<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Adıyaman Haberleri - Son Dakika Adıyaman Haber - Adıyamanlılar Net</title>
    <link>https://www.adiyamanlilar.net</link>
    <description>Adıyaman son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve şehrin nabzı Adıyamanlılar Net'te. Tarafsız, hızlı ve doğru yerel haberciliğin Adıyaman'daki en köklü adresi.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.adiyamanlilar.net/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 20 Aug 2026 12:49:16 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.adiyamanlilar.net/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Nemrut'ta 24. Kez Engeller Aşılacak]]></title>
      <link>https://www.adiyamanlilar.net/nemrutta-24-kez-engeller-asilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adiyamanlilar.net/nemrutta-24-kez-engeller-asilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nemrut Dağı'nda 24'üncüsü düzenlenecek etkinlikte yüzlerce engelli ve Rotaryen buluşacak, Selen Beytekin zirvede konser verecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adıyaman, 25-27 Eylül tarihleri arasında yüzlerce engelli birey ve Rotaryeni buluşturacak önemli bir organizasyona ev sahipliği yapacak. Rotary 2430 Bölge Federasyonu tarafından 24'üncü kez düzenlenecek “Rotary Engellilerle Zirvede – Nemrut'a Tırmanıyoruz” projesi kapsamında Türkiye'nin farklı illeri ile çeşitli ülkelerden gelecek katılımcılar Nemrut Dağı'nda buluşacak. Organizasyonun 26 Eylül'deki zirve programında, yaklaşık 2 bin 206 metre yükseklikte Selen Beytekin konser verecek. Etkinlikle engelli bireylerin yaşadığı sorunlara dikkat çekilmesi, dayanışmanın güçlendirilmesi ve Nemrut Dağı ile Adıyaman'ın turizm potansiyelinin uluslararası katılımcılara tanıtılması hedefleniyor.</p>

<p>Rotary 2430 Bölge Federasyonu Başkanı Orhan Uludağ ve eşi Zeynep Uludağ, yeni dönem kulüp ziyaretleri kapsamında Adıyaman'a geldi.</p>

<p>Depremin ardından Uluslararası Rotary ve Rotary 2430 Bölge Federasyonu tarafından Adıyaman'da hayata geçirilen projeleri yerinde inceleyen Uludağ ve beraberindekiler, Nemrut Rotary Kulübü Dönem Başkanı Emrah Candar ve kulüp üyeleriyle kentte çeşitli temaslarda bulundu.</p>

<p><strong>KENT PROTOKOLÜYLE ORGANİZASYON HAZIRLIKLARI GÖRÜŞÜLDÜ</strong></p>

<p>Ziyaretler kapsamında Adıyaman Vali Yardımcısı Bilal Göksun, Belediye Başkan Yardımcısı Burak Binzet, Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Torunoğlu, Adıyaman Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Fadime Ayaz ve Kültür Müdürü İsmail Günay ile görüşmeler gerçekleştirildi.</p>

<p>Görüşmelerde, bu yıl 24'üncüsü düzenlenecek 'Rotary Engellilerle Zirvede - Nemrut'a Tırmanıyoruz' projesinin hazırlıkları ve kurumlar arasındaki iş birliği imkanları ele alındı.</p>

<p><img alt="" height="629" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/b21635b11a.jpg" width="800" /></p>

<p><strong>NEMRUT'UN ZİRVESİNDE ULUSLARARASI BULUŞMA</strong></p>

<p>Organizasyonun bu yıl uluslararası katılımla gerçekleştirileceğini belirten Rotary 2430 Bölge Federasyonu Başkanı Orhan Uludağ, Türkiye'nin farklı illerinin yanı sıra çeşitli ülkelerden gelecek Rotaryenler ile yüzlerce engelli bireyin Adıyaman'da bir araya geleceğini söyledi.</p>

<p>Uludağ, organizasyona Rotary 2430 Bölgesi'nin yanı sıra Rotary 2420 ve 2440 Federasyonlarına bağlı kulüplerin de katılacağını belirterek, etkinliğin Adıyaman'ın tanıtımına da katkı sağlamasını hedeflediklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/b625be911e.jpg" width="800" /></p>

<p><strong>2 BİN 206 METREDE SELEN BEYTEKİN KONSERİ</strong></p>

<p>Uludağ, organizasyonun 26 Eylül'deki bölümünde Nemrut Dağı'nın yaklaşık 2 bin 206 metre yüksekliğindeki zirvesinde Selen Beytekin'in konser vereceğini açıkladı.</p>

<p>Uludağ, şöyle konuştu:</p>

<p>'Nemrut Rotary Kulübümüz 22 yıldır Adıyaman'da çok önemli projelere imza atıyor. Özellikle deprem sonrasında yaraların sarılması ve Adıyaman'ın yeniden ayağa kalkması için eğitimden sağlığa, sosyal projelerden kültür ve sanata kadar hayatın birçok alanında hizmetler gerçekleştirdi. Biz de her zaman bu kentin kadirşinas insanlarının yanında olduk.'</p>

<p>Bu yıl 24'üncüsü düzenlenecek organizasyonun özel bir anlam taşıdığını belirten Uludağ, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>'Rotary Engellilerle Zirvede - Nemrut'a Tırmanıyoruz projesi kapsamında 26 Eylül'de yüzlerce engelli ve Rotaryeni Nemrut Dağı'nın zirvesinde buluşturacağız. Dünyaca ünlü sanatçımız Selen Beytekin de Nemrut'un zirvesinde konser verecek. Yaklaşık 2 bin 206 metre yükseklikte gerçekleşecek bu konser, çok özel ve anlamlı bir organizasyon olacak.'</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/c4db21ecc8.jpg" width="800" /></p>

<p><strong>HEDEF ENGELLİ BİREYLERİN SORUNLARINA DİKKAT ÇEKMEK VE ADIYAMAN'I TANITMAK</strong></p>

<p>Organizasyonun yalnızca konser veya zirve etkinliği olmadığını belirten Uludağ, projenin engelli bireylerin yaşadığı sorunlara dikkat çekmeyi, Rotary'nin çalışmalarını anlatmayı ve Nemrut Dağı ile Adıyaman'ın turizm potansiyelinin tanıtımına katkı sunmayı amaçladığını söyledi.</p>

<p>Uludağ, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>'Farklı ülkelerden ve Türkiye'nin farklı illerinden gelecek yüzlerce engelli ve Rotaryeni Adıyaman'da bir araya getireceğiz. Bu organizasyon hem engelli bireylerin sorunlarına dikkat çekmek hem Rotary'nin çalışmalarını anlatmak hem de Nemrut Dağı ve Adıyaman'ın turizm potansiyelini dünyaya tanıtmak açısından büyük önem taşıyor'</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/53fef5a72d.jpg" width="800" /></p>

<p><strong>ULUDAĞ'DAN DESTEK VEREN KURUMLARA TEŞEKKÜR</strong></p>

<p>Proje kapsamında kent protokolüyle gerçekleştirilen görüşmelerde organizasyonun hazırlıkları ve iş birliği olanaklarının değerlendirildiğini belirten Uludağ, destek veren kurumlara teşekkür etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uludağ, şöyle konuştu:</p>

<p>'Adıyaman Vali Yardımcımız Bilal Göksun'a, Belediye Başkan Yardımcımız Burak Binzet'e, Adıyaman Emniyet Müdürlüğümüze ve Kültür Müdürlüğümüze göstermiş oldukları ilgi ve destekten dolayı teşekkür ediyoruz. Bu büyük organizasyonu Adıyaman'ın tüm paydaşlarıyla birlikte gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyacağız'</p>

<p>25-27 Eylül tarihleri arasında yapılması planlanan organizasyonla yüzlerce engelli birey ve Rotaryenin Adıyaman'da bir araya gelmesi, 26 Eylül'de ise Nemrut Dağı zirvesindeki programa katılması planlanıyor.</p>

<p>Kaynak : PERRE</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Perre Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.adiyamanlilar.net/nemrutta-24-kez-engeller-asilacak</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 18:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adiyamanlilarnet.teimg.com/crop/1280x720/adiyamanlilar-net/uploads/2026/08/nemrutta-24-kez-engeller-asilacak.jpg" type="image/jpeg" length="52504"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adıyaman'da Offroad Fotoğrafları Sanatseverlerle Buluştu]]></title>
      <link>https://www.adiyamanlilar.net/adiyamanda-offroad-fotograflari-sanatseverlerle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adiyamanlilar.net/adiyamanda-offroad-fotograflari-sanatseverlerle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adıyaman Fotoğraf Topluluğu Derneği'nin etkinliğinde Emrah Parlar'ın “OFFROAD” konulu fotoğraf sunumu Sanat Sokağı'nda sanatseverlerle buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Adıyaman Fotoğraf Topluluğu Derneği tarafından düzenlenen “Sunum Akşamları” kapsamında, dernek üyesi Emrah Parlar'ın hazırladığı “OFFROAD” konulu fotoğraf sunumu Sanat Sokağı'nda sanatseverlerle buluştu. Off-road tutkusunu fotoğraf kareleriyle anlatan Parlar, doğanın zorlu koşullarında yaşanan maceraları ve off-road araçlarıyla gerçekleştirilen etkinliklerden görüntüleri katılımcıların beğenisine sundu. Fotoğraf ve sanat odaklı etkinlikte sanatseverler bir araya gelirken, gerçekleştirilen sunum katılımcıların ilgisini gördü. Adıyaman Fotoğraf Topluluğu Derneği'nin farklı konu ve sanatçıları fotoğrafseverlerle buluşturduğu “Sunum Akşamları” etkinliklerinin devam edeceği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Offroad Tutkusunu Fotoğraflarla Anlattı</h3>

<p>Adıyaman Fotoğraf Topluluğu Derneği üyesi Emrah Parlar, “OFFROAD” konulu fotoğraf sunumunda off-road tutkusunu fotoğraf kareleri üzerinden katılımcılara aktardı.</p>

<p>Parlar'ın hazırladığı sunumda, doğanın zorlu koşullarında gerçekleştirilen off-road etkinliklerinden çeşitli fotoğraflar yer aldı. Sunum, etkinliğe katılan sanatseverlerin ilgisini gördü.</p>

<h3>Sanat Sokağı'nda Fotoğraf Buluşması</h3>

<p>Fotoğraf ve sanat odaklı etkinlik kapsamında sanatseverler Sanat Sokağı'nda bir araya geldi.</p>

<p>Adıyaman Fotoğraf Topluluğu Derneği tarafından düzenlenen “Sunum Akşamları” programında farklı konuların ve fotoğrafçıların çalışmalarının fotoğrafseverlerle buluşturulduğu belirtildi.</p>

<p>Derneğin, fotoğraf sanatına yönelik etkinliklerini farklı sunumlarla sürdüreceği bildirildi.</p>
</section>

<p><img alt="" height="450" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/9256e92b04.jpg" width="800" /></p>

<p></p>

<p>Kaynak : PERRE</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Perre Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.adiyamanlilar.net/adiyamanda-offroad-fotograflari-sanatseverlerle-bulustu</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 18:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adiyamanlilarnet.teimg.com/crop/1280x720/adiyamanlilar-net/uploads/2026/08/adiyamanda-offroad-fotograflari-sanatseverlerle-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="96013"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[IFRI Raporunda Adıyaman İçin "Metroköy" Değerlendirmesi]]></title>
      <link>https://www.adiyamanlilar.net/ifri-raporunda-adiyaman-icin-metrokoy-degerlendirmesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adiyamanlilar.net/ifri-raporunda-adiyaman-icin-metrokoy-degerlendirmesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Murat Gökhan Dalyan, IFRI raporunda Adıyaman'ın toplumsal yapısı, siyasi değişimi ve 6 Şubat depreminin etkilerine ilişkin değerlendirmeleri paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Prof. Dr. Murat Gökhan Dalyan, Fransız Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (IFRI) adına hazırlanan bir rapora ilişkin yaptığı değerlendirmede, Adıyaman'ın toplumsal yapısı, siyasi dönüşümü ve 6 Şubat depremlerinin kentte oluşturduğu değişime dair raporda yer alan tespitleri kamuoyuyla paylaştı. Dalyan, Giulia Fournier tarafından hazırlanan ve 28 Mart 2025 tarihini taşıyan raporun özetini değerlendirirken, raporda geçen "metroköy" kavramının dikkat çekici bir tanımlama olduğunu ifade etti.</p>

<p>Dalyan'ın aktardığı rapor özetine göre Adıyaman, 1954 yılında il statüsü kazanmasının ardından uzun yıllar muhafazakâr ve dönem dönem İslamcı partilere destek veren bir siyasi çizgi izledi. Raporda, kentin ekonomik açıdan merkezi yönetime bağımlı, dış dünyaya görece kapalı ve devlete bağlı yapısı nedeniyle "metroköy" olarak tanımlandığı belirtildi.</p>

<p>Raporda, Adıyaman'daki toplumsal yapının tarikatlar, etkili aileler ve yerel güç odakları etrafında şekillendiği, bu yapıların uzun yıllar siyaset ve kamu kaynakları üzerinde etkili olduğu değerlendirmesine yer verildi. Ayrıca Alevi ve Sünni toplumlar arasındaki sosyal geçirgenliğin yüksek olduğu, bu nedenle kimlik siyasetinin yerel ölçekte belirleyici bir unsur haline gelmediği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Değerlendirmede, kentte özellikle kırsal kesimde Kürtçe'nin (Kurmanci) yaygın olarak konuşulduğu ve birçok kişinin kendisini Kürt olarak tanımladığı belirtilirken, Güneydoğu Anadolu'nun bazı illerinden farklı olarak bu kimliğin devlete karşı militan bir siyasi harekete dönüşmediği yönündeki tespit de raporda yer aldı.</p>

<p>Raporda, 2004-2024 yılları arasında belediye yönetimini elinde bulunduran AK Parti'nin devlet imkânları, yerel aileler, tarikatlar ve İslami sermaye üzerinden kentte güçlü bir siyasal yapı oluşturduğu değerlendirilirken, 6 Şubat 2023 depremlerinin bu dengeyi değiştirdiği ifade edildi. Deprem sonrasında merkezi yönetim ile AFAD'ın yardım çalışmalarındaki gecikmelerin kentte "terk edilmişlik" duygusu oluşturduğu ve bunun iktidarın "hizmet partisi" algısını etkilediği yönündeki değerlendirmeye de raporda yer verildi.</p>

<p>Rapor özetinde, 2023 genel seçimlerinde güvenlik eksenli tercihlerin etkili olduğu, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri'nde ise seçmenin uzun yıllardır sürdürdüğü siyasi tercihini değiştirdiği belirtildi. Bu değişimde, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin kişisel siyasi etkisinin ve deprem sonrasında oluşan memnuniyetsizliğin belirleyici olduğu değerlendirmesi paylaşıldı.</p>

