banner87
28 Mart 2016 Pazartesi 08:49
152 Okunma
Şambayat


Şambayat Coğrafyası

Şambayat, Adıyaman`ın batısında(Adıyaman`a 24 km mesafede), Besni`in doğusunda(21 km mesafede) yer alan, 630 m rakımlı şirin bir kasabamızdır.Kuzeyinde Göksu, güneyinde Akdere ile çevrilidir.Küçük düzlüklerle engebeli bir arazi üzerinde kurulmuştur.Konumu itibariyle, geçmişte yaşanan sel felaketlerinden büyük zararlar görmüştür.

Eğitim

Okuma-yazma oranı oldukça yüksek olan Şambayat’ta, iki tane ilköğretim okulu, bir tane de çok programlı lise mevcuttur.Adıyaman`ı diğer şehirlere bağlayan çevre yolunun Şambayat`ın içinden geçmesi ve bu sebeple dışarıya açık olması, Şambayat`ın sosyal ve kültürel açıdan gelişmesine imkan sağlamaktadır.

Ekonomi

Şambayat`ta ekonomi tarıma dayalıdır.Son zamanlarda ticari ve sanayi noktasında da gelişmeler görülse de, tarımsal ve zirai faaliyetler ağırlığını korumaktadır. Yaklaşık 2.000 dönüm sulu, 12.000 dönüm kıraç arazide tarım yapılmaktadır. Tahıl, pamuk ve tütün başta olmak üzere, susam(küncü), nohut, mercimek, mısır, antep fıstığı yetişmektedir.Geçmiş dönemlerde Göksu vadisinde üretilen ve adını tüm Türkiye`ye duyurmuş olan meşhur karpuzlar ise maalesef bugün yerini kum yığınlarına bırakmıştır.

Bünyesindeki doğal kaynak sular sayesinde, bölge içinde en avantajlı sulama imkanlarına sahiptir. Araziler, belediye kontrolü altındaki on adet su kanalı vasıtasıyla sulanmaktadır.Abundu, Kaynarca, Körkuyu adlarıyla bilinen mevkiiler, sulu arazilerin can damarı konumundadır.

Hayvancılık, önceleri üst seviyelerde olsa da, son zamanlardaki ekonomik sıkıntı ve zirai yem fiyatlarındaki astronomik artışlar nedeniyle gerileyerek, kendine bile yetecek kadar olumsuz yönde etkilenmiştir. Günümüzde bazı aileler imkanları doğrultusunda ferdi olarak büyükbaş hayvancılıkla iştigal etse de, geçmiş yılların yaygın nahırlı günleri aranmaktadır.

Ayrıca eskide sıkça görülen pek çok yabani hayvanın nesli tükenmek üzeredir. Av hayvanları da,yanlış ve kontrolsüz avlanma sonucu iyice azalmıştır.

Ulaşım

Belediyelik olan Şambayat`ın çevre ile ulaşımı oldukça iyidir.Adıyaman ve Besni`ye düzenli sefer yapan özel halk minübüslerinin yanı sıra, Belediyenin hizmet niteliğinde olan toplu taşıma otobüsleri mevcuttur.Ayrıca, anayolun Şambayat`ın içinde geçmesi sebebiyle, Şehirlerarası çalışan otobüsler ulaşımı oldukça olumlu etkilemektedir.

Resmi Kurumlar

Gelişmeye oldukça elverişli olan Şambayat`ta; Jandarma Karakolu, PTT Acenteliği, Tarım Kredi Kooperatifi, Tedaş Temsilciliği, Sağlık Ocağı bulunmakta ve halka hizmet vermektedir.        

 

İklim

Şambayat, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu iklimlerinin karışımı tipik bir iklime sahip olan kasabamız; kışları soğuk ve yağışlı yazları sıcak ve kurak geçmektedir. Yaz mevsiminde sıcaklık ortalama 30-40 derece arasında seyreder.

         Atatürk Barajının iklim ve nem oranına etkisi olduğu gözlenmektedir.

