NAZIM HİKMET, SABAHATTİN ALİ VE CHP

Yıl 1946.

Açık oy, gizli tasnif seçim sistemiyle Cumhuriyet Halk Partisi iktidarda.

Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Başbakan Şükrü Saraçoğlu…

Nazım Hikmet hapiste. Atatürk’ün ölümünden hemen sonra cezaevine konan Nazım, “Piraye’ye Mektuplar” adlı kitabında TBMM’ye gönderdiği mektuba cevap alamadığını yazıyor.

O dönemde gelen binlerce mektup, meclis kayıtlarına geçmiş ancak Nazım’ın dilekçesi işleme dahi alınmamış.

Nazım Hikmet, CHP iktidarında tam 12 yıl hapiste kalıyor. Uluslar arası Hukukçular Derneğinin girişimleri de fayda etmiyor.

Nihayet 15 Temmuz 1950’de Adnan Menderes tarafından serbest bırakılıyor.

Rusya’ya kaçan ve vatandaşlıktan çıkarılan ünlü şair ölümünden yıllar sonra AK Parti hükümeti tarafından tekrar vatandaşlığa alınarak itibarı iade ediliyor. Yıl 2009…

***

Yıl 1948.

CHP iktidar…

Ömrünün en verimli yıllarını Konya ve Sinop cezaevlerinde geçiren Sabahattin Ali Öldürülmüştür.

Peki, öldüren kim?

Cevabı Sayın Kemal Kılçtaroğlu veriyor!

Bakınız ne diyor Sayın Kılıçtaroğlu:

"Cumhuriyet dönemiyle ilgili pek çok hatalar oldu, yanlışlar oldu. Nazım Hikmet'i kim hapse attı? CHP. Sabahattin Ali'yi kim öldürttü? CHP. Doğrulara her zaman doğru deriz, ama yanlışların da istismar edilmesi doğru değil, biz bunu söylüyoruz.” (9.12.2012 bütün haber siteleri)

Evet…

Sabahattin Ali de Nazım Hikmet gibi ömrünün en verimli yıllarını CHP iktidarında Konya ve Sinop zindanlarında geçirmiştir.

Ben yorum yapmıyorum. Buyurun sizler yorumlayın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Celal Topkan 1 yıl önce

Sayın Aytekin iddialı yazılarını belge ve bilye dayalı yazmanızı öneriyorum.
Nazım Hikmet 1938 yılında yargılandı. 28 yıl 4 ay cezaya çarptırıldı. Bu sırada Atatürk Cumhurbaşkanıydı. Ağır hastaydı. Dolmabahçe Sarayında yatıyordu. Başbakan Celal Bayar'dı. Ülke Başbakan Celal Bayar tarafından yönetiliyordu. Bu bir

Avatar
Celal Topkan 1 yıl önce

Yazınızda iddia ettiğiniz gibi Nazım Hikmet yargılanıp cezaya çarptırıldığı sırada İnönü Cumhurbaşkanı Şükrü Saraçoğlu Başbakan değildi. Şükrü Saraçoğlu, 1940 yılında başbakan oldu. Bu iki.

Avatar
Celal Topkan 1 yıl önce

Nazım Hikmet, Rusya'da iken 25 Temmuz 1951 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile vatandaşlıktan çıkarıldı.
Yani Nazım Hikmet Celal Bayar'ın başbakanlığında tutuklandı. Celal Bayar'ın Cumhurbaşkanlığında Türk Vatandaşlığından çıkarıldı. Bu dört.

Avatar
Celal Topkan 1 yıl önce

Sayın Aytekin, CHP'yi, Atatürk'ü, İnönü'yü beğenmeye bilirsiniz. Sevemeyebilirsinizi. Bu sizin takdiriniz. Ancak siz öğretmensiniz. Sorumluluğunuz herkesten fazla. Topluma yanlış bilgi verme hakkınız yok. Lütfen doğru bilgilere dayalı yazalım. O zaman okuyuculara daha faydalı oluruz.

Avatar
Celal Topkan 1 yıl önce

Okuyucuları sıkmamak için Sabahattin Ali ile ilgili yanlış bilgileri yazmıyorum. Arzu ederseniz onları da yazarım.

Avatar
Ebubekir Aytekin 1 yıl önce

Nazım, Piraye Hanım'la "1930'da tanışıp 1931'de evlenmeye karar verdiği halde kovuşturmalar, tutuklamalar yüzünden buna olanak bulamadığı Piraye Altınoğlu ile 31 Ocak 1935'te evlendi." Bu sırada Atatürk Cumhrbaşkanı idi. (Memet Fuat: Nazım Hikmet'in Yaşam Öyküsü) Bu bir...

