Sinan TEMEL
Sinan TEMEL
Yazarın Makaleleri
Tahta Bavul
İlk kitaplığımız tahta bir bavuldu. Dün gibi hatırlıyorum. Karyolanın altıydı yeri. Kitaplık değil bavul gibi dururdu yerinde. Lazım olduğunda çeker, kapağını açar, işi bitince geri yerine itelerdik. Kilitli olmazdı ama anahtarı vardı....
Cümle âlem
Üç kişi giyotinle idama mahkûm olur. Bunlardan biri papaz, biri hâkim, biri de Mühendis... İdam sehpasına ilk papaz çıkarılır. Başını giyotinin altına yerleştirir ve sorarlar: 'Son sözün nedir?” Der ki: 'Ben Allah'a inanıyorum,...
“Bana anlattığın hikâyeyi sakın Padişaha anlatma!”
Kıssalar hisse alınmak içindir. Yaşanmış bazı hikâyeler vardır ki, sayfalarca yazının yerini tutabilecek niteliktedir. İşte günümüze ışık tutabilecek ibretlik bir hikâye: Meşrutiyet Meclisi'nde Ahmed Ağa adında bir Malatya mebusu...
Gözün Aydın Adıyaman!
Yoksa 'Geçmiş olsun Adıyaman” mı demeliydim? Ya da birilerine gözün aydın, diğerlerine de geçmiş olsun mu diyeyim? En iyisi kararı size bırakayım. Kafanıza göre takılın, isterseniz birilerinin kafasına göre de takılabilirsiniz....
Diyelim ki, Hizmetiçi Eğitim Enstitüsü…
Günlük hayatımızda kullandığımız kelimelerdendir; 'Kıyaslamak” veya 'mukayese” ya da 'karşılaştırmak”… Aşağı yukarı aynı anlama gelen bu kelimelerin sözlükteki anlamlarına baktığımızda 'Benzeterek veya...
Uzun sözün kısası
Sözlerime başlarken hala etkisinden kurtulamadığımız ve merkezi Elazığ Sivrice olan ve ülkemizin büyük bir bölümünü etkileyen depremden dolayı hayatını kaybedenlere rahmet, yaralananlara şifalar diliyorum. Başımız sağ olsun, büyük...
Nedir zaman?
Bir miladi yılı bitirip yeni bir miladi yıla giriyoruz. Tıpkı yeni bir aya ve yeni bir güne başladığımız gibi… Kimi giden yıla kötülükler yüklerken, kimi de gelene umutlar yükleme gayretinde… Oysa geçip giden kendi hayatımız, biten...
Tanıtım Günlerine dair…
Şehirler yaşayanlarına müreffeh bir ortam sunmalı, onların ihtiyaçlarını karşılayabilecek imkânlara sahip olmalıdır. Ve bu imkânlar sonraki nesillere aktarılabilecek süreklilikte olmalıdır. Hızla değişen ve büyüyen dünyada gelişen...
Sana kurbanız dediler seni kurban ettiler...
Memleket söz konusu olduğunda kimi zaman yüreğimiz kabarmış, sevgimizi, bağlılığımızı şöyle dile getirmişiz: Ben bu şehirim aslında, bu şehir de ben… Havası havam, suyu suyum, toprağı da yüreğim. Emeğim, terim, kanım, canım, Ben...
Köprülü kavşak ve Hizmetiçi’ne dair…
Uzun zamandır gündemde tutulmaya çalışılan ve şehrin trafiğini rahatlatması noktasında büyük umutlar yüklenen köprülü kavşak yapımına başlandı nihayet. İtiraf etmek gerekirse yakın zamanda başlanılmasına pek ihtimal verilmiyordu....
Kârda mıyız yoksa zararda mı?
Adıyaman'ın tarihi ve kültürel olarak çok önemli değer ve eserlere sahip olduğunu biliyoruz. Bununla birlikte en önemli sorunlarından birinin tanınmama ve bilinmeme olduğunu da biliyoruz. Biliyoruz diyorum, çünkü on yıllardır dillere...
Ben bu şehirim aslında...
Bu şehrin akşamlarına tutsak ayaklarım. Ellerim toprağına mahkûm. Yüreğim sevdalı kara bahtına bu şehrin. Çünkü bu şehirde yoğrulmuş hamurum. Bu şehirde açmışım gözlerimi dünyaya. İlk ağıtımı bu şehre yakmış, ilk gözyaşımı...
Yaşadıkça öğrenirsin…
Kimse yoktur ki, 'ah şimdiki aklım olsa…” diye başlayan cümle kurarak geçmişte yaptığı hata ve yanlışlardan dolayı pişmanlığını ifade etmesin. Çünkü herkesin geriye dönüp baktığında 'keşke!” diyebileceği pişmanlıkları...
Dersimiz Adıyaman
'Çocuk, yaşadığı kenti tanır ise sever; sever ise korur.” Adıyaman Kent Konseyi olarak 2014 yılında bir tavsiye kararı alarak okullarımızda 'Adıyaman Dersi” adı ile seçmeli bir dersin çocuklarımıza okutulmasının kent kültürü...
Kafalardaki eğrilikler ya da…
Mimar Sinan, Selimiye Cami karşısında oynayan çocukların yanından geçerken küçük bir çocuğun arkadaşına: 'Şu minare eğri yapılmış..” dediğini duymuş. Mimar Sinan hemen küçük çocuğa: 'Göster bakalım hangi minare eğri...
