Kerim Baydak
Kerim Baydak
Kerim BAYDAK 01.01.1961 ADIYAMAN doğumludur. 1990 yılında memurluk yaşamıma başladı. 2003 yılında Anadolu Üniversitesi İşletme Fakultesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu.Şu an da Adıyaman’da bir kamu kuruluşunda halen çalışmaktadır.Türkiye Yazarlar Birliği Adıyaman şubesi sekreteridir. Gazetelerde, çeşitli dergilerde ve birçok internet sitesinde köşe yazıları yazmakta ve şiirleri yayınlanmaktadır. Kerim BAYDAK’ın bugüne kadar yayınlanmış eserleri 1 - OTUZA KADAR – Roman - 2004 - Avcı Ofset ve Matbaacılık 2 - ENTERESAN KÖYÜN ENTERESAN HİKÂYELERİ – Hikâye - 2006 - Gündüz Yayınları (Sabit İNCE ödülleri 2008 Hikâye dalında 1. Mansiyon ) 3 - AĞLAMA GÜLÜM – Şiir - 2007 - Gündüz yayınları 4 - ACIYIN BANA - Şiir – 2011 - Enzim Ajans 5 - ASLAN HÜSAYİN – Biyografi – 2012 - İz Ajans Yayıncılık 6 – GECENİN İÇİNDEN GÜNEŞİN DOĞUŞU ( NEMRUT DAĞI)-Şiir- 2012- Adıyaman Belediyesi Kültür Yayınları 7 – CEMRELER AŞKA DÜŞER – Roman - ARES kitap ve yayıncılık-2016 Baskı aşamasında eserleri mevcuttur.
Yazarın Makaleleri
Sazan Gibi, Bodoslama Daldım
Manyetik alanı idrak ederek, yönlerini bulan, güvercinler, arılar, yunuslar, köpek balıkları ve çeşitli organizmalar olup, yollarını hiç şaşırmazlarken, insana ne oluyor ki bunların hepsi emrinde olduğu halde, yollarını şaşırıyor. Hem...
Tahammül Kalmadı
Kimlik ve kişilik uyuşmuyor. Kimse ekmeğini bölüşmüyor. *** Sağımlık inek gibisin, her gün süt veriyorsun. Kimse görmüyor, ama lime lime eriyorsun. *** Sağ, sol, ön, arka kalmadı. Her yer zifiri karanlık! *** Yaz, kış, tamam da, saymadım...
Köylüler Ve Ah Eylül
Eskiden süt, yoğurt, çökelek, yumurta, sebze, meyve,  köyde ki akrabalar veya tanıdıklar tarafından gönderilirdi. Şimdi her şey tersine döndü. Artık köylüler şehirden köye götürüp tüketiyorlar. Köylüler mi hantallaştı, tembelleşti,...
Seçici Olmak Zorundayız
Gelişen teknolojiyle beraber, her geçen gün bilgi dağarcığımız da gelişmektedir. Her türlü bilgiye ulaşmak, çok kolay bir hale geldi. Bu kolaylıkla beraber, bilgi kirliliği de inanılmaz derece de arttı. Bilmenin, öğrenmenin, açlığı...
30 Ağustos Zafer Bayramı Kendimize Geleceğiz
Kimin torunlarıyız biz. Biz kimin çocuklarıyız. Gerçekten merak eder dururum. Sanki yedi kıtada hüküm süren... Bir ecdadın torunları... Kanlarıyla, canlarıyla... Cumhuriyeti kuran Atatürk gençliği değiliz sanki. Ne oluyor bize... Sahi biz...
Geleceğimiz Kurumasın, Su İsrafı Yapmayalım!
Bazı hafta sonları, ailece ya da arkadaşlarla beraber il dışında bulunan muhtelif pınarların başına giderek piknik yaparız. Bu şekilde, özellikle dağlar arasındaki birçok çeşmeyi, pınarı, suyu olan yerleri görürüz. Hem şehrin o keşmekeşinden...
Toplum Antivürüs Programlarını Elbette Üretecektir
Güçlü olan, olduğu düşünülen akıl körelince, ne yazık ki bakan gözler görmemeye başlıyor Hırsına yenik düşen, muhteşem varlık olan insan da; ne yazık ki mantık ve sağduyu özelliğini kaybederek, karşılaştıkları karşısında...
