kuruldu. Demokratik yönetimi benimsendi. Siyasal sistem, toplumun tüm kesimlerinin temsil edildiği, tek parti anlayışına dayalı oluşturuldu. Demokratik sistemle yönetilen ülkeler arasında yer aldı. Dünyada ve bölgesinde, söyledikleri dinlenilen ve itibar edilen, bölgesinin lider ülkesi oldu.

1 Kasım 1945 tarihinde, çok partili demokratik parlamenter sisteme geçildi.

Çok partili demokratik parlamenter sisteme geçildikten sonra da Türkiye Cumhuriyeti, dünyada ve bölgesinde söyledikleri dinlenilen ve itibar edilen, bölgesinin lider ülkesi olmaya devam etti.

Demokrasi bizim amaç değil araçtır diyen,

Demokratik sisteme, halk egemenliğine dayanan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ilkelerine,

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e karşı olan,

Türkiye Cumhuriyeti’ni din kurallarına göre yeniden yapılandıracaklarını söyleyerek siyaset yapan,

Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarının kurdukları,

Erdoğan’ın Genel Başkanı olduğu AKP, 3 Kasım 2002 seçimlerinde tek başına iktidara geldi. Başbakanlık koltuğuna oturan AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, ilk günden başlayarak Türkiye Cumhuriyeti, din kuralarına göre yeniden yapılandırma çalışması başlattı.

Kasım 2002-2017 arasında iktidar olan, ülkeyi tek başına aldığı kararlarla yönetilen Erdoğan’ın isteği ile halk egemenliğine dayanan rejimin değiştirilmesini,

Tek kişinin (devlet başkanın) kayıtsız şartsız egemenliğine dayanan,

Meclis olduğu fakat yönetim yetkisinin tek kişide olduğu,

Bireyin yaşamının her yönüyle tek kişinin otoritesine tabi olduğu,

Devlet başkanının ülkeyi tek başına aldığı kararlarla yönettiği,

Başkanlık sistemine geçilmesini öngören anayasa değişiklik taslağı hazırlandı.

16 Nisan 2017 tarihinde Anayasa Referandumu yapıldı.

Referandumda, halk egemenliğine dayanan rejimi değiştiren, meclis olduğu fakat yönetim yetkisinin tek kişide olduğu, bireyin yaşamının her yönüyle tek kişinin otoritesine tabi olduğu, devlet başkanının ülkeyi tek başına aldığı kararlarla yönetmesini getiren anayasa değişikliği kabul edildi.

Partili cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi yönetimine, tek kişinin aldığı kararlarla yönetilen “otoriter yönetime” geçildi.

24 Haziran 2018 tarihinde devlet başkanlığı (partili cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi) seçimi yapıldı.

Demokrasi bizim amaç değil araçtır diyen,

Demokratik sisteme, halk egemenliğine dayanan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ilkelerine,

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e karşı olan,

Türkiye Cumhuriyeti’ni din kurallarına göre yeniden yapılandıracaklarını söyleyerek siyaset yapan,

AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, devlet başkanı (partili Cumhurbaşkanı hükümet sistemi) seçildi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi devam etti fakat Türkiye, devlet başkanı Erdoğan ülkeyi tek başına aldığı kararlarla yönetmeye başladı.

Bir gün söylediğinin ertesi gün tersini söyleyen, bir gün yaptığının ertesi gün tersini yapan, Devlet Başkanı Erdoğan’ın yönetiminde Türkiye:

Yoksullaştı ve gerilerdi. Toplum ayrıştırıldı ve bölündü. İç barış bozuldu.

Bölgesinde ve dünyada, söyledikleri dinlenilmeyen ve itibar edilmeyen,

Komşu ülkelerle ve dünya ile kavga eden, bir ülke oldu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Haci Ahmet ÖZTÜRK 2019-12-11 16:04:14

CHP'den Nagehan Alçının yaptığı hadsiz açıklamalara tepki verilmemesi ‘Aziz Atatürke dört bir koldan saldıran bunca alçak, bunca ahlak düşkünü ve bunca ihanet erbabı varken; onun kurduğu partinin ileri gelenleri neden susmaktadır? Siz Celal Topkan, siz neden susmaktasınız Hani araştırmacı yazarım diyorsun ya; belki Ülkemizin kamu kurum ve kuruluşlarını idare edenleri bir kenara bırakıp; Nagahan Alçı içinde, araştırmacı kimliğini kullanır onun içinde bir yazı yazarsınız diye bekliyorum?