<p>Raporda ayrıca Adıyaman Belediyesi'nin yönetim değişikliğinin ardından Fransız Kalkınma Ajansı (AFD), Alman Uluslararası İş Birliği Ajansı (GIZ) ve İsviçre merkezli sivil toplum kuruluşu Solidar Suisse ile çeşitli iş birlikleri geliştirdiği bilgisi de yer aldı.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Gökhan Dalyan ise yaptığı değerlendirmede, kamuoyuyla raporun tamamını değil özetini paylaştığını belirterek, yabancı araştırmacıların gözünden Adıyaman'a bakmanın da önemli olduğunu ifade etti. Dalyan, "Bence en önemli tanımlama 'metroköy' kavramıdır. Bu rapor her şeyi anlatmasa da kafasını kuma gömen, kulaklarını seslere tıkayan ilgililere önemli mesajlar veriyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Haberde yer verilen değerlendirmeler, Prof. Dr. Murat Gökhan Dalyan'ın kamuoyuyla paylaştığı IFRI rapor özeti ile bu özet içerisinde aktarılan görüşlere dayanmaktadır. Raporda yer alan tespitler, raporu hazırlayan araştırmacının değerlendirmelerini yansıtmaktadır.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Perre Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.adiyamanlilar.net/ifri-raporunda-adiyaman-icin-metrokoy-degerlendirmesi</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 18:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adiyamanlilarnet.teimg.com/crop/1280x720/adiyamanlilar-net/uploads/2026/08/ifri-raporunda-adiyaman-icin-metrokoy-degerlendirmesi.jpg" type="image/jpeg" length="10859"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kommagene Modeli Ortadoğu'ya Barış Getirebilir]]></title>
      <link>https://www.adiyamanlilar.net/kommagene-modeli-ortadoguya-baris-getirebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adiyamanlilar.net/kommagene-modeli-ortadoguya-baris-getirebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nemrut Dağı'nı ziyaret eden Profesyonel Tur Rehberi Gizem Tekyurt, Kommagene yönetim anlayışının barış ve birlikte yaşam açısından örnek alınması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Adıyaman'ın Kahta ilçesinde bulunan ve UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan Nemrut Dağı'nı ziyaret eden Profesyonel Tur Rehberi Gizem Tekyurt, Kommagene Krallığı'nın tarih boyunca benimsediği yönetim anlayışının günümüz için de önemli mesajlar taşıdığını söyledi. Kommagene'nin farklı kültürleri bir arada yaşatmayı başaran, diplomasi ve barışı önceleyen bir uygarlık olduğuna dikkat çeken Tekyurt, bu yönetim modelinin günümüz Ortadoğu'sunda örnek alınması halinde bölgedeki çatışmaların sona ermesine ve bereketli hilal coğrafyasında yaşayan toplumların refah seviyesinin yükselmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti. Tekyurt, Kommagene medeniyetinin yalnızca tarihi eserleriyle değil, bıraktığı yönetim anlayışı ve kültürel mirasıyla da dünyaya daha güçlü şekilde tanıtılması gerektiğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Güneşin doğuşu ve batışının en güzel izlendiği yerlerden biri olan ve UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan Nemrut Dağı'nı ziyaret eden Profesyonel Tur Rehberi Gizem Tekyurt, Kommagene ile ilgili yaptığı açıklamada: 'Kommagene doğu-batı arasında bir sentezdi; barış, sanat, yaşam örneği idi, şimdi de olabilir ve olmalı' dedi.</p>

<p dir="ltr"><img alt="" height="267" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/2eaf2d0c03.jpg" width="400" /></p>

<p dir="ltr">Kommagene, Helenistik Dönem'de günümüze tarihi bırakan, iki yüz yılı aşan bağımsızlık dönemi ile ağırlıklı Adıyaman-Kahta sınırları içinde kalan coğrafyada bugün turizme kaynak teşkil eden şaheserler bıraktığını ifade eden Profesyonel Tur Rehberi Gizem Tekyurt; 'Bugün UNESCO Dünya Kültür Mirası olan Nemrut Dağı Anıtsal Alanı dünya insanlarının ilgi odağıdır. Tarihte çok güçlü krallık ve hatta imparatorlukla barışçıl yolu seçerek savaşsız yoluna devam etmiştir.</p>

<p dir="ltr">Kommagene, okullarda özel olarak öğretilmeli ve dünyaya anlatılması önemlidir. Fırat Nehri'nden Atina'ya kadar uzanan Kommagene etkisi ve bıraktığı eserler dünyaya anlatılmalıdır' dedi.</p>

<p dir="ltr">Kommagene'nin günümüze örnek bir yönetim sergilediğini ifade eden Gizem Tekyurt, 'Kommagene'ye en parlak dönemi yaşatan Antiochos Theos, Helenistik Döneme ait Grekçe yazıtlar kanalıyla bizlere adeta bir vasiyet bırakmış, günümüze ışık vermiştir. Kommagene Romalılar, Persler ve Pontos arasında elçilik görev yapmış, bölgede barış ve huzuru sağlamıştır. Kuzey Suriye, Fırat'ın batısı, Kastabala'ya kadar bir coğrafyada barış ve huzur ülkesi olmayı başarmış örnek, zengin bir uygarlık olarak tarihe geçmiştir. Bugün Kuzey Suriye'den (Celebrus, Karkamış, Afrin), Gaziantep Doliche, Besni Sesönk Pirun (Perre), Kahta Karakuş, Arsameia, Eski Kahta Kalesi, Su Perisi Kanyonu, Nemrut Dağı Anıtsal Alanı, Gerger Kımıl Dağı, Fırat Arsameiası, Sincik Heronlar bugün Kommagene'den kalan turizmin ana tur güzergâhında bulunan tarihi mekanlardır.</p>

<p dir="ltr"><img alt="" height="250" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/4ca417bfb9.jpg" width="400" /></p>

<p dir="ltr">M.S. 72'de barış yoluyla hakimiyetini Romalılara teslim eden kral 4. Antiochos, Kilikya'ya kral olarak atanmış daha sonra Atina Senatosu yetkili olmuştur. Ortadoğu'da Kommagene modeli; bugün savaş arenasına dönen Ortadoğu'da Kommagene modeli yönetimi olduğu taktirde savaşlar son bulacak, bereketli hilal halklarının refah seviyesi yükselecektir.</p>

<p dir="ltr">Son olarak Kommagene hem bir ekonomik kaynak hem de bir barış coğrafyası olarak miras bırakılmış, tanımak ve uluslararası tanıtmak, uygar bir erişimlilik sunmak zorundayız' dedi.</p>

<p></p>

<p>Kaynak : PERRE</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Perre Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.adiyamanlilar.net/kommagene-modeli-ortadoguya-baris-getirebilir</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 09:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adiyamanlilarnet.teimg.com/crop/1280x720/adiyamanlilar-net/uploads/2026/08/kommagene-modeli-ortadoguya-baris-getirebilir.jpg" type="image/jpeg" length="78012"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adıyaman'da Sahne Sanat Akademisi Kapılarını Açtı]]></title>
      <link>https://www.adiyamanlilar.net/adiyamanda-sahne-sanat-akademisi-kapilarini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adiyamanlilar.net/adiyamanda-sahne-sanat-akademisi-kapilarini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adıyaman'da kurulan Sahne Sanat Akademisi düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılışa sanatçılar, protokol üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adıyaman'da kültür ve sanat alanına yeni bir merkez kazandıran Sahne Sanat Akademisi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Müzik öğretmeni ve sanatçı Hasan Hüseyin Taştan ile Murat Çeçen'in girişimleriyle hayata geçirilen akademinin açılışına sanat camiası, protokol üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. Programda müzik dinletileri ve sahne performansları sanatseverlerle buluşurken, 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitiren Adıyamanlı sanatçı Aziz Taştan'ın adının yaşatılacağı vurgulandı. Kentin kültür ve sanat yaşamına katkı sunmayı amaçlayan akademi, eğitim faaliyetlerinin yanı sıra düzenleyeceği etkinliklerle Adıyaman'da sanatın gelişimine destek vermeyi hedefliyor.</p>

<p><strong>AZİZ TAŞTAN'IN ADI YAŞATILACAK</strong></p>

<p>Açılışta konuşan müzik öğretmeni ve sanatçı Hasan Hüseyin Taştan, 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitiren Adıyaman'ın sevilen sanatçılarından Aziz Taştan'ın adını yaşatmayı amaçladıklarını belirtti.</p>

<p>Taştan, akademinin yalnızca bir eğitim merkezi olmayacağını, aynı zamanda Adıyaman'ın kültür ve sanat hayatına katkı sunacak önemli bir merkez olarak faaliyet göstereceğini ifade ederek, memleketi sanatsal etkinliklerle daha ileri bir noktaya taşımayı hedeflediklerini söyledi.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/f8ceb3911e.jpg" width="800" /></p>

<p><strong>SANATÇILARDAN DAYANIŞMA KONSERİ</strong></p>

<p>Açılış programında Adıyamanlı sanatçılar da Hasan Hüseyin Taştan'ı yalnız bırakmadı.</p>

<p>Yaklaşık beş saat süren konserde Umut Taştan, Barış Songül, Büşra Çakır, Olgun Eren, Hayri Poyraz, Alican Altunbaş, Serhat Faysal Poyraz, Mehmet Öztekin, Kaan Aydın, Civan Harmancı, Biyan Sağnıç ve Muhammed Öztürk sahne alarak performanslarını sergiledi.</p>

<p>Programın sunuculuğunu ise yazar ve şair Murat Kayış üstlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="533" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/bb20ec17ce.jpg" width="800" /></p>

<p><strong>AÇILIŞA YOĞUN KATILIM</strong></p>

<p>Sahne Sanat Akademisi'nin açılışına Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Adıyaman Baro Başkanı Av. Bilal Doğan, Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Gani Bereket, İnsan Hakları Derneği Adıyaman Şube Başkanı Av. Bülent Çınar, Diş Hekimleri Odası Başkanı Prof. Dr. Nihal Harmancı, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Aziz Çelik, Demokratik Bölgeler Partisi Eş Başkanı Suzan Şan, DEM Parti Adıyaman İl Yönetimi ile Demokratik Alevi Dernekleri Eş Başkanı Ercan Nuğut'un yanı sıra çok sayıda davetli katıldı.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/1917d3c05f.jpg" width="800" /></p>

<p><strong>İŞLETMELERDEN DESTEK</strong></p>

<p>Açılışa kentte faaliyet gösteren bazı işletmeler de destek verdi. Anka Kültür Cafe işletmecileri Hanifi Taştan, Mehmet Taştan ve Hasan Leblebici ile Şükrü Çiğköfte işletmecisi Şükrü Aydın, etkinliğe katkı sunarak dayanışma örneği sergiledi.</p>

<p>Kaynak : PERRE</p>

<p><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="440" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/r8YYEj2oe-Y?rel=0&amp;controls=1&amp;showinfo=0" width="675"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Perre Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.adiyamanlilar.net/adiyamanda-sahne-sanat-akademisi-kapilarini-acti</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 17:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adiyamanlilarnet.teimg.com/crop/1280x720/adiyamanlilar-net/uploads/2026/08/adiyamanda-sahne-sanat-akademisi-kapilarini-acti.jpg" type="image/jpeg" length="89429"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep'te 10. Hemşeri Dernekleri Festivali Başladı]]></title>
      <link>https://www.adiyamanlilar.net/gaziantepte-10-hemseri-dernekleri-festivali-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adiyamanlilar.net/gaziantepte-10-hemseri-dernekleri-festivali-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te düzenlenen 10. Hemşeri Dernekleri Festivali kapılarını açtı. Türkiye'nin farklı illerinden 62 dernek kültürel değerlerini ziyaretçilerle buluşturuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 10'uncusu düzenlenen Yurt Dışı Türkler, Dernekler ve Yöresel Kültürler Buluşması Hemşehri Dernekleri Festivali, düzenlenen törenle kapılarını ziyaretçilere açtı. Festival, Türkiye'nin farklı illerinden gelen hemşeri derneklerini, kamu kurumlarını ve sivil toplum kuruluşlarını aynı çatı altında buluştururken, renkli etkinlikleriyle yoğun ilgi gördü.</p>

<p>Festival Parkı'nda gerçekleştirilen organizasyonda Türkiye'nin farklı şehirlerini temsil eden 62 hemşeri derneğinin yanı sıra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden kurumlar, belediyeler, federasyonlar, konfederasyonlar, vakıflar ve çeşitli sivil toplum kuruluşları stant açtı. Katılımcılar, yöresel ürünlerini, geleneksel lezzetlerini, el sanatlarını ve kültürel miraslarını ziyaretçilerle buluşturdu.</p>

<p>Açılış programında konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Modeli'nin "Ben değil, biz" anlayışı üzerine kurulduğunu belirterek birlik, beraberlik ve kardeşlik mesajları verdi. Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise kentin yüzyıllardır misafirperverliği ve güçlü ev sahipliği kültürüyle öne çıktığını ifade ederek organizasyonda emeği geçenleri tebrik etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programa Kilis Valisi Ömer Kalaylı, AK Parti Genel Merkez Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Fatma Ataseven, Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Gazimağusa Belediye Başkanı Dr. Süleyman Uluçay, Şahinbey Belediyesi Başkan Yardımcısı Cuma Güzel, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Ahmet Aksoy ile Uluslararası Demokratlar Birliği Genel Başkanı Kenan Aslan da katıldı.</p>

<p>Festival kapsamında ayrıca Emine Erdoğan'ın himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen Anadoludakiler Projesi kapsamındaki Anadoludakiler İpekyolu Pazarı'nın açılışı da gerçekleştirildi.</p>

<p>Festival boyunca halk oyunları gösterileri, semazen gösterileri, yöresel müzik dinletileri, konserler ile kültür, sanat ve spor etkinlikleri ziyaretçilerle buluşmayı sürdürecek.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.adiyamanlilar.net/gaziantepte-10-hemseri-dernekleri-festivali-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 13:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adiyamanlilarnet.teimg.com/crop/1280x720/adiyamanlilar-net/uploads/2026/08/gaziantepte-10-hemseri-dernekleri-festivali-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="21059"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mutenâ Dergisi Ankara Dergi Festivali'nde Yoğun İlgi Gördü]]></title>
      <link>https://www.adiyamanlilar.net/mutena-dergisi-ankara-dergi-festivalinde-yogun-ilgi-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adiyamanlilar.net/mutena-dergisi-ankara-dergi-festivalinde-yogun-ilgi-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adıyaman merkezli Mutenâ Dergisi, Ankara Dergi Festivali'nde okurlarla buluştu. Festivalde düzenlenen imza günleri ve etkinlikler yoğun ilgi gördü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adıyaman'ın kültür ve edebiyat alanındaki önemli yayınlarından Mutenâ Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi, Ankara Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde düzenlenen Ankara Dergi Festivali'nde okurlarıyla buluştu. Türkiye'nin farklı illerinden 40'ın üzerinde derginin katıldığı festivalde Mutenâ standı yoğun ilgi görürken, düzenlenen imza günlerinde yazarlar edebiyatseverlerle bir araya geldi. Genel Yayın Yönetmeni Murat Kayış, dergiciliğin popüler kültüre karşı önemli bir duruş olduğunu vurgulayarak festivale ilgi gösteren okurlara ve organizasyona katkı sunan kurumlara teşekkür etti.</p>

<p>Dergi kültürünü yaşatmak ve bağımsız yayıncılığı desteklemek amacıyla düzenlenen festivale Türkiye'nin farklı illerinden 40'ın üzerinde dergi katıldı. Zafer Genç Akademi önünde gerçekleştirilen festival boyunca binlerce okur stantları ziyaret ederek dergilerle buluştu, söyleşilere katıldı ve yazarlarla bir araya gelme fırsatı yakaladı.</p>

<p><strong>DERGİ KÜLTÜRÜNE GÜÇLÜ DESTEK</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>25 ve 26 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilen festival kapsamında dergilerin tanıtımları yapılırken, dergi satışları, söyleşiler ve kitap imza günleri de yoğun katılımla gerçekleştirildi. Dergi yayıncılığının yaşatılması ve yeni okurlarla buluşturulmasını amaçlayan organizasyon, kültür ve edebiyat çevrelerinden de takdir topladı.</p>

<p>Festivalde yerini alan Adıyaman merkezli Mutenâ Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi de hem yayınlarını tanıttı hem de yazarlarını okurlarıyla buluşturdu.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/c30d1194b2.jpg" width="800" /></p>