Kendinizi Hiç Yalnız Hissettiniz Mi?
Hakim-i Mutlak yarattığı insanların mutlu olabilmeleri için,  her türlü imkan sunulmuştur. Yeter ki, hangisinden nerede, nasıl ve şekilde faydalanılacağını bilsin. Çünkü dünyada ki mevcut her türlü canlı/cansız tüm varlıklar,...
Elbistan-Ekinözü İçmeleri
Hafta sonu, Elbistan-Ekinözü içmelerindeydik. Hem dünürlerimizi ziyaret etmek, hem de arkadaşlarla farklı bir gün geçirmek istedik. 'Nereye gidiyorsunuz?” diyenlere, 'içmeye gidiyoruz! ”diyoruz. Tabi içme dediysek, o bildiğiniz anlamda...
Zamanın Neresindesiniz?-2-
Zaman içerisinde, sürekli hareket halindeyiz. Zaman sürekli bizi değiştirmektedir. Zamanı ele geçirip, kendimize göre ayarlamamız mümkün değildir. Ne kadar uğraşsak uğraşalım, geri getiremediğimiz, değişikliğe uğratamadığımız tek...
Zamanın Neresindesiniz?-1
Ne kadar uğraşşak uğraşalım, geri getiremediğimiz, değişikliğe uğratamadığımız tek şey zamandır. Bizi kaale almayacak kadar burnunun dikine akıp gidendir zaman. Yaşadığımız her anı, geçirdiğimiz her zamanı, bu defa olmadı gibisinden...
Ah Şu İnsanlar, Neden Böyledirler
İnsanlar, bazen kendisini öyle büyük görüyorlar  ve küçük dağları ben yarattım havasına bürünüyorlarlar ki; burunlarının önünü  bile görecek durumda değiller.Sürekli insanları suçlar ve sitemkar oluyorlar. İnsanların...
Doğru Mudur Sizce!...
Şehirde gezerken, şehir merkezinin en güzel yerlerinde bankaların çokluğu dikkatimi çekti. Belki 'şimdiye kadar hiç görmediniz mi?” diyeceksiniz. Elbette haklısınız.Çünkü, diğer zamanlarda bankaların çok olup olmamasıyla ilgili...
İnsan Olmanın Gerekleri
İnsan en yüksek duygu ve düşüncelerle donanmış, çeşitli faziletlerle dirayetli ebedi hayata sevdalı bir varlıktır. En sefil, en vahşi, en canavar görünümlü insanın ruhunda dahi ölümsüzlük, güzellilik duygu ve düşüncesi,  fazilet...
Ah O Beklemek Yok mu?..
Beklemek var ya, beklemek!... Ne kadar zor biliyor musunuz? Beklerken sıkıntı... Beklerken stres... Beklerken huzursuzluktan kan ter içinde kalmak... Hastahanelerde sıra beklemek... Garajlarda araba beklemek... Hastahane koridorlarında sıra beklerken...
Akılsız Başın Cezasını Ayaklar Çekermiş-2
… Güzel bir tatil geçirdiğini ve üstüne üstlük, bir de güzelce giyindiğini düşünen Ömer  Efendi; sonrasında kızacağı, sinirleneceği, kötü olacağı, sağlığının bozulmasına kadar varacak bir problem yaşayacaktır. İşte akılsız...
Akılsız Başın Cezasını Ayaklar Çekermiş -1
Adı Ömer, soyadı lâzım değil.Yaşı 55-60 dolaylarında olduğunu sanıyorum.Giyimine-kuşamına çok dikkat eder, ancak nedense etli-butlu olmaktan yoksundur.Aşırı sigara içmesinden kaynaklanıyor olsa gerek; bir gram et, hele adalesi hiç yok...
Gurbetlik Zor İştir
Sevdiklerinden ayrılmanın, her gün hasretlik ve özlem çekmenin sebebi olan tek şey! Gurbet... Gurbetlik... Doğduğu, büyüdüğü, köy, şehirden uzaklaşarak bin bir türlü sebeple uzaklarda yaşayan Anadolu insanı. Memleketinden, ata yurdu topraklarından, ...
Neden Herkes Mutsuz Ve Şikayetçi
Etrafıma baktığımda, pek de halinden memnun olanı göremiyorum.Herkes bir şekilde yaşamından, yaşadıklarından şikayetçidir.Herkes mutsuz ve huzursuz. Kimi yaşadığı dengesiz, tutarsız, rahatsız, hastalıklı olan ömründen şikayetçi....
