Fadlı Doğan

Fadlı Doğan

Kendi Dilinden Fadlı Doğan;

Ben, 23 Nisan 1961 tarihinde Adıyaman Merkez Dişbudak köyünde altı çocuklu çiftçi bir ailenin 2. çocuğu olarak dünyaya geldim. 
Köyün Hanım Ağası Fatmeçı'nın damadı ve Kasım Öztürk Ağa’nın eniştesi olan dedem Şeyho Doğan (Şeği Genco), 24 sene bu köyde muhtarlık yapmıştır. 
Şeyho Dedem, aslen Kahta ilçesine bağlı Boğazkaya (Xemşik) köyünden olup bir İzol Aşireti üyesidir. 
Babaannem Ayşe Sultan ise ana yurdu Mahmut El Ensari'nin bulunduğu Alidağı olan Romi (Rişvan) Aşireti Reisi (Ali Meçe) Ali Bey'in torunudur. 
Dolayısıyla ben Romi (Rişvan) ve İzol Aşiretleri mensubuyum.
Babam Mehmet Doğan (Genco Mehmet) traktör şoförlüğü yaparken sürekli göç halindeydik, çünkü traktör sahipleri sürücülüğü öğrendikten sonra babamın işine son verirlerdi. 
İşte bu nedenle o zamanlar beş yıl süreli olan İlkokulu Adıyaman Dişbudak köyü, Kâhta Atatürk, Kahta Çataltepe (Dargır) köyü, Kâhta Cumhuriyet, Kahta Bağlar (Bizrin) köyü ve tekrar Dişbudak köyü ilkokulları olmak üzere beş ayrı okulda okuyarak tamamladım. Böylece ilkokul diplomasını aldım. Ama hiçbir zaman kalemim, defterim, kitabım ve önlüğüm olmadı. Çat pat Türkçe konuşmayı öğrenerek bana göre hak etmediğim İlkokul diplomasını aldım.
 Daha sonra da okumaya ne gücüm ne de fırsatım oldu. Yıllarca okuyamamanın ezikliğini yaşadım.
Babam Genco Mehmet 3-4 yıl Adıyaman Merkez’de taksicilik yaptıktan sonra 1974 yılının sonlarına doğru Ceyhan Mercimek köyüne göçtük. Burada tarım işlerinde çalıştık. 
11 Eylül 1977 tarihinde evlendim. Şu anda en büyüğü 41, en küçüğü 22 yaşında altı çocuk babasıyım. Ayrıca dünya tatlısı sekiz torun dedesiyim. 
Altı yıl Mercimek Köyü’nde tarım işlerinde çalıştıktan sonra 1980 yılında Tarsus-Huzurkent Kasabası’na göçtüm. Burada da narenciye bahçelerinde ve tarım işlerinde çalıştım. 1981–1982 yılları arasında askerlik görevimi yaptım. Askerden döndükten sonra beş yıl Tarsus Çukurova Dokuma Fabrikasında işçi olarak çalıştım. 
Fabrikadan aldığım tazminatla Huzurkent Kasabası’nda mini bir  market açtım.
1989 yılındaki yerel seçimlerde Huzurkent Belediyesi Meclis üyesi adayı oldum.
Biz Huzurkent'i kaybettik. Ancak beş bin kişi işe alacağım sözü ile yola çıkan Kaya Mutlu, Mersin Belediye Başkanlığını ezici bir çoğunlukla kazandı. O zamanlar Mersin, Adıyaman'ın şimdiki büyüklüğündeydi. Mersin merkezde istihdam edilecek beş bin kişi bulunmayınca Başkan Kaya Mutlu, beş bini tamamlamak için belde ve köy teşkilatlarına başvuruda bulundu. Seçimde beni destekleyen 10 hemşehrimin Mersin Belediyesi’nde istihdamını sağladım. Ağabeyim Mustafa Doğan da dahil şu anda hepsi emekli oldular. 
