Flaş Haber
Kapat
adıyamanlılar net
adıyamanlılar net
11 Mayıs 2019 Cumartesi 01:00
303 Okunma
Kazım Yardımcı Vefatının 11. Yılında Anılıyor

Kâzım Yardımcı Kimdir?

Sayın Kâzım YARDIMCI, 1936 Adıyaman doğumludur. İlk ve Orta öğrenimini Adıyaman”da, Lise öğrenimini Malatya”da görmüştür. İmam Hatip Liselerinde yada ilahiyat fakültelerinde okumadığı halde Arap Dili ve Osmanlıca”yı bizzat kendi özel çabalarıyla öğrenmiştir. Soy kökü anne tarafından “HAŞİMİ” ailesine dayanmaktadır. Yaşamını emekli bir memur olarak mütevazi bir şekilde 12 Mayıs 2008 tarihinde Hak’ka yürüyene kadar Adıyaman’da geçirmiştir. Hemen hemen tüm hayatını Tasavvufi araştırmalar üzerine adamıştır, çalışmalarını 40 yılı aşkın süre bu sahada sürdürmüştür.

Sayın Kazım Yardımcı Hazretleri, sekiz (8) kitap yazmış, bunlardan altı (6) tanesi de İngilizce”ye çevrilmiştir. Diğer kitapları da İngilizce”ye çevrilmektedir. Ayrıca yüze yakın konu başlıklı yazıları www.varliktanveriler.com sitesinde Türkçe ve İngilizce olarak yer almaktadır.

Yazarımızın 4 ciltten oluşan RUFAİ KÜLLİYATI ””Bütün yönleriyle Tasavvuf ve Rufai Külliyatı”” isimli kitabı, Varlık, Muhammed İsa Adem,İslamda Mezhepler ve Yükseliş, İnsanda Yükselme, İslam Ekonomisi, İslam da Şeriat ve Tarikat, Günahsızlar isimli toplam 7 kitabını ve verilerini içine almıştır.

Bu külliyatta ””Allah, Kâinat(evren) ve İnsanın”” gerçeğini, Tasavvufla (meta fizik) ilgili her bir konuyu ayrıntılı olarak; diğer dini ve İslami- felsefi-kelâmi-fıkhi konuları ise kısmen ayrıntılı ve kısmen özet de olsa müşkülünüz olan her bir konuyu bulabilirsiniz. Ansiklopedik bir durum arz eder. Ancak ansiklopedilerde bulamayacağınız ve tatmin olamayacağınız konularda da sizleri tatmin edici bir içerik taşıdığını da görebilirsiniz.

Bu kitaplar ve veriler ticari maksatla yazılmamıştır. Yazara ait bütün kitaplar ve veriler İnternete tamamen yüklenmiş ve insanlığa sunulmuştur. İstediğiniz kitabı ve veriyi yazarın www.varliktanveriler.com sitesinde Türkçe ve İngilizce olarak bulabilirsiniz ve oradan okuyabilirsiniz. İsterseniz bu kitapları ve verileri www.varliktanveriler.com dan bilgisayarınıza indirerek veya fasikül halinde yazdırarak ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.

Hiçbir yazar kitaplarını ve yazılarını baştan sona internet yolu ile insanlığa sunmamıştır. Bu yazarın kendine özgü bir farkıdır. Sn.Yardımcı, hiçbir maddi menfaat beklememiştir. Bunu Allah rızası ve insanlığa olan sevgisinden dolayı yapmaktadır. BU BİR FARKTIR.

Çağımızın tasavvufçu mütefekkiri Sayın Kâzım YARDIMCI’nın mükemmel fikirlerinden bazıları:

  • “Sonsuzluk… İşte bu Ulûhiyettir”.
  • “Edison ve Einstein Tanrı’nın Varlığına ve Tekliğine inanmış, kalben Kur’an’a ve Hz. Muhammed’e hayran olup Müslüman olmuşlar, ancak bunu açıklamamışlardı”.
  • “Dünyaya ilk yağmur, Tanrı tarafından ve Melekût âlemindeki Rahmet Deryası adıyla anılan ırmaktan yağmıştır”.
  • “Dik yürüme özelliği yalnızca insana verilmiştir”.
  • “Yoktan varlık olamaz”.
  • “Can ayrı, ruh ayrıdır”.
  • “Meyveleri güneş oldurur, tadını ay ve yıldızlar verir”.
  • “Nebevi Hilafetin olmadığı yerde şeriat yoktur, ilm-ihal vardır”.
  • “İnsan atomu parçaladı fakat bir tek atom yapamayacaktır”.