 

Bitki Örtüsü

 

Geçmişte yeşil alanlar bakımından oldukça zengin iken günümüzde su olmayan arazide ormanlar ve yeşil alanlar yok denecek kadar azalmıştır. Ancak kasabanın güneyinde uzanan vadideki eşsiz su kaynakları nedeni ile yakınlarından bulunan yerleşim yerlerine nazaran ağaç zengini bir yerdir.

         Susuz arazideki  ormanların yok olma nedenlerinin başında bilinçsiz kesim yapmak gelmektedir. Şöyle ki : Büyüklerimizden dinlediklerimize göre ısınmak için eskide her evde en az bir kişi , her gün dağa oduna gider en az bir yük (Eşek Yükü) odun keser ve getirirmiş.

         Şu anda özellikle sulu arazilerde kavak , boz kavak , çınar , söğüt , ceviz , dut , kaysı , erik , nar , hurma  gibi ; susuz arazide antep fıstığı , badem , gibi ağaç çeşitleri yetiştirilmektedir.

 

Yaban Hayatı

 

         Şambayat’ta daha önce yaşadığı bilinen Ayı, Domuz,Karakulak gibi hayvanlara artık rastlanmamakla beraber ; Kurt , ve kekliğe nadiren rastlanmaktadır. Bunların dışında kasabanın güneyindeki vadide halen tilki , çakal, tavşan ve çeşitli kuş türlerinin yaşadığı görülmektedir.

 

         NOT: Yaban hayvanlarından Karakulak ve Kurt gibi hayvanların önceleri kasabanın yakın çevresinde çok fazla olduğu anlatılmaktadır. Öyle ki; mezarlıkta yeni defnedilen cenazeleri bile çıkarırlarmış. ( Ağgüllerde- Haşere Mustonun cenazesini mezardan çıkarmışlar.) Bundan dolayı mezarın başında samanla çiğit(pamuk tohumu) karıştırılarak yakılırmış. Yaban hayvanları mezara yaklaşmasın diye. 

 

Tarım

 

         Şambayat’ta tarım ön plandadır. Şambayat’ın geçmişteki adını duyurduğu iki önemli ürünü üzüm ve karpuzdur. Daha sonraki yıllarda bunlara Antep Fıstığı da eklenmiştir. Ancak bağlardaki hastalık sebebiyle eski üzümler yetiştirilemez olmuş, Bağların çok olduğu eski dönem kayıtlarına göre (Osmanlı kaynakları ve Evliya Çelebi Seyahatnamesi) Peygamber üzümü adı verilen üzüm cinsinin methiyelerine rastlanmaktadır. Son yıllarda yeniden bağ dikimi başlamış her yıl yeni bağlar dikilir olmuştur. Bu bağlar amerikan çubuğu veya acı çubuk denen asma çeşidi ile dikilip sonra aşılanmaktadır. Göksu ırmağı yatağının  kum ocakları tarafından tahrip edilmesi Şambayat karpuzunu bitirme noktasına getirmiştir. Bunların dışında  pamuk, tütün, buğday,nohut,mercimek ve domates ,biber , patlıcan   gibi sebzeler yetiştirilmektedir.Erik üretimi de şimdiye kadar ciddi bir gelir kaynağı idi , ancak bahçelerde meydana gelen hastalıklarla mücadele edilemeyince şu anda düşüş görülmektedir. Eriğin alternatifi olarak birkaç yıldır kasabada dikimi yapılan hurmalarda verim ve gelir bakımından ümit vermektedir.

 

Şambayat Karpuzu:

 

Özellikle kışın tüketilen mahalli çeşitlerden Şambayat Karpuzu üretimi azalmıştır. “Kışın karpuz tüketilir mi ?” demeyin. Şambayat ’ta üretilen Şambayat Karpuzu,kötü koşullara oldukça dayanıklı, aroması çok lezzetlidir. Son yıllarda meydana gelen karpuz fiyatlarındaki dalgalanmalar ve özellikle Şambayat karpuzunun ekim alanı olan Göksu ırmağı yatağının çeşitli kum ocakları tarafından işgal edilmesi nedeniyle kasabamızda da karpuz üretim alanlarında bir daralma meydana gelmiştir.

