banner127

54. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti, Refah Partisi-Doğru Yol Koalisyon Hükümeti’nin iktidarında olduğu,

Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan’ın Başbakan olduğu sırada,

Diyanet İşleri Başkanlığı Türkiye Diyanet Vakfı, Arapça, Kur’an ve din alanında bilgili ve yetkin olan bilim adamları Prof. Dr. Hayrettin Kahraman, Prof. Dr. Ali Özek, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. Sadrettin Gümüş, Doç. Dr. Ali Turgut’tan oluşan bir bilim kurul oluşturuyor. Bu kuldan Kur’an’ı Türkçe’ye çevirmelerini (tercüme etmelerini) istiyorlar. Kurul, Kur’an’ı Türkçe’ye çeviriyor. Türkçe “KUR’AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ” hazırlıyor.

Bu kurulun, Türkçe’ye çevirdiği “KUR’AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ,” Diyanet İşleri Başkanlığı Türkiye Diyanet Vakfı Mütevelli Heyeti’nin, 24.12.1996/843-10 sayılı kararı ile onaylanıyor. Basılmasına karar veriliyor. Basılıp ve yayınlanıyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı Türkiye Diyanet Vakfı Mütevelli Heyeti’nin, yayınlanmasına karar verdiği Türkçe “KUR’AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ”inde:

“Kur’an”, kelime olarak “okumak” anlamında bir mastardır.

Kuran, Hz. Muhammed’e 23 yıllık peygamberlik süresi içinde, Arap dilinde ve vahiy yoluyla indirilmiştir.

Hz. Peygamber Kur’an’ı vahiy olarak almış, kendi tarafından hiçbir ilave etmeden ve hiçbir eksiltme yapmadan onu aldığı şekliyle ümmetine tebliğ etmiştir.

Kur’an, lafzıyla ibadet edilen bir kitaptır. Namaz gibi temel ibadetlerde okumanın yanı sıra, Kur’an’ı ayrıca okumak, dinlemek, yazılarına bakmak, başkasına okutmak ve öğretmek de ibadettir.”

(1) Kur’an-ı kerim ve açıklamalı meali, Sayfa 9

Kur’an Arapça olarak bütün insanlığa gönderilmiştir. Buna göre, “Kur’an”ı insanlara tebliğ etmenin iki yolu vardır. Ya bütün insanlara Arapça’yı öğretmek yahut Kur’an’ı başka dillere çevirmek. Bütün insanlara Arapça’yı öğretmek imkansızdır ve buna gerek de yoktur. Nitekim “Kur’an’da, muhalif dillerin varedildiği ve bunun Allah’ın varlık ve kudretinin delillerinden olduğu” belirtilmiştir. Bu durumda, Kur’an’ın başka dillere çevrilmesi gereği ortaya çıkmaktadır” denilmektedir.

(2) Kur’an-ı kerim ve açıklamalı meali, sayfa 10

“96. SÜRE EL-ALAK”

Mismillahirrahmanirrahim

1. 2. Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı.

3. 4. 5. Oku! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin, en büyük kerem sahibidir.

Alak, insanın yaratılış safhalarından olan aşılanmış yumurtayı ifade eder. Bu süreye “İkra süresi” de denir. Mekke de inmiştir. 19 ayettir. İlk 5 ayeti, Kur’an’ın ilk inen ayetleridir.

Bu süre okumanın, öğrenmenin üstünlüğünü, insanın yaratılışı, kalemin özelliği, bunların insana Allah’ın ihsanı olduğu, insanın bunları düşünmesi, Rabbine itaat etmesi gerektiği, aksi halde azaba düçar olacağı anlatılmaktadır.

(3) Kur’an-ı kerim ve açıklamalı meali, sayfa 597

Kur’an’da:

Muhalif dillerin var edildiği ve bunun Allah’ın varlık ve kudretinin delillerinden olduğu,

Kur’an’ın Arapça olarak bütün insanlığa gönderildiği,

Kur’an’ı insanlara tebliğ etmenin iki yolunun olduğu,

Bütün insanlara Arapça’yı öğretmenin imkânsız olduğu ve buna gerek olmadığı,

Bu durumda, Kur’an’ın başka dillere çevrilmesi gereğinin ortaya çıktığı anlatılmış olmasına rağmen:

- Diyanet İşleri Başkanı ve atadığı yöneticiler, Türkiye Diyanet Vakfı başkanı ve yöneticileri,

-Kur’an dışı yapılar olan, Allah’ı ve dini kullanarak çıkar ve güç sağlayanlar tarikatlar,

- Necmettin Erbakan’ın kurgulayıp geliştirdiği “milli görüş” öğretisi ile yetişen, Allah’ı ve dini kullanarak siyaset yapan AKP Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve arkadaşları,

Kur’an Türkçe’ye çevrilmesine karşı çıkıyorlar.

Kur’an’ın Türkçeye çevrilmesini, Müslümanların Kur’an’ı Türkçe, kendi dillerinden okumalarını ve öğrenmelerini, İslamiyet’in, Kur’an’a göre yaşanmasını isteyenleri, Müslüman olmamaklar ve dinsiz olmakla suçluyorlar.

Kur’an”, kelime olarak “okumak” anlamında bir mastar olmasına rağmen, Müslümanlar okumuyorlar. Kur’an’ı da anlatılanları bilmiyorlar. Kur’an’da söylenenlere uygun davranılmasını, İslamiyet’in Kur’an’a göre yaşanmasını isteyenleri suçlayanları, sorgulamadan onaylıyorlar. Onlarda suçluyorlar.

Kaynak:

KUR’AN-I KERİM VE AÇIKLAMALI MEALİ

Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye Diyanet Vakfı Yayını

ISBN: 978-975-389-850-8

Yayıncı Sertifika No:15402

TÜRKİYE DİYANET VAKFI Yayın Matbaacılık ve Ticaret İşletmesi- Ankara, 24.12.1996

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sinan 2021-01-12 14:53:20

Merhaba Celal Bey,
Aklı başında hiç kimse Kur'an'ı Kerim'in mealine karşı çıkmaz. Hele bahsettiğiniz o isimleri,n karşı çıkmasına asla ihtimal vermiyorum. Ancak şunu kaçırmamak gerek, Müslümanların ibadet dili Arapça'dır. Bir insan meali okuyabilir eyvAllah ama ibadet ederken orijinal halinde yani Arapçası ile okumak gerek.
Mesela, Fatiha suresi "Elhamdülillâhi Rabbil'alemîn" ayetiyle başlar. Meali de şöyledir: "Rahman ve Rahim olan adıyla".
Günlük hayatta mealini okuyabilir, anlayabilir, anlatabilir, bunda sakınca yok. Ancak namazda okurken "Elhamdülillâhi Rabbil'alemîn" diye okuması gerekmektedir.
Sanırım yukarıda saydığınız isimler de bunu kastetmişlerdir. Yani ibadet ederken aslı okunmalı demişlerdir.
Selamler...

Avatar
Sinan 2021-01-12 15:05:19

Ayrıca, Kur'an-ı Kerim'in hangi ayetinde "Bütün insanlara Arapçayı öğretmenin imkânsız olduğu ve buna gerek olmadığı", ifade edilmektedir, söylerseniz istifade etmiş oluruz.