Dört yıllık market işletmeciliğinden sonra daha fazla gurbete dayanamayıp marketi devr ederek 1992 yılında memleketim olan Adıyaman’a geri döndüm. 
Adıyaman sokaklarında dört yıl boyunca defolu kot pantolon satmak suretiyle  seyyar satıcılık yaptım. 24.11.1995 Tarihinde Adıyaman Anadolu Öğretmen Lisesi’nde İlkokul diplomasıyla hizmetli olarak göreve başladım. 
Yeni işe başadığım günlerde bir gün okul müdürü Mustafa Can, bütün personeli odasında toplantıya çağırdı. Resmi talimat ve görüşmeler bittikten sonra bize çay söyledi ve gayri resmi sohbete başladık. Müdürüm bana dönerek şöyle dedi: ”Fadlı Doğan, sanki sen bu işin adamı değilsin gibi geliyor bana, sen bu işe niye girdin? ” diye sordu. Ben de öylesine espri olsun diye: "Sayın Müdürüm, ben Milli Eğitim Camiasına Hizmetli (Hademe) olarak girdim, ama Allah’ın izniyle ben bu kurumda müdür olmadan emekli olmayacağım.” dedim.
 Oradakiler Müdür Bey de dahil hep beraber alaycı bir şekilde gülmeye başladılar. Gülüşmeler bittikten sonra niye güldüklerini sordum. Müdür Bey dedi ki: ”İlkokul diplomasıyla hasbel kader hizmetli olmuşsun, nasıl müdür olacağına gülüyoruz.” Ben de, “Bir gün gelecek bu gülmenizden dolayı utanacak pişman olacaksınız.” dedim. Hiç zaman kaybetmeden dışarıdan bitirme sınavlarına katılarak, 1996 yılında ortaokul diplomasını aldım. Bir sonraki sene lise diplomasını alırım diye düşünürken lise ve ortaokul Açıköğretime dönüştü. Mecbüren açıköğretim lisesine kaydımı yaptım. 
1999 yılında Açık Öğretim lisesi diplomasını, 2002 yılında Kamu Yönetimi Ön Lisans diplomasını,2004 yılında Kamu Yönetimi dört yıllık lisans diplomasını hiç sınıfta kalmadan aldım. 
On yıl Anadolu Öğretmen Lisesi’nde temizlik ve kalorifer yakma işlerinde çalıştıktan sonra 2005’te açılan görevde Yükselme sınavını geçerek Adıyaman Fen Lisesi’ne Memur olarak atandım. 
2006 yılında Silifke’de açılan Türkiye geneli Şeflik sınavını kazanarak Adıyaman İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne Hizmetiçi Eğitim Şubesi şefi olarak atandım. 
Halen Adıyaman İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde şef olarak görev yapmaktayım. 
Ayrıca göreve başladığım bu 25 yıllık süre içerisinde; Devlet Teşkilatı, Kamu Yönetimi, Halkla İlişkiler, Yönetim ve Org., Stres ve Çatışma, TKY, 657 sayılı DMK, Demokrasi ve İnsan Hakları, Büro Yönetimi, Bilgisayar Word ve Excel, Resmi Yazışma kuralları, Anayasa Hukuku, Siyaset Akademisi, İnternet Kullanımı, Fotoshop, Protokol Kuralları, Halkla İlişkiler, Etik Davranış Kuralları, Girişimcilik, Emlakçılık, Usta Öğreticilik, İş Sağlığı ve Güvenliği, Kantincilik, Güzel Konuşma ve Diksiyon, Outlok ve DYS Kullanımı konularında kurslara katılarak mesleki gelişimime katkı sağladım. Bu arada Hizmetiçi Eğitim Şubesi Şefi olarak uzun yıllar İlimize ilk atama ile atanan Aday Öğretmen ve Memurlara "Devlet Telkilatı", "Anayasa Hukuku", "Adıyaman'ın Demografik Yapısı", "Türkiye'de Darbeler ve 15 Temmuz Milli İrade Zaferi" ve "İlimizin Tarihi Ören Yerleri  konularında Seminerler verdim.