  

Karpuz ekimi

 

(Şambayat Karpuzunun ekimi-bakımı-hasadı)

 

Şambayat Halkı için karpuz ekimi toplu  ve aynı zamanlarda yapılan önemli bir etkinliktir.

Karpuz ekimi yapacak aileler öncelikle, Göksu ırmağı yatağındaki kum alana giderek bu iş için en uygun alanı tespit edip işaretlemesi gerekmektedir. Tespiti yapılan alanın yaz aylarında azalan ırmak suyundan etkilenmeyecek ( susuzluk çekmeyecek) kumsalı iyi olan yani: kolay kazılıp işlenebilecek bir alan olmasına dikkat edilir.

Daha sonra bir yıl önceden özenle seçilip alınan karpuz çekirdeklerinin işaretlenen bölge dahilinde ince kumlu bir alana ekimi yapılır. Parmak boyu kadar büyüyen fideler özel açılmış çukurlara (ocaklara) . Bu çukurlar  yarım metre eninde bir veya birbuçuk metre uzunluğunda olur. Ocakların her iki tarafına şaşırtma şeklinde dikimi yapılır. Bu fidelerin birkaç gün gözlenmesi gerekmektedir.tutmayan kuruyan fidelerin yerlerine yenilerinin dikiminin yapılması için. Karpuz fidelerinin kökleri hayvan gübresi ile desteklenir. Çukurların her iki tarafına ortalama üçer kilo olacak şekilde hayvan gübresi eklenir. Çukurların ortaları boş kalır. Karpuz fideleri ortalama yarım metre kol attığında arası vurulur. Bu işlem: Ekici tarafından önceden ekim alanına yetecek kadar kuş gübresinin temin edilmesi ile başlar. İşlem ise önce ortası boş olan çukurlarınboş kısımları kazılır ve su seviyesinin biraz altına inilir.suyu biraz gölleneceği şekilde açılır. Bu alan kuş gübresi ile takviye edilir.

Karpuzların arası vurulduktan sonra karpuzların gelişmesi sürekli gözlenir. Bu arada karpuzları beklemesi için bir bekçi tutulur. Bekçi kendi bölgesini görebileceği yüksekçe bir yere gölgelik (hayma) yapar ve geceli gündüzlü ekim alanını korur.

Olgunlaşan karpuzlar Şambayat Halkı tarafından kararlaştırılan bir tarihte toplu olarak aynı zamanda toplanır. Toplama işlemi bir şenlik havasında geçer. Toplama işlemi güzün yapılır.

 

 

Giyim ve Kuşam

 

Kadınlarda Giyim:

Orta yaş ve üzeri kadınlarla genç kadınlar arasında giyim farklılığı görülmektedir. Orta yaş ve üzeri yaşlardaki kadınlar geleneksel giyim tarzını ; genç kuşak ise modern giyim tarzını tercih etmektedir. Şambayat ’ın geleneksel kadın giyimi: Baş ketenle (tülbent) kapalı , boyda çeşitli renklerde kumaştan dikilmiş fistan ve pantolondan oluşmaktadır. Çalışırken kadınlar şalvar kullanmaktadırlar.

 

Erkeklerde Giyim:

Kadınlarda olduğugibi erkeklerde de  orta yaş ve üzeri ile genç nesil arasında giyim farkı görülmektedir. Orta yaş ve üzeri kesim başta şapka-terlik(takke) ,ceket , yelek ve pantolon veya şalvar kullandıkları görülmektedir. Genç kuşak ise modern giyim tarzını tercih etmektedir.

 

Şambayat’ta İş Hayatı

 

         Şambayatlılar genellikle çitçilik ve hayvancılıkla uğraşmışlardır . Özellikle büyük baş hayvancılığı yapılmıştır. 1950 yılında şambayatta kayıtlı 97 tana çiftçi ailesi yaşamıştır.