<p><strong>YAZARLAR OKURLARIYLA BULUŞTU</strong></p>

<p>Mutenâ Dergisi standında düzenlenen imza gününde Yazar-Şair Hikmet Dönmez, Şair Elif Özlem Durak ile Yazar-Şair Murat Kayış, eserlerini okurları için imzalayarak edebiyatseverlerle sohbet etti.</p>

<p>Festival boyunca Mutenâ standını ziyaret eden çok sayıda okur, derginin yayın çizgisi ve kültür-sanat alanındaki çalışmaları hakkında bilgi aldı.</p>

<p><img alt="" height="539" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/561cca037d.jpg" width="800" /></p>

<p><strong>MURAT KAYIŞ: 'DERGİCİLİK POPÜLER KÜLTÜRE KARŞI BİR DİRENİŞTİR'</strong></p>

<p>Mutenâ Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Murat Kayış, dergi kültürünü yaşatmanın önemli bir sorumluluk olduğunu belirterek, günümüzün hızla tüketilen popüler kültürü karşısında nitelikli dergiciliğin büyük anlam taşıdığını söyledi.</p>

<p>Festivalden büyük memnuniyet duyduklarını ifade eden Kayış, iki gün boyunca yoğun ilgi gördüklerini belirterek şunları söyledi:</p>

<p>'Dergi kültürünü yaşatmak kutlu bir amaçtır. Ayarsız ilerleyen şu zaman diliminde popüler kültüre karşı direnmenin en önemli yollarından biri dergicilik faaliyetini sürdürmektir. İki gün boyunca dolu dolu bir festival geçirdik. Mutenâ'nın nitelikli bir dergi olduğunu ve kendisine gönül vermiş kıymetli bir okur kitlesine sahip bulunduğunu bir kez daha görmüş olduk.'</p>

<p><img alt="" height="570" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/a921a0a714.jpg" width="800" /></p>

<p><strong>DESTEK VERENLERE TEŞEKKÜR</strong></p>

<p>Kayış, festivalde kendilerini yalnız bırakmayan okurlara ve Ankara'da yaşayan Adıyamanlılara teşekkür ederek, organizasyonun gerçekleşmesinde emeği bulunan ANBED Anadolu Dergiler Birliği üyelerine de minnettarlığını dile getirdi.</p>

<p>Ankara Büyükşehir Belediyesinin festivale sağladığı katkının önemine dikkat çeken Kayış, başkentte kültür ve edebiyat adına örnek bir organizasyona imza atıldığını belirterek Ankara Büyükşehir Belediyesine, Ankara Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne ile Zafer Genç Akademi yönetimine teşekkür etti.</p>

<p>Ankara Dergi Festivali, farklı şehirlerden gelen dergileri, yazarları ve okurları aynı çatı altında buluşturarak dergi yayıncılığına önemli bir katkı sunarken, Mutenâ Dergisi de Adıyaman'ın kültür ve edebiyat birikimini başkentte başarıyla temsil etti.</p>

<p>Kaynak : PERRE</p>

<p><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="440" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/z6v9QE2Vuk4?rel=0&amp;controls=1&amp;showinfo=0" width="675"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Perre Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.adiyamanlilar.net/mutena-dergisi-ankara-dergi-festivalinde-yogun-ilgi-gordu</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adiyamanlilarnet.teimg.com/crop/1280x720/adiyamanlilar-net/uploads/2026/07/mutena-dergisi-ankara-dergi-festivalinde-yogun-ilgi-gordu.jpg" type="image/jpeg" length="78689"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fortuna'da Yaz Konseri Vatandaşlardan Yoğun İlgi Gördü]]></title>
      <link>https://www.adiyamanlilar.net/fortunada-yaz-konseri-vatandaslardan-yogun-ilgi-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adiyamanlilar.net/fortunada-yaz-konseri-vatandaslardan-yogun-ilgi-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adıyaman Belediyesi'nin Fortuna Sosyal Tesisleri'nde düzenlediği yaz konseri, müzik ve halaylarla vatandaşları bir araya getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adıyaman Belediyesi tarafından Fortuna Sosyal Tesisleri'nde düzenlenen yaz konseri, her yaştan vatandaşın katılımıyla gerçekleştirildi. Türkü ve şarkıların seslendirildiği etkinlikte aileler, gençler ve çocuklar müzik dolu bir akşam yaşarken, konser alanında çekilen halaylar renkli görüntülere sahne oldu. Yaz boyunca devam edecek kültür ve sanat etkinliklerinin bir parçası olan konser, vatandaşlardan ilgi gördü.</p>

<p>Adıyaman Belediyesi'nin kültür ve sanat etkinlikleri kapsamında düzenlediği yaz konseri, Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin destekleriyle Fortuna Sosyal Tesisleri'nde gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konserde solistler Melisa Taşkın ile Ali Taşkın sahne aldı. Sanatçılara bateride Hakan Altunbaş, gitarda ise Umut Fırat Taştan eşlik etti.</p>

<p>Seslendirilen türkü ve şarkılarla konser alanını dolduran vatandaşlar keyifli anlar yaşarken, aileler ve çocuklar da müziğe eşlik etti. Etkinlik boyunca çekilen halaylar geceye ayrı bir renk kattı.</p>

<p>Konser sonunda vatandaşlar organizasyon dolayısıyla Adıyaman Belediyesine ve Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'ye teşekkür etti.</p>

<p>Adıyaman Belediyesi'nin yaz boyunca konserler ve çeşitli kültürel etkinliklerle vatandaşları bir araya getirmeye devam edeceği belirtildi.</p>

<p>Kaynak : PERRE</p>

<p><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="440" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/SPR3VOVlxrc?rel=0&amp;controls=1&amp;showinfo=0" width="675"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Perre Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.adiyamanlilar.net/fortunada-yaz-konseri-vatandaslardan-yogun-ilgi-gordu</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 18:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adiyamanlilarnet.teimg.com/crop/1280x720/adiyamanlilar-net/uploads/2026/07/fortuna-yaz-konseri-adiyaman-1.jpg" type="image/jpeg" length="62029"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adıyamanlı Kadınlar Üreterek Hayata Yeniden Tutunuyor]]></title>
      <link>https://www.adiyamanlilar.net/adiyamanli-kadinlar-ureterek-hayata-yeniden-tutunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adiyamanlilar.net/adiyamanli-kadinlar-ureterek-hayata-yeniden-tutunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adıpayam Kadın Kooperatifi bünyesindeki hobi atölyesinde kadınlar üretim yapıyor, eski eşyaları dönüştürüyor ve aile ekonomisine katkı sağlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adıyaman'da deprem sonrası yeniden hayata tutunmaya çalışan kadınlar, Adıpayam Kadın Kooperatifi bünyesinde faaliyet gösteren Mehtap Binzet Ev Dekorasyon ve Hobi Atölyesi'nde üretim yaparak hem sosyal yaşama katılıyor hem de aile ekonomilerine katkı sunuyor. Eski eşyaların dekoratif ürünlere dönüştürüldüğü atölye, kadınların üretimle buluştuğu, dayanışmayı güçlendirdiği ve yeni beceriler kazandığı önemli bir yaşam alanı olarak faaliyetlerini sürdürüyor.</p>

<p>Adıyaman Belediyesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Adıpayam Kadın Kooperatifi, kadınların sosyal ve ekonomik hayatta daha güçlü yer alabilmesi amacıyla farklı projeleri hayata geçirmeye devam ediyor.</p>

<p>Kooperatif bünyesinde kurulan Mehtap Binzet Ev Dekorasyon ve Hobi Atölyesi'nde kadınlar farklı boyama ve süsleme tekniklerini öğreniyor, kullanılmayan eşyaları yeniden tasarlayarak dekoratif ürünlere dönüştürüyor ve kendi tasarımlarını üretime kazandırıyor.</p>

<p>Atölye, depremin ardından yaşamlarını yeniden kurmaya çalışan kadınlara hem sosyalleşme hem de üretim yaparak gelir elde etme imkânı sunuyor.</p>

<p>Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin eşi Emral Tutdere de atölyeyi ziyaret ederek kadın girişimcilerle bir araya geldi. Üretilen ürünleri inceleyen Tutdere, kadın emeğinin görünür hale gelmesi ve kadınların ekonomik olarak güçlenmesi açısından bu tür çalışmaların önem taşıdığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tutdere, kadınların burada yalnızca dekoratif ürünler üretmediğini, aynı zamanda üretim sayesinde özgüvenlerini yeniden kazandıklarını belirterek, "Adıpayam Kadın Kooperatifi sayesinde kendi işlerini kurarak ev ekonomilerine katkı sağlıyorlar. Bu atölye, kadınların hobi olarak başladıkları çalışmaları zamanla ustalığa dönüştürebilecekleri çok kıymetli bir alan. Kendi renklerini seçiyor, hayallerini objelere yansıtıyorlar. Mehtap Hanım'ı ve emeği geçen bütün kadınlarımızı kutluyorum." dedi.</p>

<p>Atölyenin kurucusu Mehtap Binzet ise kadınların burada farklı teknikler öğrendiğini ve kullanılmayan eşyaları yeniden değerlendirerek dekoratif ürünlere dönüştürdüğünü söyledi.</p>

<p>Binzet, atölyenin yalnızca üretim yapılan bir yer olmadığını belirterek, kadınların kendilerini iyi hissettikleri, dayanışma kurdukları ve günlük yaşamın yoğunluğundan uzaklaşabildikleri bir ortam oluşturduklarını ifade etti.</p>

<p>Kadınların evlerindeki eski eşyaları yeniden tasarladığını ve boş zamanlarını üretimle değerlendirdiğini dile getiren Binzet, atölyenin ev kadınları, çalışan kadınlar ve gençler için hem bir hobi alanı hem de kendilerini geliştirebilecekleri bir merkez haline geldiğini söyledi. Depremin ardından yeniden ayağa kalkmaya çalışan Adıyamanlı kadınlar için atölye, üretimin ve dayanışmanın buluştuğu önemli adreslerden biri olmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Perre Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.adiyamanlilar.net/adiyamanli-kadinlar-ureterek-hayata-yeniden-tutunuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adiyamanlilarnet.teimg.com/crop/1280x720/adiyamanlilar-net/uploads/2026/07/adiyamanli-kadinlar-ureterek-hayata-yeniden-tutunuyor.jpg" type="image/jpeg" length="45006"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adıyaman Merkezli Mutenâ Dergisi Ankara Dergi Festivali'nde]]></title>
      <link>https://www.adiyamanlilar.net/adiyaman-merkezli-mutena-dergisi-ankara-dergi-festivalinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adiyamanlilar.net/adiyaman-merkezli-mutena-dergisi-ankara-dergi-festivalinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adıyaman merkezli Mutenâ Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi, 25-26 Temmuz'da düzenlenecek Ankara Dergi Festivali'nde okurlarıyla buluşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adıyaman'ın kültür ve edebiyat alanındaki yayınlarından Mutenâ Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi, 25-26 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek Ankara Dergi Festivali'nde kenti temsil edecek. ANDEB Anadolu Dergiler Birliğinin girişimi ve Ankara Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde düzenlenecek festivalde yaklaşık 40 dergi okurlarla buluşacak. İki gün sürecek etkinlikte Mutenâ Dergisi standıyla yer alırken, Genel Yayın Yönetmeni Murat Kayış da okurlarıyla bir araya gelerek kitaplarını imzalayacak ve söyleşi gerçekleştirecek.</p>

<p>Ankara'da düzenlenecek festival, kültür, sanat ve edebiyat alanında yayın yapan dergileri aynı çatı altında buluşturacak. Her iki gün 14.00 ile 22.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek etkinlikte, Türkiye'nin farklı şehirlerinden yaklaşık 40 dergi yayınlarını tanıtacak ve okurlarıyla buluşacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adıyaman merkezli Mutenâ Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi de festivalde stand açarak geçmiş sayılarını ve yayın çalışmalarını ziyaretçilerin beğenisine sunacak. Festival süresince derginin satışları da gerçekleştirilecek.</p>

<p>Mutenâ Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi Genel Yayın Yönetmeni, yazar ve şair Murat Kayış da etkinlik kapsamında okurlarıyla buluşacak. Aynı zamanda Perre Haber Ajansı Kültür, Sanat ve Edebiyat Haberleri Editörü olan Kayış, kitaplarını imzalayacak ve "Popüler Kültür" başlıklı söyleşisini katılımcılarla paylaşacak.</p>

<p>Ankara Dergi Festivali, farklı şehirlerde yayımlanan dergilerin bir araya gelmesine, yayıncılık alanındaki deneyimlerin paylaşılmasına ve okurlarla doğrudan buluşmasına ev sahipliği yapacak.</p>

<p>Kaynak : PERRE</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Perre Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.adiyamanlilar.net/adiyaman-merkezli-mutena-dergisi-ankara-dergi-festivalinde</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 16:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adiyamanlilarnet.teimg.com/crop/1280x720/adiyamanlilar-net/uploads/2026/07/adiyaman-merkezli-mutena-dergisi-ankara-dergi-festivalinde.jpg" type="image/jpeg" length="13719"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karakuş Tümülüsü Hakkında Bilinmesi Gerekenler]]></title>
      <link>https://www.adiyamanlilar.net/karakus-tumulusu-hakkinda-bilinmesi-gerekenler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adiyamanlilar.net/karakus-tumulusu-hakkinda-bilinmesi-gerekenler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karakuş Tümülüsü, Kommagene Krallığı'nın kadınlarına adanan anıt mezar olarak tarihi, mimarisi ve kültürel mirasıyla öne çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adıyaman'ın Kahta ilçesinde yer alan Karakuş Tümülüsü, Kommagene Krallığı'ndan günümüze ulaşan en önemli anıt mezarlardan biri olarak kabul ediliyor. Nemrut Dağı Milli Parkı sınırları içerisinde bulunan tarihi yapı, yalnızca yaklaşık iki bin yıllık geçmişiyle değil, Kommagene hanedanının kadınlarına adanmış olmasıyla da dikkat çekiyor. Nemrut Dağı, Cendere Köprüsü ve Arsameia ile aynı kültür rotasında bulunan Karakuş Tümülüsü, her yıl binlerce yerli ve yabancı ziyaretçinin uğrak noktaları arasında yer alıyor. Tarihi belgeler, arkeolojik araştırmalar ve günümüze ulaşan yazıtlar, anıt mezarın Kommagene Kralı II. Mithridates tarafından annesi Kraliçe İsias adına yaptırıldığını ortaya koyuyor. Daha sonraki yıllarda kraliyet ailesinden Antiochis ve Aka'nın da buraya defnedildiği kabul ediliyor. Bu yönüyle Karakuş Tümülüsü, Kommagene Krallığı'nın aile yapısı, sanat anlayışı ve mezar mimarisi hakkında önemli bilgiler sunan seçkin eserlerden biri olmayı sürdürüyor.</p>

<h3>Karakuş Adı Kartal Heykelinden Geliyor</h3>

<p>Tümülüsün bugün "Karakuş" adıyla anılmasının nedeni, güneyde bulunan sütunun üzerinde yer alan kartal heykeli. Yöre halkının "karakuş" olarak adlandırdığı kartal figürü zamanla anıt mezarın adı haline geldi. Yaklaşık 110 metre çapında inşa edilen tümülüsün ilk yapıldığında yaklaşık 30 metre yüksekliğinde olduğu, günümüzde ise doğal etkenler nedeniyle yaklaşık 20 metre yüksekliğe ulaştığı belirtiliyor. Çevresinde bulunan sütunların bir bölümü zaman içinde yıkılırken, ayakta kalan sütunlar Kommagene taş işçiliğinin dikkat çeken örnekleri arasında gösteriliyor.</p>