Sn. Kâzım YARDIMCI diyor ki;

“Allah’ın Dini ulvidir(çok yüce ve mukaddestir) madde ve para, sufli- alçaktır. Yüce ve mukaddes olan, alçak olan madde ve para ile değiştirilemez. Kur’an, hadis ve dini kitapları, para ile satan bunlarla geçinen, Allah huzurunda çok şiddetli bir ikapla karşılaşır.”

İSLAMDA ŞERİAT VE TARİKAT isimli kitabın kapağı;

Cumhuriyet ve özgürlük olmayan yerde;gerçek dine,dindarlığa Gerçek Müslümanlığa yer yoktur. Saltanat,padişahlık,krallık sistemi, Emeviler tarafından İslâm’a Musallat edilmiş gayet zalim ve tamamen beşeri, şahsi iradeye-Melik, sultan, şah iradesine-dayanan despot ve faşist bir sistem- dir. Diktatörlüktür. Arada bir, Ömer b. Abdülaziz ve Murad-ı Hüdavendigar gibi iyi Hükümdarların çıkmış olması, bu saltanat ve padişahlık sisteminin İslâmi Sisteme ters düşmediğinin kanıtı olamaz. İyi padişah- ların iyilikleri, kendi iyilikleridir. Ya da kendilerine özgüdür.Yoksa padişahlık sisteminin iyiliğinden değildir. Tarihte de bu iyilerin sayısı üç-beşi geçmez. Bunlar gayet azdır. Önemli olan sistemdir. İslâm Sistemi, Cumhuridir. İnsan Haklarına saygılı ve insanın özgürlüğüne hürmetkardır. Batı Demokrasisi, İslâmi değildir. Ancak Sosyal Demokrasi İslâm’a en yakındır.Özgürlüğün olmadığı yerde ise samimi Dindarlık olamaz. Peygamberin( S.A.S) Hadisine göre: “Benden sonra Hilafet-yani Şeriat- 30 yıldır. Ondan sonra vahşi Meliklik, Krallık başlar.” Zira Hz. Ali, Ebubekir, Ömer, Osman yani 4 Halife gibi birinin Halife olmadığı yerde Şeriat olmaz. Faşist krallık,diktatörlük olur. Şeriat adına zulüm yapılır. Kralın her şahsi emri, Şeriatın emri gibi gösterilir.Ulema da korkusundan bunu tasdik eder. Zulmün adı Şeriat olur, Maazallah... 4 Halife; gayet Muttaki, Âdil ve Özgürlükçüdürler.Ve toplum tarafından sevilen büyük zat’lardır. “Şeriat,Tarikat yoldur bilene Marifet, Hakikat ondan içeru...” Yunus Emre Saltanat, dikta rejimleri İslamla bağdaşmaz. Batı demokrasisi İslami değildir. Ancak; Sosyal demokrasi, sosyal devleti, sosyal adaleti ve bireyin özgürlüğünü önerdiği için İslama en yakın olandır. Cumhuriyetle Devletimiz ayaktadır. Ona, Allah korusun; birşey olursa Devletimiz yıkılır. Dini-Vatanı koruyan Devlettir. Devlet olmazsa Vatan olmaz. Vatan olmazsa ne Din kalır ne de Millet. Onun için; Atatürk’ün ve arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyetin aleyhinde olanlar, aslında bilmeyerek de olsa Din düşmanlığı yapmaktadırlar. Bilmeden yapıyorlarsa gaflet ve cehalet içindedirler. Bilerek, yapıyorlarsa hıyanet içindedirler. Camilerimizi, Ezanımızı, Dinimizi koruyan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Hükümetleridir. Biz Cumhuriyetçiyiz. Samimi, Mütedeyyin Müslüman kardeşlerimizin bu gerçekleri bilip ayık olması; ütopik (Hülyacı-hayalci) ve yobaz mollaların ve çoğu cahil ve çıkarcı ve şekilci, kisveci olan şeyhlerin oyunlarına gelmemeleri lazımdır. Gerçeği arayan ve sevenlere selam olsun.

