banner21
banner19
Naif Karabatak
Naif Karabatak
Yazarın Makaleleri
Hangi insan?
Belki siz farklı söyleyeceksiniz ama ben, bugüne kadar 'insan” ve 'adam” sözcüğünün bu kadar ayaklar altına alındığını görmediğimi söyleyeceğim… Âdem sözcüğünden türeyen 'adam” ve 'insan” sözcüklerinin...
Gizemli kız ağlıyordu!
Henüz sihirli cam olan televizyon hayatımıza girmemiş, dünyada olup biteni, radyonun bize ulaştırabildiğicızırtılı sesinden ve haftada bir memlekete gelen gazetelerden öğreniyorduk. Böyle bir zamanda 'olağanüstü” olayları öğrenmek...
Osman amcanın eşeği ve ilham!
Cüneyt Arkın beni görse kesinlikle kıskanırdı, belki de hasedinden çatır çatır çatlardı. Zira öyle bir ata..pardon eşeğe binişim vardı ki, dörtnaladıgıdıkdıgıdık gidiyordum. Henüz 9-10 yaşlarındaydım. Okulun tatil olduğu bir gün...
Bir Güneş Motel Olayı Öykünmesi
Güneş Motel olayı olduğunda henüz 13 yaşındaydım. Dolayısıyla o yaşta ve o zamanda siyasetle ilgileniyor olmam düşünülemezdi, Güneş Motel olayıyla ilgili bir analizim de söz konusu olmazdı. Tabii ki, olayın şahidi olmasaydım… 1977...
Hayata ‘bu pencereden’ bakın
Olaylarla hangi pencereden baktığımız, olayları nasıl algılayacağımızın da bir göstergesidir. Belki de 'Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” öğretisinden sonra, 'bana hangi pencerede durduğunu söyle, sana...
Çiftliğinde boğ beni!
Eskiden Ali babanın bir çiftliği vardı. Çiftliğinde inekler mööö.. mööö.. diye möölerdi. Sonra atları vardı, tavukları vardı, eşekleri vardı, öküzleri bile vardı. Sonra Çiftlik Bank kuruldu, bir CEO'su var, Aman Allah'ım...
İK açısından kadın ayrımcılığı
Bugüne kadar kadınların çalışma hayatında yer alıp almamasıyla veya alanların çalışma hayatında karşılaştığı zorluklarla ilgili çok çalışma oldu, çok açıklama yapıldı, çok hikâyeler yazıldı, farklı farklı öyküler anlatıldı...
Bir zamanlar utanıyorduk…
İlkokula giderken, Türkçe ve sosyal bilgiler kitabında, saçı örgülü, yüzü al al olmuş 'çizgi” kıza karşı bir yakınlık duyardım. Benim gibi çoğunuzun da aynı sıcaklığı hissettiğinden eminim. Bilmem, belki de o kız bize utanmayı...
Donacak halim kalmadı
Üüüü..şşşş…üüüü..yyyy..ooo..rrr..uu..mmm… Üşüyorum kardeşim üşüyorum! Donuyorum yani. Tir tir titreme var ya ondan diyorum, üşüyorum. Bak, daha fazla dayanamayacağım, donacak halim kalmadı, anlıyor musun.. anlamıyor musun, buz...
Gittikçe babama benziyorum
-54'üncü yaşıma nazire…- Çoğunlukla 'ayıplamak” için belli bir yaştan sonra insanlara 'Gittikçe babana benziyorsun” veya 'gittikçe annene benzemeye başladın” derler. Aksini söyleseler de bunu 'pek de iyi niyetle”...
Vapura binip deniz görmemek
Çocukluğumda aile büyüklerimizden Fatma teyzenin İstanbul maceralarını dinler, gülerdik. Oğlu İstanbul'da konfeksiyon atölyesi işletiyordu. Yaşlı annesini bir süre yanında bulundurmaya zar zor ikna etmiş, uçak biletini de almış, yetmemiş...
Yolumuz Gurbete Düştü-2
13 yaşında gurbete çıkan Ömer Seçkin: 'Geriye dönsem, gurbeti tatmazdım” Karaköy'de, Ada Han'ın kasvetli girişinde sizi mis gibi çay ve kahve kokusuyla birlikte Ömer'in güler yüzü karşılar. Dar bir koridorda, nostaljik...
1950’li yıllarda Adıyaman…
Adıyaman, 14 Haziran 1954 tarih ve 6418 sayılı kanunla Malatya'ya bağlı bir ilçe iken vilayete dönüştü. Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen bu kanun, 22 Haziran 1954 gün ve 8735 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe...
Yolumuz Gurbete Düştü
Dil okulunda kendi markasını oluşturan bir başarı Ahmet Sivil'le ‘Dialouge' kurmak! Giriş Erzincan yöresine ait güzel bir türkü duyarsınız gurbetin acı köşelerinde, Aşık Beyhani ve Ali Ekber Çiçek'in sazın teline vururken,...
Amatör ruh ve profesyonellik
İnsanlar doğup büyüdükleri yere çok farklı bakar, çok farklı değerlendirirler. Dünyada eşine ender rastlanan güzellikteki tek yer, kendi topraklarıdır, havasını soluduğu, suyunu içtiği, her köşesinde anılarını sakladığı yerdir....