<h3>Sütunlardaki Figürler Dönemin İzlerini Taşıyor</h3>

<p>Karakuş Tümülüsü'nün çevresinde yer alan sütunlar yalnızca mimari unsur olarak değil, taşıdıkları figürlerle de önem taşıyor. Güneyde kartal heykeli, doğuda boğa heykeli, batıda ise Kommagene Kralı II. Mithridates ile kız kardeşi Laodike'nin tokalaşmasını betimleyen kabartma bulunuyor. Günümüze ulaşamayan aslan heykeli ise geçmişte anıtın önemli parçalarından biri olarak biliniyor. Sütunlarda yer alan yazıtlar sayesinde anıt mezarın kimler adına yapıldığı ve Kommagene hanedanıyla ilgili önemli bilgiler günümüze ulaşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Roma Döneminde Büyük Tahribat Yaşadı</h3>

<p>Kommagene Krallığı'nın Roma İmparatorluğu tarafından ortadan kaldırılmasının ardından Karakuş Tümülüsü de önemli ölçüde zarar gördü. Tarihi kayıtlara göre mezar yapısı tahrip edilirken, çevresindeki sur taşlarının bir bölümünün daha sonra Cendere Köprüsü'nün yapımında kullanıldığı belirtiliyor. Buna rağmen günümüze ulaşan sütunlar, kabartmalar ve tümülüs yapısı, Kommagene uygarlığının mimari anlayışını yansıtan önemli eserler arasında yer almaya devam ediyor.</p>

<h3>Nemrut Rotasının Vazgeçilmez Duraklarından Biri</h3>

<p>Bugün Karakuş Tümülüsü, Nemrut Dağı Milli Parkı'nı ziyaret edenlerin en çok uğradığı tarihi alanlardan biri olmayı sürdürüyor. Nemrut Dağı, Arsameia ve Cendere Köprüsü ile birlikte aynı gezi güzergâhında bulunması, yapının kültür turizmi açısından değerini artırıyor. Adıyaman'ın zengin tarihini yansıtan önemli miraslardan biri olan Karakuş Tümülüsü, sahip olduğu tarihi geçmiş, mimari özellikler ve kültürel değeriyle kentin simge eserleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Haber: Yunus Yaşar </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Yunus Yaşar</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.adiyamanlilar.net/karakus-tumulusu-hakkinda-bilinmesi-gerekenler</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 01:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adiyamanlilarnet.teimg.com/crop/1280x720/adiyamanlilar-net/uploads/2026/07/karakus-tumulusu-hakkinda-bilinmesi-gerekenler.png" type="image/jpeg" length="14349"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adıyaman'da Çocuklar Açık Hava Sinemasıyla Buluşacak]]></title>
      <link>https://www.adiyamanlilar.net/adiyamanda-cocuklar-acik-hava-sinemasiyla-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adiyamanlilar.net/adiyamanda-cocuklar-acik-hava-sinemasiyla-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adıyaman Belediyesi, 17 Temmuz Cuma günü Fortuna Sosyal Tesisi'nde çocuklar için ücretsiz açık hava sinema etkinliği düzenleyecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adıyaman Belediyesi, yaz akşamlarında çocukları sosyal ve kültürel etkinliklerle buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda düzenlenecek açık hava sinema etkinliğiyle çocuklar ve aileleri, Fortuna Sosyal Tesisi'nde gökyüzü altında sinema keyfi yaşayacak. Ücretsiz gerçekleştirilecek etkinlikte çocukların keyifli vakit geçirmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Çocuk Sineması etkinliği, 17 Temmuz Cuma günü saat 20.00'de Fortuna Sosyal Tesisi'nde başlayacak.</p>

<p>Adıyaman Belediyesi tarafından ücretsiz düzenlenecek etkinliğe tüm çocuklar ve aileleri davet edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Belediye yetkilileri, yaz boyunca çocuklara yönelik sosyal ve kültürel etkinliklerin devam edeceğini belirterek, aileleri açık hava sinema etkinliğine katılmaya çağırdı.</p>

<p><img alt="" height="667" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/4c21d81933.jpg" width="500" /></p>

<p>Kaynak : PERRE</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Perre Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.adiyamanlilar.net/adiyamanda-cocuklar-acik-hava-sinemasiyla-bulusacak</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adiyamanlilarnet.teimg.com/crop/1280x720/adiyamanlilar-net/uploads/2026/07/adiyamanda-cocuklar-acik-hava-sinemasiyla-bulusacak.jpg" type="image/jpeg" length="96338"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AKEM'de Aileler Birlikte Resim Eğitimi Alıyor]]></title>
      <link>https://www.adiyamanlilar.net/akemde-aileler-birlikte-resim-egitimi-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adiyamanlilar.net/akemde-aileler-birlikte-resim-egitimi-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adıyaman AKEM'de düzenlenen yaz kurslarında anne, baba ve çocuklar aynı atölyede resim eğitimi alarak birlikte zaman geçiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Adıyaman Belediyesi Kültür ve Eğitim Merkezi (AKEM) bünyesinde düzenlenen yaz dönemi resim kursları, çocuklar ile ailelerini aynı atölyede buluşturuyor. Anne, baba ve çocukların birlikte katıldığı eğitimlerde kursiyerler hem resim tekniklerini öğreniyor hem de sanatla iç içe kaliteli zaman geçirme fırsatı yakalıyor.</p>

<p>AKEM Konservatuvarı tarafından düzenlenen yaz kurslarına 10 yaş ve üzerindeki çocukların yanı sıra yetişkinler de katılıyor. Uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilen eğitimlerde temel çizim tekniklerinden karakalem çalışmalarına kadar farklı alanlarda uygulamalı dersler veriliyor.</p>

<p>Haftanın dört günü devam eden kurslarda çocuklar yeteneklerini geliştirirken, anne ve babalar da aynı atölyede eğitim alarak sanatsal becerilerini geliştirme imkânı buluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AKEM Resim Öğretmeni Ziyaddin Dokumacı, kursların hem güzel sanatlar alanında hedefi bulunan öğrencilere hem de hobi amacıyla resim yapmak isteyen vatandaşlara yönelik düzenlendiğini belirtti.</p>

<p>Dokumacı, kursların haftanın dört günü 08.00 ile 16.30 saatleri arasında gerçekleştirildiğini ifade ederek, şu anda 30 aktif kursiyerin eğitim aldığını, katılımcılar arasında çocukların yanı sıra anne ve babaların da yer aldığını söyledi.</p>

<p>Kursiyerler ise kendilerine sunulan eğitim imkânı dolayısıyla Adıyaman Belediyesi'ne teşekkür etti.</p>

<p>Haber Kaynak: iha-adıyamanlılar net</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.adiyamanlilar.net/akemde-aileler-birlikte-resim-egitimi-aliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adiyamanlilarnet.teimg.com/crop/1280x720/adiyamanlilar-net/uploads/2026/07/akemde-aileler-birlikte-resim-egitimi-aliyor.jpg" type="image/jpeg" length="69134"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya Klasikleri İçin En Güvenilir Yayınevleri Hangileri?]]></title>
      <link>https://www.adiyamanlilar.net/dunya-klasikleri-icin-en-guvenilir-yayinevleri-hangileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adiyamanlilar.net/dunya-klasikleri-icin-en-guvenilir-yayinevleri-hangileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya klasikleri hangi yayınevinden okunmalı? Abdurrahman Akçal, güvenilir yayınevlerini, çevirmenleri ve önerdiği 50 dünya klasiğini anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya klasikleri okumak isteyenlerin en çok merak ettiği konuların başında hangi yayınevinin tercih edilmesi gerektiği geliyor. Aynı eserin farklı yayınevleri tarafından yayımlanması, değişen çeviriler ve kısaltılmış baskılar doğru kitabı seçmeyi zorlaştırabiliyor. Peki dünya klasikleri hangi yayınevinden okunmalı, tam metin ile kısaltılmış baskı nasıl ayırt edilmeli ve çevirmen seçimi neden önemli? PERRE Haber Ajansı'nın sorularını yanıtlayan Abdurrahman Akçal, güvenilir yayınevleri, çevirmen tercihleri ve okurlar için hazırladığı 50 dünya klasiği önerisiyle merak edilen sorulara kapsamlı yanıtlar verdi.</p>

<p>Türkiye'de dünya klasikleri, aynı eserin onlarca farklı yayınevi tarafından basıldığı geniş fakat tartışmalı bir yayın alanını oluşturuyor. Telif süresi sona eren eserlerin kimi zaman özensiz çevirilerle, aracı diller üzerinden veya yüzlerce sayfası çıkarılmış kısaltılmış baskılar hâlinde okura sunulması, 'Hangi klasik, hangi yayınevinden ve hangi çevirmenden okunmalı?' sorusunu daha önemli hâle getiriyor.</p>

<p>PERRE Haber Ajansı'na konuşan Abdurrahman Akçal, klasiklerin yalnız geçmiş dönemlerden kalmış edebiyat eserleri olmadığını belirterek, her kuşağın kendisini yeniden görebileceği bir insanlık hafızası taşıdığını söyledi.</p>

<p>Klasik eserlerin okura hazır cevaplar vermediğini, ancak daha derin ve rahatsız edici sorular sordurduğunu ifade eden Akçal, güvenilir bir klasik baskısında yayınevi kadar çevirmenin, dizinin, kaynak metnin ve editoryal emeğin de belirleyici olduğunu vurguladı.</p>

<p>Akçal, farklı dönem ve coğrafyalardan seçtiği 50 dünya klasiğini de önerilen Türkçe baskılarıyla birlikte PERRE Haber Ajansı okurları için sıraladı.</p>

<p><strong>'KLASİK, ESKİMİŞ KİTAP DEĞİL; ESKİMEMEYİ BAŞARMIŞ KİTAPTIR'</strong></p>

<p><strong>Şeriban Özçakmak: Dünya klasikleri neden okunmalı? Yüzyıllar önce yazılmış eserlerin bugünün insanına söyleyebileceği ne olabilir?</strong></p>

<p><strong>Abdurrahman Akçal:</strong> Bazı kitaplar yalnızca bir hikâye anlatmaz. İnsanlığın uzun gecesinden bugüne kalmış ateşi taşır. Onları açtığımızda yalnız bir yazarın sesini değil, başka yüzyıllarda yaşamış insanların korkularını, ihtiraslarını, yenilgilerini ve hâlâ dinmemiş umutlarını duyarız.</p>

<p>Gılgamış'ın ölüm karşısındaki çaresizliğiyle bugünkü insanın kendi faniliği arasında binlerce yıl vardır ama ölüm korkusu değişmemiştir. Anna Karenina'nın içindeki boşlukla kalabalık şehirlerde dolaşan çağdaş insanın sessizliği arasında tren yollarından daha uzun bir akrabalık uzanır.</p>

<p>Klasik dediğimiz şey, eskimiş kitap değildir. Eskimemeyi başarmış kitaptır.</p>

<p>Bir eser yüzyıllar sonra hâlâ insanı yaralayabiliyor, düşündürebiliyor ve kendi hayatına yeniden bakmaya zorluyorsa orada yalnızca geçmişe ait bir edebiyat metni yoktur. İnsanlığın ortak hafızası vardır.</p>

<p>Italo Calvino, klasikleri insanların 'okuyorum' demekten çok 'yeniden okuyorum' dediği eserler olarak tarif eder. Çünkü gerçek bir klasik ilk okumada bitmez. İnsan yaş aldıkça, kaybettikçe, âşık oldukça, yenildikçe ve biraz da kendisine yabancılaştıkça aynı kitap başka bir yüzünü gösterir.</p>

<p>Gençken yalnız aşk romanı sandığınız bir eser, yıllar sonra sınıfın, yalnızlığın, toplum baskısının veya insanın kendisini kandırmasının romanı olarak karşınıza çıkabilir.</p>

<p><strong>'KLASİK OKUMAK KÜLTÜRLÜ GÖRÜNMENİN AKSESUARI DEĞİLDİR'</strong></p>

<p><strong>Özçakmak: Klasik eserleri okumak insana somut olarak ne kazandırır?</strong></p>

<p><strong>Akçal:</strong> Klasiklerin öğrettiği ilk şey, insanın başına gelenlerin dünyada ilk defa yaşanmadığıdır.</p>

<p>Bizden önce de insanlar sevdi, korktu, iktidara boyun eğdi, iktidara başkaldırdı, çocuklarını kaybetti, yoksulluk çekti, savaştı ve kendisini haklı çıkarmak için türlü hikâyeler uydurdu. Teknoloji değişti; sarayların yerini plazalar, at arabalarının yerini otomobiller aldı. Fakat insanın hırsı, kıskançlığı, merhamet ihtiyacı ve yalnızlığı aynı nehirde akmaya devam etti.</p>

<p>Bu nedenle klasik okumak, kültürlü görünmenin aksesuarı değildir. Salondaki kitaplığa sırtı altın yaldızlı ciltler dizmek hiç değildir.</p>

<p>Klasik okumak, kendi hayatımızın biricik olmadığını anlamaktır. İnsanın başına gelenlerin daha önce de geldiğini, bizim bulduğumuzu sandığımız bazı cümlelerin yüzyıllar önce başka dudaklarda acıyla söylendiğini fark etmektir.</p>

<p>Klasikler insana çoğu zaman hazır cevaplar vermez. Daha iyi sorular sorar. Dostoyevski'yi okuyan herkes iyi insan olmaz. Tolstoy'u bitiren kimse birdenbire hakikate ermez. Fakat insan, kendi karanlığını inkâr etmekte eskisi kadar rahat davranamaz.</p>

<p>Çünkü iyi bir klasik, okurun omzuna elini koyup şunu sorar:</p>

<p>'Başkalarını yargılarken kendini neden hükmün dışında bırakıyorsun?'</p>

<p><strong>'KLASİK EDEBİYAT HÜKMÜ GECİKTİRİR'</strong></p>

<p><strong>Özçakmak: Klasiklerin bugünkü hız çağında ayrıca bir önemi var mı?</strong></p>

<p><strong>Akçal:</strong> Klasikler aynı zamanda bir dil ve dikkat terbiyesidir.</p>

<p>Bugünün dünyası insandan her konuda birkaç saniye içinde karar vermesini istiyor. Bir başlığa bakıp hüküm veriyoruz. Bir görüntüden insan mahkûm ediyor, birkaç cümleyle hayatları kategorilere ayırıyoruz.</p>

<p>Klasik edebiyat ise hükmü geciktirir.</p>

<p>Okura bir paragrafın içinde beklemeyi, bir insanı ilk hatasında mahkûm etmemeyi, hayatın yalnızca sonuçlardan değil, tereddütlerden, suskunluklardan ve kararsızlıklardan da meydana geldiğini öğretir.</p>

<p>Bir roman karakterini yüzlerce sayfa boyunca takip ettiğinizde, onun yalnız yaptığı kötülüğü değil, o kötülüğe hangi korkuların, yoksunlukların ve kırılmaların içinden yürüdüğünü de görürsünüz. Bu, suçu mazur göstermek değildir. İnsanı anlamaya çalışmaktır.</p>

<p>Edebiyatın büyük gücü de burada ortaya çıkar. Bize yalnızca haklı olanı değil, haksızın zihnini de gösterir. Yalnız mağdurun acısını değil, zalimin kendisini nasıl haklılaştırdığını da anlatır.</p>

<p><strong>'TELİF BİTTİ, EDEBİYATIN ÇİLESİ BAŞLADI'</strong></p>

<p><strong>Özçakmak: Türkiye'de aynı klasik eserin çok sayıda yayınevi tarafından basılması bir zenginlik mi, yoksa ciddi bir sorun mu?</strong></p>

