BESNİ de bu aralar alışık olmadığımız iki hayvan arkadaşımız görüldü. Mavi yılan ve nesli tükenmekte olan semender! Gecesini gündüzüne katıp canla başla çalışan, dış güçlerin oyunlarında halay çekip, ilimizi ilçemizi sorunlardan kurtaran, asrın liderinin ilimize armağan ettiği  değerli  Sorunları yerinde inceleme turisti vekillerimiz, mavi yılan ve semenderi duymasın, anında yerinde incelemeye, konvoy halinde gelebilirler! Son model Mercedes’lerde mavi mavi şarkısı eşliğinde VEKİLLERİMİZİN duygu dolu konuşmaları ve semender’in halay başında kopardığı fırtına! Biz bu millete hizmetkar olmaya geldik fragmanları! 

Herkes şaşkın, yılan nasıl olurda MAVİ  olur? SEMENDER nasıl olur da  Besni de görülür? İzaha muhtaç bu durumu yadırgayan sayın halkımızın bugüne kadar şaşırmadığı o kadar çok şey var ki, bu gibi durumlar mizah olur? Mesela nasıl olur da, Besni hep aynı renkte,  hep sarı kalır, kimse merak etmez. Gün geçtikçe yeşil alanlar nasıl azalır  merak etmez.  Kafayı mavi yılana taktığımız kadar,  neden derelerimiz kuruyacak hale gelir,   neden yaşam alanlarımız gittikçe harabeye benzer gibi sorunlara taksaydık,  bu gün belki  maviye bu kadar şaşırmazdık! Ruhumuzu daraltan renkler dünyamıza hakim olduğu için, canlı bir renk gördüğümüzde ağzımız kulaklarımızda! Mavi ve yeşil renk neden bu kadar az, yakışmıyor mu ilçemize?  Aslında ilçemize yakışan en güzel renk mor! 

SORUNLARI YERİNDE İNCELEME TURİSTLERİ yani sayın vekillerimizin halkımıza reva gördükleri yaşam kalitesi standartları, bu gün halkımızın suratında hep asılı durur. MOR! En gencinden,  en yaşlısına kadar tüm nesiller,  Besni de belli kalıpların dışına çıkacak yaşam şansına sahip değiller. Kullandıkları oylar neticesinde beş senede bir morarmak ve hep öyle kalmak hayatlarına konmuş bir ipotek!  Hiç düşündünüz mü Besni neden hala her yönden eksik ve  yamalı? Neden değişmez yazgı, her beş senede bir tekrarlanır? Nasıl olur da ayrılan bunca ödeneğe rağmen,  her yer darma duman? Rant alanları açma haricinde ne iş yaptı karar vericiler?  Sempatik mavi yılana sorsak ne der acaba ? Hayıflanacak o kadar çok şey var ki neyi eksik diye sorsak neyi var ki der büyük ihtimalle!  Hiç köyleri gezdiniz mi mesela? Okulları gördünüz mü? Caddelerden akan kanalizasyon pislikleri, hayvan  gübrelerinin her yere saçılışını gördünüz mü? İğrençliğin rengini görmek istiyorsanız, harabeye dönmüş okullarda küçücük çocukların halini görün bir kez? Turist vekillerin hiç bir rengi görmediğinden eminim! Gözleri görmeyen, maaş alsın diye başımıza musallat ettiğimiz vekillerin,  bir gün olsun şu Meclis’te Besni köylerinin sorunlarını dile getirdiğini gördünüz mü? Her tarafın pisliklerle,  zift gibi simsiyaha boyandığını görecek göz var mı vekil beylerde! Ceplerinde yeşil banknotların haricinde gördükleri bir renk var mı! Besni ye yaşattıkları moru görüyorlar mı? 

Gelişmiş ülkelerde ilçelerin alt yapısı defalarca yenilenip günümüz koşullarına uygun hale getirildi. Kendimi bildim bileli Besni köyleri rezil ve iğrenç durumda! Besni köylerinde tuvaletler hala dışarı da ve maalesef evlerin arkasında tuvalet ambarları var! Sayın vekillerimiz, sorunlarımızı yerinde incelerken aman dikkat etsin. Çukurlar çok emniyetli değil! Düşebilir ve sayın halkımıza mavi yılanı unutturacak bir renge bürünebilirler! 