         Şambayat Sınırları içerisinde çıkan su kaynakları nedeni ile çevredeki yerleşim yerlerine nazaran sürekli bir çekim alanı olmuştur. Kasabada su gücünden yararlanarak çalışan değirmen ve çırçırlar kurulmuş böylelikle yörenin bu tip ihtiyaçları giderilmiştir. Şu anda tamamı ayakta olmasada bilinen bu değirmenler şunlardır:

 

Ø      Beyin Değirmeni : Kaynarca suyuyla çalışan Kasabanın Güneydoğusundadır.

Ø      Köyün Önündeki Değirmen(Hacı Efendi’nin değirmeni): Değirmen arığının suyuyla çalışan Kasabanın Güneyindedir.

Ø      Tinli Değirmen: Şambayat deresinin suyuyla beslenir.

Ø      Çatak Koz Değirmeni: Abındı suyuyla çalışan Kasabanın Batısındadır.(MILLA ABUZERLERE AİT)

Ø      Hamzanın Değirmeni: Abındı suyuyla çalışan kasabanın güneyinde kalıntısı mevcuttur.

Ø      Boğaz Kesen değirmeni: Boğaz kesen arığının suyuyla çalışır kasabanın güneyindeki vadinin doğu ucunda kalıntısı mevcuttur.

Ø      Dere Tarla Değirmeni (Kılçığın değirmeni) : Dere tarla mevkii civarında bulunur.

 

Daha sonraları Kasabaya elektriğin gelmesi ile su değirmenleri iş yapamaz olmuş ve bu değirmenler şu anda kimi yıkılmış , kimi de harabe halindedir.

Ayrıca çiftçilikte dikkat çeken ve kalıntıları günümüze kadar gelmiş ve halen devam eden arazilerin mülkiyet olayı var. Şambayatta bulunan geniş ve verimli araziler özellikle Besni’li ailelerin mülkiyetindedir. Bunun sebebi araştırıldığında Kadastro çalışmaları yapılırken vergilendirmenin arazide elde edilen kazançtan fazla ve çok ağır olmasından dolayı, varlıklı ve Besni’de ikamet  eden aileler tarafından vergileri verilip üzerlerine yazdırdıkları (ilçe merkezi olduğu için) görülmektedir.

 

Şambayat’ta yaşanan afetler

 

         Şambayat Kasabası kurulduğu yer ve konumu itibari ile muhtelif defalarda çeşitli afetler ve olaylara sahne olmuştur. Bunlar arasında bilinen olaylar şunlardır:

 

v     1890’lı yıllarda meydana gelen selde bir kişi hayatını kaybetmiştir. Hayatını kaybeden kişiye Mustallo dendiği için bu sele de Mustallo’nun seli denmiştir.

 

v     1918 Yılında kasaba Eşkıya Bozo ve çetesi (300-350 kişi kadar ) tarafından baskına uğrar .O yıllarda (1914-1918) savaşa gidipte toplam 84 kişi geri dönmemiştir. Bundan dolayı  eli silah tutan kişi sayısı az olmasına rağmen çatışma sabahtan başlayıp akşama kadar sürmüştür. Çatışma eşkıya başı Bozo’nun vurulup ağır yaralanması ile sona ermiş ve iki gün sonra Salahlı köyünün mağarasında ölmüştür.  Bozo ,Şimdiki Ulucami’nin yanındaki mağarada sipere yatmış Mamıraş Musto(Mustafa Yaşar) yanındaki, O’nun genç yiğeni Deli Yusuf (Hüseyin Demirel’in babası) tarafından vurulmuştur.

 

v     1941 Yılı bahar aylarında  kasabada yine büyük bir sel olayı yaşanmış fakat bu selde maddi zarar dışında can kaybı olmamıştır. Sadece hayvan telefi vardır. Bu sele de nahır çobanı olan Tito adındaki şahsın adı verilmiş ve Tito’nun seli denmiştir.