Ayrıca Toplum Yararına Kapsamında İŞKUR tarafından okullarda temizlik görevlisi olarak geçici bir süre istihdam edilen işçilerede iki yıl boyunca "Mesleki ve Kişisel Gelişim Seminerleri" verdim. Yıllarca aday öğretmen ve aday memurları koordine ettim. O nedenle Adıyaman'da Milli Eğitim Müdürlüğünde görev yapan öğretmen ve memurların %80'i sevgiyle, saygıyla beni tanırlar... 
Henüz müdür olamadım ama müdürlüğün artık benim için pek önemli olmadığını da belirtmek isterim. Çünkü aldığım bilgi ve birikimle ufkum genişledi, kendimi buldum, bilgi ve becerilerim kat be kat arttı, manevi kazancım öylesine büyük ki müdürlük yanında hafif kalır. Örneğin, önceki ben ile bugünkü ben arasında olumlu yönde çok büyük bir fark olduğunu söyleyebilirim. Daha önce dünyaya dar bir takadan bakarken bugün dünyaya daha geniş bir çerçeveden bakıyorum. Bu da beni fazlasıyla mutlu etmeye yetiyor. 
Ayrıca bana gülen okul müdürüm Mustafa Can da gazeteye yazdığı bir makalesinde benim başarılarımdan övgü ile bahsederek beni onure etmiş ve başarımı kabullenmiştir. 
Bu nedenle Allah’tan önce can sağlığı sonra da her şeyin hayırlısını diliyorum.
Bugüne kadar girdiğim bütün sınavlarda ve atandığım bütün görevlerde Rabbimin izniyle başarılı oldum.
2009 yılında “DOST OLALIM” adlı bir şiir kitabı yazdım ve yayımladım.
2011 yılındaki Genel Seçimlerde Adıyaman Bölgesinden Ak Parti Milletvekili Aday adayı oldum.
2014 yılında "Adıyaman'ın Manevi Gülleri" adlı İnanç Turizmine Seyahat konulu araştırma kitabımı ve "Dost Olalım" adlı şiir kitabımın 2. baskısını yayımladım. Bu arada Malatya ve Adıyaman'da faaliyet gösteren bazı gazete ve internet gazeteciliği sitelerinde makale yazıyordum. Halen önem verdiğim, Yunus Yaşar Beyin yönettiği  adiyamanlilar.net sitesinde köşe yazısı yazıyorum. 
21.01.2019 tarihinde ise Adıyaman Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sayın Zeki Dişkaya'nın elinden yazar olarak hak ettiğime inandığım Sarı Basın Kartımı aldım.
Ben Çukurova tarlalarında kazma dövüp pamuk toplarken bir gece rüyamda Adıyaman Milli Eğitim Müdürlüğüne şef olduğumu görseydim, sabah kalkar hayırdır inşallah, Allah hayır eylesin der geçerdim. Kısacası rüyamda bile görsem inanamayacağım kadar önemli bir mevkiye geldiğimi ve bana göre Cumhurbaşkanlığı ile eş değer bir göreve geldiğimi söyleyebilirim...
Eskiden en geç her üç ay da bir özel otomobilimle Ankara'ya giderdim, üst düzey brokratlarla sosyal ilişkiler kurar dostluklar kazanırdım. 
Bir gün yine Ankara'ya gitmem gerekiyordu. O dönemde Cumhuriyet mahallesi muhtarı olan Mesut Çağlayan "Ankara'da bir işim yok ama istersen sana eşlik edebilirim" dedi.
Bunun üzerine Mesut Muhtarımla birlikte Ankara'ya gittik. Orada birçok bakanlıktan farklı görevlerde bulunan bürokrat dostlarımla görüştük. Allah kendilerinden razı olsun, hepsi de bizi paşalar gibi karşıladılar. Yemek zamanı görüştüklerimiz bizi yemeğe götürdüler. Bize misafirhane ayarladılar. Bazı taleplerimiz oldu, taleplerimizin olumlu yönde gereği yapıldı.