Mavi yılan şu an ne tarafa gidiyor merak ediyorum! Şöyle olur ya cesaretini toplayıp asrin liderine görünse,  Adıyaman Besni’den geliyorum deyip sorsa mesela! Başkanım  vekil diye tayin ettikleriniz yüzünden BESNİ  de beni gören morardı kaldı. İnsanların hayatındaki en güzel renkleri çalmışlar! YEŞİLİ çalmışlar önce,  sonra maviyi ! Her taraf Sapsarı ve taş yığını gibi? Haberiniz var mı bu reva görülen hayattan? İnsanlar siyaha sarıya o kadar boğulmuş ki maviyi  yeşili gördüklerinde ağzı açık kalıyor! Adıyaman’ı kimse farketmiyor ilçeler kimsenin umurunda değil! Halkta zaten duyguları bedeninden alınmış gibi! Başkanım Mavi yılan davul çalarak  BAŞKAN’ın  karşısına çıktı deseler herkes inanır yeminle! Mavidir ne yapsa yeridir yeşil zaten masallarda görülür o derece yani! Başkanım mavi yılanım ama Adıyaman da vekilleriniz simsiyah olanından! Kimse farketmiyor. Zeminle figür aynı çünkü! İşte böyle başkanım! 

-Sus be terörist yılan! 

Tamam başkanım ben yavaştan sıvışayım! 

Sorunları yerinde inceleme turistleri beceriksizliğin sınırlarını zorlayadursun,  BESNİ  asla hak ettiği yerde değil! Şu ara ince ayarlı hizmetler yapılıyor BESNİ de! İlçenin belli noktalarındaki ayrıntılara pansuman yapılıyor. Yeterli mi tabi ki değil! Büyük projeler ve ana sorunlara yönelik çalışmaların hız kazanması lazım. Yerel, yeni yöneticilerin özellikle trafik ve hayvanlara yönelik çalışmaları başlatması lazım! Köyler de Allah’a emanet. Kaymakam beyle besni köyleri için TURİSTİK bir gezi de ben yapmak isterim! Bugüne kadar çağrılarımıza kulak veren olmadı. Büyük ihtimalle yine olmayacak! En çok evlerin arkasındaki tuvalet ambarlarını göstermek isterdim! Buyursun mavi renkli yılan da gelsin! Görsün ne renkli hayatlar var evlerin arkasında! 

DİPNOT: 

Doğulu bir düşünür, ihtiraslarla ne şekilde mücadele etmek gerektiğini soran bir gence, oradaki genç bir fidanı işaret ederek sökmesini istedi. Genç, hiç zorlanmadan tek elle tutup fidanı topraktan çıkardı. Bunun üzerine düşünür, ona, biraz daha kalın bir fidanı işaret etti. Genç, bunuda sökmesine söktü ancak, iki elini de kullanarak ve biraz daha fazla güç harcayarak...Daha kalınca olan bir ağacı sökmek için gencin, bir arkadaşının yardımına ihtiyacı oldu. Düşünür, bundan sonra çok daha kalın bir ağacın sökülmesini istedi. Fakat orada bulunan bir çok insanın yardım etmesine rağmen, ağacı yerinden oynatamadılar.Bunun üzerine düşünür, onlara

-İşte ihtiraslarımızda böyledir. Başlangıçta, henüz kökleşmelerine fırsat olmamışken yenilmeleri kolaydır. Fakat uzun bir alışkanlık devresi boyunca, köklerini kalbe sarmalarını meydan verildikten sonra, zor olur onları sökmek. 

Bir memlekette hakketmedikleri hayatı kabullenmişlik belli bir süre sonra geçtikten sonra hayatımızdan söküp atmak zordur! 

KİTAP:

ABD'li eğitimci ve felsefeci John Dewey’e, 90. doğum gününde bir gazeteci şu suali yöneltmiş: 

— Okuduğunuz bunca kitabın, size ne faydası oluyor?  John Dewey, bilgi ve kültürünün artmasını kastederek: 

— Dağlara tırmanmama yardım ediyor, cevabını vermiş. Gazeteci, filozof’un bu cevabından bir şey anlamamış ve: 

— Dağlara tırmanmak mı? Dağlara tırmanmanın ne faydası var? demiş. Filozof, gazeteciye şu açıklamayı yapmış: 

— Tırmanacağınız diğer zirveleri görebilmek için, dağlara tırmanmak gerekir. Bundan vazgeçtiğiniz an, kaç yaşında olursanız olunuz, yaşamınız sona ermiş demektir

BESNİ TIRMANIYOR MU? 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.