**************************************************************************************************************************************************

Kazım YARDIMCI

Bizim olgun ve ârif İnsan mübarek Kâzım Yardımcı Hazretleriyle 67’den 2008’e kadar 41 yıllık birlikteliğimiz var.

Her yönüyle mükemmel bir insan.  Kur’an-ı Kerim ve Sünnet-i Nebi’nin dışına çıkmazdı.

İslam tasavvufunda zirve bir zat.  Hatta bu konuda dört ciltlik “Bütün Yönleriyle Tasavvuf-Rufai Külliyatı” isimli eseri vardır.

Bu kapsamda 7 kitap yazdı. İlk kitabı Varlık’ta, Cenab-ı Allah’ın birliğini ve muazzam varlığını, İslam tasavvufundaki bazı gerçekleri kısaca yazdı. Ve bu kitap 3000 adet olarak 1974’te İstanbul’da basıldı.

İkinci kitabı İslam’da Mezhepler ve Yükseliş’te, mezhepcilik yapılmayıp İslam Dini ve Muhammedilerin birliğini vurguladı. Bu kitapta İslam’daki siyasi ve itikadi mezhepler karşılaştırmalı ve önemli özellikleriyle çok güzel bir şekilde işlenmiştir.1988’de İzmir’de basıldı.
Üçüncü kitabı Günahsızlar’da, İnsan-ı Kamil yani Olgun İnsan ve Ehl-i Beyt’in yüceliğini, Günahsızlar’ın kimler olduğunu ve önemli özelliklerini ayet, kudsi hadis ve hadis-i şeriflerle işledi.

Dördüncü kitabı İnsanda Yükselme’de, Allah’a kavuşmanın yolunu ve âdabını; ham bir insanın nasıl mutlu olabileceğini,Batı ve Doğu Kültürünü de karşılaştırarak Kur’an-Tevrat ve İncil’den kapsamlı olarak çok güzel işledi.

Altıncı kitabı İslam’da Şeriat ve Tarikat’ta, Allah’ın cüz’i akılla bulunamayacağını, mutlaka “İlahi mesaj’a ve İlahi mesajcıya” ihtiyaç duyulduğunu; Cumhuriyet ve özgürlüğün olmadığı yerde gerçek dindarlığın ve Müslümanlığın olamayacağını vurgular.

Yedinci kitabı İslam Ekonomisi’nde, İslam’ın ekonomik görüşünün kapitalizm, komünizm, liberalizmle bir ilişkisinin olmadığını, kendine özgü bir ekonomik görüş olduğunu vurgular.

Kazım Yardımcı Hazretleri 3000 sayfayı aşkın yazılar yazmıştır. Yazıları Kur’an ve Sünnet’in ışığında “Allah-Âlem-Âdem” odaklıdır. Adıyaman’da çeşitli gazetelerde, köşe yazılarında genellikle tasavvufu ve İslam’ın güncel konularını işlemiştir.

Ayrıca internette www.varliktanveriler.com adlı sitesi bugün de yürürlüktedir. Burada 118 veri vardır. Türkçe ve İngilizce. Dünya’da 118 ülkede yayımlanmaktadır.

Kâzım Rufai Hazretleri’nin tasavvufi görüşü başta Hz. Muhammed a.s.v. ,Hz. Ali k.v. ve Ehl-i Beyt, Cüneyd-i Bağdadi, Seyyid Ahmed er Rufai, Seyyid Abd-ülkadir Geylani, Seyyid Ahmed el Bedevi, Seyyid İbrahim Dusuki, Muhyiddin-i Arabi, Yunus Emre, Mevlana Celaleddin-i Rumi, Hacı Bektaş-ı Veli, Seyyid Nesimi, Fuzuli, Niyazi Mısri çizgisindedir.

