Günümüz toplumunda sürekli aynı manzara hakimdir. Toplumda lüks içinde yaşayan servet sahipleriyle bir lokma ekmeğe muhtaç insanlara tanık oluyoruz. Zengin, fakir hep olacak. Zenginlerin fakirler üzerinde hakkının olduğu kesinlikle unutulmasın.
Bakıyorum da burnu pek havalarda nereden geldiğini, geçmişte yaşadıklarını unutup ne oldum delisi olmuş şımarık ve havalara giren o kadar kişi veya kişiler var ki.
Bilmem hangi şirketin patronuymuş, hangi makamın sahibiymiş, şu model arabası varmış, şu kadar evi varmış, eşşek yüküyle parası varmış, mış"larını ne kadar çoğaltsan da çalışanının parasını doğru dürüst veriyor musun. Sosyal haklarını sağlayabiliyor musun, adam gibi davranabiliyormusun;
Yok değilse BANA' NE;
Hayatın sağı solu pek belli olmaz. O nedenle geldiğin yeri sakın unutma bir gün yine oraya dönebilir ne olduğunu anlamadan kendini ansızın başladığın yerde bulabilirsin.
Unutma!  Hayatta dua yada beddua edenler hep olacaktır.
Tabiri caizse yumurtadan çıkıp kabuğunu beğenmeme psikolojisinde olan bu kişiler geceleri başını yastığa koyup unuttukları şeyleri tekrar tekrar hatırlaması gereken insanlardır.
Paraya kavuşunca geldiği yeri unutan, unuttuğu bir yana üstelik de herkese kötü davranan, geçmişin acısını tüm insanlardan çıkarmaya çalışıp adeta canavara dönüşen, sahip olduğu güç ile yanlış iş yapan  insanları da gördük. Görüyoruz!
İşçi her şeyden önce bir insandır! İnsan olmanın getirdiği şeref, haysiyet ve haklara sahiptir. Her insan gibi o da ruh ve beden sağlığını, çoluk çocuğunu ve ailesini koruyup ve kollamakla mükelleftir.
Allah (C.C.) indinde zenginlik, fakirlik, kölelik, efendilik yoktur. İnsanların hepsi esittir; Ancak takva sahipleri Allah’a (C.C.) daha yakındır. Diye buyurmamış mıdır. 
Kimselere buradan nutuk atacak halim yok. Sizler BEY oldunuz. Sizlere BEY diye hitap etmek yakışır. Alın terine ehemmiyet vermeyen emeğe saygısı olmayan kul hakkı yiyen, burnu havalarda olup geldiği yeri unutan kişiler benim gözümde birer ZAVALLIDIR.
Unutulmasın işveren bir emanetçidir.
Mülkün hakiki sahibi Allahu Teâlâ’dır.
Patron denilen şahsın gerçek serveti “ameli”dir. Ne kadar zengin olursan ol  mezara sadece bir kefenle gideceksin.
 Çalıştırdığı kişilere imkanın ölçüsünde en iyi ücretini alnının teri kurumadan verecek ve onu muhtaç duruma düşürmeyeceksin.
 İşçi de çalıştığı iş yerini yada yaptığı işi kendi işiymiş gibi yapıp düzgün bir şekilde çalışması gereklidir.
Bizi biz yapan değerlerimizi unutuyoruz.
Üç günlük dünyada misafir olduğumuzu unutmuşuz.
 Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar misali bu yazıdan alınıp da selam vermeyecek olan "BEYFENDİLER" Kendi adıma mükemmel birisi değilim. Mükemmel birisi olduğumu da iddia etmiyorum. Ama kul hakkına giren sizler de TAM değilsiniz. Esenlikler dilerim.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.