21 Şubat 2020 Cuma 17:56
12 Okunma
Ressam Say'ın "Kam, Kadın, Dokuma Üçlemesi” Adlı Sergisi İlgi Görüyor

Ankara’daki atölyesinde sanat çalışmalarını sürdüren Dr. Say, yurtiçi ve yurtdışında Florida, Venedik, Paris, Tiran ve Ürdün’de çok sayıda karma resim sergisine katıldığını anımsatarak, “Türk kadını olarak kendi kadın atalarımı resmedip gençlere tanıtmayı görev biliyorum.” dedi.

Resim sanatını, içinde doğduğu kültürün değerlerini dünyaya, kendi toplumuna ve gençlere aktarmak için bir araç olarak gördüğünü anlatan Dr. Say, "Bu nedenle farklı bir teknik kullanıyorum. Önce ülkemin kadınlarını yağlı boya, sulu boya ve kara kalem olarak resmediyorum. Sonra onların ürettikleri dokumalarla ya da ata inançlarıyla bütünleştiriyorum." şeklinde konuştu.

Kadın ataların ürettiği kirkitli dokumaların (halı, kilim, cicim, zili, susma) tek başına yaşam biçimi ve sanat eseri olduğuna vurgu yapan Dr. Say, "Daha bilinçli ve gelişmiş toplumlar için anne-baba ile eğitimcilere büyük görev düşmektedir. Geçmişi bilmeyen toplumlar, gününü yaşayamaz, geleceğini oluşturamaz. Bu nedenle geleceğimiz olan gençlerimize geçmişimizi gerek sanat gerekse tarih yoluyla doğru anlatmayı görev bilmeliyiz." ifadelerini kullandı.

Dr. Say, "Ben bir Türk kadınıyım bundan onur ve gurur duyuyorum. Kendi kadın atalarımı resmedip gençlere tanıtmayı görev biliyorum."dedi.

Nuran Say’ın 25 eserinin yer aldığı sergi, Sanko Sanat Galerisi’nde, 28 Şubat’a kadar her gün 10.00 – 22.00 saatleri arasında gezilebilecek.

KAM, KADIN, DOKUMA ÜÇLEMESİ
Kam: Türklerin gök tengiri inancına göre, Tengiri tarafından seçilmiş kişiye verilen isim.

Görevi: Seçilmiş “Kut” luk verilmiş lider ile Tengiri arasında bilgi taşımak. Kandaş toplulukları bir arada tutmak. Ata ruhlardan aldığı bilgileri insanlarla paylaşmak.                Şifa bilgileri vermek.

Manyak: Kamların ata ruhlardan aldıkları talimatlarla hazırlayıp dini ritüeller sırasında giydikleri elbise

Dokuma: Türklerin her alanda kullandıkları ürün. Mimari, duvar resmi, mobilyası, koruyuculuğu temsil eden, yün, keçi kılı, gibi malzemelerden “ıstar” tezgahında kirkitle sıkıştırılarak elde edilen kullanım araçları.

Kadın:Türklerde  ata, ana saygın kişi.

Kam, Kadın, Dokuma ayrılmaz bir bütün. Anadan kıza aktarılan sözlü bilgi, tekrar edilerek üretilen dokumalar.

NURAN SAY
Kastamonu’da 1957 yılında dünyaya gelen Say, 1986-1987 İstanbul Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Ana Sanat Dalından mezun oldu. 1987-1988 öğretim yılında Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Resim-İş Eğitimi Bölümüne, Tekstil Tasarım ve Temel Tasarım derslerini vermek üzere Öğretim Görevlisi olarak atandı. 

1990-1991 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Marmaris Yöresi Kirkitli Düz El Dokumaları konulu yüksek Lisans, 1998-1999’da Niğde Bor İlçesi Bekdik Kilimleri isimli tezi ile doktora programını tamamladı. Resim Eğitimi Konusunda uzmanlaşarak 2002-2003 Yılında Yrd. Doç. Dr. kadrosuna atandı.

Bölümünde verdiği derslerin yanı sıra, Ankara, Kastamonu, Çankırı, Alanya, İstanbul, Bulgaristan ve Gürcistan’da 15 kişisel resim sergisi açtı. Yurt içi ve yurt dışında Florida, Venedik, Paris, Tiran ve Ürdün’de çok sayıda karma resim sergisine katıldı. 

Kültür Bakanlığı DÖSİM Uzmanlar Kurulu üyeliği, AKM Arış ve Gazi Eğitim Dergisi, hakem kurul üyeliği yaptı. Yurt içi ve dışında özel, resmi kurum ve kuruluşların koleksiyonlarında çalışmaları bulunan Say, makale, kitap, bildiri, konferans, proje, alan araştırmaları, hakemlik görevleriyle de bilimsel ve sanatsal çalışmalarına devam etmektedir. GESAM ve SAKÜDER üyesi, özgün eser TÜBİTAK ödülü sahibidir.

Kaynak : PHA
Son Güncelleme: 22.02.2020 10:43
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.