Avatar
Ebubekir Aytekin 1 yıl önce

"17 Ocak 1938 gecesi akrabası olan Celâleddin Ezine'nin evinde otururlarken gelen polislerce tutuklanıp kısa bir süre İstanbul Tevkifhanesi'nde bekletildikten sonra, Nâzım Hikmet Ankara'ya Harp Okulu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'ne gönderildi. Kesinlikle beraat edeceğini umduğu bu dava, 29 Mart 1938'de "askeri kişileri üstlerine karşı isyana teşvik" suçuyla 15 yıl ağır hapse mahkûm edilmesiyle sonuçlandı. 28 Mayıs 1938'de temyiz bu cezayı onayladıktan sonra, Ankara Cezaevi'nden alınarak İstanbul'da Sultanahmet Cezaevi'ne getirildi, bir ay geçmeden, haziran sonlarına doğru, Donanma Komutanlığı'ndan gelen görevliler onu alıp kelepçeli olarak Köprü Kadıköy iskelesinden bir motorla Adalar açığında bekleyen Erkin gemisine götürdüler. Önce bir ayakyoluna, sonra sintine ambarına kapatıldı." Bu sırada CHP iktidarda idi bu iki...

Avatar
Celal Topkan 1 yıl önce

14 Mayıs 1950 tarihinde yapılan seçimlerde Demokrat Parti iktidar oldu. Celal Bayar Cumhurbaşkanı oldu. Adnan Menderes Başbakan oldu. 14 Temmuz 1950 tarihinde kısmi af çıkarıldı. Nazım Hikmet af kapsamında dışarı çıktı. Arkasında Rusya'ya gitti. Bu üç.

Avatar
Ebubekir Aytekin 1 yıl önce

1 Eylül 1938'de İstanbul Tevkifhanesi'ne, şubat 1940'ta Çankırı Cezaevi'ne, aynı yıl aralık ayında da Bursa Cezaevi'ne gönderildi. CHP iktidarda idi bu üç...

Avatar
Ebubekir Aytekin 1 yıl önce

1 Eylül 1938'de İstanbul Tevkifhanesi'ne, şubat 1940'ta Çankırı Cezaevi'ne, aynı yıl aralık ayında da Bursa Cezaevi'ne gönderildi. CHP iktidarda idi Bu üç.

Avatar
Ebubekir Aytekin 1 yıl önce

Nâzım Hikmet cezaevindeki son iki yılına girerken görüşmeci gelen dayı kızı Münevver Berk'e âşık olmuştu.

Cezaevinden çıkınca karısı Piraye'den ayrıldı.

Kadıköy'de, önce annesinin Cevizlik'teki evinde, sonra bir apartman katında Münevver Hanımla yaşamaya başladı. Gene İpek Film Stüdyosu'nda çalışıyordu.

26 Mart 1951'de, bir oğulları oldu. Adını Mehmet koydular.

Avatar
Ebubekir Aytekin 1 yıl önce

17 Haziran 1951 sabahı, askerlik işini düzeltmek amacıyla Ankara'ya gideceğini söyleyerek evden ayrılan Nâzım Hikmet'in 20 Haziran 1951'de Romanya'ya vardığı Bükreş Radyosu'ndan öğrenildi.

Avatar
Ebubekir Aytekin 1 yıl önce

Sayın Topkan
Yazımı yeniden okursanız 1946 dan bahsettiğimi gözden kaçırdığınızı anlayacaksınız. Ayrıca "Kemalist Devrimlerin Analizi" adlı kitabımı haddim olmayarak size önerebilirim. CHP'nin bu millete neler çektirdikleri bu satırlara sığmaz. Kitaplar ancak anlatabilir.

Avatar
okuyucu 1 yıl önce

kaleminize sağlık

Avatar
Celal Topkan 1 yıl önce

Ben size yazınıdaki yanlışlıkları anlattım . Sorularıma cevap verme yerine Nazım Hikmet'in evliliklerini anlatıyorsunuz. Bu kadarına pes diyeceğim. Ben belge ve bilgiye dayalı olarak o sürecin kitabını yazmış birisiyim. Öğretilmiş ezberlerde köşe yazarlığı ve öğretmenlik olmaz. Köşe yazarı nesnel ve objektif olmak, bilgi ve belgeye dayalı yazmak zorundadır.