Gidişat hiç de iyi değil...
Zamanın birinde Batı Anadolu köylerinden bir delikanlı çalışmak için İzmir'e gider. İzmir in köklü ailelerinden birisinin kızıyla tanışırlar ve evlenmeye karar verirler. Ancak kızın ailesi razı olmaz. Kız tüm engellere aldırmadan...
Eskisaray Cami Çınarı bir simge aslında…
Sosyal medya hesabımda Eskisaray Camii'nin avlusunda bulunan çınar ağacının durumunu paylaşmış ve 'koruyamıyoruz, kaybediyoruz” diyerek üzüntülerimi ifade etmiştim. Eski halini bilip şimdiki halini gördükten sonra üzülmemek...
“Dünya Adıyamanlılar Günü”
Kaç zamandır Adıyaman üzerine, Adıyaman'ın tanıtımı, gelişmesi, birlik ve beraberliğinin tesisi üzerine yazmaya çalışıyorum. Biliyorum, belki suya yazılmış yazı gibi bunlar. Belki bir hayal, belki de hayalden öte bir şey. Ya da...
Fili tarif edenler...
Hikâye bu ya; Altı tane kör adamı bir filin yanına getirirler. Her birisini filin farklı bir yerine götürürler ve onlardan, elleriyle fili tutmalarını isterler. Sonra da, tuttukları bu şeyin 'neye benzediğini” tarif etmelerini söylerler....
İki dinle bir söyle
İnsanlarla yaşanılan sıkıntıların çoğunda peşin hükümlü, ön yargılı davranışlar yatmaktadır. Karşı tarafı anlayıp dinlemeden, her gördüğümüze, duyduğumuza inanır buna göre de hükmümüzü veririz. Oysa büyüklerimiz bu yanılgıyı...
Ayakları olmayanın kulakları da duymaz!
Daha önce bir yazımda 'Cam Tavan Sendromu” ile ilgili bir deneye yer vermiş ve başarılı olmamız için sınırlarımızı zorlamamız gerektiğini yazmıştım. Bugün yine aynı konuya örnek bir deneyi, ama bu sefer biraz farklı bir deneyi...
Tereyağının hesabı
Yaşlı adamın eşi evde tereyağı yapıyor, kocası ise her gün yakınlarındaki bakkala götürüp satıyor onunla geçiniyorlardı. Bakkal, adamın getirdiği tereyağını hiç tartmıyordu. Ancak bir gün "acaba" dedi, adam gittikten sonra tereyağını...
Önce mahalleyi kaybettik!
Yıllar var ki şehrimizde bir kültürün göçüp gittiğinden şikâyet ederiz... Bu işin sancısını çekenler iyi bilir. Sancısını çekenler diyorum, çünkü bunun ne olduğunu bilmeyenler ne sancısını çeker ne de eksikliğini hisseder. Çok...
Kanunlar ne için vardır?
'Ele verir talkını (telkini) kendi yer salkımı” sözünü bilirsiniz. Söyledikleri ile yaptıklarının aynı olmadığını anlatan veciz sözlerimizdendir. Lafa gelince atıp tutanların, iş yapmaya gelince sessiz kalması ya da tırsması...
Men Dakka Dukka!
Halk arasında çokça kullanılan bir sözdür; 'Men Dakka duka”. Anlamı ise kısaca 'eden bulur” olarak açıklanır. Yani başkasının kapısını kötü niyetle çalan adamın, aynı şekilde onun kapısı da çalınacaktır, demektir....
Keşke Hiç Olmasaydınız!
'Onlar zararlarından emin oldukları için; dostlarını uzak tuttular. Kendilerine bağlamak ve kazanmak için de; düşmanlarını yakınlaştırdılar. Yakınlaştırılan düşman dost olmadı. Ama uzaklaştırılan dost düşman oldu. Herkes düşman...
Bırakın iyiler iyi kalsın, iyilikler çoğalsın
Uzaklarda küçük bir kasabada genç bir adam kendi işini kurdu bu, iki caddenin köşesinde bir perakendeciydi. Adam dürüst ve dost canlısıydı, insanlar onu seviyorlardı. Ondan alışveriş yapıyorlar ve arkadaşlarına tavsiye ediyorlardı. Adam...
Hz. Safvân b. Mu’attal (ra)
İlimizin sahip olduğu en önemli değer ve zenginliklerden biri de, İslâm tarihinde önemli ve farklı bir yeri olan Hz. Safvân b. Mu'attal (ra)'ın topraklarımızda medfun olmasıdır. Hz. Ömer'in (ra) hilafet yıllarında Anadolu coğrafyasına...
Okumak ama nasıl?
Okumanın zamanı olmaz derler, doğrudur. Yeri de olmaz derler, bu da doğrudur. Beni tanıyanlar bilir; size tuhaf gelebilir ama yolda yürürken okumayı severim… *** Bizim zamanımızda kitap okuma kampanyaları, kitap okutma projeleri yoktu. Birileri...
Şehre karşı işlenen suçlar…
Uzun yıllar kısır, sığ ve günübirlik düşünen anlayışların ortaya koyduğu yanlış uygulamalar sonucu kimliği, kişiliği ve hatta hafızası olmayan bir şehir haline gelen şehrimiz için bu manada ruhu olmayan şehir yakıştırması yapanlar...