<p><strong>Akçal:</strong> Doğru kullanılırsa zenginliktir. Fakat Türkiye'de dünya klasikleri konusunda garip bir bolluk içindeyiz.</p>

<p>Aynı romanı yirmi, otuz, hatta daha fazla yayınevinin kapağında görmek mümkün. Telif süresi biter bitmez sanki matbaacıların kapısına nöbetçi dikilmiş ve 'Bu kitabı yarına kadar basmayanı döveceğiz' denilmiş gibi aynı eser raflara hücum ediyor.</p>

<p>Bir bakıyorsunuz <i>Sefiller</i> yüz elli sayfa, <i>Monte Cristo Kontu</i> iki yüz sayfa, <i>Don Quijote</i> ise neredeyse uzun bir çocuk masalı kadar...</p>

<p>Oysa bazı kitaplar kısalmaz; eksilir.</p>

<p>Türkiye'de eserler için genel koruma süresi yazarın yaşamı boyunca ve ölümünden itibaren yetmiş yıldır. Süre dolduğunda özgün eser üzerindeki mali hak engeli kalkabilir. Ancak çeviri ayrıca bir 'işlenme eser'dir. İyi bir çeviri, yabancı kelimelerin yerine Türkçe kelimeler koymaktan ibaret değildir. Eserin başka bir dilde yeniden kurulmasıdır.</p>

<p>Sorun da tam burada başlıyor. Özgün eserin telif giderinin ortadan kalkması, kitabı bazı yayınevleri açısından kolay ve ucuz bir ticari ürüne dönüştürebiliyor.</p>

<p>İyi bir çevirmene, editöre, son okumacıya, kaynak metin karşılaştırmasına ve açıklayıcı notlara yatırım yapmak yerine eski bir çeviri biraz değiştirilerek basılabiliyor. Eser, yazıldığı dilden değil İngilizce veya Fransızca gibi aracı bir dilden çevrilebiliyor. Bazen de yüzlerce sayfa çıkarılarak geriye yalnız olayların iskeleti bırakılıyor.</p>

<p><strong>'ÖZET, ESERİN KENDİSİ DEĞİLDİR'</strong></p>

<p><strong>Özçakmak: Kısaltılmış klasikler neden bu kadar sorunlu? Sonuçta okur olay örgüsünü öğrenmiş olmuyor mu?</strong></p>

<p><strong>Akçal:</strong> Bir romanın yalnızca olaylarını bilmek, o romanı okumuş olmak değildir. Çünkü edebiyat, 'Ne oldu?' sorusundan ibaret değildir.</p>

<p>Asıl mesele, olayların hangi dille anlatıldığı, karakterlerin hangi sessizliklerden geçtiği, bir duygunun kaç sayfa boyunca nasıl olgunlaştığı ve okurun hangi cümlede kendi yarasına rastladığıdır.</p>

<p>Victor Hugo'nun binlerce insanın, sokağın, devrimin, vicdanın ve sefaletin sesini taşıyan dünyası birkaç olaya indirildiğinde geriye <i>Sefiller</i> kalmaz. Jean Valjean'ın başından geçenlerin özeti kalır.</p>

<p>Alexandre Dumas'nın geniş tarihsel ve toplumsal anlatısı budandığında <i>Monte Cristo Kontu</i>, yalnızca intikam alan bir adamın macerasına dönüşür.</p>

<p><i>Gulliver'in Gezileri</i> kısaltıldığında iktidara, savaşa, bilime ve insan kibrine yöneltilen sert hiciv kaybolur; geriye devler ve cüceler ülkesinde dolaşan bir çocuk kahraman kalır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özet, eserin kendisi değildir. İskelet insana benzeyebilir ama yaşamaz.</p>

<p>Uyarlama ve çocuklar için sadeleştirme elbette yapılabilir. Buradaki sorun, bunun açıkça belirtilmemesi ve kısaltılmış baskının eserin kendisiymiş gibi sunulmasıdır.</p>

<p><strong>'YALNIZCA YAYINEVİNİN LOGOSUNA BAKMAK YETMEZ'</strong></p>

<p><strong>Özçakmak: Okur, kısaltılmış bir baskıyla tam metni nasıl ayırt edebilir?</strong></p>

<p><strong>Akçal:</strong> Öncelikle yayınevinin adına güvenip kitabı sorgulamadan satın almamak gerekir.</p>

<p>Aynı yayınevi bir eseri yetişkinler için tam metin olarak da çocuklar için kısaltılmış biçimde de yayımlayabilir. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'nın Hasan Âli Yücel Klasikleri dizisinde <i>Robinson Crusoe</i> tam metin olarak yer alırken, aynı yayınevinin başka bir okul dizisinde çok daha kısa bir uyarlaması bulunabilir.</p>

<p>Benzer biçimde <i>Sefiller</i>, <i>Üç Silahşörler</i> ve <i>Define Adası</i> gibi eserlerin de çocuklar veya ilk gençlik çağındaki okurlar için hazırlanmış kısaltılmış baskıları vardır.</p>

<p>Bu nedenle yalnız yayınevi logosuna değil, dizinin adına, çevirmenin kim olduğuna, kitabın künyesine ve üzerinde 'tam metin', 'kısaltılmış', 'uyarlanmış', 'sadeleştirilmiş' ya da 'çocuklar için' gibi ifadelerin bulunup bulunmadığına bakılmalıdır.</p>

<p>Özellikle Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tercih edilecekse, çoğu klasik için aranması gereken ibare <strong>Hasan Âli Yücel Klasikleri</strong> olmalıdır.</p>

<p><strong>'YAYINEVİNDEN ÖNCE ÇEVİRMENİ SORUN'</strong></p>

<p><strong>Özçakmak: Bir klasik seçilirken yayınevi mi, çevirmen mi daha önemlidir?</strong></p>

<p><strong>Akçal:</strong> İkisi de önemlidir ama bazı eserlerde çevirmenin adı yayınevinin isminden daha belirleyicidir.</p>

<p>İyi çeviri temizlenmiş bir pencere gibidir. Dışarıdaki manzarayı mümkün olduğu kadar eksiltmeden gösterir. Kötü çeviri ise buğulu bir camdır; ağacı görürsünüz ama yapraklarını, gökyüzünü görürsünüz ama rengini seçemezsiniz.</p>

<p>Bu nedenle 'Bu kitabı hangi yayınevinden alayım?' sorusunun hemen arkasından 'Kim çevirmiş?' sorusu gelmelidir.</p>

<p>Roza Hakmen'in <i>Don Quijote</i> ve Marcel Proust çevirileri, Rekin Teksoy'un Dante ve Boccaccio çalışmaları, Azra Erhat ile A. Kadir'in Homeros çevirileri, Ergin Altay'ın Rus edebiyatındaki emeği, Ahmet Cemal'in Kafka'sı, Tahsin Yücel'in Flaubert'si, Tomris Uyar'ın Virginia Woolf'u Türkçede başlı başına edebiyat hadiseleridir.</p>

<p>Çevirmen yalnız kelimeleri taşımaz. Cümlenin ritmini, yazarın ironisini, dönemin havasını, sınıfsal farklılıkları, sessizlikleri ve kimi zaman bir toplumun bütün kültürel çağrışımlarını başka bir dilde yeniden kurar.</p>

<p>Aynı kitabın iki farklı çevirisini okuyan iki insanın, zaman zaman iki ayrı yazar okumuş gibi hissetmesinin nedeni budur.</p>

<p><strong>'HASAN ÂLİ YÜCEL KLASİKLERİ GÜVENİLİR BİR ANA LİMANDIR'</strong></p>

<p><strong>Özçakmak: Türkiye'de dünya klasikleri için özellikle hangi yayınevleri tercih edilmeli?</strong></p>

<p><strong>Akçal:</strong> Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'nın Hasan Âli Yücel Klasikleri, klasiklere başlamak için en güvenilir ve ekonomik ana limanlardan biridir.</p>

<p>Antik Yunan ve Roma'dan Rus, Alman, Fransız ve İngiliz edebiyatına kadar geniş bir seçkiye sahiptir. Çevirmenin ve eserin çevrildiği özgün dilin çoğu baskıda açıkça belirtilmesi, birçok eserin doğrudan aslından çevrilmesi ve kitapların erişilebilir fiyatlarla sunulması önemli avantajlardır.</p>

<p>Fakat yeniden söylemek gerekir: Yalnızca 'İş Bankası' adına bakmak yeterli değildir. 'Hasan Âli Yücel Klasikleri', 'Çocuk Klasikleri', 'İlk Gençlik' ve 'Kısaltılmış Metin' gibi farklı diziler birbirinden ayrılmalıdır.</p>

<p><strong>'İLETİŞİM KLASİKLERİ KİTABIN ÇEVRESİNE BİR ARŞİV KURUYOR'</strong></p>

<p><strong>Özçakmak: İletişim Yayınları'nı diğer klasik dizilerden ayıran nedir?</strong></p>

<p><strong>Akçal:</strong> İletişim Klasikleri'nin en güçlü tarafı, çoğu zaman yalnızca romanı yayımlamakla yetinmemesidir.</p>

<p>Kitabın başına veya sonuna eklenen önsözler, sonsözler, dönem kronolojileri, yazarın mektupları, eleştirel değerlendirmeler ve görsel malzemeler eserin çevresine küçük bir edebiyat arşivi kurar.</p>

<p><i>Karanlığın Yüreği</i>, <i>Gurur ve Önyargı</i>, <i>Usta ile Margarita</i>, <i>Anna Karenina</i> ve <i>Mrs. Dalloway</i> gibi baskılar bu yaklaşımın güçlü örnekleridir.</p>

<p>Bir eseri yalnızca olay örgüsüyle değil, hangi çağın içinden doğduğunu, edebiyat tarihinde nereye oturduğunu ve sonraki kuşaklar tarafından nasıl yorumlandığını anlayarak okumak isteyenler için İletişim'in açıklamalı baskıları son derece değerlidir.</p>

<p><strong>'YAPI KREDİ BAZI ESERLERDE KALICI TÜRKÇE METİNLER OLUŞTURDU'</strong></p>

<p><strong>Özçakmak: Yapı Kredi Yayınları hangi eserlerde öne çıkıyor?</strong></p>

<p><strong>Akçal:</strong> Yapı Kredi Yayınları'nın klasiklerdeki gücü, bütün klasik eserleri yayımlamasından değil, bazı büyük kitaplar için kalıcı Türkçe metinler oluşturmasından geliyor.</p>

<p>Roza Hakmen'in iki ciltlik <i>Don Quijote</i> çevirisi ile yedi kitaplık <i>Kayıp Zamanın İzinde</i>, Rasih Güran'ın <i>Ses ve Öfke</i> çevirisi, Âlim Şerif Onaran'ın sekiz kitaplık <i>Binbir Gece Masalları</i> bu bakımdan kütüphanelik çalışmalardır.</p>

<p>Özellikle YKY'nin <i>Don Quijote</i> baskısı, eserin 124 bölümünün tamamını iki cilt hâlinde sunması bakımından güvenilir bir tercihtir.</p>

<p><strong>'CAN YAYINLARI MODERN KLASİKLERDE GÜÇLÜ'</strong></p>

<p><strong>Özçakmak: Can Yayınları'nın klasikler içindeki yeri nedir?</strong></p>

<p><strong>Akçal:</strong> Can Yayınları özellikle 19. ve 20. yüzyıl klasiklerinde, modern edebiyatta ve Türkçede adı eserle özdeşleşmiş çevirilerde güçlüdür.</p>

<p>Celâl Üster'in <i>1984</i> çevirisi, Vedat Günyol'un <i>Yabancı</i>sı, Seçkin Selvi'nin <i>Yüzyıllık Yalnızlık</i>ı, Ahmet Cemal'in Kafka çevirileri, Tahsin Yücel'in <i>Madam Bovary</i>si ve Nihal Yeğinobalı'nın <i>Jane Eyre</i>i bu geleneğin önemli örnekleridir.</p>

<p>Can Yayınları'nda da her kitap ayrı değerlendirilmelidir. Fakat modern klasikler konusunda çok güçlü ve uzun yıllara dayanan bir çeviri birikimine sahip olduğu söylenebilir.</p>

<p><strong>'BAZI YAYINEVLERİ BELİRLİ ESERLERDE ÖNE ÇIKIYOR'</strong></p>

<p><strong>Özçakmak: Bütün klasikler için aynı yayınevlerini mi tercih etmek gerekir?</strong></p>

<p><strong>Akçal:</strong> Hayır. Bazı yayınevleri belirli eserler veya belirli çevirmenler bakımından öne çıkar.</p>

<p>Oğlak Yayınları, Rekin Teksoy'un <i>İlahi Komedya</i> ve <i>Decameron</i> çevirileri için; Norgunk, Armağan Ekici'nin <i>Ulysses</i> çevirisi için; VakıfBank Kültür Yayınları, Oğuz Baykara'nın iki ciltlik <i>Genji'nin Hikâyesi</i> çevirisi için; Doğu Batı, Korhan Kaya'nın Sanskritçe çalışmaları için; Say Yayınları ise Engin Sunar'ın dört ciltlik eksiksiz Montaigne çevirisi için özellikle değerlendirilmelidir.</p>

<p>İthaki, Everest, Alfa ve başka yayınevlerinin kataloglarında da son derece kıymetli klasikler vardır.</p>

<p>Yayınevlerini toptan 'iyi' veya 'kötü' diye damgalamak yerine eser, çevirmen, editör ve dizi üzerinden değerlendirmek daha doğrudur. Büyük ve güvenilir bir yayınevi zaman zaman tartışmalı bir baskı çıkarabilir. Küçük bir yayınevi ise tek bir eserde çok özenli, nitelikli ve kalıcı bir çalışma yapabilir.</p>

<p><strong>'KİTABI ELİNİZE ALDIĞINIZDA ÖNCE KÜNYE SAYFASINA BAKIN'</strong></p>

<p><strong>Özçakmak: Okur, bir klasik eseri satın almadan önce nelere dikkat etmeli?</strong></p>

<p><strong>Akçal:</strong> Önce arka kapaktaki tumturaklı övgü cümlelerine değil, künye sayfasına bakmalı.</p>

<p>Çevirmenin adı açıkça yazıyor mu? 'Yayına hazırlayan', 'derleyen' veya yalnızca yayınevinin adı çevirmenin yerine geçirilmiş mi? Hangi dilden çevrildiği belirtilmiş mi?</p>

<p>Rusça yazılmış bir eser İngilizce veya Fransızca baskı üzerinden Türkçeye aktarılmışsa okur, iki ayrı aynadan yansımış bir görüntüyle karşılaşabilir. Her aracı dil, eserin sesinden ve anlamından bir parçayı değiştirebilir.</p>

<p>Kapakta veya iç sayfalarda 'tam metin', 'eksiksiz çeviri', 'kısaltılmış', 'uyarlanmış', 'sadeleştirilmiş' ve 'çocuklar için' gibi ifadeler aranmalı.</p>

<p>'Dünya Çocuk Klasikleri' adıyla basılan <i>Sefiller</i> ile Victor Hugo'nun asıl romanı aynı kitap değildir. Biri çocuklara uyarlanmış olay örgüsüdür; diğeri bütün bir çağın, toplumun, yoksulluğun ve vicdanın panoramasıdır.</p>

<p>Sayfa sayısı tek başına kesin delil değildir. Punto, kâğıt boyutu ve dizgi değişebilir. Fakat aslı bin 500 sayfa civarında olan bir eser 180 sayfaya sığdırılmışsa ortada matbaa mucizesi değil, ciddi bir budama vardır.</p>