Kâzım Yardımcı Hazretleri muazzam bir üniversitedir. “Allah-Âlem-Âdem” le ilgili hemen her konuya girmiş, yanlış ve olumsuz yönleri kırmadan eleştirmiş, Kur’an-Tevrat-İncil doğrultusunda olması gerekenleri yazmış, insanlığın önünü açmıştır. Bu konuda bazı tasavvuf ekollerine de gerekli tavsiyelerde bulunmuştur. Kâzım Yardımcı Hazretleri, “Her insanın mezhebi olur. Ama insan mezhepçi olmamalıdır” der, gereksiz tartışmalardan uzak dururdu.

Kâzım Rufai Hazretlerinin kırmızı çizgileri de vardı: Allah’ın Varlığı ve Birliği konusunda, Ehl-i Beyt konusunda, emeğin kutsallığı konusunda, Demokrasi-Özgürlük ve Cumhuriyet konusunda, hele Vatanın ve Devletin korunması konularında hiç taviz vermezdi.

Kâzım Yardımcı Hazretlerinin Arapçası da iyiydi. Okuduğu Kur’an-ı Kerim’in okumaktan sayfalarının ve ciltlerinin yırtıldığını, bunları onardığını bilirim.

Semavi-Göksel Dinler konusunda müthiş araştırması, bilgisi ve düşünceleri vardı. Çünkü mütefekkir bir zattı. Yahudiliğin ve Hıristiyanlığın nasıl bozulduğunu çok güzel açıklardı. Dinler tarihini ve İslam tarihini anlattığında karşısında bulunanları sanki o dönemlerdeymiş gibi canlı yaşatırdı.

Hemen her konuda, Darvin, Hegel, Marks, Diderot, Russel, Kant, Budizm, Reenkarnasyon, Ortodoksluk, Katoliklik, Protestanlık, Sünnilik, Şiilik, Faşizm, Sosyalizm, Kapitalizm, Komünizm, Liberalizm, Masonluk gibi konularda Mübarek konuşur da konuşurdu.

İslam tarihinin en ince ayrıntılarına girer, Siyasi ve İtikadi Mezheplerin nasıl doğduğunu çok canlı bir şekilde anlatırdı. Hilafetin yani İslam’ın Cumhuri Sisteminin 30 yıl olduğunu, sonraki dönemlerde krallığa, saltanata dönüştüğünü, İslam’da saltanatın olmadığını anlatırdı.

İster inanın, ister inanmayın; Kâzım Rufai Hazretlerinin 48 saat boyunca konuştuğunu bilirim ve buna arkadaşlarım da şahittir.

Kâzım Yardımcı Hazretleri özellikle riyadan yani gösterişten kesinlikle kaçınırdı. Hatta hiç unutmam, insanların kendisini izlediğinin farkına vardığında suyu bir defada içerdi.

Kalender meşrepti. İslam’ın ve İnsanlığın ideali olan Ahlak-ı Hamidiye’ye sahipti.

Okumaya-okutmaya, bilgiye çok önem verirdi. Beni bizzat kendileri üniversiteye kaydetmiştir. Ona müteşekkirim. En çok istediği, Türkiye’mizde Sayısal Alanda öğrencilerin çoğalmasıydı. (Bu konuda “Türk Milleti Aptal Değildir” isimli bir de yazısı vardır.)

Müthiş bir zekaya sahipti. Muazzam bir basiret sahibiydi. 40 yılı aşkın süre zarfında haşa saçma sapan yani malayani konuştuğunu hiç görmedik. Geceler boyu otururduk, Onun uyukladığını görmedik. Esnediğini de görmedik. Bütün söz ve davranışları mükemmeldi.
Eserlerinde 3000’den fazla ayet -ki bu Kur’an’ın yarısı eder. 1000 civarı da Kudsi hadis ve hadisi şerif vardır.