Ne kadar vatandaşsın, parasız kalınca anlarsın
Adam burnundan soluyordu, 'hayırdır bey amca” dedim, iki çay söyledim, masama buyur ettim. Kapitalist sistemden dert yanıyor, devletin dert dinleme mekanizmalarının olmamasına içerleniyordu. Tam iki saat bu amcayı dinledim. Eli yüzü düzgün,...
Hayatımı geri istiyorum
Vermezsiniz, veremezsiniz biliyorum ama ben hayatımı geri istiyorum. Bana biçilen ömrün her saniyesini, her dakikasını, her saatini, her gününü, her ayını, her yılını ve hiç şaşmadan her anını geri istiyorum. Bana biçilen dertlere de...
15 Temmuz başarılı olsaydı ne olurdu?
Yarın 15 Temmuz 2017. Yani geçen yıl aynı tarihte meydana gelen hain darbe girişiminin birinci yıldönümü. Darbe kanlı oldu, faturası ağır oldu ama başarısız oldu. Peki başarılı olsaydı neler olacaktı. Aslında bu sorunun cevabını, bu...
Bir itiraf; Biz hep sonra öğrendik
Bir ömrü yanlışlarla heba etmemek için, doğruyu gördüğün, inandığın ve ikna olduğun an, ondan dönmeyi bilmek, bir erdemdir. Başkaları da aynı duruma düşmesin diye yanlışları itiraf etmek, doğru gördüklerini söylemek de aynı derece...
Kurtuluşa eren cemaatler
Bir yıl önce bu ülke çok büyük bir badire atlattı. 15 Temmuz 2016'da denenen ama milletin iradesiyle ters tepen darbe girişimi, eğer gerçekleşmiş olsaydı, şimdi böyle bir ülkemiz ve bu ülkede yaşayan, -aralarında bizlerin de olduğu-...
Sakarya’da iki aşağılık mahlûk
Bugüne kadar binlerce yazı yazdım ama en zorlandığım yazı, bu yazı. Kelimeleri bulup, bir sıfat eklemekte en zorlandığım yazı da bu yazı. Yine tüylerimin diken olduğu halde yazdığım nadir yazılardan birisi de bu yazı. Bu nedenle, bazı...
Başlıca sorunumuz; herkes çok ahlaklı
Türkiye'nin temel meselelerini sıraladığınızda uzun bir listeyle karşılaşmanız mümkün ama başlıca sorunları sıraladığınızda, bunun çok da uzun bir liste gerektirmediği görülecektir. Ahlak da bunlardan birisi, siz dürüstlük...
Kavramlar sakız olup çiğnenirken…
Gündemde en çok 'adalet” olduğu için dünkü 'Sanki biz çok adalet istiyoruz” başlıklı yazımda, adalet istemeyenlerin 'adalet” diye haykırışını ve adalet istemesi gerekenlerin, 'adalet varmış” gibi davranması üzerine...
Sanki biz çok adalet istiyoruz!
Bu defa çuvaldızı karşı tarafa, iğneyi de kendi tarafımıza batırmak istiyorum. CHP'nin ajanlık yapan vekilini bahane ederek başlattığı adalet yürüyüşü sürüyor. Bu arada, bizler de ülkede adalet varmış gibi bir savunmaya geçiyor,...
O partinin adalet anlayışı
Türkiye'de içi boşaltılan kavramlar çok, bunlardan birisi de adalettir. Öyle ki hayatının hiçbir döneminde ‘adil' olmayanlar bile ‘adalet' arayışında bulunabiliyor. Hatta bunun için ‘göstermelik' yürüyüş bile yapabiliyorlar....
Öğretmenlere fiyat biçme dönemi bitti mi?
Her meslek mensubunun kendi mesleğinin onurunu koruma çabası, aynı zamanda kendi onurunu koruma çabasının da bir yansımasıdır. Eğer mesleğin onurunu bilerek çiğnemeyi sürdürür ve bilerek buna göz yummaya devam ederseniz, bir süre sonra...
Hamza’nın kıskandıran dokunulmazlığı
Hepimiz vekillerin dokunulmazlığına laf söylüyoruz ama dokunulmazlık kolay kazanılmıyor. Milletvekilleri, o kadar uğraştan sonra mecliste kendilerine yer buluyor ve sonra dokunulmazlık alıyorlar. Ama Hamza'nın öyle bir derdi yok, hiç kimseye...
Bilinçaltında siyaset aramak
Siyasette gördüğümüze inanırsak, 'Siyaset, aklımızla alay etme sanatı mı?” diye düşünebilir, bunu sorgulayabilirsiniz. Belki de öyledir, ne yazık ki, siyaset üretemeyen, sorunlara çözüm bulamayan ve kendi 'kabahatlerini” ve...
Orucu emreden ben değilim!
Bugün Ramazan'ın 20'si ama henüz medyada 'oruç kavgası”na rastlamadım, belki de benim gözümden kaçmıştır. Medyanın işi abarttığını biliyorum, farklı meselelerden çıkan kavgayı, oruç kavgası diye servis ettiğinin de...
Medyanın olaya bakış şekli
Her insanın olaylara bakış şekli farklıdır. Görmekten bahsetmiyorum, bakış şeklinden bahsediyorum. Medyanın olaylara bakışı, görüşü, değerlendirmesi de farklıdır. Peki neden? Nerede olursanız olun, kimlerle bulunursanız bulunun, gözünüzün...