<p>Özellikle <i>Sefiller</i>, <i>Monte Cristo Kontu</i>, <i>Savaş ve Barış</i>, <i>Don Quijote</i>, <i>Binbir Gece Masalları</i> ve <i>Kayıp Zamanın İzinde</i> gibi eserlerde cilt ve bölüm sayıları mutlaka karşılaştırılmalıdır.</p>

<p>Mümkünse kitabın ilk birkaç sayfası iki farklı çeviriden okunmalıdır. Bir çeviri daha şiirli, bir başkası daha yalın olabilir. Mesele yalnızca kelimelerin doğru çevrilmesi değildir. Cümlenin ritmi, dönemin havası ve yazarın sesi de çevrilir.</p>

<p><strong>'DEĞİŞMEZ BİR EN İYİ 50 LİSTESİ YOK'</strong></p>

<p><strong>Özçakmak: Hazırladığınız 50 klasik hangi ölçütlere dayanıyor?</strong></p>

<p><strong>Akçal:</strong> Dünyada herkesin üzerinde uzlaştığı, gökten inmiş değişmez bir 'En iyi 50 klasik' listesi yoktur.</p>

<p>Norveç Kitap Kulüpleri'nin dünya edebiyatı seçkisi farklı ülkelerden yazarların önerilerine dayanır. Modern Library daha çok 20. yüzyıl İngilizce romanlarını merkeze alır. <i>The Guardian</i> gibi yayınların hazırladığı listeler de kendi dönemlerinin, coğrafyalarının ve seçici kurullarının bakışını taşır.</p>

<p>Türkiye'de yıllarca referans verilen Millî Eğitim Bakanlığı'nın '100 Temel Eser' uygulaması ise 2018 yılında yürürlükten kaldırıldı. Bu nedenle o listeyi bugün bağlayıcı ve değişmez bir edebiyat otoritesi gibi sunmak doğru değildir.</p>

<p>Hazırladığım 50 kitaplık seçki; eserlerin dünya edebiyatındaki etkisi, farklı dönem ve coğrafyaları temsil etmeleri, insanlık tarihinin temel meselelerini ele almaları ve Türkçede güvenilir baskılarının bulunması dikkate alınarak oluşturuldu.</p>

<p>Bu bir üstünlük sıralaması değildir. İnsanlığın büyük kütüphanesine açılan elli kapıdır.</p>

<p><strong>ABDURRAHMAN AKÇAL'DAN 50 DÜNYA KLASİĞİ VE ÖNERİLEN TÜRKÇE BASKILARI</strong></p>

<p><strong>İnsanlığın İlk Sesleri</strong></p>

<p><strong>1. Gılgamış Destanı - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Sait Maden çevirisi</strong></p>

<p>Dostluk, iktidar, ölüm korkusu ve ölümsüzlük arayışı üzerine insanlığın bilinen en eski büyük anlatılarından biridir.</p>

<p><strong>2. Bhagavad Gita - Doğu Batı Yayınları, Korhan Kaya çevirisi</strong></p>

<p>İnsan, görev, eylem, vicdan ve varoluş arasındaki kadim çatışmayı anlamak için okunmalıdır.</p>

<p><strong>3. İlyada - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Azra Erhat-A. Kadir çevirisi</strong></p>

<p>Savaşın yalnızca kahramanlıktan değil, öfke, gurur, yas ve insan kaybından meydana geldiğini anlatan büyük destandır.</p>

<p><strong>4. Odysseia - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Azra Erhat-A. Kadir çevirisi</strong></p>

<p>Eve dönüşün, yolculuğun, sadakatin, özlemin ve insanın kader karşısındaki direncinin destanıdır.</p>

<p><strong>5. Kral Oidipus - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Bedrettin Tuncel çevirisi</strong></p>

<p>İnsan kaderinden kaçmaya çalışırken neden ona doğru koşar sorusunun iki bin yılı aşan tragedyasıdır.</p>

<p><strong>6. Devlet - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Sabahattin Eyüboğlu-M. Ali Cimcoz çevirisi</strong></p>

<p>Adalet, eğitim, yönetim ve ideal toplum üzerine siyaset düşüncesinin kurucu eserlerinden biridir.</p>

<p><strong>7. Aeneis - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Çiğdem Dürüşken çevirisi</strong></p>

<p>Yenilmiş bir halkın küllerinden yeni bir devlet ve kimlik kurmasının destanıdır.</p>

<p><strong>8. Şehname - MEB veya Devlet Kitapları baskısı, Necati Lugal çevirisi, dört cilt</strong></p>

<p>İran ve ortak Doğu kültür dünyasının kahramanlarını, savaşlarını, devletlerini ve hafızasını taşıyan büyük destandır.</p>

<p><strong>9. Binbir Gece Masalları - Yapı Kredi Yayınları, Âlim Şerif Onaran çevirisi, sekiz kitap</strong></p>

<p>Hikâye anlatmanın ölüm karşısında nasıl bir direnme ve hayatta kalma biçimine dönüştüğünü gösterir.</p>

<p><strong>10. Genji'nin Hikâyesi - VakıfBank Kültür Yayınları, Oğuz Baykara çevirisi, iki cilt</strong></p>

<p>Japon saray hayatını, aşkın geçiciliğini, güzelliği ve zamanın insanda bıraktığı hüznü anlatır.</p>

<p><img alt="" height="1131" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/b5b09e3002.png" width="800" /></p>

<p><strong>Orta Çağdan Aydınlanmaya</strong></p>

<p><strong>11. İlahi Komedya - Oğlak Yayınları, Rekin Teksoy çevirisi</strong></p>

<p>Cehennem, Araf ve Cennet yolculuğu üzerinden insanın günahını, korkusunu, umudunu ve kurtuluş arzusunu anlatır.</p>

<p><strong>12. Decameron - Oğlak Yayınları, Rekin Teksoy çevirisi</strong></p>

<p>Salgın günlerinde anlatılan yüz hikâye üzerinden insanın zekâsını, şehvetini, ikiyüzlülüğünü ve yaşama tutkusunu gösterir.</p>

<p><strong>13. Don Quijote - Yapı Kredi Yayınları, Roza Hakmen çevirisi, iki cilt</strong></p>

<p>İnsan hayal ettiği dünyaya inanarak mı yaşar, yoksa gerçek dediğimiz şey çoğunluğun ortak yanılsaması mıdır sorusunu düşündürür.</p>

<p><strong>14. Hamlet - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Sabahattin Eyüboğlu çevirisi</strong></p>

<p>Tereddüdün, iktidarın, intikamın, çürümenin ve insanın kendi zihninde kaybolmasının tragedyasıdır.</p>

<p><strong>15. Denemeler - Say Yayınları, Engin Sunar çevirisi, dört cilt</strong></p>

<p>Montaigne'in insanı kendisinden yola çıkarak anlamaya çalıştığı bütünlüklü ve eksiksiz külliyattır.</p>

<p><strong>16. Robinson Crusoe - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Fadime Kâhya çevirisi</strong></p>

<p>Yalnızca ıssız ada macerası değil; bireycilik, sömürgecilik, emek ve mülkiyet üzerine kurucu bir modern romandır.</p>

<p><strong>17. Gulliver'in Gezileri - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İrfan Şahinbaş çevirisi</strong></p>

<p>Çocuk kitabı sanılan fakat iktidarı, bilimi, savaşı ve insan kibrini acımasızca hicveden dört bölümlük eserdir.</p>

<p><strong>18. Candide ya da İyimserlik - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Devrim Çetinkasap çevirisi</strong></p>

<p>Dünyadaki kötülük karşısında kolay ve düşüncesiz iyimserliğin nasıl çöktüğünü kısa, sert ve alaycı bir dille anlatır.</p>

<p><strong>19. Faust - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Zehra Aksu Yılmazer çevirisi</strong></p>

<p>Bilgiye, hazza ve güce doymayan insanın ruhunu ne uğruna satabileceğinin büyük tragedyasıdır.</p>

<p><img alt="" height="1131" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/8bc66b03b9.png" width="800" /></p>

<p><strong>Büyük Roman Çağı</strong></p>

<p><strong>20. Gurur ve Önyargı - İletişim Yayınları, Işıl Önder çevirisi</strong></p>

<p>Aşkın, sınıfın, gururun ve insanın karşısındakini kendi önyargıları içinde değerlendirmesinin zarif romanıdır.</p>

<p><strong>21. Frankenstein - İletişim Yayınları, Serpil Çağlayan çevirisi</strong></p>

<p>Canavarı yaratan bilim midir, yoksa yarattığı varlığı sevgisizliğe terk eden insan mı sorusunu düşündürür.</p>

<p><strong>22. Kırmızı ve Siyah - İletişim Yayınları, Şerif Hulûsi çevirisi</strong></p>

<p>Sınıf atlama arzusunu, ihtirası, taşra hayatını ve toplumsal ikiyüzlülüğü anlatır.</p>

<p><strong>23. Monte Cristo Kontu - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Volkan Yalçıntoklu çevirisi, iki cilt</strong></p>

<p>İntikamın insana adalet duygusu kadar yeni bir esaret de getirebileceğini gösteren büyük romandır.</p>

<p><strong>24. Jane Eyre - Can Yayınları, Nihal Yeğinobalı çevirisi</strong></p>

<p>Bir kadının sevilmek uğruna kişiliğinden, haysiyetinden ve özsaygısından vazgeçmemesinin romanıdır.</p>

<p><strong>25. Uğultulu Tepeler - İletişim Yayınları, Başak Bekişli çevirisi</strong></p>

<p>Romantik aşk olarak görülen tutkunun nasıl hırsa, intikama ve kuşaklar boyu süren yıkıma dönüşebileceğini anlatır.</p>

<p><strong>26. Moby Dick - Yapı Kredi Yayınları, Sabahattin Eyüboğlu-Mîna Urgan çevirisi</strong></p>

<p>Bir balina avından çok, insanın doğaya, bilinmeyene ve kendi saplantısına açtığı savaşın romanıdır.</p>

<p><strong>27. Madam Bovary - Can Yayınları, Tahsin Yücel çevirisi</strong></p>

<p>Hayatın kendisinden çok, hayat hakkında kurduğu hayallere âşık olan insanın trajedisidir.</p>

<p><strong>28. Sefiller - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Volkan Yalçıntoklu çevirisi, iki cilt</strong></p>

<p>Yoksulluk, hukuk, vicdan, devrim ve merhamet üzerine kurulmuş büyük bir insanlık panoramasıdır.</p>

<p><strong>29. Germinal - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Bertan Onaran çevirisi</strong></p>

<p>Maden işçilerinin karanlıkta yalnızca ekmek değil, hak, haysiyet ve insanlık aradığı büyük emek romanıdır.</p>

<p><strong>30. Babalar ve Oğullar - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ergin Altay çevirisi</strong></p>

<p>Kuşak çatışmasının, nihilizmin ve değişen bir toplumda eskiyle yeninin birbirine yabancılaşmasının romanıdır.</p>

<p><strong>31. Oblomov - İletişim Yayınları, Ergin Altay çevirisi</strong></p>

<p>Tembelliğin değil, iradesizliğin, toplumsal çürümenin ve hayatı sürekli ertelemenin romanıdır.</p>

<p><strong>32. Suç ve Ceza - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Mazlum Beyhan çevirisi</strong></p>

<p>İnsan kendisini büyük bir fikirle haklı çıkarsa bile vicdanından kaçabilir mi sorusunun karanlık romanıdır.</p>

<p><strong>33. Karamazov Kardeşler - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ergin Altay çevirisi</strong></p>

<p>İnanç, özgürlük, baba nefreti, ahlak, suç ve kötülük üzerine Dostoyevski'nin en büyük hesaplaşmasıdır.</p>

<p><strong>34. Savaş ve Barış - Can Yayınları, Nâzım Hikmet-Zeki Baştımar çevirisi, iki cilt</strong></p>

<p>Tarihi hükümdarların mı, orduların mı, yoksa isimleri unutulan milyonlarca insanın mı yaptığına dair dev bir romandır.</p>

<p><strong>35. Anna Karenina - İletişim Yayınları, Ergin Altay çevirisi</strong></p>

<p>Aşk, aile, sadakat, toplum baskısı ve insanın mutluluğu başka bir insanda aramasının trajedisidir.</p>

<p><strong>36. Huckleberry Finn'in Maceraları - İletişim Yayınları, Büşra Balcan çevirisi</strong></p>

<p>Bir çocuğun vicdanıyla köleliği ve toplumun kendisine öğrettiği ahlakı sorgulamasının romanıdır.</p>

<p><strong>37. Karanlığın Yüreği - İletişim Yayınları, Sinan Fişek çevirisi</strong></p>

<p>Sömürgeciliğin yalnızca başka halkları değil, sömürgeci insanın ruhunu da nasıl kararttığını gösterir.</p>

<p><strong>38. Büyük Umutlar - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Didar Zeynep Batumlu çevirisi</strong></p>

<p>Sınıf atlama arzusunun, utancın, beklentilerin ve iyiliği yanlış yerde aramanın romanıdır.</p>

<p><img alt="" height="1131" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/68435c534b.png" width="800" /></p>

<p><strong>Modern İnsanın Parçalanışı</strong></p>

<p><strong>39. Dönüşüm - Can Yayınları, Ahmet Cemal çevirisi</strong></p>

<p>Bir sabah böceğe dönüşen Gregor Samsa'dan çok, işe yaramaz hâle gelen bir insanın ailesi tarafından ne kadar çabuk gözden çıkarılabileceğini anlatır.</p>

<p><strong>40. Dava - Can Yayınları, Ahmet Cemal çevirisi</strong></p>

<p>Suçunu bilmeden yargılanan Josef K. üzerinden bürokrasinin, iktidarın ve insanın kendi suçluluk duygusunun labirentini kurar.</p>

<p><strong>41. Kayıp Zamanın İzinde - Yapı Kredi Yayınları, Roza Hakmen çevirisi, yedi kitap</strong></p>

<p>Zamanın gerçekten geçip geçmediğini, yoksa kokuların, seslerin ve hatıraların içinde saklanıp saklanmadığını anlatan büyük nehir romandır.</p>

<p><strong>42. Ulysses - Norgunk Yayıncılık, Armağan Ekici çevirisi</strong></p>

<p>Tek bir Dublin gününün içine mitolojiyi, bedeni, tarihi, dili ve modern insanın parçalanmış bilincini sığdırır.</p>

<p><strong>43. Mrs. Dalloway - İletişim Yayınları, Tomris Uyar çevirisi</strong></p>

<p>Bir kadının bir günlük hazırlığı içinde savaşın, ölümün, geçmişin ve yaşanmamış hayatların sesini duyurur.</p>

<p><strong>44. Ses ve Öfke - Yapı Kredi Yayınları, Rasih Güran çevirisi</strong></p>

<p>Bir ailenin dağılmasını farklı bilinçlerin içinden anlatarak zamanın ve hakikatin tek bir sesi olmadığını gösterir.</p>

<p><strong>45. 1984 - Can Yayınları, Celâl Üster çevirisi</strong></p>

<p>İktidarın yalnız bedeni değil, dili, hafızayı ve gerçeğin kendisini denetlemek istediğinde neler olabileceğini anlatır.</p>

<p><strong>46. Yabancı - Can Yayınları, Vedat Günyol çevirisi</strong></p>

<p>Toplumun beklediği duyguları göstermeyen insanın, işlediği suçtan çok 'beklendiği gibi davranmadığı' için yargılanmasını anlatır.</p>

<p><strong>47. Usta ile Margarita - İletişim Yayınları, Ergin Altay çevirisi</strong></p>