Kâzım Yardımcı Hazretlerine çağımızın Muhyiddin-i Arabi’si, Mevlana’sı, Yunus’u, Hacı Bektaş’ı diyebiliriz. Bu anlattıklarım bir ütopya ya da abartı değil kitapları ve Verileri okunduğunda, Varlıktan Veriler sitesi incelendiğinde kolayca görülür.

Kâzım Yardımcı Hazretlerinde marifet yani kişinin kendisini ve Allah’u Azimmüşşanı bilme; konusunda olduğu gibi aşkta da zirve idi. “Ya Hüseyin!” dediğinde sanki ciğerlerinin kanı akardı. Onun çok sevdiği bir dize vardı. Şöyle ki:

“Aşk ile geldi,

Aşkı beyan eyledi gitti”.

Bununla sanki kendilerini anlatırlardı.

Bütün partilere ya da siyasi görüşlere eşit mesafedeydi. Seçim zamanları (Milletvekili ya da Belediye Başkanlığı Seçimlerinde) hemen bütün parti mensupları gelir O’nun hayır dualarını alırlardı.

Kısaca hayatını Allah’a, Cenab-ı Resulllah’a (A.S.V), tertemiz Ehl-i Beyt’e ve İnsanlığa adamıştır.

Onu en içten saygı ve rahmetle anıyoruz. O Şahı özlüyoruz. M.Nedim Turaç

                                  *********************************************************************************

Üçüncü Bin Yılın Başında Adıyaman’da Bir Filozof, Kazım Yardımcı

Onunla ilgili bu çalışmayı tarihçi sorumluluğu olarak görüyorum. Hayatta iken çevresinden çok eleştiri alan bu insanla ilgili yaptığım bu çalışmanın okunmadan eleştirilip tenkit edilmemesini okunduktan sonrada mutlaka tenkit ve eleştiriye tabi tutulmasını arz ederim.

Kazım Yardımcı, Adıyaman’da apayrı bir dünyanın insanıydı. Yaşadığı dönemde misyonu da mesajı da pek anlaşılmadı. Kendisini anlamaya çalışıyordum ancak çok sayıda itirazlarım oluyordu.

Nevi şahsına münhasırdı. Koca şehirde kimse ona benzemezdi. O da kimseye benzemezdi. Bunun da ispatı onun anlayışını sürdürecek birinin bugün Adıyaman’da çıkmamış olmasıdır.

70 yaşında olmasına rağmen müthiş okuyan biriydi. Okuyan insan, deşarj olmak ister, Kazım Yardımcı işte öyle bir haleti ruhiye içindeydi. Bildiklerini sürekli anlatmak isterdi. Dinleyen çoğu kişi de anlamazdı. Çünkü dinleyip anlamak için birikim gerekirdi.

Bir gün bana “ hangi romanları okudun?” diye sordu. Okuduklarımı saydım. Bunlar arasında Tolstoy ve Dostoyevski de vardı. O bana “Tolstoy da coşku var ancak Dostoyevski öyle değil yaşadığı ruhi bunalımlar romanına aksetmiş.”dedi

Zamanını çoğunu Sümer Meydanında ( o zaman Türk Ticaret Bankası şimdi Anadolu Finans Katılım Bankasının arkasında ) bir çay ocağında iş bekleyen gündelikçi işçiler, davul, zurna, bağlama, cümbüş vs kullanan halk sanatçılarının içinde geçirirdi. Bu da çok ilginç bir ortam arz ederdi. Bu halk sanatçılarının yaşlı olan kısmının okuma yazması bile yoktu. Kazım Yardımcı bunların yanında Divan Edebiyatı, Şiir yapıları, roman tahlilleri, Rönesansın doğuşu kilisenin hataları sonunda dinsizliğin Avrupa’da devlete hakim olmasının getirdiği facialardan, dünyanın yaradılış maddesi, atomdan vs..bahsederdi. Adıyaman üniversitesinin yapacağı en güzel işlerden biri onun üzerine tezler hazırlamaktır.

Son Güncelleme: 10.05.2019 21:20
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.