Şimdilerde İlişkiler Çok Farklı
İlişkilerin lâçkalaştığı bir zamanda yaşıyoruz. Kim, kiminle, nerede, nasıl birlikte inanın akıl ermiyor. Hepsi böyle mi?.. Elbette hayır. Belki olanlar sadece istisnadır da denilebilir. Ancak ne yazık ki azınlığın çoğunluğu tahakkümü...
Kendimizi İfade Edebiliyor Muyuz?
Çoğu zaman konuşmalarımız nedeniyle haklı iken haksız duruma düşüyoruz. Konuştuğumuz ortamlarda çoğu kez gerginlik ve anlaşmazlık olmasın diye, duygu ve düşüncelerimizi ifade etmekten çekiniriz. Bazen dengesiz, tutarsız ve patavatsız...
Her Yerde Her Söz Söylenmez
İnsanlar gittikçe çıldırmaya başladı sanki. Yer, zaman ve mekana, makama bağlı kalmaksızın,  aklına ve ağzına geldiği gibi konuşmaktadırlar.Her yerde, herkes hakkında, her sözü söylemekten çekinmiyorlar.Birileri çıkıpta '...
Hayallerinizle Hedefleriniz Büyük Olmalı
Bu dünyada yaşayıp, hayalleri olmayan insan olabilir mi? Sanmıyorum olabileceğini. Öyle veya böyle, her insanın büyük, küçük bir hayali vardır mutlaka. Kimi, iş, mevki, makam, kariyer ister. Kimi, para, kimi ev, araba, başarı veya sağlık......
Elindekiyle Mutlu Olacaksın
  Hiçbir zaman elinmizdekilerle yetinmeyip, sürekli daha fazlasını isteriz. Evet, yeniyi ve güzeli isteme babında belki sahip olmak bizleri mutlu eder ve mutlu kılar ama işi tam bir fantaziye dökmek daha çok mutsuz eder.   İstek arzu...
Dostlarımızla Bir Fincan Kahve
Hep dostlukların olmadığından, samimi dostlukların kurulmadığından şikâyet eder dururuz. Bazı nezih ortamlarda dostların azlığından yakınırız. Nedense dostsuz olmamızın  sebebini, bir nebze de olsa 'acaba bende de suç yok mudur?”...
Biz Mı Değişmedik, Onlar Mı Farklı Oldu?
Bizim evde küçük oğlum hep hasta bugünlerde... Kırgınlık, baş ağrısı, halsizlik, üşüme, burun akıntısı, hırıltılı bir boğaz ve bol bol hapşırık sesleri... Aslında bizim sık aralıklara ve çokça kullandığımız bir sözümüz...
Bence şükredin halinize
Nimete  görüpte, tadabiliyorsan. Yiyip içip şükür,  edebiliyorsan. Rahmet nazarıyla, bakabiliyorsan. Nelere sahipsin,  bir düşün ey insan! Her nedense,  bir türlü elimizdekilerle yetinmeyi bilmiyoruz. Her nedense, kazandıklarımızla...
Bilemiyorum!
Biliyor musun, her Pazar olduğu gibi, bu Pazar günü yine oradaydım. Yine o masa da ve yine o sandalye olmasa da, benzeri bir sandalyede aynı pozisyonda oturuyorum. Özlemleri mi gidermenin, heyecanı mı dindirmenin yegâne yeriydi. Her seferinde, sen...
Artık karar vermeliyiz
Ne olduğumuza ya da ne olacağımıza bir türlü karar veremiyoruz. Tavan ile taban arasında inanılmaz bir uçurum var. Semboller ve kavramlar arasında kararsız, tutarsız ve dengesiz dolanıp duruyoruz. Ne olduğumuzu, ne yapmak istediğimizi bilmiyoruz....
Sen, Ben, O, Hiç Fark Etmez
Yolun açık olsun, güzel insan! Kısa süreliğine de olsa, tanışmak güzeldi. Malum, insanın eti, kemiği yenilmez. Önemli olan, tatlı dil, güler yüz, yaşayış biçimi ve yaklaşımı… Önemli olan, insanın etrafında, yaşadığı çevrede...