<p>Şeytanın Moskova'ya gelişi üzerinden iktidarı, korkuyu, sanatı, inancı ve aşkın direnme gücünü anlatır.</p>

<p><strong>48. Yüzyıllık Yalnızlık - Can Yayınları, Seçkin Selvi çevirisi</strong></p>

<p>Buendía ailesinin kaderi üzerinden bir kıtanın darbelerini, ihtilallerini, aşklarını, ölümlerini ve unutkanlığını anlatır.</p>

<p><strong>49. Parçalanma - İthaki Yayınları, Nazan Arıbaş Erbil çevirisi</strong></p>

<p>Sömürgeciliği yalnız Avrupa'nın gözünden değil, parçalanan bir Afrika toplumunun içinden okumak için vazgeçilmezdir.</p>

<p><strong>50. Lolita - İletişim Yayınları, Fatih Özgüven çevirisi</strong></p>

<p>Güzel ve etkileyici bir dilin, ahlaken güvenilmez bir anlatıcı tarafından nasıl manipülasyon aracına dönüştürülebileceğini gösterir.</p>

<p><img alt="" height="1131" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/1f58ee7944.png" width="800" /></p>

<p><strong>'KİTAP TEK BAŞINA İNSANI İYİ YAPMAZ'</strong></p>

<p><strong>Özçakmak: Son olarak, klasikler insanı daha iyi birine dönüştürür mü?</strong></p>

<p><strong>Akçal:</strong> Yalnızca kitap okumak kimseyi kendiliğinden iyi insan yapmaz.</p>

<p>Tarihte büyük eserleri okuyup zulmedenler, şiir ezberleyip merhametsiz kalanlar, evlerinin duvarlarını kitaplarla kaplayıp bir yoksulun yüzüne bakmayanlar da oldu.</p>

<p>Kitap insanın eline verilmiş bir imkândır. O imkânla ne yapacağını yine insanın vicdanı belirler.</p>

<p>Fakat klasikler bize önemli bir şans verir. Başka hayatların içine girme, kendimizden başka insanların acısını duyma, dünyayı yalnızca kendi penceremizden ibaret sanmama şansı...</p>

<p>Bir gün Rusya'nın karlı sokaklarında Raskolnikov'la yürürüz. Bir başka gün Japon sarayında Genji'nin geçip giden güzelliğine bakarız. Homeros'un savaş meydanında bir babanın, oğlunun cesedini alabilmek için düşmanının ellerine kapanışını görürüz.</p>

<p>Bir madende işçilerle aç kalır, bir gemide Ahab'ın saplantısıyla denize açılır, Kafka'nın koridorlarında suçumuzu bilmeden kapı kapı dolaşırız.</p>

<p>Kitap kapandığında aynı insan olarak kalmış gibi görünürüz. Ama içimizde küçük bir şey yer değiştirmiştir.</p>

<p>Klasiklerin asıl mucizesi budur.</p>

<p>Onlar bizi geçmişe götürmez. Geçmişi getirip bugünkü yalnızlığımızın yanına oturtur.</p>

<p>'Korkma,' derler, 'bu karanlıktan daha önce geçenler de oldu.'</p>

<p>Dünya klasikleri raflarda sararmayı bekleyen yaşlı kitaplar değildir.</p>

<p>Onlar yüzyıllar öncesinden postaya verilmiş, adresine ancak bugün ulaşmış mektuplardır.</p>

<p>Yeter ki o mektupları zarfı başkaları tarafından yırtılmış, cümleleri budanmış ve imzası silinmiş bir nüshadan okumayalım.<br />
<br />
<u><strong>Görseller: Gemini ve ChatGPT tarafından oluşturulmuştur.</strong></u></p>

<p>Kaynak : PERRE</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Perre Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.adiyamanlilar.net/dunya-klasikleri-icin-en-guvenilir-yayinevleri-hangileri</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 18:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adiyamanlilarnet.teimg.com/crop/1280x720/adiyamanlilar-net/uploads/2026/07/1783871795-9248b4fce7.jpg" type="image/jpeg" length="67842"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hat Sanatçısı Ebru Açıkgöz Hat Sanatını Anlattı]]></title>
      <link>https://www.adiyamanlilar.net/hat-sanatcisi-ebru-acikgoz-hat-sanatini-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adiyamanlilar.net/hat-sanatcisi-ebru-acikgoz-hat-sanatini-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hat Sanatçısı Ebru Açıkgöz, hat sanatının manevi yönünü, kültürel mirastaki yerini ve geleceğe dair düşüncelerini anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hat Sanatçısı Ebru Açıkgöz, Gazeteci Ziya Gündüz'e verdiği röportajda hat sanatının yalnızca estetik bir uğraş olmadığını, sabır, disiplin ve manevi derinlik kazandıran kadim bir sanat olduğunu söyledi. Küçük yaşlardan itibaren sanata ilgi duyduğunu belirten Açıkgöz, hat sanatıyla tanışmasının hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Geleneksel sanatların teknoloji çağında da değerini koruduğunu dile getiren Açıkgöz, el emeğiyle ortaya çıkan eserlerin insanlara farklı bir bakış açısı sunduğunu belirterek, bu kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılacağına inandığını söyledi. Çalışmalarını sürdürmeye devam ettiğini ifade eden sanatçı, fırsat buldukça sergilere katıldığını ve hat sanatını öğrenmek isteyenlere birebir eğitim verdiğini anlattı.</p>

<p><img alt="" height="667" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/5c93181600.jpg" width="500" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hat sanatına küçük yaşlardan itibaren sanata duyduğu ilgi sayesinde yöneldiğini belirten Ebru Açıkgöz, uzun yıllar farklı el sanatlarıyla ilgilendiğini söyledi.</p>

<p>Bir gün hattat bir arkadaşını meşk yaparken izlediğini anlatan Açıkgöz, "Çok küçük yaşlardan itibaren sanata karşı ilgim ve merakım vardı. Uzun yıllar çeşitli el sanatlarıyla ilgilendim. Bir gün hattat bir arkadaşımızın meşk ederken gösterdiği özen ve huzur beni çok etkiledi. O an bu sanatı öğrenmeye karar verdim ve eğitimimi tamamladım. Hüsn-i Hat sanatı bana sabretmeyi, azimle çalışmayı ve manevi anlamda derinleşmeyi öğretti. Zamanla benim için en özel sanat dalı hâline geldi." dedi.</p>

<p>Hat sanatının estetik ile maneviyatı bir araya getiren köklü bir sanat dalı olduğunu ifade eden Açıkgöz, "Özellikle Kur'an-ı Kerim'in güzel bir şekilde yazılmasıyla gelişmiş, yüzyıllar boyunca medeniyetimizin önemli sanatlarından biri olmuştur. Sabrı, disiplini ve inceliği içinde barındıran bu sanat, kültürel mirasımızın en kıymetli değerlerinden biridir." diye konuştu.</p>

<p><img alt="" height="667" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/502355bca2.jpg" width="500" /></p>

<p>Hat sanatının insan ruhuna da katkı sunduğunu belirten Açıkgöz, "Meşk ederken insan gündelik hayatın yoğunluğundan uzaklaşıyor ve yaptığı işe odaklanıyor. Bu süreç insana sabrı öğretiyor, zihni dinlendiriyor ve iç huzurunu destekliyor. Hat sanatıyla geçirilen her an, insanın kendisiyle baş başa kaldığı kıymetli bir zaman oluyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Teknolojinin gelişmesine rağmen el emeğiyle üretilen sanatlara ilginin sürdüğünü dile getiren Açıkgöz, "Teknoloji hayatımızı kolaylaştırsa da el emeğiyle üretilen sanatlara olan ilgi devam ediyor. İnsanlar dijital dünyanın hızından uzaklaşıp emek, sabır ve estetik barındıran çalışmalara yöneliyor. Bu nedenle hat sanatının her dönemde ilgi görmeye devam edeceğini düşünüyorum." dedi.</p>

<p>Hat sanatını öğrenmek isteyenlere de tavsiyelerde bulunan Açıkgöz, "Hat sanatı sabır ve disiplin isteyen bir yolculuktur. Bu sanatı öğrenmek isteyenlerin alanında yetkin bir hocadan eğitim alması çok önemlidir. Düzenli meşk yapmak, hocanın yönlendirmelerini dikkatle uygulamak ve sabırla çalışmak bu yolun temelidir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Açıkgöz, "Bulunduğum şehirde kendi hat çalışmalarımı ve yeni eser üretimlerimi sürdürüyorum. Fırsat buldukça sergilere katılarak bu kadim sanatı daha geniş kitlelerle buluşturmaya gayret ediyorum. Ayrıca talep oldukça, hat sanatını öğrenmek isteyenlere birebir özel dersler veriyor ve bilgi ile tecrübelerimi paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Perre Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.adiyamanlilar.net/hat-sanatcisi-ebru-acikgoz-hat-sanatini-anlatti</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adiyamanlilarnet.teimg.com/crop/1280x720/adiyamanlilar-net/uploads/2026/07/ebru-acikgoz-hat-sanati-roportaj.jpg" type="image/jpeg" length="96809"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üreten Adıyaman Yarışmasında Başvuru Süresi Uzatıldı]]></title>
      <link>https://www.adiyamanlilar.net/ureten-adiyaman-yarismasinda-basvuru-suresi-uzatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adiyamanlilar.net/ureten-adiyaman-yarismasinda-basvuru-suresi-uzatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ATSO'nun Üreten Adıyaman Fotoğraf Yarışması için başvuru süresi, yoğun ilgi ve gelen talepler üzerine 31 Temmuz 2026'ya uzatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adıyaman'ın üretim gücünü, emeğini ve kentte sürdürülen üretim kültürünü fotoğraf kareleriyle kayıt altına almayı amaçlayan “Üreten Adıyaman” Fotoğraf Yarışması için başvuru takviminde değişikliğe gidildi. Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından düzenlenen yarışmada 10 Temmuz'da sona ermesi planlanan başvuru süresi, katılımcıların ilgisi ve gelen talepler doğrultusunda 31 Temmuz 2026 tarihine kadar uzatıldı. Tarım ve hayvancılıktan sanayiye, el emeğinden zanaata kadar Adıyaman'daki üretim hayatını objektiflere taşıyacak yarışmada, üretim sürecinin içinde yer alan insanların hikâyelerini anlatan fotoğraflar da değerlendirmeye alınacak. ATSO, başvuru süresinin uzatılmasının ardından fotoğraf tutkunlarını Adıyaman'ın üretim hikâyesini kendi kareleriyle anlatmaya davet etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası, “Üreten Adıyaman” Fotoğraf Yarışması'na ilişkin başvuru süresinin uzatıldığını duyurdu. Yarışma için bugün sona ermesi planlanan başvurular, 31 Temmuz 2026 tarihine kadar devam edecek.</p>

<p>ATSO tarafından yapılan açıklamada, yarışmaya gösterilen yoğun ilgi ve katılımcılardan gelen taleplerin ardından başvuru takviminde değişiklik yapıldığı bildirildi.</p>

<p>Yarışma kapsamında tarım ve hayvancılık, sanayi ve üretim, el emeği ve zanaat alanlarını konu alan fotoğraflar değerlendirilecek. Üretim sürecinde yer alan insanların emeğini ve hikâyelerini yansıtan kareler de yarışma kapsamında yer alacak.</p>

<p>“Üreten Adıyaman” Fotoğraf Yarışması ile kentin üretim gücünün, emeğinin ve üretim kültürünün fotoğraflarla kayıt altına alınması amaçlanıyor.</p>

<p>ATSO, başvuru süresinin 31 Temmuz'a kadar uzatıldığı yarışmaya fotoğraf tutkunlarını katılmaya davet etti.</p>

<p><img alt="" height="676" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/910444d15a.jpeg" width="500" /></p>

<p></p>

<p>Kaynak : PERRE</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Perre Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.adiyamanlilar.net/ureten-adiyaman-yarismasinda-basvuru-suresi-uzatildi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 10:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adiyamanlilarnet.teimg.com/crop/1280x720/adiyamanlilar-net/uploads/2026/07/ureten-adiyaman-fotograf-yarismasi.jpg" type="image/jpeg" length="38590"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklar Aşure Geleneğini Yaşayarak Öğrendi]]></title>
      <link>https://www.adiyamanlilar.net/cocuklar-asure-gelenegini-yasayarak-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adiyamanlilar.net/cocuklar-asure-gelenegini-yasayarak-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adıyaman Yeni Mahalle Çocuk Kampüsü'nde düzenlenen aşure etkinliğinde çocuklar, aşureleri süsleyerek geleneği yaşayarak öğrendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adıyaman Belediyesi tarafından kente kazandırılan Yeni Mahalle Çocuk Kampüsü Kreş ve Gündüz Bakımevi'nde düzenlenen aşure etkinliğinde çocuklar, paylaşma ve dayanışma kültürünün geleneklerinden aşureyi yaşayarak öğrenme fırsatı buldu. Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin eşi Emral Tutdere'nin de katıldığı programda minikler, hazırlanan aşurelerin üzerini kendi elleriyle süsleyerek tabaklara aldı. Çocuklar ve velilerin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte aşure geleneğinin anlamı anlatılırken, çocukların programa doğrudan katılmasıyla renkli anlar yaşandı. Veliler de gelenek ve göreneklerin küçük yaşlarda çocuklara aktarılmasına katkı sağlayan etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>Etkinlikte çocuklarla yakından ilgilenen Emral Tutdere, miniklerle aşure geleneği üzerine sohbet etti. Program kapsamında hazırlanan aşurelerin üzeri çocuklar ve Emral Tutdere tarafından süslendi. Minikler daha sonra aşureleri tabaklara alarak etkinliğe katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="450" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/e94a137cdc.jpg" width="800" /></p>

<p>Çocuklar aşurenin anlamını ve paylaşmanın önemini etkinliğin içinde yer alarak öğrenirken, veliler de geleneklerin erken yaşlarda çocuklara anlatılmasının değerine dikkat çekti.</p>

<p>Etkinliğe katılan velilerden Civan Çelik Bozan, oğlunun Yeni Mahalle Çocuk Kampüsü'nde eğitim gördüğünü belirterek, “Bugün Muharrem ayının anlam ve önemi dolayısıyla aşure etkinliği düzenlendi. Biz de bu etkinliğe davet edildik ve katıldık. Bu güzel ve anlamlı geleneklerimizi yaşattıkları için Belediye Başkanımız Sayın Abdurrahman Tutdere'ye teşekkür ediyoruz. Çocuklarımız çok mutlu oldu, bizler de çok mutlu olduk. Öğrenciler aşurenin ne amaçla yapıldığını görmüş oldular. Gelenek ve göreneklerimizin yaşatılması açısından bu etkinlik çok kıymetliydi” dedi.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/91f6638911.jpg" width="800" /></p>

<p>Velilerden Güler Sakar ise iki çocuğunun da Yeni Mahalle Çocuk Kampüsü'nde eğitim aldığını ifade ederek, “Bu güzel geleneğimizi çocuklarımıza şimdiden yaşattığınız için teşekkür ediyorum. Çok güzel bir etkinlik oldu, Allah kabul etsin. Başkanımıza teşekkür ediyorum. Çocuklarımız aşureyi tanıdı, böyle bir geleneğimiz olduğunu gördü ve aşurenin tadına baktı. Hatta oğlum kendisi kepçeyle aşure doldurdu. Çocuklarım çok mutlu oldu. Bu tür gelenekleri yaşatmak çok önemli” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://panel.perrehaberajansi.com.tr/files/uploads/aad6222a9d.jpg" width="800" /></p>