 

v     1973 Yılının Ekim ayının 6’sı , gündüz herkesin bağda bahçede olduğu sıralarda aniden bastıran şiddetli bir yağışla (Yağış Şambayat’a az yağmış) Şambayat’ın güneyine bulunan derede görülmemiş  bir sel meydana gelmiş. Oluşan bu sel çok sayıda mal ve can kaybına neden olmuş bilinen bu kayıplar: 600 civarında küçük baş hayvan 20 kadar büyük baş hayvanıdır; bu sel ayrıca 4 kişinin de sulara kapılarak ölmesine neden olmuştur. Bu sele halk arasında Rızo’nun seli denir.

     Ölen kişiler:

Ø                 Mehmet GÜLLÜ

Ø                 Silo AYDIN

Ø                 Rıza BAHÇE

Ø                 Musto-Hıranın kayın babası

     Sel sırasında Mustafa TANDOĞAN eşeği ile birlikte dere yatağında geçerken sele kapılır . Eşek akıp gider ve boğulur. Ancak Mustafa TANDOĞAN bir kavak ağacında tutunur. Akıntının şiddetiyle kavak ağacı sulara bir dalıp bir çıkar, ama ağacı bırakmaz , sular çekilince ağaçta insanların yardımıyla iner ve kurtulur.

v     Ayrıca çok eskiden (tarihi tespit edilememiştir) sarı hastalıktan ( Hastalığın bu günkü adı bilinmiyor) günde 10-15 kişinin öldüğü ve karantina uygulandığı anlatılmaktadır.

v     Yine tarihi tespit edilememiş ve çok anlatılan felaketlerden biri de Büyük Kar diye bahsedilen kar yağışıdır. Kar yağışının 40 gün durmadan devam ettiği ev ve ağaçların kardan kaybolduğu nakledilmektedir. Bir kar felaketi de 1965 yılında yaşanmış , yollar haftalarca kapalı kalmış ve ulaşım durmuştur. Aynı karda Gölbaşı ve Besni’ye havadan ekmek atılmıştır. Hatta Besni’yle ulaşım uzun süre sağlanamadığından Besnililerin dışarıdaki cenazeleri Şambayat’a defnedilmiştir.

 

  

TUFAN DESTANI(1941-TİTONUN SELİ)

 

Hava güneş iken hikmeti baharı

Bulutlar söndürdü altın fenari

Kimsenin bu işe kalmaz kararı

Nuh Tufanı gibi çöktü de gitti

        

         Seller toparladı kavakla çınarı

         Gözler görmez oldu soğuk pınarı

         Değirmen Harığı da selin kenarı

         Azgın dere gibi çöktü de gitti.

 

Şendikçide bir eşşek çuluyla gitti

Şambayatlı hep bütün süyükte baktı

Ah vah edip bağrını yırttı

Nice evlerimizi yıktı da gitti.

 

         Abındıda girdim bentleri gezdim

         Taacup eyleyip bağrımıezdim

         Allahın kudretini o zaman bildim

         Bunu da gösterdi cenabı bari.

 

Nacarlının derede bir düve aktı

Şaşırdı çoban dört yana baktı

Bir ateş misali alemi yaktı

Bağdadı Basra’ya döktü de gitti.

        

         Bu destanı sahibinin sözleri pişkin.

         Daha çok yazacağım, yüreğim şişkin

         Destanı yazan da Ali YETİŞKİN

         Dostlara duacı işi ve karı.

 

                   YAZAN: Mulla Ali Hoca (Ali YETİŞKİN)

NAKLEDEN:Yakup KAR

 

Şambayat, Coğrafi konumuyla, ulaşım imkanlarıyla, sanayi ve ticari faaliyetlere zemin olabilecek insan kaynakları ve tarımsal hammadde temini noktasındaki cazip yönleriyle ilçe olmaya namzettir.İlgililere duyurulur.

 

Hazırlayanlar: Hüseyin DUZ & Mustafa AYDIN

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.