Daha sonra Meclise gittik. Dönemin Adıyaman Milletvekilleri ile görüştük. Allah onlardan da razı olsun, onlar da bizi sevgi ve saygıyla karşıladılar, taleplerimizle yakinen ilgilendiler... 
Üç gün sonra Ankara'dan çıktık Adıyaman'a dönüyoruz, yolda Mesut Çağlayan; "Sen neymişsin be abi, super bir çevre edinmişsin, bundan sonra bir derdim, sorunum olursa ben seni bilirim, senden başkasını tanımam" dedi.
Buna benzer çok anılarım var. Burada hepsini yazsam bu yazı biyografiden çıkıp romana dönüşür.
Kısacası şunu arz etmek isterim ki; önce Allah'ın izni ile sonra da gerek siyasette gerekse bürokraside görevli olan dostlarımın sayesinde en az 15-20 akrabam ve dostlarımın çocuklarına iş imkanı sağladım. 
Yardımcı olduğum insanların gözlerindeki ışıltı yıllarca benim mutluluk kaynağım oldu. Onların hayır duasını almak ve onların Allah razı olsun demeleri yüreğimdeki insan sevgisini kat be kat arttırdı.
2008 yılından bu yana kanserle savaşıyorum. Şimdiye kadar vücudumun farklı bölgelerinde üç farklı ağır ameliyat geçirdim ve iki defa radyoterapi, iki defa da kemoterapi seansları aldım. Ayrıca Temmuz veya Ağustos 2020 gibi Bursa Özel Medicana Hastanesi’nde bir ameliyat daha olmam gerekiyor. Ancak her şeye rağmen Allah'ın izni ve dostlarımın duaları sayesinde halen dimdik ayaktayım işte...!!! Burada Üniversite adayı gençlerimize de seslenmek istiyorum; Sevgili Gençler, önce kendinize güvenin, hedefinizi seçin, hedefe ulaşmak için karar verin; sonra azimle, inançla, emin adımlarla, hedefe doğru yürüyün, doğru olun, dürüst olun, kendinize güvenin. İnanıyorum ki Allah’ın izniyle mutlaka başaracaksınızdır. İnanın ki azmin elinden hiçbir şey kurtulamaz. Umarım bu kısa özgeçmişim siz gençlerimize güzel bir örnek olur. Bu günün gençliği bunu başaracak güçte ve azimdedir. Ben gençlerimize güveniyor ve bütün gençlere başarılar diliyorum. 
Ben 35 yaşımdan sonra Açıköğretim lisesini ve üniversiteyi okuyup bitirdiysem siz gençler taze ve enerjik beyninizle rahatlıkla başarırsınız... 
Yüce Allah'ım, Kur-an'i Kerim’de diyor ki; Eyy Müminler eğer inanıyorsanız üstün gelecek olan, başaracak olan sizlersiniz. "Ali İmran Suresi 139. Ayet. 
Ve diyorum ki, demokrasinin gereği olarak da hiç kimse kimseden üstün değildir. İnsanların dini,dili, rengi, ırkı, mezhebi ve ideolojisi ne olursa olsun, bütün insanlar eşittir...
Fadlı Doğan
Araştırmacı Gazeteci, Eğitimci, Şair-Yazar, Milli Eğitim Şefi, Siyasetçi ve Kamu Yönetimi Uzmanı...
Saygılar, Sevgiler...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Celal Topkan 2020-05-29 22:37:27

Sayın Fadlı Doğan, yaşam mücadeleniz
başarılarınız hele de "Ve diyorum ki, demokrasinin gereği olarak da hiç kimse kimseden üstün değildir. İnsanların dini,dili, rengi, ırkı, mezhebi ve ideolojisi ne olursa olsun, bütün insanlar eşittir" evrensel bakış ve yaklaşımınız için sizi yürekten kutluyorum. Sevgi ve saygılarımı sunuyorum.