<p>Programın sonunda Yeni Mahalle Çocuk Kampüsü'nde eğitim gören çocuklar, düzenlenen aşure etkinliği nedeniyle Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'ye teşekkür etti.</p>

<p>Kaynak : PERRE</p>

<p><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="440" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/3702cXhjRWc?rel=0&amp;controls=1&amp;showinfo=0" width="675"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Perre Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.adiyamanlilar.net/cocuklar-asure-gelenegini-yasayarak-ogrendi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 17:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adiyamanlilarnet.teimg.com/crop/1280x720/adiyamanlilar-net/uploads/2026/07/cocuklar-asure-gelenegini-yasayarak-ogrendi.jpg" type="image/jpeg" length="68378"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kapadokya Gece Müzeciliğiyle Işıl Işıl Oldu]]></title>
      <link>https://www.adiyamanlilar.net/kapadokya-gece-muzeciligiyle-isil-isil-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adiyamanlilar.net/kapadokya-gece-muzeciligiyle-isil-isil-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kapadokya'da gece müzeciliği kapsamında dört turizm noktası 692 armatürle aydınlatıldı. Tarihi alanlar gün batımından sonra ziyarete açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kapadokya'nın tarihi ve doğal mirası, gece müzeciliği uygulamasıyla gün batımının ardından da ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında Göreme Açık Hava Müzesi, Paşabağları Ören Yeri, Zelve Açık Hava Müzesi ve Erdemli Vadisi özel aydınlatma sistemleriyle gece ziyaretlerine uygun hale getirildi. Dört farklı turizm noktasında toplam 692 aydınlatma armatürünün kullanıldığı çalışmada kaya oluşumları, kiliseler, manastırlar, yürüyüş güzergâhları ve seyir noktaları gece saatlerinde görünür hale geldi. Tarihi dokuya zarar vermeyen ve ışık kirliliğini azaltmaya yönelik teknolojilerin tercih edildiği projeyle Kapadokya'ya gündüz rotalarının yanı sıra yeni bir gece turizmi seçeneği kazandırılması hedefleniyor.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığının “Gece Müzeciliği” projesi kapsamında gerçekleştirilen aydınlatma çalışmalarında enerji verimliliği ve tarihi alanların korunması dikkate alındı. Projede yansıtma gösterileriyle Kapadokya'nın tarihi ve doğal mirası ziyaretçilere farklı bir anlatımla sunuluyor.</p>

<p>En kapsamlı aydınlatma çalışması UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Göreme Açık Hava Müzesi'nde gerçekleştirildi. Müzeye yerleştirilen 397 aydınlatma armatürüyle kiliseler, manastırlar, yürüyüş yolları ve peri bacaları gece saatlerinde gezilebilir hale getirildi.</p>

<p>Kapadokya'nın simge noktalarından Paşabağları Ören Yeri'nde 120, Zelve Açık Hava Müzesi'nde 105, Erdemli Vadisi'nde ise 70 aydınlatma armatürü kullanıldı. Dört noktadaki toplam 692 armatürle tarihi ve doğal alanlar için yeni bir gece rotası oluşturuldu.</p>

<p>Kapadokya'daki gece turizmi çalışmaları bu alanlarla sınırlı kalmadı. Daha önce Uçhisar Güvercinlik Vadisi, Ortahisar Kalesi ve çevresi ile Kapadokya Su ve Işık Gösteri Alanı da aydınlatılarak akşam saatlerinde ziyaret edilebilir hale getirilmişti. Gündüz sıcak hava balonları ve vadileriyle ziyaretçilerin ilgisini çeken bölge, gece saatlerinde de farklı rotalar sunmaya başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Profesyonel turist rehberi Berkay Altınçekiç, gece müzeciliğinin Kapadokya'ya yeni bir turizm seçeneği kazandırdığını belirterek, “Sürekli gündüz geldiğimiz bu alanları gece görmek gerçekten bambaşka bir atmosfer oluşturmuş. Işıklandırmalar çok başarılı olmuş. Burada yürürken hem güvenli bir ortam hissediyorsunuz hem de geçmişte bu kayaların içinde yaşayan insanların hayatını daha iyi hayal edebiliyorsunuz. Özellikle yabancı turistler gece müzeciliğine büyük ilgi gösteriyor. Daha önce gece gezdirdiğim misafirlerim gündüzle karşılaştırdıklarında gece atmosferini çok daha etkileyici bulduklarını ifade ettiler” dedi.</p>

<p>Trabzon'dan Kapadokya'ya gelen Nigar Eyüp de gece müzeciliğini deneyimlemek istediklerini belirterek, “Gündüzü ayrı, gecesi ayrı güzel. Işıklandırmalar sayesinde tarihi yapılar çok farklı görünüyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Mersin'den gelen Rabia Genç ise Kapadokya'yı daha önce ziyaret ettiğini anlatarak, “Kiliseleri gündüz gezmiştik. Gece ise atmosfer tamamen değişmiş. Burada yaşamış insanların izlerini ve tarihi dokuyu çok daha güçlü hissedebiliyorsunuz. İyi ki gelmişiz” diye konuştu.</p>

<p>Gece müzeciliği uygulamasıyla Kapadokya'daki ziyaret sürelerinin uzatılması ve turizm hareketliliğinin dört mevsime ve günün daha uzun saatlerine yayılması hedefleniyor. Aydınlatma sistemlerinde enerji verimliliğinin sağlanması, ışık kirliliğinin azaltılması, doğal yaşamın korunması ve tarihi dokunun özgün yapısının muhafaza edilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Kaynak: İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Adıyamanlılar Net</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.adiyamanlilar.net/kapadokya-gece-muzeciligiyle-isil-isil-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 01:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adiyamanlilarnet.teimg.com/crop/1280x720/adiyamanlilar-net/uploads/2026/07/kapadokya-gece-muzeciligi-isil-isil.jpg" type="image/jpeg" length="31186"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hasan-ı Mekki Türbesi İçin Koruma Ve Restorasyon Talebi]]></title>
      <link>https://www.adiyamanlilar.net/hasan-i-mekki-turbesi-icin-koruma-ve-restorasyon-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adiyamanlilar.net/hasan-i-mekki-turbesi-icin-koruma-ve-restorasyon-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adıyaman'daki Hasan-ı Mekki Türbesi ve tekke alanının korunması, tescil edilmesi ve restore edilmesi için girişim başlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adıyaman merkez Hocaömer Mahallesi 88. Sokak'ta, günümüzde Hasan-ı Mekki Sokağı olarak bilinen bölgede yer alan Hasan-ı Mekki Türbesi ve çevresindeki tekke alanının korunması, tescil edilmesi ve restore edilmesi amacıyla girişim başlatıldı. Adıyaman Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Gökhan Dalyan tarafından hazırlanan dilekçede, türbenin Adıyaman'ın dinî, tasavvufî, toplumsal ve kültürel hafızasında önemli yere sahip tarihî yapılardan olduğu belirtildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı Şanlıurfa Vakıflar Bölge Müdürlüğüne sunulmak üzere hazırlanan dilekçede, yapının tarihî kayıtlarının araştırılması, uzmanlar tarafından yerinde incelenmesi, tescil durumunun değerlendirilmesi ve bilimsel yöntemlerle restorasyon sürecinin başlatılması talep edildi.</p>

<p>Konuya ilişkin açıklama yapan bir vatandaş, türbenin yapısal dönüşüm kapsamında yıkılacağı yönünde bilgi edindiklerini belirterek, yapının korunması ve restore edilmesi amacıyla dilekçe hazırlandığını söyledi.</p>

<p>Vatandaş, "Yapısal dönüşüm karşılığında bu türbeyi yıkacaklarmış. Yıkılmaması ve restore edilmesi için dilekçe hazırladık. Artık aile üyeleri de götürüp Urfa'ya teslim ederlerse yıkılmayacak" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Hasan-ı Mekki Türbesi ve tekke geleneğinin Adıyaman'ın dinî düşünce yapısındaki yerine değinen vatandaş, babadan oğula geçen Nakşibendilik yerine müritlerin liyakatını esas alan Kadiriliğin Adıyaman'ın dinî düşünce yapısında önemli yere sahip olduğunu savundu.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Gökhan Dalyan tarafından hazırlanan dilekçede, Hasan-ı Mekki'nin Osmanlı salnâmelerinde Adıyaman'ın evliyaları arasında yer aldığı ifade edildi.</p>

<p>Adıyaman Belediyesi Tahrirat Kâtibi Cemal Efendi'nin 1899 yılında yayımlanan yazısında Hasan-ı Mekki'yi Hısn-ı Mansur'un önde gelen manevi şahsiyetlerinden biri olarak gösterdiği kaydedildi.</p>

<p>Hasan-ı Mekki'nin son dönem idarecileri ve onların soyundan gelenlerin Adıyaman'da "Sarı Şeyh ailesi" adıyla tanındığı, Cumhuriyet döneminde ise Sarıgül soyadını aldığı belirtildi. Ailenin uzun yıllar Adıyaman halkının dinî, tasavvufî ve kültürel hayatında etkili olduğu ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hazırlanan dilekçede, Hasan-ı Mekki Türbesi'nin bulunduğu alanın geçmişte yalnızca türbe ve ziyaretgâh olarak değil, tekke olarak da kullanıldığı bilgisine yer verildi.</p>

<p>Alanda dinî ve tasavvufî faaliyetlerin yürütüldüğünün anlaşıldığı, Hasan-ı Mekki tekkesinin idarecilerinden gelen Sarı Şeyh ailesinin tekke geleneğini sonraki kuşaklarda da sürdürdüğü kaydedildi. Bu geleneğin bilinen son temsilcisinin Sarıgülzâde Mustafa Efendi olduğu belirtildi.</p>

<p>Dilekçede, söz konusu mekânın XVIII. yüzyıldan itibaren halk tarafından ziyaret edildiği ve çeşitli hastalıkların şifası için dua edilen manevi merkezlerden biri olarak kabul edildiği aktarıldı.</p>

<p>1894 yılında bu tasavvufî çevrenin başında Sarı Şeyh Mustafa Efendi'nin bulunduğu, Sarı Şeyh ailesinin toplumsal etkisinin yalnızca tekke faaliyetleriyle sınırlı kalmadığı ifade edildi.</p>

<p>Şer'iyye sicillerine dayalı araştırmalarda aile mensuplarının zaman zaman toplumun önde gelen bazı kimselerinin nikâhlarını da kıydıklarının anlaşıldığı kaydedildi.</p>

<p>Dilekçede, hurûfât defterlerinde bulunan kayıtların Şeyh Abdurrahman Erzincânî'nin soyundan gelenlerin Adıyaman ve çevresine yayıldığını gösterdiği belirtildi.</p>

<p>Zey köyündeki Şeyh Abdurrahman Erzincânî Zaviyesi'nin Sarı Şeyh tarafından yaptırıldığı, burada medrese kurulduğu ve yapının bazı kaynaklarda "Sarı Şeyh Medresesi" adıyla anıldığı ifade edildi. Kayıtların, Sarı Şeyh ailesinin Adıyaman'daki vakıf, eğitim ve tasavvuf geleneği içerisindeki tarihî yerini ortaya koyduğu belirtildi.</p>

<p>Prof. Dr. Murat Gökhan Dalyan tarafından hazırlanan dilekçede, Hasan-ı Mekki Türbesi ve çevresindeki tekke alanının mevcut fizikî durumu ile tarihî ve mimari özelliklerinin korunması amacıyla ilgili kurumlar tarafından incelenmesi istendi.</p>

<p>Adıyaman'ın Vakıflar Genel Müdürlüğü teşkilat yapısında Şanlıurfa Vakıflar Bölge Müdürlüğünün görev alanında bulunduğu, kentteki taşınmaz kültür varlıklarının tescil işlemlerinin ise Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından yürütüldüğü ifade edildi.</p>

<p>Hasan-ı Mekki Türbesi ve tekke alanına ilişkin tapu, kadastro, vakfiye, hurûfât, şer'iyye sicili ve diğer vakıf arşiv kayıtlarının araştırılması talep edildi.</p>

<p>Dilekçede yapının mülkiyet ve vakıf statüsünün belirlenmesi, mevcut mimari ve fizikî durumunun uzman bir heyet tarafından yerinde incelenmesi ve vakıf kültür varlığı niteliğinin değerlendirilmesi istendi.</p>

<p>Yapının henüz tescilli olmaması halinde korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmesi amacıyla Şanlıurfa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu nezdinde gerekli işlemlerin başlatılması talep edildi.</p>

<p>Tarihî yapıya sonradan eklenen veya özgün dokusunu bozan müdahalelerin bilimsel yöntemlerle belirlenmesi, restitüsyon, rölöve ve restorasyon projelerinin hazırlanması da dilekçede yer alan talepler arasında sıralandı.</p>

<p>Hasan-ı Mekki Türbesi ve tekke alanının özgün mimari özellikleri, tarihî dokusu, türbe ve tekke işlevi korunarak bilimsel esaslara uygun şekilde restore edilmesi gerektiği belirtilen dilekçede, çevre düzenlemesi, bakım ve güvenlik çalışmalarının yapılması istendi.</p>

<p>Yapının gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla gerekli inceleme ve işlemlerin ilgili kurumlar tarafından yürütülmesi talep edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Perre Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.adiyamanlilar.net/hasan-i-mekki-turbesi-icin-koruma-ve-restorasyon-talebi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 18:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adiyamanlilarnet.teimg.com/crop/1280x720/adiyamanlilar-net/uploads/2026/07/prof-dr-murat-gokhan-dalyan.jpg" type="image/jpeg" length="61565"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ahmet Gazi Kuştepe'nin "Yıkım-23" Kitabı Yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.adiyamanlilar.net/adiyamanli-yazar-ahmet-gazi-kustepenin-yikim-23-kitabi-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.adiyamanlilar.net/adiyamanli-yazar-ahmet-gazi-kustepenin-yikim-23-kitabi-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adıyamanlı yazar Ahmet Gazi Kuştepe'nin kaleme aldığı "Yıkım-23", 6 Şubat depremlerine ilişkin tanıklıkları ve yaşam hikâyelerini okurla buluşturdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adıyamanlı yazar Ahmet Gazi Kuştepe'nin kaleme aldığı "Yıkım-23" adlı kitap yayımlandı. Eserde, 6 Şubat 2023 depremlerinin Adıyaman'da bıraktığı izler, kişisel tanıklıklar ve yeniden hayata tutunma çabaları okuyucuyla buluşuyor.</p>

<p>Ahmet Gazi Kuştepe, kitabında çocukluk yıllarından başlayarak yaşam öyküsüne yer verirken, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Adıyaman'da yaşanan değişimi ve deprem sürecine ilişkin tanıklıklarını da aktarıyor.</p>

<p>Köy yaşamından gençlik yıllarına, dostluklardan ticaret hayatına uzanan yaşamın depremle birlikte nasıl değiştiğinin anlatıldığı kitapta, enkaz sürecinde yaşananlar, kayıplar, dayanışma örnekleri ve yeniden yaşama tutunma mücadelesi ele alınıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tanıklıklara dayanan anlatımıyla hazırlanan "Yıkım-23", 6 Şubat depremlerini yaşayan insanların umut, dayanışma ve mücadele hikâyelerine yer verirken, yaşananların gelecek kuşaklara aktarılmasını amaçlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat</category>
      <guid>https://www.adiyamanlilar.net/adiyamanli-yazar-ahmet-gazi-kustepenin-yikim-23-kitabi-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://adiyamanlilarnet.teimg.com/crop/1280x720/adiyamanlilar-net/uploads/2026/06/ahmet-gazi-kustepenin-yikim-23-kitabi-yayimlandi.jpg" type="image/jpeg" length="12571"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
